Anahtar kelimeler: Komple Şanzımanlarında Şanzımanın Şasi Arızanın Formunda Arızalar Aldıktan İkisinin Otomotiv

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan Ayıp Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan Ayıp Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan üreticisi, ..... Otomotiv Sanayi Anonim Şirketi olan ..... (Şasi No: .....) plaka numaralı .... 2533 6x2 SCAB E6 model ve ..... (Şasi No: .....) plaka numaralı ....... model araçları 21.04.2021 tarihinde satın aldığını, satın alınan araçların her ikisinin de şanzımanlarında arızalar meydana geldiğini, davalının yetkili servisine başvurulduğunu, servis formunda belirtildiği üzere davacıya şanzımanın komple revizyonunun yapıldığını, davacının aracı teslim aldıktan sonra arızanın giderilmediğini gördüğünü ve defaatle davalı yetkili sevisine başvurduğunu, son başvuru sonrası ..... tarafından aranarak şanzımanda bazı parçaların değiştirileceğinin iletildiğini, müvekkil tarafından tekrar tamir yerine ürünün ayıp dolayısıyla yenisi ile değiştirilmesinin talep edildiğini, bunun üzerine sözlü ve telefon yoluyla aranarak tekrar aynı parçaların değiştirileceği bilgisinin verildiğini, bu husus davacı tarafından kabul edilmeyince davalı servisi şanzımanda herhangi bir sorun olmadığını iddia ettiğini, davacının ayıplı mal teslimi sonucu araçların serviste kalması, aracın ayıp nedeniyle zaman zaman kullanılamaması sebepleri ile müvekkilin işlerinde aksamalar meydana gelmiş bu sebeple maddi zarara uğradığını, müvekkile ait ..... plakalı araç yaklaşık 7 gün, ...... araç ise yaklaşık 35 gün serviste ayıp dolaysıyla kaldığından müvekkil tarafından işletilememiş ve müvekkilin bu sebeple yaklaşık olarak 240.000,00 TL ticari zararı meydana geldiğini beyanla müvekkile ait her iki aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine karar verilmesini, müvekkilin ayıplı mal teslimi dolayısıyla araçların çalışamamasından kaynaklı 240.000,00 TL zararının davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu aracın yalnızca satıcısı olup gerek üretimden kaynaklı ayıplardan gerekse davacıya tesliminden sonra yaptırılan işlemlerden sorumlu olmadığını, dava konusu ..... plakalı araç 31.05.2023 tarihinde vitesler sert şikayeti ile müvekkil şirketin servisine getirildiğini ve yapılan kontrollerde sorun görülmediğini, 01.02.2023 tarihinde dava konusu araç viteslerde cartlama şikayeti ile getirilmiş ve cartlama ile ilgili sorun görülmemiş olup vites halatında kırık tespit edilip değişimi sağlandığını, 01.04.2023 tarihinde viteslerde cartlama şikayeti ile gelmiş olup sorun görülemediğini, davacının şanzımanın açılmasına izin vermediğini ve komple şanzıman değişimini talep ettiğini, dava konusu ..... plakalı araç 03.12.2021 tarihinde 3 ve 4 viteste cartlama şikayeti ile müvekkil şirketin servisine getirildiğini ve yapılan kontrollerde 3-4 vites senkromenç seti değiştirilerek şanzımanın revizyon olduğunu, 12.01.2023 tarihinde tekrar cartlama şikayeti olan dava konusu vites çatal pabuçları değişerek revizyon olduğunu, dava konusu aracın son geliş tarihi olan 23.03.2023 tarihinde yapılan test sürüşünde belirtilen şikayete rastlanmamış olup arıza ve fiziksel tespit için şanzımanın açılıp kontrol edilmesini davacının kabul etmediğini, araçların yaklaşık 2 yılda 100.000 kilometreden fazla yol yaptığını, dava konusu araçların olağan kullanımı aşan bir ölçüde kullanıldığı ve dahi araçlardan halen faydalanmaya devam edildiğini, davacı tarafın araçtaki ayıp iddiası hakkında müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; taraflar arasındaki araç alım satım sözleşmesinde teslim edilen araçların ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak araçların misli ile değişimi ve tazminat talebi hakkındadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında satıma konu ...... ve ..... plakalı araçlarda ayıbın olup olmadığı, ayıbın tespiti halinde ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, yine ayıbın tespiti halinde araçtan beklenen faydayı azaltıp azaltmadığı, ayıp değerinin ne kadar olduğu, davacının araçlarının çalışmamasından dolayı zararı olup olmadığı, zararı var ise miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı, mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizce delil olarak; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğü Türkiye Noterler Birliği Başkanlığına ...... Otomotiv Anonim Şirketine ..... Otosan A.ş' ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, istenen bilgi ve belgelerin gönderildiği görülmüştür. █████/2023 tarihli duruşma zaptının 1 no lu ara kararı ile bilirkişi heyetinden davaya konu araçların ayıplı olup olmadığı ve tazminat talebi hakkında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile davaya konu araçların gizli ayıplı olduğunu bu sebeple misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 23. Maddesi gereğince tacirler arasındaki ticari nitelikteki alım satım sözleşmelerinde 6098 sayılı Kanun'un ayıba ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
6098 sayılı Kanun'un ayıba ilişkin 219. Maddesi şu şekildedir:
"Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur."
