Anahtar kelimeler: Tırın Bonoyu Nakliye Elindeki Hitaben Bonoları Bonolardan Erdiğini Verdiklerini Sunduğu

T.C.

İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ ESAS
KARAR NO
: ████████ KARAR
DAVA
: Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili Konya Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında bazı taşıma ve nakliye işleri için ortaklık yapıldığını, bu ortaklık gereği davalı şirketin aracının müvekkilinin üzerine, müvekkilinin aracı olan nakliye işi yaptığı tırın davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, teminat teşkil etmesi için her iki tarafın birbirine ... verdiklerini, adi ortaklığın sona erdiğini, davacının elindeki bonoları davalıya iade etmesine rağmen, davalının teminat olarak aldığı 27.500'er TL bedelli 2 adet bonoyu iade etmediğini, davacının bu bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığını beyan ederek, borçlusu davacı, alacaklısı davalı olarak görünen 27.500'er TL. bedelli 2 adet ... dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili Mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ile davacının ortak olarak taşıma ve nakliye işleri yaptığını, bu ortaklık gereği ortak alım satım işleri yaptıklarını, bahsedildiği gibi boş bir bono düzenlenmediği, davacı tarafça bononun ilgili yerleri doldurularak müvekkiline verildiğini, davacı tarafın bahsettiği aracın bedelinin müvekkilince ödendiğinden davacı tarafça araç satılığı çıkarıldığında müvekkilinin kendi alacağını garanti altına almak için 70.000,00-TL borca karşılık 15.000,00-TL, 27.500,00-TL, 27.500,00-TL olmak üzere 3 adet... aldığını, davacının müvekkilini arayarak ortak aldıkları ... plakalı aracı satmak istediğini bildirdiğini, müvekkilinin de kendisine olan borç ödendikten sonra aracın satışına muvafakat ettiğini bildirdiğini, bonoların bunun üzerine teminat olarak verildiğini, açıkladığı nedenlerle davanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatteyse davanın esastan reddine, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı tarafatan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İcra Dosyası
: Menderes İcra Müdürlüğü' nün ... Esas Sayılı dosyası ile davalı alacaklı ...Taşımacılık ... Ticaret Ltd Şti' nin davacı ... aleyhine 27.000,00 TL asıl alacak, 168,96TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.668,96TL alacak üzerinden takip başlattığı anlaşılmıştır.
Menderes İcra Hukuk Mahkemesi' nin...E.... K sayılı kararı: Davcı ... davalı ...Taşımacılık ... Ticaret Ltd Şti aleyhine açtığı davada, Menderes İcra Müdürlüğü' nün ...E. sayılı dosyasına konu ...iki farklı ödeme tarihi olduğu bu haliyle senedin kambiyo vasfı bulunmaması nedeniyle Örnek 10 takibin iptaline karar verildiği, kararın 03.01.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Menderes İcra Hukuk Mahkemesi' nin ... E. ... K sayılı kararı: Davcı ... davalı ... Taşımacılık ... Ticaret Ltd Şti aleyhine açtığı davada, Menderes İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyasına konu bonoda iki farklı ödeme tarihi olduğu bu haliyle senedin kambiyo vasfı bulunmaması nedeniyle takibin iptaline karar verildiği, kararın 09.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu
: Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda özetle; Davalı tarafın 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait defter kayıtlarını incelediğimde; █████/2016 - █████/2016 tarihleri arasında Davacı ...’ye toplam 20.856,00 TL havale yapıldığı ve Davalı’ya ait █████/2016 vadeli 0016649 seri numaralı 13.800 TL’lik ... çeki- ni ... emrine (ekli çek görüntüsü) çek karnesi ile ödediği toplam; 34.656,00 TL ödeme yaparak alacaklı olduğu bunun dışında herhangi bir fatura alışverişleri olmadığı kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Bilirkişi Ek Raporu
: Bilirkişi... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda özetle; davalı cari hesap muavin ve belgeleri tekrardan incelediğinde kök raporda herhangi bir değişiklik olmadığı görüşü ile ek raporunu düzenlemiştir.
