Anahtar kelimeler: Bam Sakarya Esaskarar Kocaeli Yazildiği Başkan Katip Üye Kesinlik Şartı

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ KararDAVACI
: M...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...- ...VEKİLİ
: Av....DAVA
: İtirazın İptaliHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiİSTİNAF EDEN
: Davalı vekiliTaraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin plastik paketleme sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete birçok baskılı torba ve baskısız rulo siparişi verdiğini, müvekkili tarafından bu siparişin tam ve kusursuz olarak hazırlandığını ve teslim edildiğini, sipariş edilen ürünlere ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından davalı şirkete faturaların tanzim edildiğini, davalı şirket tarafından faturalara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ... fatura numaralı 44.639,23 TL bedelli fatura tanzim edilerek gönderildiğini, haksız ve dayanaksız olarak kesilen bu fatura derhal Beyoğlu 57. Noterliği █████/2024 tarih 07283 yevmiye numaralı ihtarname ekinde iade edildiğini, müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki ticari iş sonucu düzenlenen fatura bedellerine ilişkin borcun 3 gün içerisinde ödenmesini, aksi takdirde hukuki işlemlere devam edileceği ihtarının edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın █████/2024 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiğini ve icra takibi durdurulduğu belirtilerek davalının icra dosyasına yaptığı itirazlarının iptalini ve takibin devamına, davalı borçlunun borcun en az %20 si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari alım satım sözleşmesinden kaynaklı hukuki ilişki olduğunu, müvekkili şirketin davacıdan medikal poşet diye tabir edilen ürün satın aldığını, ürünlerin bir kısmının hatalı ve ayıplı olmasından kaynaklı olarak karşı tarafın hemen bilgilendirildiğini, ancak davacı tarafın hiçbir şekilde geri dönüş yapmadan ve ayıplı ürünler hakkında bilgisi de olduğu halde haksız kazanç sağlamaya yönelik kötü niyetli olarak direkt icra takibi yaptığını, müvekkili şirketin ürünleri davacıdan satın almışsa da, davacı şirket imalatçı, müvekkili şirketin ise ürünleri başka bir firmaya satan aracı şirket konumunda olduğunu, ürünleri satın alan müvekkilinin, söz konusu ürünlere logo ekleyerek dava dışı Kurtsan Medikal ve San. Tic. A.Ş.'ye sattığı, (EK:21.09.2023 tarihli 142.882,25-TL bedelli ve 11.09.2023 tarihli 99.632,61-TL bedelli iki adet satış faturası). Dolayısıyla müvekkilinin, davacıdan satın alınan ürünleri satışa arz olarak hazırlamadığını ve direkt dava dışı şirkete kargoladığı için ürünlerdeki ayıbı haliyle fark edemediği, satış sonrası, dava dışı şirket ürünlerin bir kısmında imalat hatasından kaynaklı hataların olduğunu tespit ederek müvekkili şirkete üç ayrı iade faturası kesildiğini, (28.09.2023 tarihli 7.424,19-TL bedelli iade faturası, 19.10.2023 tarihli 13.878,38-TL bedelli iade faturası, 12.12.2023 tarihli 51.545,92-TL bedelli iade faturası), davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın kabulü ile; Davalının Kocaeli İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, Alacağın %20'si oranında hesap edilen 9.253,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı vekili istinaf dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerekmekteyken yerel mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini beyanla; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davacının haksız davasının reddine, aksi görüşte olunur ise, ayıp bildiriminde bulunmaları sebebiyle ayıplı ürün bedelinde indirim yapılıp hüküm verilmesini ve ayrıca yerel mahkemede bilirkişi raporu ile ayıplı ürünlerin bedeli tespit edildiğinden icra takibine itirazlarının haksız olmadığı gerçeği karşısında müvekkili aleyhinde icra-inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili cevap dilekçesinde; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, İtirazın İptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 Sayılı HMK, 6102 sayılı TTK, 6098 sayılı TBK3. DeğerlendirmeDava, satış sözleşmesinde satış bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava konusu davacıdan temin edilen baskılı torba ve baskısız rulo stoku bulunan ve belli standartlarda üretilen malzemeler olduğu için ağırlıklı edim satıma yönelik olduğundan uyuşmazlık ticari satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu torba ve ruloların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın ne zaman ortaya çıktığı, ayıp ihbarına ilişkin usulüne uygun itiraz varsa ihbarın süresi içinde yapılıp yapılmadığı, ürünlerin teslim edilip edilmediği, bakiye sözleşme bedelinin bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK’nın 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen, satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Adı geçen Kanun’un 219. maddesinde, ''Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' hükmü bulunmaktadır. 