Anahtar kelimeler: Konfeksiyon Krediden Limitli Krediye Limit Limitle Ştinin Akdedildiğini Kefil Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Konfeksiyon İnşaat San ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan 150.000,00 TL limit dahilinde kredi kullanmak istediğini ve dava dışı şirketle davalı banka arasında █████/2013 tarihinde genel ticari kredi sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında █████/2013 tarihinde imzalanan bu kredi sözleşmesine davacıların toplam 90.000,00 TL limitle 150.000,00 TL'lik krediye kefil olduklarını, dava dışı şirketin 150.000 TL limitli ticari krediden 114.750-TL kullandığını, fazlasını kullanmadan kredi borcunu 3 sene içerisinde peyderpey ödeyerek 2016 yılı içerisinde tamamen kapattığını, davacıların kefil olduğu kredinin dava dışı şirket tarafından ödenerek kapanmasından sonra davacıların bir daha dava dışı şirkete hiç bir kredisinde kefil olmadıklarını, ancak dava dışı şirketin █████/2017 tarihinde 550.000 TL ikinci bir kredi çektiğini ve daha sonra █████/2019 tarihinde bir kredi daha çektiğini, ancak davacı müvekkillerinin sonradan çekilen bu iki krediden haberleri olmadığı gibi sonradan akdedilen bu kredi sözleşmelerine kefil de olmadıklarını, sözleşmelerde kefalete dair imzalarının bulunmadığını, dava dışı şirketin sonradan çektiği 2017 ve 2019 yılındaki kredileri ödemede güçlüğe düşünce davalı bankanın █████/2013 tarihindeki eski sözleşmede kefil olarak imzaları bulunan davacıları borçtan sorumlu tuttuğunu, davacıların kefil oldukları kredi borcu ödenerek kapatılmış olmasına rağmen sonradan çekilen kredilere kefil olmuşlar gibi doğan borçtan davacıların sorumlu tutulduğunu, davalı bankanın kötü niyetli hareket ettiğini, davacıları borçlu göstererek İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine başvurup davacılar aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını, alınan bu karar sonrasında icra dairesince davacılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara haciz konulduğunu, taraflarınca yapılan itirazın haklı görülmesi sonrası ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, eski sözleşmeye dayanarak müvekkillerin tekrar kefil olarak sorumlu tutulmalarının kabul edilemez olduğunu, bu nedenlerle takdiren teminatsız ya da 90.000,00 TL lik dava değerinin %15'i tutarında veya mahkemenin belirleyeceği oranda teminatın taraflarınca yatırılması karşılığında davacılar lehine ikamesi muhtemel icra takiplerini durduracak nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle ihtiyati haciz talep ederek davacıların borçlu olduğunu iddia eden davalı aleyhinde alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın gerçeğe aykırı taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında talepleri üzerine borçlu ve kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararının alacaklarının tahsili amacıyla, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasından esasa kaydedilip, taraflara icra dairesince ödeme emri gönderildiğini, borçlu davacılar tarafından ihtiyati haciz kararına ve takibe itiraz edildiğini, alacağı sürüncemede bırakma amacıyla kötü niyetli olarak yapılmış bir itiraz sonucu davacıların yapmış olduğu ihtiyati hacze itirazın kısmen kabulü ile 90.000,00 TL kefalet limitini aşan 544.631,65 TL yönünden itiraz edenler lehine ihtiyati haczin kaldırıldığını, borçluların borcunun olup olmadığı veya sorumluluklarının kapsamının banka kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında öncelikle icra takibine konu borcun tüm ferileri ile birlikte tamamen ödenmesinin isteneceğini, sonrasında %15 teminat ile ödenen bu paranın alacaklıya dava sonuna kadar ödenmemesi yönünde tedbir kararı verileceğini, açıklanan nedenlerle davacının haksız davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olarak menfi tespit davası açan davacıların %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Konf. İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen, davacıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı iddia edilen kredilerden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Davacılar vekili tarafından █████/2019 tarihli delil dilekçesi ekinde; █████/2013 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi sureti, █████/2013 tarihli müşteri bilgilendirme formu ve kefalete ilişkin beyan örneği, Banka hesap ekstresi ve ihtarname suretleri dosyaya ibraz edilmiştir.
