Anahtar kelimeler: Keşife Bilmekte Yasaklısı Evraktan Nedenden Gücünün Yılının Ağustos Kıymetli Bağ

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2018 havale tarihli dava dilekçesiyle, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir nedenden ötürü borcunun bulunmadığını, müvekkil ile davalı arasında herhangi bir bağ ya da ticaret de mevcut olmadığını, davalıya 2017 yılının Ağustos ayında keşife edilerek teslim edilmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin şirketinin iflas etmiş olduğunu, şirketine kefil olan davacının ödeme gücünün olmadığını şikayetçi açık ve net olarak bilmekte olduğunu, müvekkil 2013 yılından bu yana çek yasaklısı olduğunu, dava konusu çekin keşide tarihi 2017 yılı olup, müvekkilin 2013 yılının aralık ayından bu yana çek keşide etmekten yasaklı olduğunu, 2017 yılında böyle bir çek keşide edip davalıya vermesi hukuken mümkün olmadığını, dilekçeyee ekli çekler kanımızca tarihleri değiştirilerek ilgili bankadan arkalar yazdırılmak suretiyle hukuka aykırı olarak icra-i ve ceza-i işleme konu edildiğini, ... Cumhuriyet Savcılığı nezdinde ... Haz. No ile başvuruda bulunmak suretiyle çekler ve üzerindeki imza ile yazı örneklerinin incelenmesini talep etmiş bulunmakta olduğunu, öte yandan aynı suç duyurusu ile müvekkilinin maddi açıdan zorda olmasını kullanmak suretiyle 2010 yılından bu yana kendisine uygulamış olduğu aylık %6 gibi yüksek faizle daha da batıdan şüpheli davalı hakkında tefecilik suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra takip dosyasına konu çeklere dayalı asıl alacak ve ferileri yönünden, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitini ve kötüniyetli hareket ederek müvekkilinin mağduriyetine neden olduğundan % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin █████/2018 tarihli cevap dilekçesi ile, davacı taraf müvekkile olan borçlarından dolayı keşide ettiği çeklerin karşılıksız çıkmasından dolayı türlü yollarak girerek hem cezadan kurtulma hemde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacı taraf borca çekin üzerindeki imzaya yetkiye ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını buna karşın davayı ikame ederek müvekkilin alacağı olan 140.000,00 Tl ile 40.000,00 TL toplamda 180.000,00 TL) tutarındaki çeklerin ödenmemesini amaçladığını, davacı taraf ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil adına yapılan icra takibindeki çek üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını, icra müdürlüğünde bu konuda herhangi bir imza ve borca itirazında bulunmamış ve icra takibi davacı borçlu yönünden kesinleştiğini, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki veya bağın olmadığını, davacı taraf 2015-2017 yılları arasında lüks bir hayat yaşadığını, davacının iddialarına göre iflas etmiş olan bir tacir gibi yaşamını devam ettirmediğini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacının ... 27. İcra müdürlüğünün ...E sayılı dosyasına konu edilen █████/2017 keşide tarihli ... nolu 38.590,00 TL bedelli ve █████/2017 keşide tarihli ... nolu 138.590,00 TL bedelli çekler sebebiyle davacının ... 27. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesinde, alacaklıya herhangi bir nedenden ötürü borcu bulunmadığını, davalıya 2017 yılının Ağustos ayında keşide edilerek, teslim edilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının şirketinin iflas etmiş olduğunu, şirketine kefil olan davacının ödeme gücününün olmadığını davalının açık ve net olarak bildiğini davacının 2013 yılından bu yana çek yasaklısı olduğunu, çeklerin tarihleri değiştirilerek, ilgili bankadan arkaları yazdırılmak suretiyle hukuka aykırı olarak, icra-i ve ceza-i işleme konu edildiğini belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Dosya ... 39.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E ... K sayılı kararı ile görevsizlik ile mahkememize gelmiş olup, Asliye Hukuk Mahkemesince davaya konu çekler üzerinde tahrifat olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmış ve █████/2022 tarihli ATK raporunda İnceleme konusu " ... " nolu çekteki keşide yeri bölümündeki " ... " ibaresinde evvelce mevcut " İ " harfinin farklı fiziki evsafta bir kalem ile üzerinden gidilmiş olduğu, söz konusu çekin ön yüzünde yer alan el yazılarında başkaca tahrifat bulgusu saptanamadığı, İnceleme konusu " ... " nolu çekte tahrifat yapıldığını gösterir herhangi bir bulgu saptanamadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPOR sunulmuştur.
Mahkememizce ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında verilen karar celp edilmiş, yapılan incelemede müştekinin dosyamız davacısı ..., şüphelinin dosyamız davalısı ... olduğu, Tefecilik Yapmak, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████/2021 tarih ... Soruşturma... K sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği kararın tebligatların süresi dolmadığından kesinleşmediğinin mahkememize bildirilmiştir.
Davcı vekili █████/2025 tarihli duruşmada davaya çeklerle ilgili davalı tarafa ödemeler yaptıklarını, biz ...'a müzekkere yazılarak 2010 yılından itibaren davalıya davacı tarafça davaya konu çekler ile ilgili ödenme yapılıp yapılamadığının sorulmasını talep etmiş ve davalarının sadece tahrifat iddiasına dayanmadığını belirtmiştir.
...'a yazılan müzekkereye verilen cevabi yazının incelenmesinde davalı hesabına davacı tarafça █████/2012 tarihinde 1.980,00 TL, █████/2013 tarihinde 11.440,00 TL,█████████ tarihinde 2.520,00 TL, █████/2014 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Çek ve senedin aralarında bulunduğu kambiyo senetleri, “soyut borç ikrarını içeren senet” niteliğindedir. Hukuk düzenimizde soyut borç ikrarı kural olarak geçerli olup, soyut borç ikrarında bulunan borçlu karşısında alacaklının alacağın sebebini ispat etmesi kural olarak zorunluluk arz etmez. Bu aşamada senet alacaklısını, senetten ötürü alacaklı olduğunu ispat bakımından ayrıca bir ispat vasıtasına gerek duymaz.
Çek ve senet ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmek yükümlülüğü altına girmektedir. Çek veya senedin bedelsiz olduğu iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Yüksek Mahkeme’nin yerleşik içtihadı ve öğretideki görüşler de bu yöndedir. (Bkz. Yarg. HGK. 29.09.1976, ...; Yarg. TD. 23.11.1970, ...; Yarg. 11. HD. 30.04.1984, ...
Davacı taraf ilk olarak çekler üzerinde tahrifat yapıldığını iddia etmiş ise de dosyada bulunan ATK raporunda çekler üzerinde keşide tarihlerinde tahrifat yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davaya konu çekler sebebiyle davalı tarafa ödeme yaptığını belirtmiş ise de davaya konu çeklerin keşide tarihleri █████/2017 ve █████/2017'dir. ...'tan gelen yazı cevabında davacının hesabından davalıya yapılan ödemelerin tarihleri ise çeklerin keşide tarihinden önceki tarihler olup, ayrıca ödeme açıklamalarında davaya konu çeklere ilişkin bir ödeme olduğu yönünde bir açıklama da bulunmamaktadır.
Bu sebeplerle davacı taraf davalıya borcunun bulunmadığını, çeklerde tahrifat yapıldığı iddiasını ve çekler sebebiyle davalıya ödeme yaptığını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş, İcra takibi durdurulmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine
2-İcra takibi durdurulmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcının, peşin alınan 3.586,28-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.970,88-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı yargı gideri toplamı olan 50,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!