Anahtar kelimeler: İlzama Münferiden Aydin Aydın Eylül Yazim Müdürü Layihalar Dinlenip İstenmiş

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 26.10.2022NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: 16.10.2025KARAR YAZIM TARİHİ
: 16.10.2025Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.10.2022 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili, davalı ...'nun, kuruluşundan Eylül 2019 tarihine kadar davacı şirketin münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğunu, diğer ortak ....'nun ise davalının abisi ve şirketin Eylül 2019 tarihinden bu yana tek ortağı ve sahibi olduğunu, davalının 2019 tarihinde şirket ortaklığından ve ve müdürlük görevinden ayrılmasından sonraki dönemde ... plaka sayılı şirkete ait traktörün bulunamadığını, Şubat 2022 de elde edilen belgelere göre; davalının kayıp traktörü ... isimli bir şahısla 26.03 2018 günlü "Protokol" ile 155.000,TL bedelle satımı konusunda kişisel olarak anlaştığını, 55.000,TL peşin aldığını, 30.05.2018 ve 31. 08. 2018 keşideli tarihli ve 50.000 TL tutarlı iki adet çekle tahsil ettiğini ve Yenipazar Noterliğinin 23.07.2018 gün, 001249 yevmiye nolu araç satış sözleşmesiyle traktörü ...'ya devrettiğinin anlaşıldığını, satış bedelinin şirket hesabına yatırılmadığını, karar defterinde her hangi bir kayıt olmadığı gibi ortaklara bilgi de verilmediğini belirterek, bu alacağın tahsili için Nazilli İcra Dairesinin █████████ E sayılı dosyasında davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir.CEVAP
: Davalı vekili, 2019 yılı Eylül ayına kadar davacı şirketin %50 pay sahibi olarak ortağı olduğunu, o dönemde şirketin münferit temsilcilerinin hem davalı hemde şirketin şuan ki tek sahibi ve temsilcisi olan ... olduğunu, ...'nun, davalının davacı şirkete ait hisselerini 2019 yılı eylül ayında müvekkilinden devir aldığını, şirketin tek sahibi olan ...'nun müvekkili tarafından satıldığını iddia ettiği ... plakalı traktörü satmak için 26.03.2018 tarihinde bizzat kendisinin traktörü ...'a 155.000,TL'ye satarak, peşinat olarak 55.000,00.-TL’yi bizzat kendisinin alarak şirketin kasasına koyduğunu, aynı zamanda müvekkilinin abisi ve o tarihte davacı şirketin ortağı olan olan ...’nun talimatı ile müvekkilinin çeklerin ödenmesinden sonra da .... plakalı traktörün satışına ilişkin 26.03.2018 tarihli protokolü düzenlediğini ve şirket adına imzaladığını, tüm işlemlerin onun talimatı ile bilgisi ile müvekkili tarafından yapıldığını, traktör satış bedeli olarak alınan çek bedellerinin davacı şirket hesabına nakit ödeme şeklinde müvekkili tarafından yatırıldığını, 30.05.2018 keşide tarihli çekin 31.05.2018 tahinde müvekkili hesabına geçtiğini ve bu çek bedelinin 01.06.2018 tarihinde müvekkilinin şahsi hesabından nakit çekilerek tahsil edilen çek bedeli olan 50.000.-TL ve şirket adına tahsil edilmiş olan başkaca paralarla birlikte fazlasıyla davalı şirket hesabına nakit orak yatırıldığını, yine 31.08.2018 keşideli çek bedelinin 03.09.2018 tarihinde müvekkilin hesabına geçtiğini, yine bu çek tutarının da fazlasıyla müvekkilinin şahsi hesabından 05.09.2018 tarihinde nakit olarak çekilip davalı şirket hesabına müvekkili tarafından imzası ile nakit olarak yatırıldığını, nakit olarak alınan 55.000.-TL parayı ...’dan davalı şirketin tek ortağı ve sahibi ... bizzat alarak şirket kasasına koyduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin eski ortağı olup, hisselerini, davacı şirketin tek ortağı ve temsilcisi olan ...'na █████/2019 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı, davaya konu .... plaka sayılı traktör davacı şirket adına kayıtlı iken █████/2018 tarihinde Yenipazar Noterliğinin █████/2018 tarih, 1249 yevmiye nolu satış sözleşmesi ile 117.760,00TL bedelle davalı tarafından satıldığı, traktörün satış tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı ve ... tarafından münferiden temsil edildikleri gibi ortaklarının da bu kişiler olduğu, şirketin iki ortaklı aile şirketi olduğu, resmi satış tarihi itibariyle traktörün satışının kayıtlara yansıtılarak kasa hesabından bedelinin tahsil edildiğinin yazılı olduğu, şirket defter ve kayıtlarına göre traktör bedelinin alıcıdan tahsil edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça dosyaya sunulan 26.03.2018 tarihli sözleşmede, peşin olarak tahsil edildiği belirtilen 55.000 TL'nin bizzat davacı şirketin tek ortağı olan ... tarafından tahsil edilerek