Anahtar kelimeler: Bam Gebze Sakarya Geliş Esaskarar Alanına Başkan Yazim Katip Üyesi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
:... (...)
ÜYE
:... (...)
ÜYE
:... (...)
KATİP
:... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Maddi Tazminat
BAŞVURU TARİHİ
: █████/2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; █████/2018 günü, davalı şirkete ait elektrik direğinin müvekkili şirkete ait işyerine düşmesi sonucu çıkan yangın sebebiyle 104.000,00 TL lik zarar meydana geldiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın 104.000,00 TL olduğunun Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi B. Gebze Bölgesi İtfaiye Grubunun █████/2018 tarihli raporu ile tespit edildiğini, gerekli yasal yollara başvurulacağı hususunun davalı tarafa ihtar edildiğini, mahkememiz ███████ D.lş tespit dosyasında keşif yapıldığını ve tespitler yapıldığını, yangın esnasında ofis eşyaları, büro malzemeleri ve elektrikli cihazların tamamının ciddi hasar gördüğünü, yangın sebebiyle kullanılamaz halde olduklarını, bu nedenle hasar gören malzemelerin tamamının bugün ki piyasa değerinin emsal kıyaslaması serbest piyasa satış bedellerine göre değerleri, malzemelerin kullanılmış olması da dikkate alınarak yaklaşık olarak "14.200,00 TL + 57.06730 Tl = 71.267.50 TL + KDV" olduğu, toplam hasar bedelinin 71.267,50-TL + KDV olduğu tespit edildiğini, Mahkememiz ███████ Değişik İş sayılı dosyasında alınan zarar tespitine ilişkin işbu bilirkişi raporuna istinaden Gebze 11. Noterliğin in █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin toplam zararının ödenmesi hususunun davalı şirkete ihtar edildiğini, ancak davalı şirketin işbu ihtarnameye de cevapta vermediğini ve talepleri ile ilgili herhangi bir işlemde bulunmadığını, Gebze 4.İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. S. İcra takip dosyası üzerinden davalı şirkete ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin ödeme emrine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının itirazı nedeniyle müvekkili şirketin zararının daha da arttığını belirterek davalı borçlunun itirazının iptalini ve davalı borçlunun takip miktarının en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davalarının dinlenebilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğunu, dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazı incelemeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğini, huzurdaki davada davacı borçlu tarafından yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, her şeyden önce davacı tarafın oluştuğunu iddia ettiği zarar miktarı ve zarar kalemlerini ispatlaması gerektiğini, yalnızca davacı şirketin vermiş olduğu bilgilere göre dava dilekçesinde yazılı olan zarar kalemlerinin gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceğini, bu yöndeki davacı taleplerini kabul etmediklerini, davacının iadia ettiği şekilde bir zarar gerçekleşmediğini, elektrik direğinin müvekkili SEDAŞ'a ait olmadığını, davacının iddia ettiği zarar ile ilgili olarak müvekkili şirkete atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, yangına sebebiyet verdiği iadia edilen direğin müvekkil kuruma ait olmaması ve zararın meydana gelmesinde müvekkili kurumun kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun saha elemanları tarafından yapılan kontrollerde davacının iddia ettiği kazanın █████/2018 tarihinde meydana geldiği anlaşıldıüğını, Kazanın meydana geldiği enerji nakil hattı Kocaeli ili. Gebze ilçesi. Sultan Orhan man. Hükümet cad. No:227 sınırları gerisinde bulunmakta olup, yapılan inceleme neticesinde kurumun DM 10330 Küçük Sanayi Kabin gümrük çıkışı GH 6229 hat kodlu TRP 10379 (O) nolu elektrik direğinden enerji aldığını, kurum saha personelinin █████/2018 tarihinde tutmuş olduğu tutanakta devrilen direğin eski Jandarma Komutanlığı parseli (şalt sahası) içerisinde bulunduğu, askeriyeye ait olduğunun ve direğin boşta olduğunun tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesi ile ilgili herhangi bir görgü tanığı bulunmadığını ve fiderlerde herhangi bir arıza kaydı yer almadığını, ilgili fiderlerde █████/2018 tarihinde bakım çalışması yapıldığını, Elektrik Kuvvetti Akım Tesisleri Yönetmeliğinin "Kuvvetli akım Tesislerinin Denetimi ve Güvenliği' başlıklı 67. maddesinde