Anahtar kelimeler: Gebze Sakarya Esaskarar Başkan Yazim Katip Etkili Üye Sonuca Hmknın

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVACILAR
:1-...:2...VEKİLİ
:Av. ...DAVALILAR
:1-...:2-...VEKİLİ
:Av. ...DAVA
:İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025KR. YAZIM TARİHİ
:█████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile ... arasında yapılan görüşmeler neticesinde 06.08.2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkili ... ile ... arasında imzalanan aracı olarak da Orhan Mali Yatırım ve Danışmanlık Şirketinin imzaladığı sözleşme ile; Satıcı ..., Türkiye'de kurulu CPS Pressform San. ve Tic. A.Ş. ve CPS Automotive Tekstil Ltd. Şti. ile Almanya'da kurulu CPS GMBH şirketi ve güneş panelleri üretimi yapacak olan kurulma aşamasında olduğunu beyan ettiği CPS Enerji olmak üzere toplam dört şirketinin %50 hissesini, müvekkili alıcı ... ve/veya göstereceği herhangi bir kişi ya da şirkete, sözleşme şartlarında satacağını taahhüt ve imza ettiğini, sözleşmenin imzası sonrasında ...'ın, şirketlerinden CPS Pressform San. ve Tic. A.Ş.'nin acil ihtiyacı olan 900.000.-Euronun sözleşme bedelinden düşülmek üzere öncelikle ödenmesi talebinin müvekkili ... tarafından tüm iyiniyeti ile kabul edildiğini, müvekkilinin, sözleşmeye göre CPS Pressform San. ve Tic. A.Ş.'ne ortak olmasını planladığı şirketlerinden Almaty İnşaat Turizm Yatırım San. ve Tic. A.Ş. hesabından satıcı ...'ın şirketlerinden CPS Pressform San. Tic. A.Ş.'nin IBAN: ... nolu banka hesabına 10.08.2015 tarihinde 500.000,00-EURO, sonrasında 03.09.2015 tarihinde 400.000,00-EURO olmak üzere toplam 900.000,00-EURO tutarında ödemeyi yaptırdığını, davalı ...'ın, yapılan toplantılar da sözleşme kapsamında %50 hisse devrinin yapılacağı hükme bağlanan kuruluş aşamasındaki “güneş panelleri üretimi yapacak” enerji şirketinde üretimi düşünülen modül ve sistem adına Almanya'da J.v.G. Thoma Gmbh isimli üretici firma ile öncesinde üretim adına görüştüklerini, bu görüşmelere Almanya'da yaşayan ... (ETISA) nın aracılık ettiğini, Alman üretim şirketi J.v.G. Thoma Gmbh dan üretileceği paneller adına teklifin, enerji şirketinin kuruluş aşamasında olduğundan şirketlerinden CPS Pressform San. ve Tic. AŞ adına 23.07.2015 tarihinde bir teklif aldıklarını izah ettiklerini, J.v.G. Thoma Gmbh firmasından alınan teklif kapsamında yapılacak üretimin, kuruluş aşamasında olan ve sözleşmeye göre %50 hissesi de müvekkiline verilecek enerji şirketi için çok önemli olduğu, J.v.G. Thoma Gmbh den alınan teklife göre ödenmesi gereken %10 güvenlik rezervasyon bedelinin ( 118.500.-Euro ) önemi ve aciliyeti anlatılarak müvekkilinin bu ödemeyi sözleşme bedelinden mahsup ederek yapmasının da istendiğini, müvekkilinin, kuruluş aşamasında olduğu söylenen enerji şirketine %50 ortak olmasını düşündüğü şirketi Enerwo Enerji San. ve Tic. A.Ş yetkilileri ile ... ve Almanya da yapılan üretime aracılık yaptığını söyledikleri ...'yı bir araya getirdiğini, bu görüşmelerde ... ve ...'nın, J.v.G. Thoma Gmbh tarafından yapılacak üretimin önemi ile stratejik değeri anlatılarak, CPS Pressform San. ve Tic. A.Ş.'nin J.v.G. Thoma Gmbh dan aldığı teklif gereği yapılacak üretimin “güvenlik rezervasyon ödemesi “ olan 118.500.-Euronun ödenmesi zorunluluğu ve aciliyeti ısrarları üzerine, J.v.G. Thoma Gmbh şirketine 17.08.2015 tarihinde 118.500.-Euro CPS Pressform San. ve Tic. AŞ adına, Enerwo Enerji San. ve Tic. A.Ş tarafından ödendiğini, davalıların J.v.G. Thoma Gmbh şirketinin yapmış olduğu üretimin kurulacak enerji şirketine devredileceği ve kurulacak bu şirkete de %50 ortak olacak şirketin müvekkili şirketlerinden Enerwo Enerji San. ve Tic. A.Ş olacağından, J.v.G. Thoma Gmbh şirketine %10 güvenlik rezervasyon ödemesi davalılarla yapılan sözleşme bedelinden mahsup edilmek üzere Enerwo Enerji San. ve Tic. A.Ş tarafından gönderildiğini ve J.v.G. Thoma Gmbh şirketinin üretim için talep ettiği bedel toplamı olan 1.185.000.