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."
İlgili hükümden görülebileceği üzere satılanda taraflar arasındaki sözleşmeye konu niteliklerin bulunmaması veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya faydalarını ortadan kaldıran hususlar ayıp olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiler ile davaya konu araçlar üzerinde ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli veya açık ayıp olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemeler sonucunda özetle şu tespitler yapılmıştır:
"Dava konusu ..... ve ...... plakalı araçların şanzımanlarının gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı oldukları,
2.Araçlardaki bu imalat hatalarının giderilmesi için her ikisindeki şanzımanların komple ayıpsız misliyle değiştirilmelerinin gerektiği, bu şekilde her iki aracın da ayıpsız hale geleceği ve araçların komple orijinal yenisiyle değiştirilmesinin gerekmediği, ayrıca bu uygulamanın davalı şirket aleyhine aşırı orantısız bir ekonomik kayba beden olacağı,
3.Araçların her ikisinin de 2 yılda 100.000 Kmden fazla yol kat etmiş oldukları ve serviste geçirdikleri sürelerin kısalığı dikkate alındığında, araçlardan faydalanamama halinin süreklilik kazandığının söylenemeyeceği,"
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında; davalı tarafından davacıya satılan davaya konu araçların şanzımanında gizli ayıp bulunduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafından ilgili araçların tamir için davalıya ait servise derhal ve pek çok defa götürüldüğü bu suretle davacı tarafından davalıya usul ve yasaya uygun ayıp ihbarında bulunulduğu sabit görülmüştür.
TTK m.23'e göre tacirler arasındaki mal ve satış sözleşmelerinde Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
TBK.m.223'te ayıp düzenlemesi yer almaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 23/son maddesine göre: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleme veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
Gizli ayıp yönünden ise 6098 sayılı Kanun'un 223. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir:
"Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
İlgili hükümden görülebileceği üzere kullanım ile ortaya çıkacak gizli ayıplar yönünden ayıp ortaya çıktıktan sonra ihbar yükümlülüğü bulunmakta olup, davacı meydana gelen arızaları davalıya bildirmiş, araç onarım için davalıya ait serviste bulunmuştur. Bu sebeple davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği sabit görülmüştür.
Bu bağlamda davaya konu araçta gizli ayıbın bulunduğu sabit olarak kabul edilmiştir.
İlk olarak davacının ayıptan kaynaklı olarak seçimlik hakkını kullanıp kullanamayacağına ilişkin misli ile değişime yönelik talebi incelenmiştir.
6098 sayılı Kanun'un ayıp nedeniyle seçimlik haklara ilişkin 227. Maddesi şu şekildedir:
"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Davaya konu araçlar üzerinde şanzımana yönelik davalı tarafından işlemler yapılmış olup, bu suretle davalının bilirkişi raporundaki tespitlere göre şanzıman değişikliği ile ayıbın giderilmesinin mümkün olduğu tespiti ve davaya konu araçların dava tarihindeki mevcut durumu, km'si, modeli ve gizli ayıbın niteliği bir arada değerlendirildiğinde misli ile değişim talebinin MK.2. Maddesine aykırı olduğu ve bu yöndeki seçimlik hakkın misli ile değişim talebi yönünden kullanılamayacağı anlaşılmıştır. Bu suretle davacının ayıp nedeniyle misli ile değişim talebine yönelik seçimlik hakkın kullanılamayacağı, davacının araçlarındaki gizli ayıbın bilirkişilerce tespit edilen niteliği ve kapsamına göre davacının ancak ücretsiz onarım veya onarım bedeline yönelik tazminat talebi yönünden seçimlik haklarını kullanabileceği ancak Mahkememizce 6098 sayılı Kanun'un 227. Maddesi gereğince davacı tarafından sözleşmeden dönmeye yönelik seçimlik hakkının kullanılmaması sebebiyle Mahkememizce kanun hükmüne göre diğer seçimlik haklara kendiliğinden karar verilemeyeceği ve davacının seçimlik hakkının değiştirilemeyeceği sabit görülmüş ve bu nedenle davacının misli ile değişim talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından araçların gizli ayıp nedeniyle serviste geçirdiği süreler sebebiyle kazanç kaybına uğrandığı iddiası ile kazanç kaybına yönelik tazminat talebinde bulunulmuştur.
