Anahtar kelimeler: Taşıttığı Taşınıp Limanda Demuraj Beklediğini Gemilerle Gemileri Geminin Boşaltılıp Boşaltılmaması

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket, yurtdışından kömür ithal ettiğini, Kömür gemilerle taşınıp limanda boşaltılıp ilgililere teslim edildiğini, gemi taşıma işi yapan -------- şirketi ile çalıştığını, davacının, davalı tarafın çalıştığı şirketin gemileri ile taşıttığı mallar, bir süre limanda beklediğini, geminin yükünün boşaltılmaması nedeniyle, gemi yeni bir yük alamadığı için ticari kayıp oluştuğunu, --------- şirketi ile davacı şirket arasında bir sözleşme yapılarak, oluşan ticari zarara ilişkin "demuraj bedeli" belirlendiğini, bu bedel, 90 bin USD olarak kararlaştırıldığını, buna ilişkin de sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşme 04.09.2023 tarihli olup sözleşme gereği davacı şirket 30.09.2023 tarihinde 30 bin USD, 30.10.2023 tarihinde 30 bin USD ve 30.11.2023 tarihinde de 30 bin USD olmak üzere toplam 90 bin USD demuraj bedeli ödemeyi kabul ettiğini, ödemeleri garantiye almak için, sözleşmenin tarafları arasında, tanzim tarihi sözleşme tarihi yani 04.09.2023 olan, ödeme tarihleri de sözleşmedeki tarihler olan 3 ayrı senet düzenlenmiş, senette alacaklı olarak davalı -------- gösterildiğini, diğer davacı -------- da senetleri kefil sıfatıyla imzaladığını, İcra takibine konu senetler de bu senetler olduğunu, Bu sözleşmeyi ------- adına imzalayan kişi ------- olduğunu, yine bu kişi ile alacaklı birlikte hareket etmekte olup, gerek senetleri teslim alan kişi olarak imzalı belgesi davacı şirkete teslim edilmiş, gerekse vekillerine verilen vekaletnamede hem alacaklı, hem de -------- birlikte yetki verdiğini, Bu durum, icra takibine ve davaya konu borcun, davacı şirket ve -------- arasındaki ticari alacak sebebiyle verilen senetlere dayalı olduğunu kanıtladığını, Davacı şirketin------ Bankası-------- Şubesindeki hesabından, --------- hesabına 01.11.2023 tarihinde 30 bin USD ve yine aynı banka şubesinden aynı şirket hesabına 21.11.2023 tarihinde 30 bin USD olmak üzere toplam 60 bin USD ödeme yapıldığını, Yapılan ödeme dekontlarında açıkça bu ödemenin 04.09.2023 tarihli sözleşmeden kaynaklı demuraj bedeli ödemesi olduğu belirtildiğini, ödemelerden sonra, davacı şirket yetkilisi tarafından alacaklı aranmış, ödemeye konu senet asıllarının tarafına teslimi talep edildiğini, Ancak alacaklı, telefon görüşmelerinde ödemeyi kabul etmiş ise de, senetlerin teslimini bahaneler ileri sürerek ertelemiş ve davacı şirkete ödenen senetlerin asıllarını teslim etmediğini, davacı şirket de son senedin ödemesini bu nedenle beklettiğini, Davalı tarafından davacılara, --------- Noterliği'nin 19.08.2024 tarihli--------yevmiye no'lu ihtarnamesi ile, bahse konu 3 senedin ödenmesi, aksi takdirde icraya konulacağı ihtar edildiğini, Akabinde de bahse konu 3 senet, -------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı dosyası ile icra takibine konulmuş, 16.09.2024 tarihli ödeme emri davacılara tebliğ edildiğini, davacı şirket tarafından icraya konu 3 senedin 2'si icra takibinden önce ödenmiş ancak senetasılları, alacaklı tarafından davacıya teslim edilmediğini, Alacaklı, her 3 senedi de sanki hiç ödenmemiş gibi icraya koyduğunu, Alacaklı ile yapılan görüşmelerde, bunun sebebinin davacı şirketin başkaca borçları olduğundan bahsetmiş ise de, davacıların her ikisinin de