Anahtar kelimeler: Kayınvalidesi Kayınpederinin İsminde Ailesi Ettikten Sürdürmeye Dizi Kızı Mahsus Vefat

T.C.
İZMİR4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;İDDİA ;Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine █████/2024 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını ancak müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, davalının, müvekkilinin kayınvalidesi olduğunu, müvekkilinin eşinin yaklaşık 25 yıl önce vefat ettiğini, evliliklerinden ... isimli çocuğunun bulunduğunu, davalının ... isminde bir kızı bulunduğunu, müvekkilinin, eşi vefat ettikten sonra davalı ve ailesi ile iletişimini sürdürmeye devam ettiğini, 2022 yılında müvekkilinin kayınpederinin vefat ettiğini ve bir dizi taşınmazın müvekkilinin oğlu ...'a hissesi oranında miras kaldığını, bu taşınmazlardan biri olan ve davaya konu edilen teminat senedinin varlığını açıklayan taşınmazın ise İzmir ili, Konak ilçesi, 2. Karantina Mahallesinde, 752...7... numarada kayıtlı taşınmaz olduğunu, bu taşınmazın █████/2022 tarihinde müvekkilinin oğlu ...a mirası oranında intikal yoluyla geçtiğini ancak aile büyüklerine saygı ve örf-adet gereğince hem davalının torunu... hem de kızı ...un █████/2024 tarihinde davalıya paylarını emaneten temlik ettiklerini, tapuda yapılan bu işlemler neticesinde taraflar arasında hiçbir para alışverişinin olmadığını, 2024 Nisan ayına gelindiğinde müvekkilinin oğlu ...un iş konusunda sıkıştığını ve yüklü bir miktar paraya ihtiyaç duyduğunu, bu ihtiyaca binaen █████/2024 tarihinde emaneten temlik ettiği taşınmaz hissesinin satışının kendisi ve ihtiyaçlarını karşılamak için uygun bir bedel olacağını davalıya bildirdiğini, davalının ise bu isteği bir dizi koşula bağlayarak kabul ettiğini, bu koşullardan ilkinin "taraflar arasında bir borç sözleşmesinin imzalanması" olduğunu ancak davalının "bu sözleşmenin daha güvenilir bir sözleşme olması için sözleşmenin tarafının davacı müvekkili olması gerektiğini" belirttiğini, yine buna ek olarak "davacının kendisine bu davaya konu edilen teminat senedini vermesini" istediğini, müvekkilinin de oğlunun ihtiyaçlarının biran önce görülmesi ve ekonomik rahatlığa kavuşması için bu koşulları kabul etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin davaya konu teminat senedini imzalarken zaten oğluna dedesinden miras kalan evin satılacağını ve böyle bir borcun kalmayacağını hesap ettiğini, taraflar arasında █████/2024 düzenleme █████/2024 vade tarihli 2.450.000,00 TL bedelli teminat senedinin ve dilekçe ekinde sunulan aynı gün tarihli borç sözleşmesinin imzalandığını, imzalanan bu sözleşme ve teminat senedi karşılığında █████/2024 tarihinde davalının evin satışını gerçekleştirdiğini ve yine aynı gün müvekkilinin hesabına 2.000.000,00 TL ödeme yapıldığını, borç sözleşmesi içeriğinden de açıkça anlaşıldığı üzere icra takibine konu edilen senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, borç sözleşmesinin 2. maddesinde "sözleşmenin konusu" başlığı altında; "borç verenin bu miktar parayı bir araya getirebilmek için kendisine ait taşınmazı satılığa çıkardığı ancak borçlunun acil ihtiyacı olması ve değerinin çok altında satılması nedeniyle borç verenin uğradığı bu zararı gidermek ve fiyat farkının tamamlanması için 450.000,00 TL ödemeyi kabul ettiği" hususunun yazıldığını, bu sözleşmede yazılan bu fiyat farkının yalnızca...un miras hissesinden tahsil edilmeye çalışılmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira mirasçı...'un kendi uğradığı zararı da babaannesine ödemek zorunda bırakıldığını, davalının müvekkili ile imzaladığı sözleşmenin ve teminat senedinin müvekkilin oğlunun miras hissesine mahsuben verilmiş bir paraya ilişkin olduğunu, evin satıldığını ve paranın sözleşme gereği müvekkilinin banka hesabına gönderildiğini, bu