hava hatlarının denetiminin işletme tarafından belirli sürelerde hava hatları ve direkler, topraklamalar dahil denetlenmesi ve yoklanması gerektiğinin belirtildiğini, bunun yanında Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği Ek-P'de çeşitli topraklama tesislerinin işletme dönemi içindeki muayene, ölçme ve denetlemelere ilişkin olan periyotlar gösterildiğini, bu mevzuat hükümlerine göre enerji nakil hatlarının en geç iki yılda bir bazı hatların da beş yılda bir denetlenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak davacı tararından yaptırılan delil tespitinde bilirkişinin bu hatların yılda bir denetlenmesi gerektiği ışeklinde görüş bildirdiğini, bu görüş isabetli olmayıp bu konuda belirttikleri mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili kurum da DM 10330 Küçük Sanayi Sitesi Kabin Gümrük Çıkışı GH 6229 kolunda bakım çalışmasını █████/2018 tarihinde yaptığını, kurumun yaptığı bakım çalışmasının da belirtilen mevzuatta yer alan hükümlere uygun olduğunu, dolayısıyla müvekkil kurumun bakım çalışmasının yapılmaması nedeniyle bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, davacı şirketin kullanmış olduğu elektriği mevzuata aykırı olarak usulsüz olarak kullandığını, bu durum hakkında müvekkil şirket tarafından usulsüz kullanım tespiti yapıldığını, müvekkili kurumun saha personeli tarafından davacı şirketin elektrik aboneliğinin olmadığı ve başka bir aboneden usulsüz olarak süzme sayaçlarla enerji aldığının tespit edildiğini, dilekçe ekinde teknik raporu mahkememize sunduklarını, teknik rapor içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin süzme sayaçlarla/kablolarla başka bir aboneden elektrik enerjisi kullandığını, bu hususa ilişkin resimlere teknik rapor içeriğinde yer verildiğini, davacı işyerinde meydana gelen yangının bu tür usulsüz elektrik kullanımı nedeniyle meydana gelmesi de kuvvetle muhtemel olduğunu yine davacı şirketin usulsüz enerji aldığı özel trafonun periyodik bakımlarının yapılmadığı ve bakımsız olduğu, kaçak akım koruma rölesi olmadığı tespit edildiğini, davacı şirketin bu sekilde usulsüz elektrik kullanımı iddia edilen yangının meydana gelmesine neden olmuş olabileceğini, bu hususun da yapılacak yargılama sırasında dikkate alınması gerektiğini, EPDK Enerji Piyasası Kanunu Elektrik iç Tesisleri Yönetmeliği. Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ve Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre elektrik iç tesislerinin kurulması ve işletilmesinin kullanıcıların sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle davacı şirket tarafından elektrik iç tesisatı ve işletilmesi ile İlgili gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının denetlenmesinin gerektiğini, gerekli koruma sisteminin tesis edilip edilmediğinin, cihaz ve tesisatların ekonomik ömrünü tamamlayıp tamamlamadığının, cihazların kalitesiyle ilgili problemlerden ve yanlış kullanılmasından kaynaklanan elektriksel arıza bulunup bulunmadığının, şirket iç tesisatının sıhhatinin araştırılması ve buna göre meydana gelen zararda davacı şirketin de kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının devrilerek yangına sebep olduğunu belirttiği direğin olduğu yerde hafriyat çalışması nın anlaşıldığını, mahkemece bu hafriyat çalışmasını kimin yaptığının tespit edilmesi gerektiğini, Hafriyat Toprağı. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yonefmeiİğrnin "Hafriyat Sırasında Alınacak önlemler" başlıklı 14.maddesinde hafriyat toprağının çıkartılması sırasında doğal drenaj sistemlerinin korunacağı, olabilecek erozyona karşı önlemler alınacağı, hafriyat yapanın toprağın çıkarılması sırasında hafriyat alanının yanındaki binaları, Enerji telekomünikasyon tesislerini/ sistemlerinin korunması gerektiği belirtildiğini, direğin bulunduğu alanda yapılan hafriyat çalışması nedeniyle söz konusu direğin devrilmiş olma ihtimalinin de kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle hafriyat yapan kişi veya kurumun tespit edilerek davanın bu kişi veya kuruma ihbar edilmesini, davanın reddini, davacının dava değerinin % 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 71.267,50.