6098 sayılı Kanun'un ayıp nedeniyle seçimlik haklara ilişkin 227. Maddesine göre ayıp nedeniyle alıcının genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkının bulunduğu belirtilmiş olup, davacının ayıp nedeniyle davaya konu araçları kullanamadığı süreler için 6098 sayılı Kanun'un 112. Maddesine göre mahrum kalınan kazanç kaybını talep edebileceği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bu doğrultuda davacının ticari defter ve kayıtları ile araç kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup sonrasında ilgili araçların amortisman, yakıt vb. Kullanım giderlerinin düşülerek günlük net kazançlarının tespiti için inceleme yaptırılmış olup, sonuç olarak Mahkememizce son alınan bilirkişi raporunda davaya konu araçların ortalama günlük km miktarı 136 km olarak tespit edilmiştir. Buna göre günlük yakıt masrafı, 2023 yılı için 2.720 TL, 2021 yılı için 303 TL dir. Dava konusu araçlar için günlük bakım ve amortisman indirimi ise 2023 yılı için günlük 3.000 TL, 2021 yılı için 500 TL olacağı değerlendirilmiştir. Buna göre araçların her birisi için günlük net kazanç, 2023 senesi için 18.557 - 2.720 - 3.000 = 12.837, 2021 senesi için ise 4.785- 303- 400 = 4.082 TL olarak hesaplanmıştır.
Mahkememizce alınan son bilirkişi raporundaki ilgili günlük kazanç tespitlerinin; gerekçeli ve yargı denetimine elverişli olduğu anlaşılmış Mahkememizce hükme esas alınmasına karar vermek gerekmiştir. Taraflarca itiraz edilmiş ise de tarafların itirazlarının soyut nitelikte olduğu, herhangi bir somut veri veya delile dayalı olmadığı anlaşılmakla tarafların ilgili tespite yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından 19.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda ilgili araçlara ait servis kayıtları incelenmiş olup; ilgili araçların 2021 yılında 8 gün, 2023 yılında 6 gün serviste kaldığı tespit edilmiştir. Davacı her ne kadar 2021 ve 2023 yıllarında araçların serviste geçen gün toplam süresinin 42 gün olduğunu iddia etmiş ise de davalının servis süresini yazılı servis formları ile ispatladığı, davacı tarafından aksi yönde herhangi bir yazılı belge ile bu iddianıın ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından 2021 ve 2023 yıllarına ilişkin olarak kazanç kaybı talebinde bulunulmuş olup, buna göre yapılan hesaplama ise şu şekilde olacaktır:
2021 yılı her iki araç için toplam 8 gün için günlük 4.082,00-TL kazanç kaybı hesabı : 4.082,00-TL x 8 = 32.656,00-TL
2023 yılı her iki araç için toplam 6 gün için günlük 12.837,00-TL kazanç kaybı hesabı : 12.837,00-TL x 6 = 77.022,00-TL
Olarak hesaplanmış olup, toplam bedel ise 109.678,00-TL olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde kazanç kaybı tazminatı için ayıp tarihlerinden itibaren faiz talep edilmemiş olup, taleple bağlılık ilkesi gereği geriye dönük faize karar verilmemiş, toplam 109.678,00-TL mahrum kalınan kazanç kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının araçların ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talebinin REDDİNE,
2-Davacının sair alacak taleplerinin KISMEN KABULÜ ile;
-109.678,00 TL mahrum kalınan kazanç kaybının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 7.492,10-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 18.100,00-TL peşin harcın mahsubu ile artan 10.608,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan 7.492,10-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 7.672,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 1.032,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 2.168,00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan 22.590,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.287,29-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 36.851,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (Bilirkişi olarak görevlendirilen ..... 'ün toplam ücreti olan 5.000,00 TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan .....
e-imza
Üye .....
e-imza
Üye .....
e-imza
Katip .....
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!