Anahtar kelimeler: Rücuen Talebiyle Yazim Adana Katip İşçilik Kuruma Kısım Milleti Hakim

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: ... - ...
DAVALI
: 1- ... - ...
VEKİLLERİ
: ... - ...
... - ...
DAVALI
: 2- ... - ...
VEKİLLERİ
: ... -
... -
DAVALI
: 3- ... - ...,
4- ... - ...
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2022
YAZIM TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, bir kısım işçilik alacakları talebiyle Adana 2. İş Mahkemesinin 2012/... esas sayılı dosyasından dava açılmış olduğunu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup kurumca ilgili icra dosyasına dava dışı işçi için █████/2015 tarihinde 22.233,55 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın da 22.233,55 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 22.233,55 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, iş mahkemesindeki davanın yargılamasının devam ettiğini ve kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, dava dışı işçinin asıl olarak davacının işçisi olduğunu ve dava konusu ödemelerden de davacının sorumlu olduğunu, bunun yanında sorumluluk yüklenecek ise davalının sadece kendi çalıştırdığı dönem ile sınırlı bir sorumluluğunun ve davalı şirketin nezdindeki son ücreti ile sınırlı bir sorumluluğun olduğunu, kendi dönemindeki bu sorumluluğun ise davacı ile müşterek ve müteselsil bir sorumluluk olduğunu, ayrıca hesaplama yapılırken davacının dava dışı işçiye yaptığı ödemelerin doğru olup olmadığına dikkat edilmesi gerektiğini beyan etmiş davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı işçiye herhangi bir tazminat ya da sait ücret borcu olmadığını, müvekkili şirketin işçiye tüm ödemeleri yaptığını, iş davasının kesinleşmediğini ve bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddini, husumet itirazlarının kabulünü, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraflar dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamışlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'in davalı şirketler nezdindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile tazminat ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 22.233,55 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır.
Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı takip dosyası ve Adana 2. İş Mahkemesinin 2019/... (eski .../...) Esas, 2020/... (eski .../...) Karar sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, iş mahkemesi hükmünün Yargıtay incelemesinden geçerek █████/2021 tarihinde onama kararı ile kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin █████/2022 tarihli raporunda; █████/2015 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ...'nin tam sorumluluk 5.342,62 TL, ...'nin tam sorumluluğunun 5.918,81 TL, ...'nin tam sorumluluğunun 10.087,90 TL olmak üzere toplamda 21.349,35 TL alacağının olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma karşı dava açılmış olduğu, alacak davasının mahkemesince iş bu dava davalılarına ihbar edilmiş olduğu, Adana 2.İş Mahkemesi'nin 2019/... (eski .../...) Esas, 2020/... (eski .../...) Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu, verilen kararda bazı işçilik alacaklarının Adana 6.İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davacı kurumca icra dosyasına 22.233,55 TL ödeme yapılmış olduğu, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunup bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı, dosya içerisinde davacı kurum ile iş bu davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicilerin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını iş bu yüklenicilere rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır. Kaldı ki; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı mahkememizce kabul edilmiş; (Yargıtay 15.HD'nin 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı ilamı, Adana BAM 9.H.D'nin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı vb.) dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda, davacının █████/2015 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ...'nin tam sorumluluk 5.342,62 TL, ...'nin tam sorumluluğunun 5.918,81 TL, ...'nin tam sorumluluğunun 10.087,90 TL olmak üzere toplamda 21.349,35 TL davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu kanaatine varılmış, buna göre davacı vekilince dosyaya sunulan █████/2022 tarihli yazı ekindeki rücu tazminat komisyonu kararı da nazara alınmakla açılan davanın kısmen kabulü ile, 5.918,81 TL'nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 10.087,90 TL'nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 5.342,63 TL'nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ...'ye yönelik açılan davanın reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle;
a)5.918,81 TL'nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
b)10.087,90 TL'nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
c)5.342,63 TL'nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
d)Davalılardan ...'ye yönelik açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.458,37 TL karar harcından, peşin alınan 379,70 TL harcın mahsubu ile, bakiye 1.078,67 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (davalılardan davalı ... sorumluluğunun 298,79 TL ile sınırlı, davalı ...'nin sorumluluğunun 510,21 TL, davalı ...'nin sorumluluğunun 269,67 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan davalı ... sorumluluğunun 2.548,40 TL ile sınırlı, davalı ...'nin sorumluluğunun 4.351,60 TL, davalı ...'nin sorumluluğunun 2.300,00 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
4-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan reddedilen kısım üzerinden AAÜT uyarınca hesap olunan 884,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 379,70 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan davalı ... sorumluluğunun 105,18 TL ile sınırlı, davalı ...'nin sorumluluğunun 179,60 TL, davalı ...'nin sorumluluğunun 94,92 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
6-Davacı tarafından yapılan 750,00 TL bilirkişi ücreti, 677,00 TL davetiye gideri ve 13,10 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.440,10 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 1.382,50 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan davalı ... sorumluluğunun 382,95 TL ile sınırlı, davalı ...'nin sorumluluğunun 653,92 TL, davalı ...'nin sorumluluğunun 345,63 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
7-Davalı ...' nin yapmış olduğu 11,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu iş davalıya ödenmesine,
8-Davalı ...'nin yapmış olduğu 200,00 TL (müzekkere gideri) yargılama giderinin davanın red kabul oranına göre 8,00 TL'sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine,
9-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin ve diğer davalıların/ vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Not
: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!