Anahtar kelimeler: Döngüsü Simülasyon Sanal Satıcısı Markaya Zamanlı Aşkın Süredir Yazılım Sistem

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin yaklaşık -------- ürün geliştirme teknolojilerinden yazılım geliştirme, danışmanlık ve ürün yaşam döngüsü yönetimi ve sanal gerçeklik, simülasyon sistemlerine yönelik gerçek zamanlı sistem ve yapıların kurulmasına kadar geniş bir alanda ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirkette davacı şirketle benzer alanlarda ticari faaliyette bulunduğunu, davacı,------ de aralarında bulunduğunu birçok uluslararası firmanın ----- tek yetkili satıcısı olduğu, davacı, tek yetkili satıcısı olduğu ---- bu markaya ait sarf malzemesi ve diğer ürünleri 25 yılı aşkın süredir ------ yetkili temsilcisi olarak pazarlamakta olduğunu, davacı şirketin ---- printerlarını satın almış olan ve bu markanın makinalarını ve ------- sarf malzemelerini uzun yıllardan beri davacıdan satın alarak kullanmakta olan müşterilerin siparişlerini durdurmaları üzerine şirket yetkilileri tarafından yapılan müşteri ziyaretlerinde davalının ---- ithalatını yapmakta olduğu--------marka printerlarda davacının müşterileri tarafından kullanılmakta olduğunun görüldüğünü, bu durum karşısında, konuyu geniş çaplı olarak araştıran davacı şirketin yapmış olduğu incelemeler sonucunda davalının gerek davacının müşterileri olan şirketler bünyesinde ve gerekse davalı şirketin sosyal medya hesaplarında ---- davacının tek yetkili satıcısı olduğu ------- marka ürünlerin görsellerini de kullanmak suretiyle ürünlerle ilgili ------- ürettiği pahalı sarf malzemeleri yerine, -----------filamentini kullanan onlarca müşterilerden birisi olan" sloganı ile davacı ile haksız rekabette bulunduğunun belirlendiğini, davalı bu suretle T.T.K madde 55.te tanımlanan dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemlerinde bulunmak suretiyle davacı ile ticari ilişkide bulunan firmaların davacıdan mal alımlarını sona erdirmeye yöneltildiğini, davalı böylece kendisine TTK 55/1 madde kapsamında yer alan surette saldırgan satış yöntemleri kullanarak ve davacı şirket ile onların mallarını, ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini ve ticari işlerini yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek suretiyle kendisini rekabette öne geçirmek suretiyle haksız rekabette bulunduğu, davacı şirket davalının haksız rekabeti nedeniyle maddi ve manevi bakımdan son derece büyük oranda zarara ve kar kaybına uğradığı, ancak bunların miktar ve boyutu dava sırasında yapılacak bilirkişi tetkikatı neticesi belirlenebileceği, davalı yapmış olduğu bu eylemlerle haksız rekabet halleri içerisinde yer alan; başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini, ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve incitici açıklamalar yapmak suretiyle kötüleyerek kendisini öne geçirmek ve davacının müşterilerinin karar verme özgürlüğünü saldırgan satış yöntemleriyle etkilemeyi amaçlamış bulunduğu, davalının yapmış olduğu haksız rekabet nedeniyle davacı şirket maddi ve manevi zarara uğradığı, bu itibarla davalının haksız rekabeti nedeniyle davacı sirketin yoksun kaldığı kar ile uğradığı maddi zararın tespit ve belirlenmesini ve bunların davalıdan tahsilini ayrıca davalının haksız rekabeti nedeniyle elde etmiş olduğu ticari kazancında tespit edilerek belirlenmesini ve davalı şirkete devrini talep ettiklerini, haksız rekabeti nedeniyle davalıdan 50.000 TL manevi tazminat talebinde de bulunduklarını, ayrıca davalının yapmış olduğu haksız rekabet teşkil eden söz ve eylemler aynı zamanda suç teşkil ettiğinden yasal süresi içerisinde haklarında suç duyurusunda da bulunulacağını, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle davamızın kabulüne, davalının haksız rekabetinin tespitine, men ve refine, gelecekte benzer davranışlar sergilemekten men edilmesine, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacı şirketin uğradığı maddi zararların tespiti ile belirlenen zarardan kaynaklı maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ayrıca davalının haksız rekabet nedeniyle elde etmiş olduğu ticari kazancın avans faizi ile birlikte davacı şirkete devrine, keza 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ----- alanında hizmetler ve ürünler sunan