-Euronun tedariki adına da, bankalardan kredi bulunması için çalışmalara başlandığını, davalılar ile 06.08.2015 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında sözleşme bedelinden mahsup edilmek üzere; Almaty İnşaat Turizm Yatırım San. ve Tic. A.Ş. hesabından, 10.08.2015 tarihinde CPS Pressform San. ve Tic. AŞ hesabına 500.000.-Euro, Enerwo Enerji San. ve Tic. A.Ş hesabından, 17.08.2015 tarihinde CPS Pressform San. ve Tic. AŞ nam ve hesabına J.v.G. Thoma Gmbh şirketine 118.500.-Euro, Almaty İnşaat Turizm Yatırım San. ve Tic. A.Ş. hesabından,03.09.2015 tarihinde CPS Pressform San. ve Tic. AŞ hesabına 400.000.-Euro, olmak üzere toplam 1.018.500.-Euro ödeme yapıldığını, davalıların, sürekli ve kötüniyetli bahaneler yaratarak sözleşme gereği müvekkiline devri gereken gayrimenkullerin devrini gerçekleştirmediklerini, kötüniyetli davalıların HMK 406/2 ile İİK 257 gereği, menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına karşı öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, müvekkili alacağı davalılar tarafından kötüniyetli olarak sürüncemede bırakıldığını, davalıların kötüniyetli eylemleriyle müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlar gördüklerini bu sebeple; öncelikle; davalı borçluların borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkul ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile; Gebze İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalılar itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan, alacağın %20'sinden az olmamak üzere aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Gebze İcra Müdürlüğü █████████ Esas nolu dosyasında müvekkillerine gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir ödeme emri olmadığını, Gebze İcra Müdürlüğünde başlatılan icra takibine ilişkin olarak; müvekkillerine yetkisiz yerde başlatılan ve itiraz ettikleri, itirazlarının kabul edildiğini "İstanbul 18. İcra Dairesince düzenlenen █████████ Esas nolu dosyanın ödeme emri" gönderildiğini, Gebze İcra Müdürlüğünce haksız ve hukuka aykırı şekilde yetkisiz icra dairesine ait müvekkillerine gönderilen "Ödeme Emrine" itiraz ettiklerini, müvekkillerine Gebze İcra Müdürlüğü'nce düzenlenmiş hukuka uygun bir ödeme emri gönderilmediğini, takip talebinin hatalı olduğunu, Türk Lirası tutarının takip talebi ve ödeme emrinde gösterilmesinin zorunlu olduğunu, icra takibine dayanak olarak alacağı ispat eder nitelikte tek bir fatura, sözleşme, belge, dekont sunulamadığını, itirazın iptali davalarında icra takibinin dayanağı olan belgeler dışında başka belgelerin dayanak gösterilemeyeceğini, davacının icra takibinde ihtarname dışında bir dayanak belge sunmadığının sabit olduğunu, ödeme dekontları vs yazdığını ancak bir dekontta sunmadığını, davacılar tarafından Gebze İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine 118.500 Euro bedelli icra takibi yapılmış olup, iş bu talep edilen 118.500 Euro bedelin müvekkillerine hiçbir zaman ödenmediğini, ödeme yapan ve ödemeyi alan firmalar arasındaki ticari ilişkinin tarafı hiçbir zaman müvekkillerinin olmadığını, davacıların; dava dışı J.v.G THOMA Gmbh firmasına ödediklerini iddia ettikleri 118.500 Euro bedeli, ne sıfatla, hangi sözleşmeye, müvekkillerine hitaben gönderilen hangi ödeme dekontuna, hangi ticari defter ve kayıtlara dayalı olarak müvekkillerinden talep ettiklerini ispat etmek zorunda olduklarını, müvekkillerinin ne davacılardan ne de dava dışı J.v.G THOMA Gmbh firmasından 17.08.2015 tarihinde ödenen 118.500 Euro'yu almadığını, davacıların açıkça haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkilerden işbu bedeli tahsil etmeye çalıştıklarını, alacaklı olduklarını iddia ettikleri 118.500 Euro'nun hangi hukuki belgeye dayandığını ispatla mükellef olduklarını, eskiden müvekkili şirkete ait olan taşımazların devirlerinden bahsetmenin etik