Anahtar kelimeler: Şubesi Krediler Kefaleti Borçlular Piyasası Borcunun Ödenmemesi Sermaye İstinaden San

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ... Şubesi tarafından ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine ve diğer borçlular ... ve ...'nın müşterek borç ve müteselsil kefaleti ile Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden krediler tesis edilerek kullandırıldığını, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek Bakırköy 25.Noterliğinin █████/2019 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edilmiş ve işbu ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından 5.979.623,64-TL harca esas değer üzerinden haciz yolu ile takibe geçildiğini, davalı borçlular tarafından ilâmsız takipte icra takibine, ödeme emrine, borcun tamamına, hesaplanan faize ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; davalı/borçluların İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takiplerine yaptıkları haksız ve dayanaksız itirazlarının; davalılardan ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 4.579.623,64-TL üzerinden; diğer davalılar ... ve ...yönünden 5.979.623,64-TL üzerinden itirazlarının iptaline, takip talebinde yer alan 1 nolu alacağa %9, 2 nolu alacağa %21 temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işletilmesine ve faizlerin %5’i kadar gider vergisinin ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine; davalıların %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olduğunu, davacı tarafça dava açılmadan önce Arabuluculuk başvurusunun yapılması ve neticelendirilmesi gerektiğini, davanın açıldığı 17.04.2024 tarihinde arabuluculuk sürecinin henüz sonuçlanmadığını, davacı taraf arabuluculuk sürecini sona erdirmeden davayı açtığını, bu haliyle davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu icra takibinin mükerrer takip olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine aynı borçtan dolayı İstanbul Anadolu 23.İcra Müdürlüğü ... Esas marifetiyle icra takibi yapıldığını, müvekkillerin davacı bankaya borcu bulunmadığını beyanla öncelikle Ticaret Kanununa eklenen 5/A, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 gereği ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak arandığından açılan davanın usulden reddine, neticeten davanın Esastan reddine, yargılama gideri ve Avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Somut olayda; eldeki davanın 17.04.2024 tarihinde açıldığı, Mahkememizin █████/2024 tarihli tensip zaptının (11) numaralı ara kararı ile davacıya verilen süre üzerine davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu arabuluculuk ilk oturum/bilgilendirme tutanağı başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere davanın açıldığı gün olan █████/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu ve fakat arabuluculuk sürecinin tamamlanması beklenmeden eldeki davanın açıldığı, keza davacı vekilinin █████/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile █████/2024 tarihli mürafaa duruşmasındaki beyanından da anlaşılacağı üzere arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı sadece taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğu, zira anlaşamama üzerine █████/2024 tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlediği, davacı vekilince bu tutanağın yine █████/2024 tarihli dilekçesinin ekinde mahkemeye sunulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının zorunlu arabuluculuk sürecini tüketmeden eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olan bir dava şartı olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartı eksikliği yargılamanın başında, henüz tahkikat aşamasında giderildiğinden, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, karşı tarafın mükerrer icra takibi iddiası asılsız olup gerçeği yansıtmadığını, kefalete ilişkin yasanın aradığı tüm şartların gerçekleşmiş olup kefaletin geçeli olduğunu, takibe uygulanan faiz oranı, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde belirlendiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.7155 sayılı Yasanın 20. Maddesi ile 6100 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenmiş olup, 7155 sayılı Yasanın 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde ise; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı sunulmuştur. Arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin █████/2024 olduğu, arabuluculuk sürecinin anlaşamamayla sonuçlandığı ve son tutanağın düzenlendiği tarihin █████/2024 olduğu görülmüştür. Buna göre, karar tarihi itibariyle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı hazırlanmış ve dosyaya sunulmuş durumdadır. Arabuluculuk son tutanağının karardan önce dava dosyasına sunulmuş olmasına göre, HMK'nın 115/3. maddesi de gözönüne alındığında, ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!