Anahtar kelimeler: Vbtüzel Takdîren Sistemleri Müdafinin Edenin Görüşü Ret Kişilikleri Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişilikleri ile bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan retSanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. Maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Temyizin kapsamına göre; Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında "Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişilikleri ile bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d-f, 158/3, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 10.500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ; sanık ... hakkında "Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişilikleri ile bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Kanun 158/1-d-f, 158/3, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 8.750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 08.04.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, sanık ... müdafinin istinaf başvurusunun sanık ...'ın istinaftan feragat ettiği yönündeki dilekçesi nedeniyle incelenmeksizin iadesine; katılan vekili ve sanık ... müdafinin istinaf istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararıyla sanık ... müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra, sanığın istinaf başvurusundan vazgeçmesi nedeniyle sanık müdafinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ancak sanık hakkındaki hükmün katılan vekilinin istinaf başvurusu bakımından incelendiği, bu çerçevede sanığın istinaf başvurusundan vazgeçmesi nedeniyle hükmü temyiz etme yetkisinin de ortadan kalktığı gerekçesiyle sanık ...'ın temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, yalnızca çalıntı olduğunu dahi bilmediği ürünlerin araca yüklenmesine yardım ettiğine, olayda sahte kimlik ve sahte plaka kullanıldığını bilmediğine ve suç işleme kastıyla hareket etmediğine ilişkindir.III. GEREKÇEA. Sanık ...'ın Temyiz Talebi Yönünden;Sanığın, 25.04.2025 tarihinde hükmün bozulması gerektiğine dair temyiz isteminde bulunduktan sonra 28.04.2025 tarihli dilekçesiyle temyiz hakkından feragat ettiğini ve cezasının onanmasını talep ettiği anlaşılmakla, her ne kadar sanık 08.05.2025 tarihli dilekçesiyle tekrar temyiz talebinde bulunmuş ise de temyizden vazgeçme iradesinin açıklanmasının ardından temyizden vazgeçmeden vazgeçmenin hukuken mümkün olmadığı belirlenmiştir.B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARA. Sanık ...'ın Temyiz Talebi Yönünden;Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanığın 28.04.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden;Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.07.2025 tarihinde karar verildi.