alacaklıya başkaca borcu bulunmadığını, ödenen senetler hukuka aykırı olarak icra takibine konu edildiğini, davacının davalı şahsa icra takibinde belirtilen kadar borcu olmadığının tespiti ile birlikte dava sonuçlanıncaya kadar davacıların mağduriyetine yol açmayacak uygun görülecek teminat karşılığında ve yahut teminatsız olarak; İİK 72.maddesi gereğince ilgili icra dosyasında tahsil edilen paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talepleri olduğunu, bedelsiz kalan senetlerin hukuka aykırı şekilde icra takibine konu edilmesi nedeniyle, --------- İcra Dairesi ---------- E. Sayılı dosyada 60 bin USD'lik kısmından dolayı borçlu bulunmadıklarının tespiti ile kötüniyetli davalı aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını bildrmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin sunmuş olduğu ve İngilizce düzenlenmiş olan sözleşme incelediğinde; sözleşmenin bir tarafı ---------Ş., diğer tarafı ise --------- isimli şirket olduğunu, Söz konusu sözleşme 04.09.2023 tarihinde düzenlenmiş olup, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere sözleşmeyi --------Ş. adına davacı yan, -------- adına dava dışı -------- imzaladığını, Görüldüğü üzere diğer davacı -------- ise sözleşmede herhangi bir sıfatta değil davaya konu bonolarda ise kefil sıfatına sahip olduğunu, Sözleşme çevirisinden edindikleri kadarıyla ve davacı vekilinin dava dilekçesinde iddia ettiği üzere ---------Ş. demuraj bedeli olarak 90.000 USD'ı 3 farklı taksit şeklinde --------- isimli şirkete ödemeyi taahhüt ettiğini, Sözleşmede açık bir şekilde senetlere atıfta bulunulmamış sadece sözleşme bedelinin taksitler halinde ödeneceği belirtildiğini, Bunun aksine davacı vekili bu ödemeleri garanti altına almak için sözleşmenin tarafları arasında icraya ve davaya konu senetlerin düzenlendiğini iddia ettiğini, davacılar vekili her ne kadar icraya ve davaya konu senetlerin sunulan sözleşmenin teminat senetleri olduğunu ileri sürüyor ise de; takibe ve davaya konu bono vasfına haiz senetlerin ve davalının sunulan sözleşme ile hiçbir alakasının bulunmadığı gibi senetlerin üzerinde teminat senedi olduğuna dair hiçbir ibare de bulunmadığını, Sunmuş olduğu sözleşmede davaya konu senetlere açıkça atıf yapılmayıp sadece taksit şeklinde ödeneceği belirtildiğini, dava konusu bonoların teminat senedi olup olmadığı tartışması ise ancak sözleşmenin tarafları arasında yapılabildiğini, Davacı vekili dava dilekçesinde takibe ve davaya konu bonoların sunmuş olduğu sözleşmenin teminat senedi olduğunu ve sözleşmenin taraflarınca düzenlendiğini beyan etmiş ve söz konusu sözleşmeyi dava dışı --------- imzaladığını beyan ettiğini, Görüldüğü üzere davalı sözleşmenin tarafı olmadığı gibi sunulan sözleşmeyi imzalayan kişi de olmaması dolayısıyla davacı vekilinin iddiaları açıkça hukuka aykırı nitelikte olduğunu, davacı şirket anonim şirket olup basiretli tacir sıfatında olduğunu, Davacı vekilinin iddia ettiği üzere başka bir şirket veya şahıs ile bir sözleşme imzalaması ve bu sözleşmenin tarafları ile alakasız başka bir kişiye teminat olarak bono düzenlemeleri ve bonolara kefil olan başka alakasız bir şahsın olması durumları hayatın olağan akışına aykırı olmasının yanında basiretli tacir olan davacı şirketin gerçekleştirmeyeceği iş ve işlemlerden olduğunu, Davacı vekili dava dilekçesinde takibe ve davaya konu senetlerin ödemesinin yapıldığını