Mahkememizin █████/2022 gün ve ... Esas... Kararında, davalı... Taşımacılık Tur. İnş. Bilişim San. Tic. A.Ş.’nin 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterler ve cari hesaplarına göre, 6102 sayılı TTK’nun 64 maddesi uyarınca şirketin 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve ... defterlerinin noter bilgileri aşağıdaki şeklinde yasal sürelerinde tasdik ettirildiği, defter kayıtlarıyla cari hesapların birbirini doğruladığı ve delil niteliği bulunduğu, davalı tarafın 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait defter kayıtlarında; █████/2016 - █████/2016 tarihleri arasında davacı ...’ye toplam 20.856,00 TL havale yapıldığı ve davalı’ya ait █████/2016 vadeli... seri numaralı 13.800 TL’lik ... çekini ... emrine (ekli çek görüntüsü) çek karnesi ile ödediği toplam 34.656,00 TL ödeme yaparak alacaklı olduğu bunun dışında herhangi bir fatura alışverişleri olmadığı tespitinin yapıldığını, menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğünün kural olarak davalı alacaklıya düştüğünü, ancak imzası ikrar edilmiş bono alacağının varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olup bu kez borçlunun borcunun bulunmadığını, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini, bono, ödeme vaadi niteliğinde kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerdiğini, bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, 30.11.2021 tarihli celsede davacı vekili dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından bu delilin hatırlatıldığını, davacı vekilince yemin deliline başvurmayacaklarını beyan ettiğinden ispat yükü kendisinde olan davacının davasını ispat edemediği kanaati ile davanın reddine, dava değerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mahkememizce verilen █████████-███████ EK. sayılı kararı İzmir BAM 11. Hukuk Dairesinin █████████-███████ EK. sayılı ilamı ile "Somut olayda, davacı yanca davalı şirketle arasında bazı taşıma ve nakliye işleri için ortaklık yapıldığı, bu ortaklık gereği davalı şirketin aracının davacının üzerine, davacının aracı olan nakliye işi yaptığı tırın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, teminat teşkil etmesi için her iki tarafın birbirine bonolar verdikleri, adi ortaklığın sona erdiği, davacının elindeki bonoları davalıya iade etmesine rağmen, davalının teminat olarak aldığı 27.500 TL bedelli iki adet bonoyu iade etmediğinin ileri sürüldüğü; davalının ise, davacının davalıyı arayarak ortak aldıkları ... plakalı aracı satmak istediğini bildirdiği, davalının da kendisine olan borç ödendikten sonra aracın satışına muvafakat ettiğini bildirdiği, bonoların bunun üzerine teminat olarak verildiği hususlarını iddia ettiği, dosya içerisine getirtilen takiplerdeki 27.500,00 TL bedelli senetlerde ise ''malen'' kaydının yer aldığı görülmekle, öncelikle icra dosyalarındaki senetlerin dava konusu senetler olup olmadığının araştırılarak, senetlerin talili hususunun değerlendirilmesinden sonra ispat yükünün belirlenmesi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesi'nin bu hususları irdelemeksizin imzası ikrar edilmiş bononun alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olduğundan bahisle vermiş olduğu red kararı isabetli görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu nedenle kabulü ile Kabule göre ise; her ne kadar mahkemece dava değerinin %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ise de, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden dava konusuna ilişkin verilmiş ve uygulanmış bir ihtiyati tedbir kararına rastlanılamadığından İİK hükümlerine göre kötüniyet tazminatı koşullarının gerçekleşmeyeceğinin gözetilmemesi isabetli olmamıştır." gerekçesiyle kaldırıldığı görüldü.
Delillerin değerlendirilmesi ve Gerekçe
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.) İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:.. K:... 12.10.2011 gün ve E:..., K:...; 04.12.2013 gün ve E:.., K:...; 14.05.2014 gün ve E:..., K... sayılı ilamları)
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak, senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK m. 191/1, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Eğer taraflardan dan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Senede dayalı bu iddianın aksinin de yine yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. (Yargıtay HGK 05.02.2019 tarih ve ... E. - ... K. sayılı ilamı)
Somut olayda, davacı yanca davalı şirketle arasında bazı taşıma ve nakliye işleri için ortaklık yapıldığı, bu ortaklık gereği davalı şirketin aracının davacının üzerine, davacının aracı olan nakliye işi yaptığı tırın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, teminat teşkil etmesi için her iki tarafın birbirine bonolar verdikleri, adi ortaklığın sona erdiği, davacının elindeki bonoları davalıya iade etmesine rağmen, davalının teminat olarak aldığı 27.500 TL bedelli iki adet bonoyu iade etmediğinin ileri sürüldüğü; davalının ise, davacının davalıyı arayarak ortak aldıkları ... plakalı aracı satmak istediğini bildirdiği, davalının da kendisine olan borç ödendikten sonra aracın satışına muvafakat ettiğini bildirdiği, bonoların bunun üzerine teminat olarak verildiği hususlarını iddia ettiği, dosya içerisine getirtilen takiplerdeki 27.500,00 TL bedelli senetlerde ise ''malen'' kaydının yer aldığı görülmüştür.