kasa hesabına yatırıldığını, protokoldeki toplam 100.000,TL olan çek bedellerini ise kendilerinin tahsil ederek davacı şirket hesabına yatırıldığını savunduğu, traktör satışı yönünden geçersiz olan 26.03 2018 tarihli adi yazılı protokolde, traktörün satış bedelinin nasıl ödeneceğine ilişkin bir kayıt olduğu, peşin olarak ödenecek bedelin ödendiğinin belirtilmediği, yani protokol yapıldığı tarihte peşin ibaresinin yazıldığı, ancak peşin yazılan paranın sözleşme tarihi itibariyle davalıya ödenip ödenmediğinin ise yazılı olmadığı, zira peşin ödemenin satış esnasında ödenecek para olup traktör satışı henüz yapılmadığından 26.03 2018 tarihinde ödenmesinin de beklenemeyeceği, aksine bir kaydın protokolde bulunmadığı, satışın yapıldığı █████/2018 tarihi itibariyle paranın kasaya girdiğinin anlaşıldığı, yine protokolde belirtilen çekler davacı defterlerine yazılı değil ise de, şirkete ait kayıtlar incelendiğinde traktör satış bedelinin kasaya yatırılmış olduğunun anlaşıldığı, yine banka kayıtları incelendiğinde davalı tarafından değişik tarihlerde davacı hesabına yatırılan traktör bedelini aşan paraların olduğu, tüm delillerden davalının, davacı şirketin traktörünü satarak bedeli şirkete yatırmadığı ve böylelikle şirketi zarara uğrattığına ve davacının traktör bedeli kadar alacaklı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili, 26.03.2018 tarihinde traktör pazarlığı yapıldığını, bu konuda "protokol" başlıklı belgeyi davalı ... ve dava dışı ... arasında düzenlendiğini, protokolün tarafının davacı şirket olmadığı, çek bedellerinin davalı ...'na ait banka hesabından şirket hesabına geçtiğini, satışın yapıldığı 2018 yılında müvekkilinin tek ortak olmayıp davalı ile %50 hisseye sahip ortak olduğunu, davalının şirket ortaklık ve müdürler kurulu başkanlığından ayrılışı Eylül 2019 olduğunu, davalı protokol uyarınca ikrar edilen peşinattan, banka hesabına yatan 2 çek nedeniyle de çek bedellerinden şirkete kişisel borçlandığını, davalının protokoldeki imzasını inkar etmediğine, çekler kendi banka hesabına ödendiğine, traktörün satışına ilişkin bir yönetim kurulu kararı dosyada olmadığına göre davalının bu paraları şirkete ödediğini kanıtlaması gerektiğini, davaya konu traktörün 155.000 TL'ye satıldığı, peşinatla zilyetliğin devredildiği ve 2 adet çek karşılığı bedelin ödendiğinin davalı imzası ile sabit olup, defterlerde gördüğü kaydın sahih olmadığı, hiçbir dayanağının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir.Katılma yoluyla davalı vekili, davacı tarafça traktör satış bedelinin şirket kasasına girdiğini ve bu satış nedeniyle müvekkilinin davacı şirkete borçlu olmadığı bilindiği halde müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetle takip yapıldığından, % 20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini ve müvekkili lehine takipte istenilen asıl alacak ve faiz miktarı da dikkate alınarak takip çıkışı üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.GEREKÇE
:Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Somut olayda davalının, şirket ortaklığından ve ve müdürlük görevinden ayrılmasından sonraki dönemde şirkete ait dava konusu traktörün bulunamadığı, sonradan elde edilen belgelere göre davalı tarafından söz konusu traktörün dava dışı 3. kişiye 26.03 2018 tarihinde155.000,TL bedelle satıldığı, satış bedelinin şirket hesabına yatırılmadığı ve şirket defterlerinde bu hususta her hangi bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle traktör bedelinin davalıdan tahsili talebiyle eldeki dava açılmış ise de; tüm dosya kapsamı ve mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre, traktörün satış tarihi itibariyle davalının şirketi münferiden temsil yetkisi bulunduğu, resmi satış tarihi itibariyle traktör satışının şirketin ticari defter ve kayıtlarına yansıtıldığı, kasa hesabından bedelinin tahsil edildiğinin ve satış bedelinin kasaya tahsilat işlemi olduğunun belirtildiği, şirket ticari defter ve kayıtlarına göre paranın şirket kasasında olduğu sonucuna ulaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, diğer taraftan koşulları oluşmamakla davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde ve davanın niteliğinin esas itibarıyla tazminata ilişkin olup AAÜT'nin 13/4 maddesi gereğince davanın reddi halinde AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerinde bırakılmasınaDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.