Anahtar kelimeler: Lakin Aktifine Hazırda İmzaya Geçerek Fiilden Ederken Yolla Muhtırası Başlattığını

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket, 2017 yılında müvekkil şirkete karşı kambiyo senedine özgü icra takibi başlattığını, müvekkil şirket imzaya itiraz etmiş, itiraz yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi incelemesinden geçerek müvekkil şirket lehine kesinleştiğini, hali hazırda yargılama devam ederken müvekkil şirket haciz sebebiyle icra dosyasının borcunu ödediğini, uyuşmazlığa ilişkin karar kesinleştikten sonra İİK md. 361 gereği davalı şirkete icra müdürlüğünce ödeme muhtırası gönderilmiş ve ödenen paranın iadesi sağlanmıştır. Lakin bu yolla, sadece karşı tarafın aktifine geçen paranın iadesi mümkün iken, haciz ya da icra sebebiyle uğranılan sair zararın tazmini mümkün değildir, bu zararın giderilmesi için dava açılması gerektiğini, müvekkil şirket kendisine gelen ödeme emrine karşı icra mahkemesine itiraz etmiş ve yargılama esnasında yapılan grafolojik inceleme neticesinde imzanın kendisine ait olmadığı anlaşıldığını, yani müvekkil şirketin haksız icra takibine muhatap olduğu müsellem bir gerçek olduğunu, davanın kabulüne, müvekkil şirketin mahcuz iş makinesinin yokluğu nedeniyle mahrum kaldığı 1.520.000 TL’nin haksız fiil tarihinin başlangıcı olan 16.05.2018 tarihi ile bitişi olan 04.01.2019 tarihinin tam ortasındaki gün olan 09.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, müvekkil şirketin -------- İcra Müdürlüğü --------- E. numaralı dosyasına ödediği; yasa gereği geri alamadığı paranın ve toplam ödemiş paranın eksik kalan faizinin toplamı olan 165.645,02 TL’nin dava tarihinden işleyecek reskont avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, Müvekkil şirketin uğradığı manevi zararı ve itibar kaybını bir nebze olsun hafifletebilmesi adına 200.000 TL’nin 09.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, ödenen yeddiemin ücreti olan 20.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vakalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından talep edilen alacaklar tbk 72. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı, müvekkil şirket’in icra takibine maruz kaldığını 22.01.2018 tarihinde öğrendiğini, davacı taraf müvekkil şirket’in haksız eyleminden dolayı zarara uğradığını iddia ettiğini ancak somut uyuşmazlıkta haksız fiilin şartları oluşmadığını, haksız fiilin unsurlarından olan uygun illiyet bağı kesildiğini, davacı taraf mahrum kaldığını iddia etmiş olduğu 1.520.000,00 tl’lik zararı ispat edemediğini dolayısıyla haksız davanın reddi gerektiğini, davacı taraf icra dosyasına ödediği yasağa gereği alamadığı, bedelin eksik kalan faizini ve yediemine ödemiş olduğu tutarı müvekkil şirket’ten talep edemeyeceğini dolayısıyla haksız davanın reddi gerektiğini, manevi tazminat zenginleştirme amacına hizmet etmemeli, zararı özendirici nitelikte olmaması gerektiğini, davacının faiz başlangıç tarihi hukuka aykırı olduğunu, davacın talep ettiği faiz oranı hukuka aykırı olduğun beyan etmiştir.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep etmişse de bu talebi hukuk temelinde dikkate değer olmadığını, davanın kabulünü, müvekkil şirketin mahcuz iş makinesinin yokluğu nedeniyle mahrum kaldığı 1.520.000 TL’nin haksız fiil tarihinin başlangıcı olan 16.05.2018 tarihi ile bitişi olan 04.01.2019 tarihinin tam ortasındaki gün olan 09.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, müvekkil şirketin ------- İcra Müdürlüğü -------- E. numaralı dosyasına ödediği; yasa gereği geri alamadığı paranın ve toplam ödemiş paranın eksik kalan faizinin toplamı olan 165.645,02 TL’nin dava tarihinden işleyecek reskont avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, müvekkil şirketin uğradığı manevi zararı ve itibar kaybını bir nebze olsun hafifletebilmesi adına 200.000 TL’nin 09.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, ödenen yeddiemin ücreti olan 20.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vakalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından talep edilen alacaklar TBK 72. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramıştır. Bu açık husus uyarınca davanın reddi gerektiğini, davacı taraf müvekkil şirket’in haksız eyleminden dolayı zarara uğradığını iddia ettiğini ancak somut uyuşmazlıkta haksız fiilin şartları oluşmadığını, haksız fiilin unsurlarından olan uygun illiyet bağı kesildiğini, makine çalıştırılmaya ve gelir elde etmeye uygun halde olmadığını, makine üzerinde birden çok ve başkaca hacizler de bulunduğunu, davacı taraf mahrum kaldığını iddia etmiş olduğu 1.520.000,00 tl’lik zararı ispat edemediğini, dolayısıyla haksız davanın reddi gerektiğini, davacı taraf icra dosyasına ödediği yasağa gereği alamadığı, bedelin eksik kalan faizini ve yediemine ödemiş olduğu tutarı müvekkil şirket’ten talep edemeyeceğini dolayısıyla haksız davanın reddi gerektiğini, manevi tazminat zenginleştirme amacına hizmet etmemesi gerektiğini, davacının faiz başlangıç tarihi hukuka aykırı olduğunu, davacın talep ettiği faiz oranı hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı tarafından davacı aleyhine -------İcra müdürlüğünün -------- Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine mahsus icra takibi yapıldığı, takibin kesinleştiği , davacı tarafından davalı aleyhine --------İcra Hukuk Mahkemesinde -------- esasında