Davalı vekili tarafından █████/2020 tarihli delil dilekçesi ekinde; █████/2019, █████/2017, █████/2013 ve █████/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin sureti, sair banka kayıtları ve Bakırköy .... Noterliğinin █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname sureti dosyaya ibraz edilmiştir.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin UYAP sistemi üzerinden celp edilen .... D.İş Sayılı dosyasının incelenmesinde; ihtiyati haciz isteyenin ... Bankası A.Ş., karşı tarafın ..., ..., ... ve .... Konf. İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti olduğu, davalı bankanın █████/2013 tarihli , █████/2012 tarihli ve █████/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin aslı dayanak gösterilerek ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, istemin kabulüne karar verilerek; (624.631,65.-TL) alacak yönünden teminatsız olarak İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasının örneğinin incelenmesinde; davalı banka vekilinin, █████/2019 tarihinde İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine ihtiyati haciz talebi ile başvurduğu, Mahkemenin .... sayılı kararı müteakip davacılar ... ve ... ile dava dışı ... ve Trikon Konf. İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti adına █████/2019, █████/2017, █████/2013 ve █████/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden 611.307,28-TL asıl alacak+28.172,20-TL işlemiş faiz+2.818,91-TL BSMV+123,90-TL ihtiyati haciz masrafı+606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 643.028,29-TL için icra takibi başlatıldığı, davacıların ihtiyati haciz kararına itirazları üzerine İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş, ... Karar sayılı ihtiyati haciz kararının █████/2019 tarihli karar ile borçlular ... ve ...'in 90.000-TL kefalet limitini aşan 544.631,65-TL yönünden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları, borç ve alacak durumunun tespiti hususunda davalı bankaya ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle rapor düzenlenmek üzere bankacılık ve finans konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2021 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiştir.
█████/2021 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davalı ... Bankası A.Ş. tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinde davacılardan talep ettiği 604.331,65-TL nakdi kredi tutarının █████/2018 tarihinde kullandırılan 200.000-TL tutarlı 1032 nolu kredi ve █████/2019 tarihli 480.000-TL tutarlı 1053 nolu kredilerden kaynaklandığı, davacıların kefalet imzalarının bulunduğu █████/2013 tarihli 150.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullanılan kredilerin vadelerinde ödenerek kapatıldığı, takibe konu edilen █████/2018 tarihli 200.000 TL tutarlı ... nolu kredi için █████/2017 tarihinde 550.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi, █████/2019 tarihli 480.000-TL tutarlı ... nolu kredi için ise █████/2019 tarihli 1.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, davacıların 90.000-TL limitli kefalet imzalarının bulunduğu █████/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin bu krediler için kullanılmayarak, 550.000-TL ve 1.000.000-TL limitli, davacıların kefil olmadığı yeni alınan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılmış olduğu, bu nedenlerle davacıların takibe konu edilen kredi borçlarından kefaleten sorumlu tutulamayacakları " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı banka vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Mahkememizin █████/2021 tarihli duruşma ara kararı ile dosya davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi bakımından kök raporu düzenleyen bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2021 tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; davacıların takibe konu edilen kredi borçlarından sorumlu tutulamayacakları kanaatinin değişmediği belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas █████/2021 tarih ve ... Sayılı kararı ile;
"...Yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan deliller, █████/2021 havale tarihli kök ve █████/2021 tarihli ek bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Konf. İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti arasında █████/2013 tarihinde 150.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu GKS kapsamında asıl borçluya kredi kullandırıldığı, dosyada bulunan █████/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, davacıların bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere 90.000-TL limitle kefil oldukları, müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede imzalarının yer aldığı ve sözleşmenin sonunda, sözleşmeden doğan sorumluluklara kefil oldukları yönünde el yazılarının bulunduğu, dava dışı şirket tarafından █████/2013 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredilerin vadelerinde ödenerek kapatıldığı, davalı banka ile dava dışı ... Konf. İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti arasında █████/2017 tarihli 550.000-TL limitli ve █████/2019 tarihli 1.