işlemlerden sonra oğlunun, annesinin imzaladığı senedin kendisine teslim edilmesini istediğinde davalının ona "teminat senedini imha ettiğini, içinin bu konuda rahat olması gerektiğini" söylediğini ancak █████/2024 tarihinde haksız ve kötüniyetli bir şekilde müvekkilinin borcunun olmadığını bilerek icra takibi yapıldığını, takibin █████/2024 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin banka hesaplarına ve üzerine kayıtlı taşınmaza haciz uygulandığını, müvekkilinin mernis adresine tebligat gönderildiğini ve adreste aynı konutta yaşadığını beyan eden ... imzasına tebliğ yapıldığını ancak ...'nin bir dönem sitenin güvenliğinde çalışan işçi olduğunu ve kendisine yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, bu kişinin müvekkiline de bu hususta bilgi vermediğini, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle dava açıldığını belirterek, takibin tedbiren durdurulmasına; müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhinde takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.Dava 2.450.000,00 TL harca esas değer üzerinden açılmıştır.CEVAP ;Davalı vekili cevap süresinin uzatılması isteğini içeren █████/2025 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına HMK'nın 116. maddesi gereğince ilk itirazlarını, yetki itirazlarını ve zaman aşımı itirazlarını ileri sürmek suretiyle cevap süresinin uzatılmasını istediklerini belirtmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; göreve, yetkiye, hak düşürücü süreye, zaman aşımına ve husumete ilişkin ve yasaca sabit olan tüm ilk itirazlarını bildirdiklerini, dava dilekçesinde olay tarihlerinin yanlış yazıldığını, zira; █████/2024 tarihinde tapuda herhangi bir işlemin yapılmadığını, müvekkilinden para alan kişinin davacı olduğunu, davacı her ne kadar bu paranın oğlu olan dava dışı ...'a yönelik verildiğini iddia etse de somut olayda ilgili senet uyarınca davacının hesabına para transferinin gerçekleştirildiğini, parayı müvekkilinden isteyen kişinin davacı olduğunu, davacının transferden sonra bu parayı ne yaptığını bilmediklerini; senedin teminat senedi olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, hukukumuzda payların emaneten temlik edilmesi yönünde bir uygulamanın bulunmadığını, aksine taraflarında ...a miras hissesinin 2023 yılında ödendiğine ilişkin dekontların bulunduğunu, dava dışı ...un İzmir ili Konak ilçesi 2 Karantina mahallesinde 752...7 ... numarada kayıtlı taşınmaz üzerindeki 3/8'lik miras hissesini 40.000 Euro karşılığında sattığını, taşınmazın 2024 yılında yaklaşık 2.000.000,00 TL gibi bir bedelle satıldığı göz önünde bulundurulduğunda 3/8'lik hisse karşılığı 40.000 Euro ödemenin oldukça cömert bir ödeme olduğunu çeliştiğini, davacının sattığı bir evin bulunmadığını, davacının müvekkilinden para istediğini, sözleşmelere de yazıldığı üzere paraya ihtiyacı olduğunu söylediğini, müvekkilinin ise "evini satılığa koyacağını, satılması durumunda ihtiyacı olan parayı kendisine vereceğini, ancak bunun bir senet karşılığı olacağını" söylediğini, bunun üzerine davacının "paraya çok acil ihtiyacı olduğunu, evin daha erken satılması için fiyatı çok daha aşağıya çekmesini, evin satılması durumunda kendisinin bu aradaki farkı kapatacağını, 1-1,5 ay içerisinde bu paranın kendisine geleceğini " söylediğini, müvekkilinin de davalının gelini olması sebebiyle davacının beyanlarına güvenerek evi 450.000,00 TL değerinin aşağısında sattığını, hatta ev o kadar ucuza gitmiş ki evi ilana çıkaran emlakçının satın aldığını, davacının parayı aldıktan sonra ne yaptığını bilmedikleri gibi bu hususun dava konusu da olmadığını, vade tarihi geldiğinde davacının borcunu ödemediğini, müvekkilinin de senedi icraya koyduğunu, davacı tarafın dilekçesinde aile ve miras hukukuna yönelik iddialar da bulunsa da davanın ticaret