dışı olduğunu, bu alacakla ilişkilendirilmeye çalışılarak ihtiyati haciz kararı alabilmek adına argüman oluşturmaktan ileriye gidemeyeceğini, davacının bahsettiği sözleşmenin bu alacak iddiası ile bağdaştırılmasının mümkün olmadığını beyanla; davanın karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE ... " karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından HMK 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince huzurdaki dava usulden reddedilmişse de gerekçeli kararda açıkça görüleceği üzere davanın esasına girilmiş ve davanın esasına girilmesine rağmen delilleri yeterince incelenmeyerek eksik inceleme sonucunda haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini, tarafların hak ve fiil ehliyetleri tam olup HMK uyarınca dava şartı olarak sayılan taraf ve dava ehliyeti bulunma şartı sağlandığını (HGK 2.11.2022 T. ve ████████ E. █████████ K.), ayrıca, gerekçe olarak gösterilen, uzlaşma tutanağının 8. maddesi de eksik incelenmiş ve hataya düşülerek davaya konu bedel bakımından davacı gerçek kişinin aktif dava ehliyetinin, davalıların pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı kanaatine varılmış oysa ki müvekkiler ile davalıların, taraf ve dava ehliyeti bulunduğu gibi aktif/pasif dava ehliyetleri de bulunduğundan yerel mahkeme kararında belirtilen hangi kavram ve gerekçe esas alınırsa hukuka aykırı olduğunu, yine, █████/2020 tarihli uzlaşma tutanağı eksik olarak incelenmiş olacak ki █████/2015 tarihli sözleşmenin taraflarının davanın gerçek kişi tarafları olan ... ve ... olduğu söz konusu sözleşmenin ödenen 900.000,00.-euro'nun ödenmesi ile tasfiye edildiği ve tasfiyeye ilişkin █████/2020 tarihli uzlaşma tutanağında davaya konu bedelden hiç bahsedilmediği tespit edilmiş olmasına rağmen müvekkil şirketin, anılı uzlaşma tutanağının tarafı olmadığı farkedilemediğini, eksik inceleme ve nitelendirme sonucu gerekçesiyle ve yargı kararları ile de sabit olduğu üzere Yerel Mahkemece verilen "davanın usulden reddine" ilişkin kararın usul ve yasaya aykırılığı bulunduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacılar kötü niyetlidir ve sebepsiz zenginleşme kastıyla hareket ettiklerini, müvekkillerinin davaya konu ödemeyi almamış ve dava dışı şirkete ödenen ödemenin de iş bu şirketle davacılar arasındaki ticari ilişkinin de hiçbir gün tarafı olmadıklarını, davacı taraf dava dışı 3.kişilerden alamadığı ödemeyi haksız ve hukuka aykırı olarak ödeme imkanı olduğunu bildikleri müvekkillerden tahsil etmeye çalışmakta olup hukuk düzleminde iddia eden ispatla mükellef bulunduğunu beyan ederek, davacı yanın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep etmiştir.DELİLLER
: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.Davacıların, █████/2015 ve █████/2015 tarihli sözleşmelerden kaynaklı ticari ilişki içerisinde davacı şirket taarafından dava dışı J.v.G. Thoma GMBH firmasına gönderildiği iddia edilen 118.500,00.-Euro paranın, davalılardan iadesi için eldeki davayı açtığı, davalıların davanın reddini savunduğu, Mahkemece, █████/2015 tarihli sözleşmenin dava konusu 118.500,00.-Euro ödeme ile bağlantısının ispatlanamadığı, parayı davacı şirketin gönderdiği, █████/2015 tarihli sözleşmenin taraflarının davanın gerçek kişi tarafları olan ... ve ... olduğu, söz konusu sözleşmenin ödenen 900.000,00.