Anahtar kelimeler: Yatmakta Kızılayankara Şişli Onuncu Kuvvetlerinden Emekli Şubesindeki Aylığının Silahlı Yolunda
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Başkanlğı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU
: Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olan davacı tarafından, ... Bankası Kızılay/Ankara şubesindeki hesabına yatmakta olan emekli aylığının ..., Şişli, İstanbul şubesindeki hesabına yatırılması istemiyle █████/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul (...) Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2021 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI
: Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
Davacının emekli aylığının ..., Şişli, İSTANBUL şubesine yatırılması istemiyle yaptığı başvuru; davalı idare ile ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında imzalanan Gelir/Aylık Ödemeleri Protokolünün 21. maddesi gereğince, adı geçen bankadan aldığı maaş karşılığı kullandığı kredi (kredi kartı, kredili mevduat ve maaş avans kredisi hesabı olup ancak kullandırım yapılmamış olanlar hariç) borçları tamamen tahsil ve tasfiye edilinceye kadar aylıklarının başka bir bankaya veya PTT'ye nakledilemediğinden bahisle reddedilmiştir.
Davacının başvurusunun reddine dayanak olarak gösterilen, davalı idare ile ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında imzalanan Gelir/Aylık Ödemeleri Protokolünün özel hukuk sözleşmesi olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, özel hukuk sözleşmeleri bakımından geçerli olan ve sözleşmenin kural olarak sadece o sözleşmeye taraf olanları bağlayacağını (sözleşme dışı üçüncü kişilerin durumunu ağırlaştırıcı mahiyette olan sözleşme hükümlerinin üçüncü kişileri bağlamayacağını) öngören "sözleşmelerin nispiliği" kuralının; davalı idarece imzalanan protokolün, etkisi sınırlı olmak zorunda bulunan tipik özel hukuk sözleşmeleri kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, bakılan uyuşmazlığın çözümünde uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Daha açık bir anlatımla, dava konusu işlemin dayanağı olan protokol, sadece tarafları ile ilgili hüküm içermemekte, bilakis davalı idareden aylık ya da gelir almakta olan herkese yönelik düzenleme getirmektedir. Esasen, bu protokolün davacıyı ve davalı idareden gelir/aylık almakta ve/veya alacak olan kişileri bağlamayacağını kabul etmek, davacının ve aynı kapsamdaki diğer kişilerin aylığını istediği banka ve/veya istediği şubeden alabileceği anlamına gelecektir. Bu ise, idarenin gelir/aylık ödemesi yapacağı kişi sayısının çokluğu da gözetildiğinde, düzensizlik ve kontrolsüzlük yaratacaktır.
Oysa söz konusu protokol, 5502 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine dayanılarak, idarenin gelir/aylık ödemesi yapacağı kişi sayısının çokluğu da gözetilerek, gereksiz yere memur istihdam edilmesi gibi ek külfetlere ve hatalı/geç ödeme yapılması gibi olumsuz sonuçlara katlanılmadan, tahsilat ve ödemelerin hızlı, güvenli ve düşük maliyetle yapılması, dolayısıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri amacıyla imzalanmıştır. Bu amaçların ise, protokolün tarafı olmayan, ancak kapsamında olan üçüncü kişilere yönelik hak ve yükümlülük getirilmeden ve üçüncü kişilerin hukukunu doğrudan veya dolaylı olarak etkilemeden gerçekleştirilmesi mümkün değildir.
Bu açıdan, her ne kadar idarece imzalanan protokol, özel hukuk sözleşmesi niteliğinde bulunmakta ise de; hizmetin gereği gibi yerine getirilmesi için protokolün üçüncü kişiler üzerinde etki göstermesi ve protokolün konusunu oluşturan gelir/aylıklara hak kazanan kişiler bakımından uygulanması zorunlu bulunmaktadır.
Buna göre, davalı idarenin, yukarıda aktarılan amaçları gerçekleştirmek için bankalarla protokol imzalama konusunda yasal yetkisinin bulunduğu, âkit banka aracılığıyla ödenecek gelir/aylıkların başka bankaya nakledilmesine belirli şartlarla izin verme konusunda da takdir yetkisinin bulunduğu, yetkisini bu yönde kullanmasını engelleyecek bir kanun hükmü veya düzenleme de olmadığı anlaşıldığından, idare ile âkit banka arasında imzalanan protokolde, davacının emekli maaşını ilgili bankadan aldığı için bankanın davacıya kredi kullanma imkanı tanıdığı, davacının aylığının, kullandığı kredinin tamamı tahsil ve tasfiye edilene kadar başka bankaya aktarılmayacağı yönünde de idarenin âkit bankaya taahhüt verdiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!