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmelerinin de düzenlendiği, bu sözleşmelerde davacıların kefalet imzalarının bulunmadığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinde davalı bankanın davacılardan talep ettiği 604.331,65-TL nakdi kredi tutarının █████/2018 tarihinde kullandırılan 200.000-TL tutarlı 1032 nolu kredi ve █████/2019 tarihli 480.000-TL tutarlı 1053 nolu kredilerden kaynaklandığı, davacıların kefalet imzalarının bulunduğu █████/2013 tarihli 150.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullanılan kredilerin vadelerinde ödenerek kapatıldığı, takibe konu edilen █████/2018 tarihli 200.000 TL tutarlı 1032 nolu kredi için █████/2017 tarihinde 550.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi, █████/2019 tarihli 480.000-TL tutarlı 1053 nolu kredi için ise █████/2019 tarihli 1.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, davacıların 90.000-TL limitli kefalet imzalarının bulunduğu █████/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin bu krediler için kullanılmayarak, 550.000-TL ve 1.000.000-TL limitli, davacıların kefil olmadığı yeni alınan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılmış olduğu, cari hesap şeklinde işleyen genel kredi sözleşmelerinde borcun bir tarihte sıfırlanmış olması kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediden dolayı kefalet sorumluluğu devam eder ise de, davacıların kefalet imzasının bulunmadığı sözleşmelere dayanılarak kullandırılan kredilerden dolayı davacıların kefalet sorumluluğundan söz edilemeyeceği, davacı borçluların söz konusu █████/2017 tarih ve █████/2019 tarihli genel kredi sözleşmelerinin kefili olmadıkları, bu durumda davacıların █████/2013 tarihli sözleşmede kefil olup, diğer sözleşmeler ile kullandırılan kredi borcu için kefilliklerinin bulunmadığı, söz konusu █████/2017 ve █████/2019 tarihli yeni kredi sözleşmelerinde taraflar arasında imzalanan █████/2013 tarihli kredi sözleşmesinin devamı niteliğinde olduğuna veya bu sözleşme ile bağlantı olduğuna dair bir ibare de bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların, dava dışı ... Konfeksiyon İnşaat San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile davalı banka arasında akdedilen █████/2013, █████/2017 ve █████/2019 tarihli genel kredi sözleşmeleri gereğince 90.000,00 TL kefalet miktarı ile sınırlı olarak davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine, olayın özelliğinden davalının takipte kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından, davacı tarafça da davalının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin .... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen █████/2021 tarihli kararı, davalı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin .... Esas █████/2024 tarih ve ... Sayılı ilamı ile: "... Davacılar tarafından dava dilekçesinin talep sonucu kısmında davacıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmekte olup açık bir şekilde icra takip dosyası veya bir borç miktarı gösterilmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı banka kayıtları incelenmiş ve takip konusu edilen alacağın, davacıların kefil olarak imzalamadıkları █████/2019 ve █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı borçluya kullandırılan kredilerden kaynaklandığı tespit edilmiş, Mahkemece de bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacıların, █████/2013, █████/2017 ve █████/2019 tarihli genel kredi sözleşmeleri gereğince 90.000 TL kefalet limiti ile sınırlı olarak davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir. Verilen bu hükümden davacıların anılan sözleşmeler gereği 90.000 TL kefalet limiti dışında davalıya karşı borçlu oldukları gibi bir anlam çıkmaktadır. Bu noktada dava dilekçesinde açıkça Mahkemenin hükmüne konu ettiği genel kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti de talep edilmemiştir. Zira böyle bir talebin bulunması halinde, dava değeri her üç sözleşmenin bedelinin toplamı üzerinden belirlenmeli ve harç da bu bedel üzerinden yatırılmalıdır. Yine dava dilekçesinde açıkça İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti de talep edilmemiştir ki bu halde de dava değeri borçlu olunmadığı iddia edilen takip miktarı üzerinden belirlenmeli ve harç da bu miktar üzerinden yatırılmalıdır. Dava dilekçesinde dava değeri 90.000 TL olarak gösterilmiştir. Buna göre davacıların talebinin, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmayan 90.000 TL'lik kısmına ilişkin olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Böyle olması halinde ise davanın, ihtiyati haciz kararı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebi olduğu sonucu ortaya çıkmakta olup ihtiyati haciz müessesesi İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nın, ihtiyati haczi tamamlayan merasim başlıklı 264. maddesi ile ihtiyati haciz kararının alınmasından sonra yapılacak işlemler, bu