-TL+KDV yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden, %20 icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; eksikliklerin hiçbirisinin yerel mahkemece giderilmediğini, önceki raporların tekrarı mahiyetinde olan aynı bilirkişilerden ek rapor aldırıldığını, elektrik direğinin mülkiyet hakkının müvekkili şirkette bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili şirket ile akdedilen devir sözleşmesinden çok daha önceden inşaa edilmiş olan betonarme direkte müvekkilinin bakım ve gözetim yetkisini aşan şekilde bir onarım gerekliliğinin varlığı olmuş olsa bile bu husustaki sorumluluğun malik kurumda olduğu gerçeğinin yadsınamayacağını, müvekkili şirketin direk inşa etme gibi bir yükümlülüğü ve yetkisi bulunmadığından ve davaya konu direk devreden kurum olan TEDAŞ tarafından inşa edildiğinden davanın, direği inşa eden kuruma açıldığı sonucuna ulaşılmakla husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, yerel mahkemece davanın ihbarı yönündeki talepleri hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, verilen kararın infazda tereddüt oluşturduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali (elektrik hattından kaynaklanan arıza sonucu meydana gelen maddi zarar nedeniyle) istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 71.267,50.-TL+KDV yönünden iptaline dair verdiği karar, davalı SEDAŞ vekilinin yaptığı istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 23.06.2022 tarihli ve █████████ esas -█████████ karar sayılı ilamıyla kaldırılmıştır. Dairemiz kararında "Bilirkişi raporunda davalı kurumun sorumluluğundaki elektrik direğinin kontrollerinin gerekli şekilde yapılmadığı belirtilerek zararın tamamından davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi ile zarara neden olduğu ileri sürülen elektrik direğinin davalı kuruma ait olmadığını, ayrıca bina içinde yanıcı maddelerin usulsüz şekilde muhafaza edildiğini savunmuştur. Mahkemece anılan konularda bir araştırma yapılmamış olup öncelikle Jandarma Genel Komutanlığına ait olduğu belirtilen elektrik direğinin olay tarihi itibariyle kimin sorumluluğunda olduğu ilgili kurumlara müzekkere yazılarak açıklığa kavuşturulmalıdır. Sonrasında itfaiye tarafından düzenlenmiş raporda yangının çıkış nedenine ilişkin bir tespit yapılmadığı gözetilerek, yanıcı maddelerin gelişi güzel depolanması gibi davacının bölüşük kusurunu oluşturabilecek bir durum olup olmadığı da değerlendirilmek suretiyle yangının çıkış nedeni kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmalıdır. Açıklanan şekilde tarafların kusur durumları tespit edildikten sonra yangında zarar gördüğü belirtilen eşyaların olay tarihi itibariyle kullanılmakta oldukları ve belli oranda yıpranmış durumda bulunacakları kabul edilerek gerekli yıpranma payı düşülüp zarar hesabı yapılmalıdır.
Kabul biçimine göre de uygulanacak KDV oranı belirtilmeksizin ve infazda duraksamaya neden olacak şekilde bedel ve KDV yönünden takibin iptaline karar verilmesi 6100 s. HMK'nın 297/2 maddesine aykırıdır." şeklinde gerekçelere yer verilmiştir.
İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, alınan ek heyet bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı Kanun'un 71. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." Açıklanan yasal düzenleme uyarınca, tehlikeli işletme sahibi ve varsa işleten, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki illiyet bağının kesilmiş olmasıdır.
Tehlike sorumluluğu kusursuz sorumluluk türlerinin en ağırını oluşturmaktadır. Burada bir kişi ya da işletmenin sorumlu olması için kusurlu olması veya objektif özen ya da gözetim ödevini ihlal etmesi gerekmez. Yapılan işin veya işletilen kuruluşun tehlike yaratması, bu tehlikenin kişilere zarar vermesi ve tehlikeli işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir.
İşletmenin kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi işletme veya nesnede bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi sorumlu kişi veya işletme her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli tüm tedbirleri alsa bile çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Davalıya kurtuluş kanıtı getirme olanağı tanınmamıştır. Bu sebeple, tehlike sorumluluğuna dayanan tazminat davalarında zararın tümü hesaplanır, kaçınılmazlık durumu veya davacının zarara katılımı varsa TBK 51/1 ve 52. maddeleri gereğince hakkaniyet indirimi yapılır.
