Anahtar kelimeler: Vadesi Gözetim Danışmanlık Ünvanı Akdedildiği Amaçla Geçmesine Bedelli Çeşitli Sağlanamadığını

T.C.
İSTANBUL19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çeşitli şirketlere danışmanlık hizmeti verdiğini, bu amaçla davalı ... A.Ş. (Eski ünvanı:... Enerji A.Ş.) ile █████/2021 tarihinde “Danışmanlık ve Gözetim Hizmetleri Sözleşmesi” akdedildiği, ancak, Danışmanlık ve Gözetim Hizmetleri Sözleşmesi gereği yapılan işin bedeli için düzenlenen; █████/2023 tarihli ... numaralı 120.306,34 TL bedelli fatura, █████/2023 tarihli ... numaralı 115.360,16 TL bedelli fatura, █████/2023 tarihli ... numaralı 7.027,84 TL bedelli fatura bedellerinin davalı şirket tarafından vadesi geçmesine rağmen müvekkili şirkete ödenmediğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını beyanla; fazlaya ilişkin tüm yasal hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, kısmi davanın kabulü ile davacının, █████/2023 tarihli fatura bedelinin sonradan arttırılmak üzere şimdilik 45.000,00 TL'sinin vade tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, █████/2023 tarihli ... numaralı 115.360,16 TL bedelli fatura ve içeriğine davalı şirket tarafından 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinden, davalı şirket tarafından kabul edilmiş sayılmasına, yargılama giderleri ile arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen █████/2021 tarihli Danışmanlık ve Gözetim Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca davacının, müvekkilinin maliki olduğu güneş enerji santralinde 7 gün 24 saat danışma ve gözetim hizmeti vermeyi, oluşabilecek kötü niyetli yaklaşımlara karşı caydırıcı bir unsur teşkil etmeyi, tesisin güvenli bir şekilde işletilmesini sağlamayı, işyerinde ve eklentilerinde meydana gelebilecek, yangın, hırsızlık, soygun, yağma, yıkma, işyerinde bulunanların her türlü tehdit ve tehlikelere karşı korumayı, çalışanların can ve mal güvenliklerini sağlamayı taahhüt ettiğini, bütün bu hizmetlerin karşılığında ise müvekkil şirketin, sözleşmede yazılı bedeli sözleşmede belirtilen usul işlemlerinin tamamlanması akabinde davacı şirkete ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davacı şirketin, taraflar arasında imzalan sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davaya konu edilen hakediş dönemi olan Mayıs ayı içerisinde davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirkete mail gönderilerek çalışanların tesise gelip gitmesinde ulaşım problemi yaşadığı, çalı arazi malikleri” tarafından tehdit edildiği belirtilerek sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiremediklerini, motivasyon kaybına uğradıklarını öne sürerek sözde mücbir sebep hali olarak değerlendirildiği ve 19 mayıs 2023 tarihi itibariyle davacının çalışanlarının santrale gitmediğini, sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davacı yanın müvekkiline ait santrallerde güvenliği sağlayamadığı gibi meydana gelen hukuksuzluklarla ilgili genel kolluğa herhangi başvuruda bulunmadığını, sadece olayları seyretmekle yetindiğini, santrale dahi gitmediğini, davacının kapatıldığını iddia ettiği yol başkasına ait arazi olmayıp devletin kadastral yolu olduğunu, güvenlik hizmeti veren bir firmanın konusu suç teşkil eden böyle bir olaya müdahale edememesinin, suçu kolluğa bildirmemesinin ağır kusurlu bir davranış olduğunu beyanla; davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Arabuluculuk son tutanak örneği, Danışmanlık ve Gözetim Hizmetleri Sözleşmesi örneği, fatura örnekleri, puantaj kayıtları, devriye sistemi, .... Noterliğinin █████/2023 tarih 27174 yevmiye numaralı ihtarname örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;"İncelenen davacı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,İncelenen davalı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,Tarafların 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde;Davacı şirketin, sözleşmeye istinaden düzenlediği █████/2023 tarihli ... numaralı 115.360,16 TL bedelli fatura bedelinin 102.383,96 TL'sini davalı yandan tahsil edememesinden kaynaklı olarak dava tarihi olan 30.04.2024 tarihi itibariyle davalı ... A.Ş.'den 102.383,96 TL fatura alacağının bulunduğu,Davalı şirketin, ihtilafa konu olan faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almasından kaynaklı olarak dava tarihi olan 30.04.2024 tarihi itibariyle davacı ...Sistemleri ve Danışmanlık A.Ş.'ye 102.383,96 TL fatura borcunun bulunduğu,Davalı şirketin, ihtilafa konu olan fatura içeriğini kabul etmediğine dair dava dosyasına mail yazışmalarını ibraz ettiği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli ek raporunda; kök rapor düzenlendikten sonra dava dosyasına yeni bir belge ibraz edilmemesinden dolayı mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını bildirdikleri görülmüştür.GEREKÇE
:Dava; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesi ile sözleşme gereğince yapılan işin bedeli için düzenlenen vadesi geçen fatura bedelinin HMK 109 gereği kısmi dava olarak 45.000,00 TL üzerinden açtığı, bilirkişi ek raporunun akabinde dava değerini toplam 115.360,16 TL'ye ıslah ettiği, ıslah harcının yatırıldığı, ıslah dilekçesinin bir örneğinin karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.TTK 21/1 uyarınca, ticari işletmesi gereği bir mal satan, üreten veya bir iş gören ya da menfaat sağlayan tacir, talep üzerine fatura düzenlemek ve bedel ödenmiş ise bu hususu da faturada göstermek zorundadır. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belge olan fatura, VUK 229’da “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesika” olarak tanımlanmıştır. Faturada, sözleşme konusu malın veya işin türü, miktarı, fiyatı ve tutarı ile birlikte eğer mal alıcıya teslim edilmişse teslim tarihi yer alır. Ayrıca bedel ödenmişse bu husus da faturada gösterilir.TTK 21/2’ye göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.TK 21/2’de yazılı sonucun doğabilmesi için öncelikle gönderilen belgenin fatura niteliğini taşıması gerekir. Yukarıda belirtildiği gibi, fatura taraflar arasında yapılmış bir satış ya da iş görme sözleşmesinin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir. Taraflar arasında böyle bir sözleşme ilişkisi bulunmuyorsa düzenlenen belge, fatura niteliğinde sayılmaz ve bu belgeye itiraz olunmaması da TK 21/2’deki sonucun doğumuna yol açmaz. Yine, taraflar arasında yapılan sözleşme geçersizse, böyle bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya itiraz olunmaması da TK 21/2’de öngörülen sonucu doğurmaz.Fatura, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olduğu için, TK 21/2’ye göre, itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de ancak sözleşmenin ifasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan hususlara -satılan malın veya yapılan işin adedi, türü, bedeli, ücreti gibi – ilişkin olabilir. Bu itibarla alınan faturaya itiraz edilmemesi, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu göstermez. Keza faturaya itiraz edilmemesi, faturada yer almakla birlikte taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmemiş bir hususa ilişkin fatura kaydının kabul edildiği anlamına da gelmez. Tebliğ olunan faturaya itiraz olunmaması, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini, faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu da göstermez. Ancak alıcıya verilen faturada mal bedelinin ödendiği gösterilmişse, BK 207/II’ye göre satıcının malı teslime etme ve alıcının semeni ödeme borcunun aynı anda ifa edimesinin gerekli olması karşısında, faturaya itiraz olunmaması, malın teslim edildiğine ilişkin bir karine oluşturur.Alınan faturaya 8 gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edildiği varsayılır, ancak bu hususun aksi ispat edilebilir. TK 21/2’de, esas itibariyle ispat yükünün yer değiştirmesi ve fatura verende olan ispat yükünün, itiraz süresinin geçmesinden sonra faturaya itirazda bulunmayan tarafa yükletilmesi söz konusudur. İtiraz edilmemek suretiyle alıcı aleyhine yazılı kanıt niteliğini kazanan fatura içeriğinin aksi, ancak yazılı kanıt, ticari defter veya yeminle ispat olunabilir.Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönündedir (Yarg. 3. HD., T. 29.11.2021, E. █████████, K. ██████████; Yarg. 11. HD., T. 5.5.2005, E. █████████, K. █████████). Yargıtay, alan tarafın, süresinde itiraz etmediği faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olmasının, malın teslimine karine oluşturduğunu kabul etmektedir. Yine, Yargıtay’a göre; verilen faturaya uzunca bir zaman itiraz edilmediğinde, malın alıcıya teslim edildiğinin kabulü gerekir (Yarg. 11. HD., T. 13.11.1984, E. █████████, K. █████████; Yarg. 19. HD., T. 22.1.1997, E. █████████, K. ████████)Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirkete ve davalı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, elektronik defterler ile envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğundan davacı şirketin ve davalı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; tarafların 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacı şirketin, sözleşmeye istinaden düzenlediği █████/2023 tarihli ... numaralı 115.360,16 TL bedelli fatura bedelini tahsil edemediğinin mali bilirkişi tarafından tespit edildiği; davalının █████/2023 ve █████/2023 tarihli fatura bedellerini davacıya ödediği, █████/2023 tarihli faturaya ise █████/2024 tarihinde itiraz ettiği, yani 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediği anlaşlmakla; davalı taraf her ne kadar mayıs ayına ilişkin düzenlenen faturaya konu hizmetin yerine getirilmediğini iddia etse de, davalının █████/2023 tarihli faturaya yaklaşık 8 ay sonra itiraz etmiş olması sebebiyle hizmetin yerine getirilmediği iddiasını ispat yükü davalı da olup, davalı hizmetin davacıya yüklenebilecek bir sebepten ötürü yerine getirilmediğini ve ne kadar süre ile hangi tarihler arasında yerine getirilmediğini tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlayamamış, hizmetin yerine getirilmediğinden kaynaklı taraflar arasında fesih durumu yaşanmamış, devam eden haziran ayı faturası davalı tarafça ödenmiş olup, davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu kanaatine varılmış, aksinin davalı tarafından ispatlanamaması sebebiyle; █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile 45.000,00 TL alacağın █████/2024 olan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte; 70.360,16 TL alacağın █████/2025 olan ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Dosyada davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ şerhinden bahsedildiği ancak tebliğ şerhine ilişkin belge bulunmadığı anlaşıldığından ıslah öncesi temerrüt tarihinin tespitinde dava tarihi esas alınmıştır.HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 3.600,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı, davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabuluculuk giderleri yükletilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;DAVANIN KABULÜ İLE,45.000,00 TL alacağın █████/2024 olan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte; 70.360,16 TL alacağın █████/2025 olan ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.880,25-TL karar harcından, peşin yatırılan 768,49-TL ve 1.201,59-TL tamamlama harcının toplamı olan 1.970,08-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.910,17-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 10.740,98-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imzaYARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI427,60 TL BAŞVURMA HARCI 768,49 TL PEŞİN HARÇ768,49 TL PEŞİN HARÇ 1.201,59 TL ISLAH HARCI1.201,59 TL ISLAH HARCI + 5.910,17 TL EKSİK HARÇ148,30 TL VEKALET HARCI 7.880,25 TL KARAR VE İLAM HARCI8.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ+ 195,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ10.740,98 TL TOPLAM