ileri sürerek iki banka dekontu sunduğunu, Sunulan dekontlar incelendiğinde görüleceği üzere; 01.11.2024 tarihli dekontta ---------Ş. tarafından --------- para transferi yapıldığını, Bunun yanında dekont açıklamasında "---------" şeklinde açıklama belirtildiğini, Söz konusu dekont açıklamasının çevirisini yaptığımızda "4.9.2023 tarihli anlaşma gereğince mv solikamsk'nın demuraj ödemesi" şeklindeki Türkçe karşılığını gördüklerini, Davacı vekilinin takibe ve davaya konu senetlerin ödemesi olarak sunmuş olduğu dekontlarda görüldüğü üzere öncelikle söz konusu para transferinin alıcısı davalı olmayıp sunmuş oldukları sözleşmenin tarafı olduğunu, Bunun yanında dekont açıklamasında ise senet ödemesine dair bir ibare belirtilmeyip "4.9.2023 tarihli anlaşma gereğince ---------" şeklinde açıklama belirtilip sunulan sözleşme gereğince ödeme olduğu belirtildiğini, Davacı vekilinin iddia ettiği üzere davaya konu senetlerin ödemesi olabilmesi için öncelikle davalıya gönderilmesi gerektiğinin yanında açıklamasında bonoların vade ve diğer bilgilerinin belirtilmesi gerektiğini, Ancak sunulan dekontlardan görüldüğü üzere açıklamalarda sunulan sözleşmede belirtilen taksit ödemesi olduğu belirtilmiş olup davaya konu veya herhangi bir senede karşılık ödeme olduğu belirtilmediğini, Yine aynı şekilde sunulan diğer dekontta 21.11.2023 tarihli olup o para transferinin de alıcısı davalı olmayıp sunulan sözleşmenin tarafı olduğunu, Ve yine aynı şekilde söz konusu dekont açıklamasın da "--------” açıklaması belirtilmiş olup, ilgili açıklamanın Türkçesi "---------" olduğunu, her ne kadar davacı vekili ikame etmiş oluğu bu davada takibe konu bonoların sunmuş olduğu sözleşme uyarınca teminat olarak düzenlendiği ve iki senedin ödemesinin yapıldığını ileri sürmüş ise de, ödeme belgesi olarak sunmuş olduğu banka dekontlarının açıklamalarından da görüldüğü üzere söz konusu ödemeler sunmuş olduğu sözleşmeye istinaden yapılmış olup bonolara karşılık ödendiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığını, davacı vekili bila tarihli dava dilekçesinde sunmuş olduğu sözleşmeyi imzalayan dava dışı -------- davalı ile birlikte hareket ettiğini ve senetleri teslim alan kişi olarak imza attığını ve taraflarına verilen vekaletname de birlikte yetki vermiş olmalarının iddialarını ispatladığını ileri sürdüğünü, somut olayda takibe ve davaya konu bonoların bu şekilde teslim edilmiş olması davacı vekilinin iddialarını ispatlamamakta hatta çürütmektedir. çünkü davacı vekilinin iddia ettiği gibi davaya konu senetler sunmuş olduğu sözleşmenin tarafları arasında teminat senedi olarak düzenlenmiş olsaydı bononun tarafları da sözleşmenin tarafları ile aynı olması gerektiğinin yanında bu şekilde bir teslime gerek kalmayacağını, çünkü teminat senetlerinin sözleşme ile birlikte düzenlenip imza altına alınıp taraflarda kalması gerektiğini, bu şekilde bir senet tesliminin yapılmış olması başlı başına bonoların sunulan sözleşme ile alakası olmadığını gösterdiğini, taraflarına davalı ve dava dışı -------- birlikte vekaletname vermiş olması hususunun huzurdaki dava ile hiçbir alakası olmayıp tamamen uyuşmazlığı saptırmaya yönelik beyanlardan ibaret olduğunu, yapmış oldukları avukatlık faaliyetleri kapsamında ortak vekaletnameler alınabilmekte ve durumun şartlarına göre kullanılabildiğini, genellikle noter masraflarını azaltmak adına yapılıp huzurdaki