mahkemesinde açıldığını, iddiaların ticaret hukukunun inceleme alanına girmediğini, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın menfi tespit davası olduğunu ve iddiaların ispatlanamadığını; davacı tarafın borcun borçlusunun...olduğu yönündeki beyanlarını kabul etmediklerini, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının oğlu...'a küçüklüğünden beri babaannesi olan müvekkilinin baktığını, müvekkili kocasını kaybettikten sonra...'un defalarca müvekkilinin sevgisini su istismal ederek çeşitli bahanelerle tehdit edildiğini ileri sürerek yüklü miktarda borç aldığını, bunların hiçbirini ödemediğini, 2022-2024 yılları arasında müvekkilinin ...'a çok yüksek miktarda borç gönderdiğini, tüm transferlerin müvekkilinin banka hesapları incelendiğinde görüleceğini, dava dışı ...un borcuna sadık olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin kira geliri ile geçim kaynağı olan tek evinin satılarak paraya çevrilmesinin ve buradan gelen paranın borç olarak tek kalemde verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; borcun davacıya verildiğini, davacının hür iradeyle imzaladığı senet ve sözleşmede de kendisinin bu borcu dava ettiği miktar kadar kabul ettiğini, sözleşmenin içeriğinin açık olduğunu; senedin teminat senedi olmadığını belirterek, ihtiyati tedbir isteğinin reddine, davanın reddine, % 20'den az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.DELİLLER ;İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı takip dosyası, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, tapu kaydı, █████/2024 tarihli borç sözleşmesi.GEREKÇE ;Dava; kambiyo takibi sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.█████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir.Somut olayda; █████/2024 tarihli borç sözleşmesinin içeriği dikkate alındığında, davaya konu senedin düzenlenmesindeki temel ilişkinin aile hukuku ya da miras hukuku olduğu yönünde bir açıklığın bulunmaması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde kambiyo senedinden kaynaklanması ve 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince ticaret mahkemelerinin görevli olması sebebiyle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen görev itirazının reddine karar verilmiştir.Dava, takip alacaklısı konumundaki kişiye yöneltilmiş olup, husumette herhangi bir yanlışlık bulunmadığından davalı vekilinin husumet itirazının da reddine karar verilmiştir.Geçerli bir yetki itirazından söz edilebilmesi için yetkili yerin de gösterilmesi gerekli olup, davalı vekilinin ne cevap süresinin uzatılması isteğine ilişkin dilekçesinde ne de cevap dilekçesinde yetkili yeri göstermediği anlaşıldığından, bu kapsamda da ortada geçerli bir yetki itirazı bulunmadığından, bu itirazla ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 116. maddesi gereğince ilk itirazlar yetki ve tahkim itirazı olup, her ne kadar davalı tarafça açık bir şekilde "tahkim itirazı" ileri sürülmemiş ise de; ortada taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözüleceğine ilişkin bir sözleşme bulunmadığından, bu itirazın da reddine karar verilmiştir.Yapılan ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyasında takibe konu edilen █████/2024 düzenleme tarihli, █████/2024 vade tarihli, 2.450.000,00 TL bedelli senedin davacı tarafın ileri sürdüğü şekilde bir teminat senedi olup olmadığı, yani bu senedin davacının oğlu ...un miras hissesine mahsuben verilmiş paraya ilişkin olup olmadığı, davacının bu senet nedeniyle davalıya borcunun bulunup bulunmadığı, taraflarca tazminat istenebilme koşullarının bulunup bulunmadığı" konularında olduğu belirlenmiştir.Menfi tespit davasının açılabilmesi için İİK'da özel bir süre öngörülmediğinden, sözleşme ilişkisinin bulunduğu durumlarda zaman aşımı süresi 6098 sayılı TBK'nın genel hükümlerine göre 10 yıl olup, olayda bu sürenin dolmadığı anlaşıldığından, anılan dava yönünden hak düşürücü süre de bulunmadığından, davalı vekilinin zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazı haklı bulunmamış, reddine karar verilmiştir.İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı icra dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ..., takip borçlusunun ..., takip tarihinin █████/2024, takip türünün kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile olduğu, takipte 2.450.000,00 TL asıl alacak ve 207.000,00 TL reeskont faizi olmak üzere toplam 2.657.000,00 TL alacağın tahsilinin istendiği, takibin dayanağının “█████/2024 tanzim tarihli, █████/2024 vade tarihli ve 2.450.000,00 TL bedelli senet" olarak gösterildiği, senedin (...) vade tarihinin █████/2024, ödeme tarihinin █████/2024 olduğu, keşidecinin ... olduğu ve ... Emrine düzenlendiği, 2.450.000,00 TL bedelli olduğu ve senet metninde nakden ibaresinin yazılı olduğu görülmüştür.İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının ..., dava tarihinin █████/2024 olduğu, borca itiraz edildiği, davanın derdest olduğu görülmüştür.İzmir ili Konak ilçesi 2. Karantina mahallesinde 752 ... 7...6 numaralı bağımsız bölüme ilişkin tapu kaydı incelendiğinde;... adına kayıtlı olduğu, satışının 30/0/2024 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu görülmüştür.Taraflar arasında imzalanan █████/2024 tarihli borç sözleşmesi incelendiğinde; borç verenin davalı ..., borçlunun davacı ... olduğu, ödenecek borç tutarının 2.450.000,00 TL olarak gösterildiği, 2. maddesine göre sözleşmenin konusunun; "borç veren ..., borçlu ...'un ihtiyaçlarını gidermesi için 2.000.000,00 TL borç vermeyi kabul etmiştir. Borç veren sözleşme gereği ödenmesi gereken 2.000.000,00 TL'yi sözleşme imzalandıktan sonra borçlunun banka hesabına havale etmeyi kabul etmiştir. Borç veren bu miktar parayı bir araya getirebilmek için kendisine ait ... Mahallesi 188 Sokak No:8/6 Konak İzmir adresinde bulunan evini satılığa çıkarmış ancak borçlunun ihtiyaçlarının acil olması nedeniyle değerinin çok altında satması nedeniyle borç verenin uğradığı bu zararı gidermek, fiyat farkını tamamlamak için borçlu 450.000,00 TL daha ödemeyi kabul etmiştir. İş bu sözleşmenin ana para borcu 2.450.000,000 TL olarak belirlenmiş ve taraflar arasında mutabık kalınmıştır" dendiği; "geri ödeme" başlıklı 3. maddesinde; "İş bu sözleşme gereği alınan bu borç para █████/2024 tarihinde ana para, faiz ve varsa diğer giderlerden oluşan borcun tek seferde borç verene teslimi suretiyle geri ödenecektir. Borçlu borç alınan para ödemesini borç verenin banka hesabına yatırmak suretiyle geri ödeyecektir. Borç verene ait banka ve hesap bilgileri aşağıda yer almaktadır" dendiği; "temerrüt" başlıklı 8. maddesinde; "iş bu sözleşme gereği alınan bu borç para madde 3 de yer alan vade olan █████/2024 tarihinde ödenmediği durumlarda muaccel olacak ve ihtara gerek olmaksızın borçlunun temerrüte düşeceği taraflarca kabul edilmiştir. Borcun mahiyetini gösterir belge aşağıdaki gibidir. Borçlu tarafından borç veren lehine düzenlenecek olan ve düzenlenme tarihi █████/2024 ve vadesi █████/2024 olan 2.450.000,00 TL'lik senet" dendiği görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın "Senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201. maddesinde; "(1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." düzenlemesine yer verilmiş olup, 6100 sayılı HMK’nın 203/1-a maddesindeki yakın hısımlar arasındaki hukuki işlemin senede bağlandığı durumlarda artık bu yakın hısımların birbirlerinden senet almalarında manevi imkansızlık bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, yakın hısımlar arasındaki senede karşı ileri sürülecek iddia ve savunmalar tanıkla ispat edilemeyecek