minvalde alacaklı tarafından açılması gereken icra takibi, bu takibe borçlunun itirazı üzerine yapılacaklar, ihtiyati haczin ne şekilde icrai hacze dönüşeceği ve hangi hallerde ihtiyati haczin kalkmış sayılacağı açıklanmıştır. Bu durumda Mahkemece; davacılara dava dilekçesi ile borçlu olmadığının tespiti talep edilenin ne olduğu, yani talep sonucunun açıklattırılması, buna göre davacılar tarafından Mahkemenin hükmüne konu edilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitinin talep edilmesi halinde, dava değerinin belirlenmesi, eksik harcın tamamlattırılması ve davanın menfi tespit davası olduğu nazara alınarak öncelikle dava açmakta hukuki bir yararlarının bulunup bulunmadığı değerlendirildikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi, talebin, takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olması halinde yine dava değerinin belirlenmesi var ise eksik harcın tamamlattırılması ve davacıların bu davayı açmakta hukuki bir yararlarının bulunup bulunmadığı ile icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi, talebin ihtiyati haciz kararı ve bu kararda geçen 90.000 TL alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin olması halinde de İİK'nın 257 vd maddeleri de nazara alınarak, davanın açılmasında hukuki bir yararlarının bulunup bulunmadığı değerlendirikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların talebini karşılamayan ve açık olmayacak şekilde, genel kredi sözleşmelerinden 90.000 TL ile sınırlı olmak üzere borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu hususlar, yani hüküm fıkrasının gerekçe ile bütünlük içerisinde olması, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olmaması, hükümde her bir talebin karşılanması ve talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmedilmeyeceği (taleple bağlılık ilkesi) hususları, kamu düzenine ilişkin olduğundan Dairemizce re'sen incelenmiştir." gerekçesiyle Mahkememiz kararının HMK'nın 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
İstinaf ilamı doğrultusunda; davacı vekiline █████/2025 tarihli tensip ara kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .... esas █████/2024 tarih ve .... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; davacılara dava dilekçesi ile borçlu olmadığının tespiti talep edilenin yani talep sonucunun ne olduğu, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti mi, yoksa talebin, takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin mi, ya da talebin ihtiyati haciz kararı ve bu kararda geçen 90.000 TL alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine mi ilişkin olduğu hususlarında beyanda bulunmak üzere HMK 119/1-ğ maddesi gereğince bir haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği; davacı vekilinin UYAP Bilişim Sistemi ile dosyaya ibraz ettiği █████/2025 tarihli dilekçesi ile 25.01.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında borç tamamen ödendiğinden ve müvekkilleri tarafından 24.02.2017 ve 21.01.2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine kefil olunmadığından davacı müvekkillerinin davalı bankaya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile T.C. İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyasının davacı müvekkilleri ... ve ... açısından iptaline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiş ve eksik harç ikmal edilmiştir.
Mahkememiz dosyası █████/2025 tarihli celse ara kararı ile; icra takibine konu kredilerden dolayı davacıların davalı bankaya borçlu olup olmadıkları hususunda B.A.M. Kaldırma kararı doğrultusunda rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davalı banka ile dava dışı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ... KONF. İNŞ. SAN. Ve DIŞ TİC. LTD.ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu 15.01.2013 tarihli sözleşmeyi davacı kefillerin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, ancak davacıların kefaleti kapsamında kullandırılan kredi borcunun tamamen ödendiği, daha sonra ilerleyen süreç içinde 24.01.2017 ve 21.01.2019 tarihli olmak üzere 2 adet sözleşme daha imzalandığı, anılan davacıların kefaleti bulunmayan işbu diğer sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerin takibe konu edildiği, davacıların şahsi kefaleti bulunmayan diğer sözleşmeler kapsamında kullandırılıp takibe konu edilen kredilerden sorumlu olmadıkları kanaati edinildiği, başka bir deyişle davacıların takibe konu edilen kredi borcundan kefaleten sorumlu olmadıkları" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesine göre davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması davanın görülebilmesi için gerekli bir dava şartıdır. Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar, dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez, H., Atalay, O., Özekes, M.; Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
Açıklanan nedenlerle, davacıların icra takibine itirazı sonrasında menfi tespit davası açmalarında hukuki yararlarının mevcut olduğu kabul edilmiştir.
Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “ kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır.
Yapılan yargılama, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas █████/2024 tarih ve ... Sayılı ilamı, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı banka ile dava dışı asıl borçlu .... Konf. İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti arasında █████/2013 tarihinde 150.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu GKS kapsamında asıl borçluya kredi kullandırıldığı, dosyada bulunan █████/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, davacıların bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere 90.000-TL limitle kefil oldukları, müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede imzalarının yer aldığı ve sözleşmenin sonunda, sözleşmeden doğan sorumluluklara kefil oldukları yönünde el yazılarının bulunduğu, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere dava dışı şirket tarafından █████/2013 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredilerin vadelerinde ödenerek kapatıldığı, davalı banka ile dava dışı ... Konf. İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti arasında █████/2017 tarihli 500.000-TL limitli ve █████/2019 tarihli 1.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmelerinin de düzenlendiği, bu sözleşmelerde davacıların kefalet imzalarının bulunmadığı, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinde davalı bankanın davacılardan talep ettiği 604.331,65-TL nakdi kredi tutarının █████/2018 tarihinde kullandırılan 200.000-TL tutarlı .... nolu kredi ve █████/2019 tarihli 480.000-TL tutarlı .... nolu kredilerden kaynaklandığı, takibe konu edilen █████/2018 tarihli 200.000 TL tutarlı .... nolu kredi için █████/2017 tarihinde 500.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi, █████/2019 tarihli 480.000-TL tutarlı ... nolu kredi için ise █████/2019 tarihli 1.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, davacıların 90.000-TL limitli kefalet imzalarının bulunduğu █████/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin bu krediler için kullanılmayarak, 500.000-TL ve 1.000.000-TL limitli, davacıların kefil olmadığı yeni alınan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılmış olduğu, cari hesap şeklinde işleyen genel kredi sözleşmelerinde borcun bir tarihte sıfırlanmış olması kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediden dolayı kefalet sorumluluğu devam eder ise de, davacıların kefalet imzasının bulunmadığı sözleşmelere dayanılarak kullandırılan kredilerden dolayı davacıların kefalet sorumluluğundan söz edilemeyeceği, davacı borçluların söz konusu █████/2017 tarih ve █████/2019 tarihli genel kredi sözleşmelerinin kefili olmadıkları, bu durumda davacıların █████/2013 tarihli sözleşmede kefil olup, diğer sözleşmeler ile kullandırılan kredi borcu için kefilliklerinin bulunmadığı, söz konusu █████/2017 ve █████/2019 tarihli yeni kredi sözleşmelerinde taraflar arasında imzalanan █████/2013 tarihli kredi sözleşmesinin devamı niteliğinde olduğuna veya bu sözleşme ile bağlantı olduğuna dair bir ibare de bulunmadığı, davalı banka tarafından davacılar aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığı ve icra takibine geçildiği, davacıların ihtiyati haciz kararına itirazları üzerine İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş, ... Karar sayılı ihtiyati haciz kararının █████/2019 tarihli karar ile borçlular ... ve ...'in 90.000-TL kefalet limitini aşan 544.631,65-TL yönünden kaldırılmasına karar verildiği görülmekle birlikte takip dosyasının incelenmesinde davacılar aleyhine esas takibe geçildiği, dosya içerisinde davalının davacılar yönünden vazgeçme/feragat beyanının bulunmadığı, davacıların takip dosyası nedeniyle borçlu gözüktükleri anlaşılmakla davacıların yukarıda açıklanan nedenlerle iş bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğu gözetilerek davanın kabulü ile davacıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu █████/2013, █████/2017 ve █████/2019 tarihli genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı borç nedeniyle davalıya borçlu bulunmaklarının tespitine, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu █████/2013, █████/2017 ve █████/2019 tarihli genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı borç nedeniyle davalıya BORÇLU BULUNMAKLARININ TESPİTİNE,
2-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 43.925,26-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.536,98-TL harç ile 9.444,33-TL tamamlama harcının mahsubuna, bakiye 32.943,95-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacılar tarafından yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 1.536,98-TL peşin harç, 9.444,33-TL tamamlama harcı, 138,00-TL posta gideri, 5.700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.863,71-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 100.454,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!