davada tesadüfen böyle bir durumun gerçekleşmiş olmasının davanın esası ile hiçbir alakası bulunmadığını, davacı vekili dava dilekçesinde taraflarıyla görüşmeler yaptığını ve başka borçları bulunduğuna dair beyanda bulunduklarını iddia etmiş ise de davacı tarafa taraflarınca senet bedellerinin ödenmesi amacıyla --------- Noterliğinin 19.08.2024 tarih ve ------- yevmiye nolu ihtarnamesi ihtar edilmiş bunun haricinde arabuluculuk toplantılarının haricinde görüşme yapılmadığını beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava; -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında ki uyuşmazlığın -------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasında davacının 60.000 USD'lik kısımdan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve tazminat istemli dava olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirket, ------- -------- kömür ithal etmekte olup bu taşımacılıkta, deniz taşımacılığını yapan şirket --------. Kömürlerin gemiden boşaltılması sürecinde gecikme yaşandığı için, ------- ile --------Ş. arasında 04.09.2023 tarihli bir protokol sözleşmesi (Demuraj Sözleşmesi) yapılmıştır. Bu sözleşme ile 90.000 USD tutarında demuraj bedeli (limanda bekleme tazminatı) belirlenmiş ve bu bedelin üç eşit taksitte (30.09.2023, 30.10.2023, 30.11.2023) ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ödemeleri garanti altına almak amacıyla, sözleşmede belirtilen vadelerle ve 30.000 USD bedelle 3 ayrı senet düzenlenmiştir. Diğer davacı --------- senetleri kefil sıfatıyla imzalamıştır.Davacılar, sözleşmeyi -------- adına imzalayan ve senetleri teslim alan --------, davalının ortağı olduğu --------Şti.'nin sözleşmenin imzalandığı tarihlerde hem ortağı hem de yetkili müdürü olduğunu iddia etmektedir. Davacılar, senetlerin davalı adına düzenlenerek kendilerinin açıkça dolandırıldığını ve davalı ile çalışanının hukuka karşı hile yaptığını ileri sürmektedir. Davalı, icra takibine konu bonoların sunulan sözleşmenin teminat senedi olmadığını savunmaktadır.Davalı --------, demuraj sözleşmesinin tarafı ve imzalayanı olmadığı için davanın öncelikle husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer.
Somut olayda sicil kayıtları incelendiğinde -------- davalının ortağı olduğu --------- şirketinde ortak ve müdür olduğu davalı ile sözleşmeyi imzalayan kişi arasında bağ olduğu, bonoların vade ve miktarlarının aynı olduğu, davacıların davalı arasında ticari ilişki içinde olduğu ispatlanamadığından davacıların menfi tespit talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların menfi tespit davasının KISMEN KABULÜ ile; -------- İcra Dairesi --------- E. sayılı dosyasından dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, davacılar vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 140.868,882 TL'nin başlangıçta alınan 1.024,65 TL Peşin harç ve 34.200,00 TL Tamamlama Harcından mahsubu ile bakiye kalan 105.644,232 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 1.024,65 TL peşin harç, 34.200,00 TL Tamamlama harcı, 427,60 TL başvuru harcı, 54.000,00 TL bilirkişi masrafı, 438,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 90.090,75 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacılar taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 306.708,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.800,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!