kayıtlı borca ve imzaya itiraz istemli dava açıldığı, mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verilerek kambiyo takibinin davacı şirket yönünden durdurulmasına karar verildiği, iş bu kararın --------- sayılı 30.09.2020 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği , davacının icra takip dosyasına 28.12.2018 tarihinde 241.429,08 TL ödeme yaptığı , davalının takip dosyasından aktifine geçen miktarın 221.781,94 TL olduğu , davalının davacıya karar kesinleştikten sonra iade ettiği bedelin 223.128,25 TL olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalının davacıya yaptığı geri ödemenin eksik olup olmadığı , eksik ise miktarı ve kesinleşen takip nedeniyle davacı şirkete ait iş makinesinin fiilen haczedilip haczedilmediği, haczedilmiş ise bu işlem nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı ile yedieminlik ücreti ödenip ödenmediği, ödenmiş ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği ve dava dilekçesinde yazılı nedenlerden dolayı manevi tazminat talep edip edemeyeceği edebilecek ise miktarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın temelini, icra takibinin haksız olduğunun mahkeme kararlarıyla kesinleşmesinin ardından, Davacıya ait iş makinesinin yaklaşık yedi buçuk ay boyunca yedieminde kalmasından kaynaklanan kazanç kaybı ve icra masraflarının tahsil edilmesi talebi oluşturmaktadır.Kusura dayalı haksız fiil sorumluğu 6098 Sayılı TBK. 49 maddesinde "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 259/1.maddesinde düzenlenen kusursuz sorumluluğa dayalı tazminat maddi tazminat olduğundan, manevi tazminata hükmedilmesi için ise İcra ve İflas Kanunu hükümlerinde yer alan şartlar değil, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinde yer alan “Kişilik haklarının zedelenmesi” hükmünde öngörülen şartlar aranmaktadır. Buna göre, kural olarak haksız haciz uygulanması nedeniyle aleyhine haciz uygulanan gerçek veya tüzel kişi manevi tazminat isteminde bulunabilir. Ancak, haciz bilerek veya ağır kusurlu olarak dayanağı olan olay yanlış biçimde gösterilerek hak kötüye kullanılmış olursa eylem hukuka aykırı olur ve bu kapsamda manevi tazminata hükmedilebilir. .Keza tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir. Gerçek kişilere özgü olanlar dışında kalan kişilik haklarında tüzel kişilerin de manevi zarara uğrayabileceğini ve bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunabileceğini kabul edilmektedir. Davacı yapılan haksız işlem nedeniyle makinesini kullanamamış, yıllarca hukuk mücadelesinde bulunmak zorunda kalmış olması nedeniyle manen zarara uğradığı kabul edilmiştir. Davaya konu iş makinesinin haciz edildiği tarih olan █████/2018 ile yediemin otoparkından çıkışı yapıldığı tarih olan █████/2019 tarihi arasında geçen süre 7 ay 18 gün (228 GÜN) olup yapılan piyasa araştırmaları sonucunda belirlenen günlük kira bedeli 2.100 TL'dir. Bu günlük kira bedelinin doğruluğu, mahkememiz tarafından müzekkere yazılan kurumlardan alınan cevaplarla da desteklenmiş ve 2000-2250 TL aralığında olduğu bildirilmiştir. Günlük kira bedeli üzerinden yapılan hesaplama sonucunda hak mahrumiyet bedeli 478.800 TL (2.100 TL * 228 GÜN) olarak kanaate varılmıştır. Davacının ödemek zorunda kaldığı yediemin otopark ücreti 20.000 TL'dir. Davacının icra dosyasına ödediği tutar (241.429,08 TL) ve davalının uhdesine geçen miktar (221.781,94 TL) üzerinden, davalının iade ettiği miktar (223.128,25 TL) düşüldükten sonra kalan borcu seçenekli olarak hesaplamıştır. Davacının ödediği 241.429,08 TL baz alınarak): Davacının haksız yere ödemek zorunda kaldığı 241.429,08 TL'nin 17.08.2022 iade tarihine kadar işlemiş reeskont avans faizi dahil toplamı 387.938,50 TL'dir. İade edilen miktar (223.128,25 TL) düşüldüğünde, kalan miktar 164.810,25 TL'dir. Menfi zarar olan 164.810,25 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, son bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;1A-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;478.000,00 TL'nin 04.01.2019 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.164.810,25 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.20.000,00 TL maddi tazminatın 04.01.2019 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.2-Davanın MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN KABULÜ ile; Davacının 200.000,00 TL manevi tazminatın 04.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,3-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 58.938,56 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 32.540,58 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 26.397,98 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 32.540,58 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 32.621,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 35.000,00 TL bilirkişi masrafı, 4.094,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 39.094,50 TL'nin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 17.700,63 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Manevi Tazminat yönünden Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Maddi Tazminat yönünden Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 105.421,54 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Maddi Tazminat yönünden Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 105.421,54 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025