olup, ancak yazılı belge ile ispat edilebileceğinden (Baki Kuru Hukuk Muhakameleri Usul 6. Baskı 2. Cilt sayfa 2391) tanık dinlenemeyeceğinden; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin █████/2015 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin ... Esas,... Karar sayılı kararlarında da “yakın hısımlar arasındaki bir hukuki işlem senede bağlanmış ise, bu senede karşı ileri sürülecek savunmaların tanıkla ispat edilemeyeceği ancak senet ile ispat edilebileceği” hususuna işaret edildiğinden; tanıkla ispat olanaklı olmadığından, tarafların tanık dinletme isteklerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile; müvekkili hakkında 2.450.000,00 TL ana para üzerinden başlatılan icra takibinde müvekkili tarafından ödeme yapılmadığını, zira; bu bedelin müvekkilinin oğlunun da mirasçısı olduğu taşınmasın satılması suretiyle ödendiğini ancak iade edilmesi gereken davaya konu senedin iade edilmediğini belirtmiştir.Toplanan deliller ile tüm dosya içeriğine göre; davacı vekili davaya ve takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmüştür. Takip dayanağı bir senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir. Senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı ispatlanmalıdır. Sözleşmede senedin ödeme ve düzenleme tarihi ile miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu da belirtilmiş olabilir. Somut olayda; davacı tarafın dayandığı █████/2024 tarihli borç sözleşmesinin "temerrüt" başlıklı 8. maddesinde; "İş bu sözleşme gereği alınan bu borç para madde 3'de yer alan vade olan █████/2024 tarihinde ödenmediği durumlarda muaccel olacak ve ihtara gerek olmaksızın borçlunun temerrüte düşeceği taraflarca kabul edilmiştir. Borcun mahiyetini gösterir belge aşağıdaki gibidir. Borçlu tarafından borç veren lehine düzenlenecek olan ve düzenlenme tarihi █████/2024 ve vadesi █████/2024 olan 2.450.000,00 TL'lik senet" denmiştir. Sözleşmenin hiçbir bölümünde davaya ve takibe konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin düzenleme olmadığı gibi senet metninde de teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibareye rastlanmamıştır. Diğer yandan aynı sözleşmenin "geri ödeme" başlıklı 3. maddesinde; "İş bu sözleşme gereği alınan bu borç para █████/2024 tarihinde ana para, faiz ve varsa diğer giderlerden oluşan borcun tek seferde borç verene teslimi suretiyle geri ödenecektir. Borçlu borç alınan para ödemesini borç verenin banka hesabına yatırmak suretiyle geri ödeyecektir. Borç verene ait banka ve hesap bilgileri aşağıda yer almaktadır" denmiştir. Bu madde ile taraflar, davalının davacıya verdiği borç paranın ne şekilde ödeneceğini kararlaştırmışlardır. Sözleşmeye uygun ödeme şekilde ödeme yapılmamıştır. İspat yükü davacı taraftadır. HMK'nın 201 ve 203 maddeleri gereğince tanıkla ispat olanaklı olmayıp, senede karşı olan aksi yöndeki iddiaların yazılı belgelerle yani senet gücündeki belgelerle ispat edilmesi gerektiğinden, dosyaya davacı tarafça böyle bir delil sunulmadığından, davacının dilekçelerinde de açık bir şekilde yemin deliline dayanılmadığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.İİK'nın 72/4 maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." düzenlenmesine yer verilmiş ise de; mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmamış olması sebebiyle, davalı tarafın koşulları oluşmayan tazimat isteğinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;1-Davanın REDDİNE,2-Davalı tarafın koşulları bulunmayan tazminat isteğinin reddine,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin olarak alınan 41.839,88 TL harçtan düşülmesi ile kalan 41.224,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 329.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025Başkan ...¸E-imzaÜye ...¸E-imzaÜye ...¸E-imzaKatip ...¸E-imza