Anahtar kelimeler: Teknisyeni Sen Aidatı Dayanışma Kadroya Onarım Khk Bakım Üyesi Hastanesinde
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı ... Hastanesinde bakım onarım bölümünde elektrik elektronik teknisyeni olarak 01.05.2004 tarihinden itibaren çalıştığını ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında kadroya geçirilen işçilerden olduğunu, davacının ... Sendikası (... Sen) üyesi olmakla birlikte işverene verdiği dayanışma aidatı dilekçesi vermek suretiyle ... ... Sendikası (... Sen) ile Sağlık Bakanlığının üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (TÜHİS) arasında imzalanan 01.01.2019-31.12.2020, 01.01.2021-31.12.20 22... .01.2023-31.12.2024 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmelerinden faydalandığını, toplu iş sözleşmesinin "Hizmet zammı" başlıklı 36/1 hükmünde “Bu Toplu İş Sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir.” şeklinde hükmün yer aldığını, davacının fiilen teknik personel olarak çalıştığını ve toplu iş sözleşmesinin 36/1 hükmüne göre hizmet zammı alması gerektiğini, ancak bugüne kadar işverenin hizmet zammının düz işçi gibi ücretinin %13'ü olarak ödendiğini ileri sürerek hizmet zammı farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, teknik personelin emsali memura ödenen tazminatların ödenebilmesi için istihdamına ilişkin diplomalarının en az orta derecede mesleki tahsil/teknik lise veya dengi okul ve mesleğine ilişkin olması yani atandıkları teknik branşla ilgili olmasının ya da Türkiye İş Kurumu aracılığı ile ilk kez Kuruma alımı yapılmış ise fiilen mesleği icra ediyor olmasının gerektiğini, davacının bu iki şartı da taşımadığını, toplu iş sözleşmesi ve Uyuşmazlıkları Çözüm Kurulu kararları çerçevesinde davacının dava konusu tazminata hak kazanamayacağının açık olduğunu ayrıca talep edilen faiz ve faiz türüne itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçerken, taraf sendikaca bağıtlanmış toplu iş sözleşmesinin 36. maddesinde teknik personel olarak çalışan işçinin eğitim durumunu belgelemek şartı ile hizmet primi alabileceğinin düzenlenmiş olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumuna mesleği elektrik elektronik teknisyeni olarak bildirilen bunun yanı sıra fiilen de teknik personel işçi olarak çalıştığı anlaşılan davacının, teknik lise mezunu olarak talep konusu alacağı talepte haklı bulunduğu, ...Sen tarafından sendika üyeliğinin onaylandığı 08.09.2023 tarihinden ve dayanışma aidatı kesildiği anlaşılan 2020 Ekim ayından itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğinin anlaşıldığı, 21.06.2024 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde davacı işçinin bakım onarım bölümünde elektrik elektronik teknisyeni olarak çalıştığının ileri sürüldüğü, dosyada yer alan işe giriş bildirgelerinde de işinin elektrik teknisyenliği olarak bildirildiği,davacının mesleki açık öğretim lisesinden 13.07.2021 tarihli diploma ile mezun olduğu, bordrolarda ... Sendikası aidat kesintilerinin yer aldığı, dosya kapsamına göre davacının diploma tarihi gözetilerek 01.01.2021 - 31.12.20 22... .01.2023 - 31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerinin 36. maddesinde belirtilen hizmet zammından arabuluculuk son tutanak tarihine kadar olan döneme kadar faydalanması gerektiği yönündeki Mahkeme kabulünün ve hüküm altına alınan alacağa arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizinin işletilmesine dair kararın yerinde olduğu, ancak davalı Bakanlık harçtan muaf olmasına ve hüküm fıkrasının ikinci bendinde harçtan muaf olduğu belirtilmesine rağmen bu husus dikkate alınmaksızın hatalı şekilde hüküm fıkrasının üçüncü bendinde davalı Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile harçtan muafiyet bakımından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabul yönünde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi olarak çalışan işçilerin Devlet memurları gibi sınıf ve derecesi olmadığından işçilerin sınıf ayrımı, yaptıkları işe göre belirlendiğini ve eğitim koşulunun aranmadığını nitekim toplu iş sözleşmesinde de fiilen yapılan işe göre teknik personel ayrımı yapıldığını, aynı işi yapan memur var ise onlar ile aynı görev ve sorumlulukları olduğunu, Yargıtay tarafından toplu iş sözleşmesinin teknik personele ödenmesi öngörülen hizmet primine ilişkin maddesinin yanlış yorumlandığını, işçi için de memur vasfı arandığını, oysa ki ilgili maddede yalnızca ödeme tutarı hususunda emsal memurun örnek alınacağına dair düzenleme getirildiğini, toplu iş sözleşmesinin “Hizmet Primi” başlıklı 36/1 hükmünde, “Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir.” denilmekle, hizmet zammı ödenecek olan işçilerin fiilen bu işi yapmalarının yeterli olduğunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na (657 sayılı Kanun) tâbi memurlarla aynı vasfı taşımaları gibi bir şart koşulmadığını, emsalden kastedilenin fiilen yapılan işin kendisi olduğunu,
b. Davacının davalı Bakanlığın işçi alımı ile ilgili ilanından sonra mesleğine göre başvuru yapması ile atamasının yapıldığını, iş başvuruları sırasında, hangi meslek için başvuru yapılmış ise onunla ilgili eğitim belgelerinin; kurs bitirme belgeleri, sertifikalar ve yeterlilik belgeleri gibi ibraz edilmiş olduğunu, işveren tarafından yeterli görüldüğü için davacının işe alınmış olduğunu,
c. Söz konusu toplu iş sözleşmesinin ek 3. maddesinde yer alan düzenlemenin de önemli olanın fiilen yapılan iş olduğu yönündeki iddiayı desteklediğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının teknik hizmetler sınıfında olduğunu iddia ettiğini ve toplu iş sözleşmelerindeki düzenleme gereği zamlı ödemeye hak kazandığı savunduğunu, ancak anılan toplu iş sözleşmesi maddesinde emsali memur personele atıf yapıldığını, 657 sayılı Kanun'un 36. maddesinde ise memurların sınıflarının gösterildiğini, davacı bu kapsamda teknik hizmetler sınıfına girmediği gibi öğrenim durumunun en az lise ve dengi mesleki teknik öğrenim bölümü olmadığını, sertifika, kurs, sempozyum, seminer vb. vasıtası ile alınan belgelerin geçerli kabul edilmeyeceğini,
b. Davacının tahsilinin istihdam edildiği alanla uyuşmadığını dolayısıyla dava tarihi itibarıyla öğrenim şartının gerçekleşmediğini,
c. Davacının yapılan ödemelere ilişkin bordrolara karşı bir ihtirazı kayıtta bulunmamış olduğunu, daha sonra bu konuda herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmasının mümkün olamayacağını,
d. Faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibarıyla hizmet zammı farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı ile faiz hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!