Dosyaya yansıtılan bilgilerden, 24.07.2006 tarihli İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi ile %100 hissedarı TEDAŞ olmak üzere 15. Bölgenin işletme hakkının SEDAŞ’a devredildiği, daha sonrasında 11 Şubat 2009 tarihinde SEDAŞ’ın yönetiminin Akkök- Akenerji-CEZ Ortak Konsorsiyumunun yönetimine geçtiği, SEDAŞ'ın faaliyet alanı içerisinde bulunan enerji nakil hatlarının bir kısmının özelleşme öncesi olarak zikredilen 11.02.2009 öncesi döneme isabet etmekte olup bu hatların tesisisinin TEDAŞ eliyle yürütüldüğü, ihtilaf konusu elektrik direğinin de özelleşme öncesi dönemde tesis edildiği, arşiv taramalarında ilgili şebeke için, hangi tarihte ve kim tarafından tesis edildiğini gösterir belge ve bilgiye rastlanılmadığı,ancak ilgili tesise ait ilk elektrik aboneliğinin 01.01.1986 yılında T.C. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, KBRN Savunma Tabur Komutanlığı adına yapıldığı; bu aboneliğin 22.06.2015 yılına kadar T.C. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, KBRN Savunma Tabur Komutanlığına kadar devam ettiği, 09.07.2015 tarihi itibari ile TOKİ'ye aboneliğin devrinin yapıldığı, 01.01.2019 yılında ise ilgili aboneliğin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemiz kaldırma kararı sonrası aynı bilirkişi heyetinden alınan raporlarda ise, davacının iş yerinin arka tarafında bulunan ve askeri tesise paralel olarak giden OG hattına bağlı olan elektrik direğininin TEDAŞ sorumluluk alanında olduğu tarihlerde tesis edilmekle birlikte, beton direk temelinin usulüne ve tekniğine uygun yapılmaması neticesinde direği ayakta tutan betonun ve toprağın yılların geçmesiyle deforme olması ve kaymasıyla direğin iş yeri çatısı üzerine devrildiği, devrilme ile birlikte kopan iletken veya iletkenlerin çatıda bulunan ahşap parçalarla teması sonucu yangının oluştuğu, enerji nakil hattı devrilen direk imalatının teknik şartlara göre uygun olarak tesis edilmediği, devri yapılan hattın SEDAŞ sorumluluk alanı içerisinde olduğu ve hattın bakım sorumluluğunun SEDAŞ’ a ait olması sebebiyle davalının kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.
Buna göre yangının, davalının sorumluluğunda bulunan enerji hattına bağlı elektrik direğinin teknik şartlara uygun biçimde inşa edilmemesi sebebiyle devrilerek davacının iş yerinin ahşap çatısına düşmesi sonucu başladığı ve iş yerinin içine doğru sirayeti ile iş yerinde bulunan malzemelerin kullanılamaz duruma geldiği anlaşılmakla, hattın bakımını ve onarımını veya kontrolünü yapmayan davalı elektrik dağıtım şirketinin oluşan zarardan sorumlu olduğunun, olayın oluş biçimine göre de davacıya atfı kabil bir bölüşük kusurun bulunmadığının kabulü gerekir.
Dairemiz kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi heyeti ek raporlarında, delil tespiti dosyasında olay tarihine yakın biçimde keşfen tespit edilen zarar miktarının zarar miktarının oluşa ve rayiçlerine uygun olduğunun değerlendirildiği görülmekle, mahkemece bu doğrultuda davanı kabulüne karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Diğer taraftan yapılan incelemede, hüküm kısmında KDV oranının yazılmadığı anlaşılmakta ise de takip miktarı %18 KDV oranı dahil asıl alacak ile olay tarihi ile takip tarihi arasında işleyen faizine ilişkin olduğu tespit edilmekle, davanın kabulüne karar verilmesi sebebiyle sonuca etkili olmayan bu husus Dairemizce kaldırma nedeni yapılmamış ve eleştirilmekle yetinilmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda yukarıda eleştirilen husus dışında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı SEDAŞ vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 5.744,57 TL harçtan peşin olarak alınan toplam 1.436,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.670,62 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
4-Avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
5-Kararın HMK'nın 359/3 maddesi gereğince re'sen taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!