bir teknoloji firması olduğu, davacı şirketin distribütör olduğu ---- ürünler için sarf malzeme satışı yaptığını, buna göre, davacı şirketin distribütör olduğu -------markası ürünler için pek çok firma tarafından sarf malzemesi satıldığını bilindiğini, davalı şirketin distribütörü olduğu ---- firma da bunlardan birisi olduğunu, adı geçen ve----- davacı şirketin distribütör olduğu ----markası ürünler için muadil niteliği taşıyan sarf malzemeleri satmakta olduğu, davalı şirket de adı geçen firmanın ---- yılından bu yana, ---- markalı ürünlerde kullanılmak üzere, sarf malzeme satışını gerçekleştirdiğini, aşağıda ayrıntılandıracağımız nedenlerle, davalı şirketin, kaynağını Anayasa'nın 48. maddesinden alan girişim özgürlüğü çerçevesinde yürüttüğü ticari faaliyetlerinin, TTK'nin 54 vd. maddelerinde yer alan haksız rekabet düzenlemesine aykırılık teşkil etmediğini, davacı yanın, dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemleri ile saldırgan satış yöntemlerinin kullanıldığı yönündeki iddialarının, hukuki dayanaktan yoksun bulunduğundan, davanın reddi gerektiğini, şöyle ki; TTK m. 54/2 hükmü uyarınca, haksız rekabetin, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar" şeklinde tanımlandığını, buna göre, ilgili madde metninde örnekseme yoluyla belirtilen ve haksız rekabet oluşturduğu kabul edilen durumlar incelendiğinde, davalının satış yönteminin, işbu hükümler kapsamında değerlendirilmesinin olanaklı olmadığını, zira, davacının yasal dayanağını oluşturan TTK m.55/f.1, a, b.1 hükmünde "Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırıdavranışlar ve özellikle; başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek," biçiminde yer alan düzenleme uyarınca, davalı şirketin satış yöntemi, davacı şirketin mallarını, faaliyetlerini yanıltıcı veyahut incitici niteliği haiz olmaması nedeniyle, haksız rekabet oluşturmadığını, zira, davalı şirketin,----- olduğu ürünlerin satışına yönelik olarak rekabetçi piyasa koşullarına uygun satış yöntemleri kullandığını, nitekim, davalı şirketin, "%50 fiyat avantajı" ibaresiyle kullandığı satış yöntemi, gerçeğe uygun niteliği taşıdığından, bir başka deyişle, yanlış ya da yanıltıcı olmadığından, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek niteliği haiz bulunmadığını, ---------- da anlaşıldığı üzere, davacı şirketin ürünlerine ilişkin haricen edinilen satış bedelleri ile davalı şirketin, ekte sunulan faturalardan görüleceği üzere, -------- marka ürünlerde kullanmak üzere, distribütör sıfatıyla satışını gerçekleştirdiği sarf malzemelerinin fiyatları arasında, ürün hacmi/ fiyat performansı değerlendirmesi yapıldığında, %50'den fazla fiyat farklılık oluşmadığını, hal böyle iken, davalı şirketin, "%50 fiyat avantajı" ibaresini kullanarak gerçekleştirdiği satış ve satış yöntemlerinin aldatıcı, yanıltıcı niteliği haiz bulunmaması nedeniyle haksız rekabet oluşturmayacağının da açıkça ortada olduğunu, kaldı ki, davacı şirketin, iş bu davaya konu edilen pek çok firmanın ------- tek satıcısı konumunda bulunması nedeniyle, faaliyetleriyle serbest piyasada rekabeti sınırlandırıcı etki doğurmakta olduğunu, benzer nitelikte faaliyet gösteren gerek yerli gerekse yabancı firmaların, piyasa etkinliklerini sınırlandıran davacı şirkete ait satış fiyatlarının, rekabet ortamını bozucu nitelik taşıması nedeniyle, davalı şirketin, gerçeğe uygun satış ve satış yöntemlerinin serbest piyasa ekonomisinin gereği olduğu haksız rekabet teşkil etmediğinin açık olduğunu, kaldı ki, davalı tarafından satışı gerçekleştirilen ürünlere dair yüksek bir müşteri memnuniyeti bulunduğunu, davacı şirketin distribütör olduğu ------ markası ürünler için, muadil niteliği taşıyan sarf malzemeleri satan /sguared isimli firmanın------- davalının satış yöntemlerinde gerçeğe uygun bilgilendirme içeren tanıtım faaliyetlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı şirketin, kendilerinden mal alımının sınırlandığını, ürün, fiyat vb. kötülemek suretiyle avantaj elde edildiğini iddia etmesine karşılık, iş bu iddialarına ilişkin olarak kendilerine ait fiyatlandırma ile uğranıldığını iddia ettikleri zarara ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, bu itibarla, davacının yalnızca soyut ibarelere dayalı olarak ortaya koyduğu iddialar neticesinde hüküm tesis edilemeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, davalı şirketin, faaliyet ve satış yöntemlerinin yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olmaması ile tanıtım vasfını haiz bilgilendirmelerinin hukuka aykırı nitelik taşımadığı ----kullandığı ibarelerin gerçeği yansıtması nedeniyle, kusurlu herhangi bir davranışının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Deliller Tarafların ---------dosya arasına alınmıştır.----- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.----- yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi, marka ve patent hukuku alanında uzman bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Gümrük müşaviri bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 6102 sayılı TTK 55 vd maddeleri uyarınca davalının haksız rekabet oluşturan faaliyetleri olup olmadığı, şayet var ise bu faaliyetlerin tespiti, men'i ve ref'i ve buna bağlı olarak bu hususun tazminat hükmedilmesi sonucunu doğurup doğurmayacağına dair 50.000 TL manevi tazminat ile HMK 107.maddesi uyarınca açılmış maddi tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosya, mali müşavir bilirkişi, marka ve patent hukuku alanında uzman bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 06.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın şirket merkezinin -------olması sebebiyle defterlerinin incelenemediği, davaya konu reklamın haksız rekabet teşkil edebileceği, taraf defterlerinin mukayesesi ile net bir sonuca ulaşılabileceği rapor edilmiş olup, davalı tarafın da ticari defterlerinin incelenerek defterlerin mukayese edilebilmesi için -------Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı firmanın------ markalı ürün satışı bulunmadığı, ----markalı ürün satışı bulunduğu, ----aylık dönemi olmak üzere toplam ------satış yaptığı, bu satışların maliyetinin 212.869,94 TL olduğu, Isquared markalı ürün satışına ilişkin maliyetin daha fazla olması sebebiyle ilgili işlemlerin 19.576,64 TL zarar ile sonuçlandığı rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan rapora itirazların irdelenmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek raporlar alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek raporlara göre bilirkişinin ek rapordaki görüş ve kanaati ile kök rapordaki görüş ve kanaatinin aynı olduğu, ayrıca, davalı firmanın tüm satışları ve maliyetleri içinde, raporlarda belirtilenler dışında varsa Isquared markalı ürünler ile ilgili olanların tespitinin mümkün görünmediği, bu faturalarda yazılı açıklamaları, teknik bilgiye sahip uzmanın değerlendirmesine bağlı olarak net bir kar/zarar hesabına ulaşılabileceğinin rapor edildiği görülmüştür.Dosyanın kapsamına, mahiyetine, sunulan raporlara ve rapora karşı beyanlara göre dosya gümrük müşaviri bilirkişiye tevdi edilmiş, ----- tarihli bilirkişi raporuna göre, dava dosyasında yer alan ve davalı tarafın ithal etmiş olduğu ürünlere ait gümrük beyannameleri incelendiğinde davalının davacı tarafin ticaretini yaptığı ürünlerin ikame ürünlerini ithal ettiğinin görüldüğü, davalı taraf adına tescilli dava dosyasında yer alan muhtelif beyannamelerin incelenmesi sonucu, söz konusu beyannamelerde ikame ürünlerin maliyetini düşürerek haksız rekabete yol açacak şekilde; eşyanın --------- farklı göstererek daha düşük vergi oranına tabi tutulması, eşyanın kıymetinin düşük gösterilerek daha düşük gümrük vergisi ödenmesi gibi usulsüzlüklerin yapılmadığı, tüm gümrük işlemlerinin usulüne uygun yerine getirilerek davalı adına tescilli beyannamelerin gümrük idaresince onaylandığı, bu sebeplerle davalının ithal ettiği emtiaların gümrük işlemlerini gerçekleştirirken eşyanın maliyetini düşürerek haksız rekabete yol açacak bir usulsüzlük yapmadığının görüldüğü, diğer taraftan: İthalat Rejim kararının 5. maddesi; "Kamu ahlakı, kamu düzeni veya kamu güvenliği; insan, hayvan ve bitki sağlığının korunması, sınai ve ticari mülkiyetin korunması amaçlarıyla ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde alınan önlemlerin kapsamı dışındaki eşyanın ithali serbesttir." İthalat Rejim kararının 8. maddesi; "4/1/A961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca vergi kimlik numarası verilen her gerçek ve tüzel kişi ile tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat hükümlerine istinaden hukuki tasarruf yapma yetkisi tanınan kişi ortaklıkları ithalat işlemlerini yürütebilir." hükmünü amirdir. Bu doğrultuda ithalatı kanun veya idari kararlar ile yasaklanmamış olan veya İthalat Rejim kararının 5. maddesinde belirtildiği üzere kamu ahlakı, kamu düzeni veya kamu güvenliği insan, hayvan ve bitki sağlığının korunması, sınai ve ticari mülkiyetin korunması amaçlarıyla ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde alınan önlemlerin kapsamı dışındaki her eşyanın vergi numarasına sahip gerçek ve tüzel kişiler tarafından ithal edilmesinin önünde yasal bir engel bulunmadığı, burada dikkat edilmesi gereken hususun, davalının yapmış olduğu ithalat işlemlerinde davacının sınai ve ticari mülkiyet haklarına bir tecavüz yapıp yapmadığı konusu olduğu, gümrük mevzuatının sınai ve ticari hakların korunması konusundaki hükümleri 4458 Gümrük Kanununun 56 ve 57. maddelerinde hüküm altına alındığı, 56. maddenin 1. fıkrasını incelendiğinde, ithal edilen eşyanın üzerinde haksız rekabete yol açacak ve tüketiciyi yanıltacak şekilde eşyanın menşeini farklı gösterecek bir ibarenin olması halinde ithaline izin verilmeyeceğinin hüküm altına alındığı, buna bir örnek vermek gerekirse ----- gibi bir ibarenin olması halinde bu eşyanın tüketici tarafından ---------menşeliymiş gibi algılanacağı ve bu durumunda hem tüketici haklarına aykırı olacağı hem de aynı ve benzer eşyaların ithalatını yapan kişilere karşı haksız rekabet oluşturacağının aşikar olduğu, ancak dava dosyasında yer alan gümrük beyannameleri incelendiğinde davalı tarafından tüketiciyi yanıltacak ve haksız rekabete yol açacak böyle bir eylem içinde bulunulmadığı, gümrük idaresince ------maddesine aykırı bir durum tespit edilerek bir işlem yapılmadığı, 57. maddenin 1. fıkrası incelendiğinde, ithal edilen eşya üzerinde herhangi bir tescilli marka ibaresinin veya logosunun olması, ancak ürünün o markanın orijinal ürünü olmaması halinde gümrük işlemleri durdurularak marka sahibine haber verilmesi ve marka sahibinin alacağı mahkeme kararı ile eşyaların ithaline izin verilmeyerek alınacak mahkeme kararı ile imha edilebileceği ve bu şekilde marka sahibinin telif haklarının korunacağının hüküm altına alındığı, dava dosyasında davalının, davacının ithal ettiği ürünlerin ikame ürünlerini ithal ettiği, ancak ithal ettiği ürünler üzerinde davalıya ait tescilli bir marka veya logonun bulunmadığı, dolayısıyla fikri ve sınai haklara tecavüz eder bir durumun oluşmadığı, davalının gümrük işlemlerinin ifa ederken haksız rekabete yol açacak şekilde eylem ve davranışlarda bulunmadığı, davalının yaptığı ithalat işlemlerinde gümrük mevzuatının fikri ve sınai haklara ilişkin 4458 sayılı Gümrük Kanunu 56. ve 57. maddelerine aykırı bir işlem yapmadığı rapor edilmiş olup, davacı tarafça dosyaya sunulan rapora karşı itirazların değerlendirilmesi, ayrıca --------dosyaya gelen evrakların incelenerek ürünlerin tespiti ile ithalat belgeleri üzerinden ürünlerin ne olduğunun tespit edilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, sunulan ek rapora göre, davalı firma tarafından ağırlıklı olarak------ cihazlara ait aksam ve parçalar ile çeşitli medikal cihaz ithalatı yapılmış olduğu rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan gümrük müşaviri bilirkişi kök ve ek raporlarının denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte olması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, 4458 sayılı Gümrük Kanunu 56. ve 57. maddeleri kapsamında davalının herhangi bir haksız rekabet teşkil eden eylemi bulunmadığı, davalının bir haksız rakabet veya haksız fiil gerçekleştirdiği olgusunun sübut bulmadığı, sonuç olarak davacı tarafça iddia edilen eylemler yönünden davalının haksız rekabet kapsamında kalan herhangi bir eylemi tespit edilmediğinden davacının sübut bulmayan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 939,27 TL harcın mahsubu ile arta kalan 323,87 TL harcın dosyanın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Maddi tazminat davası bakımından davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Manevi tazminat davası bakımından davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/3 uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025