-Euro'nun ödenmesi ile tasfiye edildiği, tasfiyeye ilişkin █████/2020 tarihli uzlaşma tutanağında davaya konu bedelden hiç bahsedilmediği; ayrıca uzlaşma tutanağının 8. maddesinde, "taraflar arasında █████/2015 tarihinde ve █████/2015 tarihinde imzalanan sözleşmeler ile şimdiye kadar taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmeler, protokoller karşılıklı olarak hiçbir hak ve alacak iddiası bulunmaksızın feshedilmiştir." düzenlemesinin yer aldığı; davaya konu bedel bakımından davacı gerçek kişinin aktif dava ehliyetinin, davalıların pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı değerlendirilerek; davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.Bilindiği üzere; sıfat, dava konusu yapılan ve maddi hukuktan doğan hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası bakımından bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez ve dava sıfat yokluğundan (husumetten), esastan reddedilir. Taraf sıfatının (davacı bakımından aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def'i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi sıfat yokluğu da ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetilir. Sıfat yokluğu, bir davada dava şartlarından sonra, yani tahkikat aşamasında incelenir. Sıfat yokluğunun, mümkünse diğer itirazlardan önce incelenmesi gerekir. Çünkü, taraflardan birinin taraf sıfatı yoksa, diğer itiraz ve def'ilerin incelenmesine gerek kalmaz (HMK md. 143). ( Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz; Medeni Usul Hukuku 1. Baskı Ankara 2016 sh 258-261).Nitekim yukarıda açıklanan ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.11.2013 tarih, ███████- 439 E. █████████ K. sayılı kararı, █████/2015 tarih 2014/1-1019 E. █████████ K.sayılı ile █████/2016 tarih, ███████-684 Esas ve ████████ Karar sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir.6100 sayılı HMK'da ilk derece yargılamasındaki yazılı yargılama usulü beş aşamadan oluşacak şekilde düzenlenmiş olmakla bunlar; 1-Davanın açılması ve dilekçeler aşaması (madde 118,126-136), 2-Ön inceleme aşaması (madde 137-142), 3-Tahkikat (madde 143-293), 4-Sözlü yargılama aşaması (madde 184-186) ve 5-Hüküm verilmesi ve tefhimi aşaması (madde 294) şeklindedir. Kanun koyucu bu şekildeki düzenlemesiyle hem gereksiz işlem yapılmasının ve yargılamaların uzun sürmesinin önüne geçmek, hem de bu aşamaları sıkı kurallara bağlayarak bir aşama bitirilmeden diğer aşamaya geçilmesini engellemek istemiştir.HMK'nın 137. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmış, Kanunun 139. ve 140. maddelerinde ise dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra yapılacak ön inceleme duruşmasına davet ve ön inceleme duruşmalarının usulü ve yapılacak işlemler gösterilmiştir.Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zaman aşımı hakkındaki itiraz ve def'ileri inceleyerek karara bağlar.Yukarıda açıklandığı üzere aktif husumet ve pasif husumetin ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra incelenebileceği, şu halde dava şartı olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilemeyeceği gözetildiğinde Mahkemece davaya konu bedel bakımından davacı gerçek kişinin aktif dava ehliyetinin, davalıların pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerkçesiyle davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.Tarafların dilekçelerde dayandıkları ancak henüz getirtilmeyen delilleri tam olarak toplanmalı, diyecekleri sorulmalı, davanın husumet yokluğundan reddine ilişkin değerlendirme bu aşamadan sonra yapılmalıdır.O halde Mahkemece yapılması gereken iş, tarafları usulünce davet edip ön inceleme aşamasının tamamlanması, , uyuşmazlık konularını tam olarak belirlenmesi, tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemlerin yapılması, ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zaman aşımı hakkındaki itiraz ve def'ileri inceleyerek karara bağlamak, özellikle davacı gerçek kişi yanında, davacı şirketin █████/2015 ve █████/2015 tarihli sözleşmelerden kaynaklı taraf sıfatının bulunup bulunmadığı, █████/2020 tarihli uzlaşma tutanağında yapılan tasfiyede davacı şirketin taraf olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, bu durumda taraf delilleri toplandıktan sonra tarafların sıfatı değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre esas hakkında bir karar vermekten ibarettir.Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,2- Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*