227. madde gereğince alıcı, ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan vars.a satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.Aynı Kanun'un 223. maddesi ise, "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Madde metninden anlaşılacağı üzere, satılandaki ayıbın niteliğine göre uygun bir süre içinde ya da ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen karşı tarafa bildirilmesi gerekir. Bu ibarelerden, her somut olayın özelliğine göre dürüstlük kuralına uygun olan en kısa süre anlaşılmalıdır.Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2 maddesinde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Öte yandan; TTK’nın ticari satışlara ilişkin 23. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nun 231. maddesinde ticari satışlarda ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 2 yıl olacağı düzenlenmiştir. Ayıp ihbar süreleriyle ilgili olarak da, TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde B.K.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekir.Somut olay değerlendirildiğinde; plastik paketleme sektöründe faaliyet gösteren davacı ile davalı arasında baskılı torba ve baskısız rulo satışına ilişkin sözlü sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davacı tarafından █████/2023 tarihli, 19.905,88 TL, █████/2023 tarihli 18.121,70 TL, █████/2023 tarihli 6.611,65 TL olmak üzere toplam 44.639,23 TL fatura düzenlediği, davalıca ödeme yapılmadığı, davalı davacıya iade faturası düzenleyerek gönderdiği, davacının Beyoğlu 57. Noterliğinin ... yevmiye nolu ve █████/2024 tarihli ihtarname ile iade faturasına itiraz ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Tacir olan tarafların ticari defterlerinin incelemesinde; davacı ve davalı taraf arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın davacı tarafın düzenlendiği faturaya yönelik süresinde itirazı olmadığı, davalı tarafın ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle ... numaralı iade fatura düzenlediği, davacı tarafça bu iade faturasına süresi içerisinde Beyoğlu 57. Noterliği'nin █████/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiği, iade faturası davalı defter ve kayıtlarına alınmadığı anlaşılmakla iade faturasının kesinleşmediği anlaşılmaktadır.Ayrıca, Fatura, ticari defterlere kaydedildikten sonra süresi içinde faturaya itiraz edilmez ve yine süresi içinde iade faturası düzenlenmezse, açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği kabul edilir. Bu durumda, davalı şirket ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığını kanıtlaması ve bunların ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin satıcıya bildirimde bulunması halinde, ayıbın giderilmesini veya satış bedelinden düşülmesini talep edebilir. Mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi aporu ile ürünlerdeki ayıplar açık ayıp olduğundan ayıplı ürün bedelinin satış bedelinden mahsup edilmemesi de yerindedir. Böylece, davalı, fatura bedellerini ispatlayamamış olup davacı, icra takibine konu faturalara karşılık gelen tutarda alacaklı olduğunu ispatlamıştır.İcra inkar tazminatı yönünden, İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Likit bir alacağın bulunmadığı, uyuşmazlığın yargılama yapılarak bilirkişi raporuyla çözümlendiği durumlarda, davalı borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz.Somut olayda, takibin dayanağının fatura olması nedeniyle, alacağın sırf faturaya dayalı olması onu likit kılmaz. Alacağın likit sayılabilmesi için faturaların borçluya tebliğ edilmesi ve yasal 8 günlük süre içerisinde itiraza uğramaması, ya da davalı borçlunun faturaları ticari defterlerine kaydetmiş ve yasal süresi içinde iade faturası kesmemiş olması gerekir.( Emsal Yargıtay 15.H.D. █████████ E, ████████ K sayılı ilamı) Belirtilen nedenlerle, takip konusu fatura kesinleştiğinden alacak likit nitelikte olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi yerindedir.V. KARARDosya istinaf sebepleri ile birlikte HMK'nın 355. maddesi çerçevesinde incelenen kararda mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarih, ████████ E - ███████ K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.160,57 TL harçtan, peşin yatırılan 174,74 TL istinaf nispi karar harcının ve 615,40 TL istinaf maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 2.370,43 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca █████/2025 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.*Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır