Anahtar kelimeler: Arsadaki Ataşehir Kaçınan Küçükbakkalköy Ödemekten Uyarılara Pafta Kadıköy Firmaya Mah

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı ile müvekkili arasında 15.03.2010 tarihinde İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, Küçükbakkalköy Mah. ... pafta, ... ada, 12 parselde kayıtlı arsadaki inşaatın denetlenmesi için Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için 09.09.2015 tarihinde Kadıköy 27. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamenin davalı firmaya gönderildiğini, tüm bu ihtar ve uyarılara rağmen borcunu ödemekten kaçınan davalı firma hakkında İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının söz konusu icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, davalının müvekkili firma hakkında sözleşmedeki taahhütlerine, yükümlülüklerine uymadığı, bildirim yapılmadığı, aykırılıkların giderilmesi için süre verilmediği ve idari para cezası kesilmesine sebep olduğu beyanlarını ileri sürdüğünü ancak belgelerin incelenmesi ile müvekkili firmanın davalı firmaya 09.11.2010, 04.04.2011, 03.02.2012 tarihlerinde uyarılar bildirdiğini, davalı firmanın ve müteahhidin inşaat üzerinde tüm uyarılara rağmen proje dışı işlem yapması ve inşaatı projeye uygun hale getirilmemesi üzerine yasal sorumluluk gereği sözleşmenin feshedildiğini ve durumun ilgili mercilere bildirildiğini, müvekkili bünyesinde görev yapan denetçi mimar ve mühendisler, projelerin bilim ve fen kurallarına uygun yapılmasını ve yapıların proje ve ekleriyle mevzuat hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının denetlendiğini, aksi bir uygulama tespit edildiği için ilgili idareye durumun bildirildiğini, iş konusu inşaatın %80'i bitirilmiş olması sebebi ile fesih bildirimli Denetim Hizmet Bedeline ait 3 no.lu hak ediş raporunun onaylanmak üzere Ataşehir Belediye Başkanlığına verildiğini, ancak 34.385,01 TL tutarındaki hizmet bedelinin bina sahibi muhatap firma tarafından Mal Müdürlüğüne yatırılmaması ve buna ilişkin banka dekontları da olmaması nedeniyle hakediş raporlarının kurumca onaylanmadığını, davalının hak ediş raporuna yaptığı itirazın da haksız olduğunu ve icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı ile müvekkili şirket arasında 05.03.2010 Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre ruhsata ve eklerine aykırı imalat belirlendiğinde davacının öncelikle yapının o anki durumunu fotoğraflarla tespit etmesi ve yapının müteahhidini iadeli taahhütlü posta yolu ile yazılı olarak uyarması ve aykırılığın giderilmesi için yapı müteahhidine süre vermesi, vermiş olduğu süre içinde bildirdiği eksikliklerin giderilmemesi durumunda, müteahhide vermiş olduğu süre bitimini takip eden 3 iş günü içinde iadeli taahhütlü posta yolu ile ilgili idareye bildirimde bulunması gerekirken davacının sözleşmedeki hükümlere açıkça aykırı olarak yapı müteahhidine ve müvekkili şirkete herhangi bir bildirim yapmadan ve iddia edilen projeye aykırılıkların giderilmesi için hiçbir süre vermeden doğrudan ilgili idareye/belediyeye şikayette bulunarak müvekkili şirketin haberi dahi olmayan 'ruhsata aykırı imalat yapıldığı' iddiası ile sözleşmeye konu taşınmazda tutanak tutulmasını sağladığını ve idare tarafından müvekkili şirkete çok yüksek miktarlarda para cezası kesilmesine neden olduğunu, davacının iddia ettiği 09.11.2010, 04.04.2011, 03.02.2012 tarihlerinde projeye uygun olmayan hataların bulunduğu ve bu hataların düzeltilmesi gerektiği, inşaat mahallinde faaliyetlerin durdurulacağı ve belediyeye gerekli bildirimlerin yapılacağı bildirimlerinin olmadığını, davacı şirketin müvekkili şirketi uyarmadan doğrudan Ataşehir Belediyesine ihbarda bulunması nedeniyle sözleşmeye konu taşınmaza ilişkin ilk tutanağın 19.04.2011 tarihinde tutulduğunu ve bu tutanağa istinaden Ataşehir Belediyesi tarafından müvekkili şirkete 81.814,87 TL para cezası verildiğini, 09.11.2010 tarihli yazının tutanakla ve idari para cezası ile bir ilgisinin olmadığını, yazının her zaman sökülebilir tahta kalıba ilişkin olduğunu, 04.04.2011 tarihli yazının ise davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenip dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirkete ve yapı müteahhidine tebliğ olmadığı nedeniyle delil niteliği taşımadığını, tüm bu nedenlerle 09.11.2010 ve 04.04.2011 tarihli yazıların dikkate alınmasının mümkün olmadığını, belediyenin tutanak düzenlemesinden ve para cezasından sonra tutanakta belirtilen aykırılıklara ilişkin olarak gerekli işlemlerin yapıldığını, iddia edilen aykırılıkların giderildiğini ve tutanakta tespit edilen hususların ruhsatlandırıldığını, davacı tarafından 08.12.2011 tarihinde ilgili belediyeye bu kez başka bir gerekçe ile şikayette bulunduğunu, taşınmazda 09.01.2012 tarihinde düzenlenen tutanağa istinaden müvekkiline 140.200,03 TL para cezası uygulanmasına neden olduğunu, davacı tarafın 34.385,01 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini ancak sözleşme bedelinin 24.979,68 TL olduğunu, davacının sözleşmeyi haksız ve dayanaksız olarak feshetmeden önce müvekkili şirketin sözleşme bedelinin tamamını yasal şartlar oluştuğunda davacıya ödenmek üzere Ataşehir Belediyesine ödediğini ancak anlaşılan davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği ve Seviye Tespit Tutanağını imzalayamadığı için belediye tarafından davacıya paranın ödenmediğini, davacının inşaatın %80 oranında tamamlandığı iddiasının gerçek olmadığını, bunun kabul edilebilmesi için davacı tarafından dosyaya sunulan Yapı Denetim Kuruluşu, Yapı Müteahhidi, Yapı Sahibi tarafından düzenlenen ve ilgili idare tarafından onaylanan bir seviye tespit tutanağı olması gerektiğini, sözleşemeye göre davacının 'her yılın sonu itibarıyla yapı sahibi ve yapı müteahhidi veya şantiye şefi ile birlikte yapının fiziki durumunu belirleyen seviye tespit tutanağını tanzim ederek bir suretini ilgili idareye vereceği, yıl sonu seviye tespitinde ihtilaf olduğu takdirde ilgili idareden seviye tespiti yapılmasını isteyeceği' açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen davacı iş bu yükümlülüğüne de uymadığını, 2010 yılından sonra herhangi bir seviye tespit tutanağının tanzim edilmediğini, ilgili belediyeden de tespit yapılmasını talep etmeden haksız ve dayanaksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan denetim hizmet bedeline ait hak ediş raporu'nda gerçekleşme oranının %80 olarak belirtildiğini ve hesaplamanın da buna göre yapıldığını ancak inşaatın seviyesinin %80 olduğu iddiasının doğru olmadığını ve buna ilişkin olarak düzenlenmiş herhangi bir resmi belge bulunmadığını, hatalı olarak dikkate alınan %80 oranına göre ödenmesi gereken denetim hizmet bedelinin KDV dahil 14.701,00 TL olduğu belirtilmesine rağmen, bu bedele kdv dahil, ilave ve kesinti bedeli olarak 19.684,10 TL daha eklendiğini, sözleşme bedeli olan 24.979,68 TL'nin tamamının ilgili idareye ödendiğini, davacının sözleşme bedelinin iki katı tutarında bir bedel talep ettiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranması ve müvekkili şirkete zarar nedenleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Alınan bilirkişi heyet raporu ve dosya kapsamına göre davacının davalıya yapı denetim hizmeti verdiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu hukuku uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükmü esas alınmıştır. Davacı davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair ihtar bulunmadığından takip öncesi faiz talebinde bulunamayacağı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Seviye tespit tutanağının sözleşmeye ve mevzuata aykırı olarak davacı tarafça tek taraflı olarak tanzim edildiğini, davacı taraf dava dilekçesinde sözleşmeyi feshettiğini beyan etmekte hem de yapı denetim kanunu uyarınca sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğinden bahisle talepte bulunduğunu, davacı tarafın bu yöndeki beyanlarının kabul edilebilir yönü olmadığını, şayet sözleşme davacı tarafın fesih bildirimi ile sona ermiş ise kendiliğinden sona ermeye dayalı talepte bulunulması mümkün olmayacağını, yapı denetimi hizmet sözleşmesi başlıklı sözleşmeye göre fesih işlemi sonrası yapı sahibi, yapı denetim kuruluşu ve yapı müteahidi tarafından seviye tespit tutanağı tanzim edilerek ilgili idarenin onayına sunulması gerektiği belirlenmiş ise de Ataşehir Belediyesi yazı cevabından da anlaşıldığı üzere davacı taraf tek taraflı olarak seviye tespit tutanağı tanzim ettiğini ve ilgili idareye sunduğunu, .u tutanağın müvekkil şirket bakımından bağlayıcılığı bulunmadığını, davacı tarafça yapı sahibi sıfatıyla müvekkile aykırılıkların giderilmesi yönüyle bildirimde bulunulmadığı ve davacı tarafça bildirimde bulunulduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığını, davacı tarafın sözleşmeyi haklı fesih ettiğini kabul etmemek kaydıyla, takip tarihi 16.06.2016 olup takip tarihinden çok önce hak ediş bedelleri dava dışı belediyeye ödendiğini, ilgili dekontlar da mahkemeye sunulmuş ancak ödeme iddiamız dikkate alınmadığını, ayrıca likit olmayan alacak hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, yapı denetimi hizmet bedeli alacağından kaynaklı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının yapı denetim hizmet bedeli alacağına istinaden 34.385,01 TL asıl alacak, 2.382,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.767,47 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; taraflar arasında, yapı sahibine ait İstanbul ili, Ataşehir İlçesi, Küçükbakkalköy Mahallesi'nde bulunan arza üzerine yapılacak 7 kat, 1672 m2 inşaat alanına sahip yapının, yapı denetim kuruluşu tarafından projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi konusunda █████/2010 tarihli Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmede, hizmet süresinin, sözleşmenin imzalandığı █████/2010 tarihinden, yapı kullanma izninin alındığı tarihe kadar geçen süre olduğu, bu yapının bitirilmesi için öngörülen süre 24 ay, hizmet bedelinin ise 24.979,68 TL + KDV olarak kararlaştırılmıştır. Yapı denetim kuruluşunun görev ve sorumlulukları yönünden; yapı denetim kuruluşunun yapılan her imalatın proje eki mahal listesine uygunluğunu ve yapı sahibi ile yapı müteahhidi arasında akdedilen sözleşmede belirtilen niteliklerde yapılıp, yapılmadığını denetleyeceği, yazılı ihtara rağmen ruhsata ve eklerine aykırı iş yapan işçi ve ustanın durumunu tespit edeceği ve yapı müteahhidine bildireceği, bu durumun devam etmesi üzerine idareye yazılı olarak bildirimde bulunacağı, her yılın sonu itibari ile yapı sahibi ve yapı müteahhidi veya yapı müteahhidi adına şantiye şefi ile birlikte yapının fiziki durumunu belirleyen seviye tespit tutanağının tanzim edilerek ilgili idareye verileceği, yıl sonu seviye tespitinde ihtilaf olduğu takdirde ilgili idareden seviye tespitinin yapılmasını isteyeceği, ruhsata ve eklerine aykırı imalat belirlendiğinde yapının o anki durumunu fotoğrafla tespit edeceği, ilgili idareye de dağıtımı yapılan bir yazı ile yapının müteahhidini iadeli taahhütlü posta yolu ile yazılı olarak uyaracağı ve aykırılığın giderilmesi için süre verileceği, bu süre zarfında yapı müteahhidine bildirilen eksikliklerin giderilmemesi durumunda süre bitimini takip eden 3 iş günü içinde posta yolu ile idareye bildirimde bulunacağı düzenlenmiştir.İnşaat Mühendisi ve Hesap uzmanı bilirkişisinin alınan █████/2020 tarihli müşterek raporda ;"07.03.2011 tarihli Yapı Tatil Tutanağının incelenmesinde ; Ataşehir ilçesi Küçükbakkalköy Mah. Vedat Günyol Cad. ... pafta,... ada, 12 parselde kayıtlı taşınmazın yapı denetim firmasının şikayeti üzerine yerinde yapılan inceleme sonucunda tüm normal katların ön ve arka cephelerinde çıkmalardan itibaren 30 cm derinliğinde çelik konstrüksiyon ilave çıkma yapıldığı, tüm normal katların sağ cephesinde çelik konstrüksiyon sistemden ilave döşeme yapıldığı tespit edildiği, ruhsat ve eklerine aykırı imalatlardan dolayı inşaatın mühürlenerek durdurulduğu, ekinde bulunan 12.05.2011 tarihli Encümen Kararında ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapının mal sahibi ... Tur. Seyahat ve Yatırımları ile yapı müteahhidinin idari para cezası ile cezalandırıldığı,04.07.2011 tarihli Yapı Tatil Tutanağının incelenmesinde; Ataşehir ilçesi Küçükbakkalköy Mah. Vedat Günyol Cad. ... pafta,... ada, 12 parselde kayıtlı taşınmazda yapılan incelemede, araç asansörünün üstünün kapatılarak iptal edildiği, zemin katta ön ve sol cephede çıkma altının giydirme cam cephe ile kapatıldığı, zemin kat arka cephenin cam cephe ile kapatılarak ilave alan kazanıldığı, daha önce yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ancak ilgililerince kaldırılan giydirme cephenin tekrar tüm normal katlarda ve arka cephede ilave yapılarak giydirme cephenin takıldığı, başkanlık kararı ile iptal edilen çatı arası pergolanın kaldırılmadığı ve inşaatın mühürlenerek durdurulduğu tespit edildiği,09.11.2010 tarihli 604815 Yibf No'lu yazıda; ...'ye ait binada 4. kattan sonra projeye uygun olmayan kalıp imalatları bulunduğu, ivedilikle tasdikli projeye uygun hale getirilmesi ve inşaat mahallinde faaliyetlerin durdurulacağının bildirildiği,04.04.2011 tarihli yazıda ; Yapı Sahibi ... Turizm ve Müteahhit Doğru Uzman İnş. Taah. Turz. Tic. ve San. ...'ya inşaatın dış cephe çalışmalarının tasdikli projesine uygun olmayan imalata başlandığının tespit edildiği, tasdikli projesine göre hataların ivedilikle düzeltilmesi gerektiğinin bildirildiği,03.02.2012 tarihli 604815 Yibf No'lu yazıda ; ... tarafından ...'ye projeye uygun olmayan araç asansörünün üstünün kapalı olduğu, zemin katta ve normal katlarda arka cephede bulunan pergolaların etrafının kapatılarak merdiven sahanlıklarına katıldığı, zemin katta giydirme cam cephenin bina 3 cephesinde normal kat hizasında yapımına başlandığı, normal katlarda daha önce yapı tatil tutanağı ile işlem gören daha sonrasında ilgililerince yıkılarak onaylı projesine uygun hale getirilen giydirme cephe ile normal katların yapıldığı, Ataşehir Belediye Başkanlığı olurunca projesine iptal edilen pergolaların kaldırılmadığı, asansör dairesinin üstündeki alanın eninde büyüme yapıldığı tespit edildiği ve 3 gün içinde projesine uygun hale getirilmediği takdirde Belediyeye gerekli bildirimlerin yapılacağının bildirildiği ve Doğru Uzman İnş. Taah. Turz. Tic. ve San. ... tarafından teslim alındığı,Kadıköy 27. Noterliğinin 09.09.2015 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin incelenmesinde ; ... tarafından ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Ataşehir Belediye Başkanlığı'na gönderilen ihtarnamede, yapı denetimi üstlenilen Ataşehir ilçesi Küçükbakkalköy Mah. Vedat Günyol Cad. ... pafta,... ada, 12 parsel sayılı yerdeki inşaatın yapı sahibi ... İle 15.03.2010 tarihinde alınan 604815 nolu Yibf belgelerinin ve Yapı Denetim Sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği,Kadıköy 23. Noterliğinin 07.06.2016 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; ... tarafından ...'ye gönderilen ihtarnamede, yapı müteahhidine yapılan herhangi bir ihtarın bulunmadığı, 05.03.2010 tarihli Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi gereğince “yazılı ihtara rağmen, ruhsata ve eklerine aykırı İş yapan işçi ve ustanın durumunu tespit edeceğiniz ve yapı müteahhidine bildireceğiniz, bu durum devam ettiği takdirde, ilgili idareye yazılı olarak bildirimde bulunacağınız” hükümlerinin kararlaştırıldığı, sözleşme hükümlerine uyulmaması, yapı müteahhidine herhangi bir bildirim yapılmadan ve iddia edilen projeye aykırılıkların giderilmesi için yapı müteahhidine süre vermeden, doğrudan idareye bildirim yapılması nedeniyle yapı sahibinin hiçbir kusuru olmamasına rağmen yüksek miktarlarda idari para cezasının kesildiği, ödenmesi gereken denetim hizmet bedelinin KDV dahil 14.701,00 TL olduğu belirtilmesine rağmen hakkediş raporuna KDV dahil ilave ve kesinti bedeli olarak 19.684,10 TL Dha eklendiği, sözleşmeye göre hizmet bedeli oranının 3,00 olarak kararlaştırılmasına rağmen bahse konu raporda 5.8 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunun bildirildiği,Dekontların incelenmesinde ;19.03.2010 tarihinde ... tarafından Ataşehir Belediyesi'ne 'Yapı Denetim 1 Nolu Hakediş Bedeli” açıklaması ile 6.430,00 TL, 23.09.2010 tarihinde ... tarafından Ataşehir Belediyesi'ne '... pafta ... ada 12 parsel 2 Nolu Hakediş Bedeli' açıklaması ile 9.425,00 TL, 29.09.2011 tarihinde ... tarafından Ataşehir Belediyesi'ne “... pafta ... ada 12 parsel 3 Nolu Hakediş Bedeli' açıklaması ile 9.124,00 TL gönderildiği tespit edildiği,Yıl Sonu Seviye Tespit Tutanağının incelenmesinde ;İlgili idarenin Ataşehir Belediyesi, Yapı sahibinin ..., Yapı Denetim Kuruluşunun ... olduğu, 31.12.2010 tarihi itibariyle yapının gerçekleşme oranının %60 oranında olduğu tespit edildiği,Belediyeden Gelen Seviye Tespit Tutanağının incelenmesinde; 08.12.2011 tarihi itibariyle yapının gerçekleşme oranının %80 seviyesinde olduğu, seviye oranına göre hak ediş bedelinin gelen seviye tespit tutanağında yer almadığı tespit edildiği,Ataşehir Belediye Başkanlığı tarafından mahkemenize gönderilen en son, fesih sonrası seviye tespit tutanağında, İnşaat seviyesinin 08.12.2011 tarihi itibariyle %80 olduğu bildirildiği, bu durumda, davacı firmanın, inşaatın % 80 seviyesine kadar yapı denetim hizmeti verdiği, akabinde taraflar arasında ruhsata aykırı işlemler nedeniyle ihtilaf çıkması üzerine yapı denetim firmasının sözleşmeyi feshettiği anlaşıldığı, yine mahkemenize belediyeden gelen cevabi yazı ekinde bulunan belgelerin incelenmesinden, davacı firmanın davalı firmayı ruhsata aykırı imalat yapması nedeniyle uyardığı, uyarının daha sonra noter kanalıyla da davalıya bildirildiği görüldüğü, yapı denetim firmasının sözleşmedeki asli görevi, inşaatın ruhsat ve eklerine uygun yapılamasını denetlemek, iş sahibi firmayı uyarmak, uyarı neticesinde ruhsata aykırı işlemlerin devam etmesi halinde bu durumu ilgili belediyeye bildirdiği, dosyaya yansıyan belgelerden, davacı firmanın uyarı yükümlülüğünü elden teslimli yazı ve noter kanalıyla davalıya bildirdiği anlaşılmakla davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği değerlendirildiği,Huzurdaki davada, inşaat seviyesinin Vo 80 oranına gelene kadar davacı firmanın yapı denetim hizmeti verdiği belediyeden gelen cevabi yazıdan anlaşıldığı, sözleşme bedeli ise 24,979,68 TL 4 KDV olup bu durumda KDV dahil bedel ise 24.979,68 TL4 / 100 X 18 =29.476,02 T olduğu, davacı yan, inşaatın %80 seviyesine kadar yapı denetim hizmeti verdiğinden % 80 oranına isabete eden hak ediş bedeli; 29.476,02 TL / 100 X 80 = 23.580,81 TL olarak hesap edildiği" kanaat ve tespitine varıldığı bildirilmiştir.█████/2021 tarihli ek raporda ; "Davacı vekili tarafından sözleşmeye göre hak ediş bedeli alacağının 34 385.01 TL tutar üzerinden hesaplanması gerektiği belirtildiği, davacı şirket tarafından Kadıköy 27. Noterliğinden davalı şirkete, Çev. ve Şeh. Bak. ve Ataşehir Belediye Başkanlığına gönderilen 09.09.2015 tarih, ... Nolu İhbarname ile Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin feshedildiği ihbar edildiği, iş bu İhbar nedeniyle belediyece düzenlenen Fesih Sonrasi Seviye Tespit Tutanağına göre 08.12.2011 tarihi itibariyle inşaat seviyesi %80 olarak belirtildiği ve onaylandığı, ancak dosya içeriğinde; fesih sonrası Seviye Tespit Tutanağıyla 08.12.2011 tarifi itibariyle %80 oranında tespit edilen inşaatın bir önceki 2 nolu hak edişten sonra %20 oranındaki imalat artışıyla ilgili yapı denetim hizmet bedelinin ödendiğine ilişkin belgeye rastlanmamış olup bu bedel dava konusunu oluşturduğu, heyetimiz kök raporda, %80 olarak belirlenen inşaat seviyesine ilişkin bedeli 15.03.2010 tarihli sözleşme bedelini esas almak suretiyle hatalı olarak hesapladığı, 09.09.2015 tarihinden sonra düzenlenen fesih sonrası seviyle tespit tutanağı incelendiğinde, █████/2011 tarihli tadilat ruhsatı esas alınarak 1641 m2 alanlı III Sınıf B grubu yapının 31.12.2014 tarihi itibariyle %20 oranındaki bedelinin, yapı denetimi yasası ve mevzuatına uygun olarak 34 385.01 TL olarak hesaplandığı tespit edildiği " bildirilmiştir.Somut olayda ; davacı yan, davalı ile imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmesi kapsamında işin %80 oranında tamamlandığını, inşaatın % 80 seviyesine kadar yapı denetim hizmeti verdiğini, ancak ruhsata aykırı işlemler nedeniyle ihtilaf çıkması ve projeye aykırılıkların giderilmemesi üzerine sözleşmeyi feshettiğini, fesih sonrası seviye tespit tutanağıyla 08.12.2011 tarifi itibariyle %80 oranında tespit edilen inşaatın bir önceki 2 nolu hak edişten sonra %20 oranındaki imalat artışıyla ilgili yapı denetim hizmet bedelinin ödenmediğinden bahisle huzurdaki davayı açmıştır. Denetime açık hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporunda ifade edildiği üzere 08.12.2011 tarihi itibariyle yapının gerçekleşme oranının % 80 seviyesinde olduğu, inşaatın % 80 seviyesine kadar yapı denetim hizmetini usulüne uygun ifa ettiği, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği, yapı denetim yasası ve mevzuatına uygun olarak 34 385.01 TL olarak hesaplan hak ediş bedelinin ödenmediğinden bahisle asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İİK 67/2.maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almaktadır. Davaya konu takip tutarı, taraflar arasındaki yapı denetimi hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş alacağı olup alacağın belirlenebilir ve likit olması sebebiyle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ███████ E. ███████ K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 2.348,84 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.733,44 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!