Öncelikle icra dosyalarındaki senetlerin dava konusu senetler olup olmadığı noktasında yapılan araştırmada davacı vekili beyanında Davalının 27.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde de ikrar ettiği üzere davaya konu senetlerin Menderes İcra Müdürlüğünün ... Esas ve Menderes İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarındaki senetler olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Senetlerde malen kaydı bulunmaktadır. Somut olayda senette borcun nedeni “mal" olarak belirtildiği ve davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK m. 191/1, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Eğer taraflardan dan biri ki dava konusu olayda esasen davacı yanca davalı şirketle arasında bazı taşıma ve nakliye işleri için ortaklık yapıldığı, bu ortaklık gereği davalı şirketin aracının davacının üzerine, davacının aracı olan nakliye işi yaptığı tırın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, teminat teşkil etmesi için her iki tarafın birbirine bonolar verdiklerini idda etmekle senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylediğinden ispat yükünün kaydın aksini iddia eden davacıya ait olduğuna kanaat edilmiştir.
Davalı tarafından ise davacının senetlerin teminat amaçlı verildiği iddiasına karşılık █████/2017 tarihli cevap dilekçesinin esas yönelik itirazları başlıklı 3. maddesinde 35 byl 58 plakalı aracın satışına muvafakat vermek için söz konusu bonoları teminat amaçlı verildiğini beyan ettiği görülmüştür. Davaya konu senetlerin teminat amaçlı verildiğini davalı tarafça açıkça ikrar edildiği ortadadır.
Bununla birlikte, Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.01.11.2019 tarihi bilirkişi raporunda; Davalı ... Taşımacılık Tur. İnş. Bilişim San. Tic. A.Ş.’nin 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterler ve cari hesaplarına göre, 6102 sayılı TTK’nun 64 maddesi uyarınca şirketin 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve ... defterlerinin noter bilgileri aşağıdaki şeklinde yasal sürelerinde tasdik ettirildiği, defter kayıtlarıyla cari hesapların birbirini doğruladığı ve delil niteliği bulunduğu, Davalı tarafın 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait defter kayıtlarında; █████/2016 - █████/2016 tarihleri arasında Davacı ...’ye toplam 20.856,00 TL havale yapıldığı ve Davalı’ya ait █████/2016 vadeli... seri numaralı 13.800 TL’lik ... çekini ... emrine (ekli çek görüntüsü) çek karnesi ile ödediği toplam; 34.656,00 TL ödeme yaparak alacaklı olduğu bunun dışında herhangi bir fatura alışverişleri olmadığı tespiti yapıldığı görülmüş ise de esasen davalının sunmuş olduğu dekontlarıda borç karşılığı verildiğine dair bir ibare bulunmadığı görülmekle, dekontlarda herhangi bir açıklama olmaması halinde bunun borç verilen bir para değil, tam aksine borç ödemesi olarak kabul edileceği, havalenin bir ödeme vasıtası olduğunu ve var olan bir borcun ödendiğini gösterdiğinin kabulü gerekeceğinden davalının davacıdan alacaklı olduğu yönünde kanaat edinilememiştir..(Yargıtay 13... E,... K sayılı kararı)
Davacının dava konusu çekin davalıya teminat senedi olarak verildiğine yönelik iddiası karşısında davalının cevap dilekçesinde ... plakalı aracın satışına muvafakat vermek için söz konusu bonoları teminat amaçlı verildiğini kabul etmesi üzerine davacının davasını ispatladığı kanaatiyle her iki tarafında kabulünde olduğu üzere çekin teminat amaçlı verildiği bedelsiz kaldığı kanaat edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminatının yapılan değerlendirilmesinde: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK.) 72. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir. Ancak davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edilemediğinden şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davacının davalıya █████/2017 tanzim ve █████/2017 vade tarihli borçlusu ... alacaklısı ... Taşımacılık Turizm Ltd Şti olan 27.500,00 tutarlı ve █████/2017 tanzim ve █████/2017 vade tarihli borçlusu ... alacaklısı ... Taşımacılık Turizm Ltd Şti olan 27.500,00-TL tutarlı ve çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.757,05-TL harçtan peşin alınan 93,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.663,12-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 31,40-TL dava açma ilk gideri, 550,00-TL bilirkişi ücreti, 332,50-TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 913,90-TL Yargılama giderinin peşin yatırılan 93,93-TL harç ile birlikte 1.007,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!