Anahtar kelimeler: Üyesidavalı Borsası Dolarını Abd Altın Satımı Yazim Layihalar Alım Yapmak

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 07.12.2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 23.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 23.10.2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2022 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davalı şirketin İstanbul Altın Borsası üyesi,davalı ...'nün de bu şirketin yetkilisi olduğunu, altın alım satımı yapmak için 32.000 ABD Dolarını 1 kg altın için nakit olarak ... isimli davalı şirket çalışanına teslim ettiğini, bu kişinin el yazısıyla yeni hesap açılışı 32.000 USD ... yazılı belge verdiğini, 14.12.2009 tarihinde 18.000 ABD Dolarını nakit olarak 1/2 kg altın parası olarak aynı kişiye teslim ettiğini, hesabını kapatmak istediğinde zarar ettiğini söyleyerek parasını vermediklerini, hesap ekstresi istediğinde davalı şirketin muhasebecisinin ekstre veremeyeceklerini bildirdiğini, savcılığa şikayeti üzerine davalı şirket çalışanı ve muhasebecisi hakkında dolandırıcılık suçundan dava açıldığını, beraat kararı verilmiş ise de dosyanın henüz kesinleşmediğini, davalı şirketin legal muhasebe kayıtlarının dışında illegal gizli muhasebe kayıtlarının tutulduğunu, şirketi temsile ve idareye yetkili olanların kanunların kendilerine yüklediği görevi yapmaması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olacaklarını, belirterek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 ABD Doları alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca Amerikan Dolarına uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili, şirketin İzmir'de şubesi bulunmadığını, merkezinin İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davalı ...'nün davacıyla hiçbir irtibatı ve ilişkisi bulunmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının para teslimi karşılığı hiçbir yazılı belge, kaşe, imza almadığını, fasit makine fişini davacının şirketten alacaklı olduğuna ilişkin belge gibi sunamayacağını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ceza davasının beraatle sonuçlandığını, davacının bir çok yere şikayette bulunduğunu, davacının dava açma ve takip etmeyi bir yaşam biçimi haline getirdiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafından davalı şirket çalışanına fiziki altın almadan kendisi adına kayıt dışı altın alım satımına dair açık hesap açtırılmak üzere 32.000,00-USD ve 18.000,00-USD ödemede bulunduğu ve buna karşılık fiziki altın almadığı iddiasında bulunarak, iş bu iddialarının ispatına yönelik tanık deliline dayandığı, dinlenilmesi istenen tanıklardan yeğeni olan tanığı ... dışındaki tanıkların davacı tarafından, davalı şirketten fiziki altın alım satımı dışında alım satım yaptığına ve bu maksatla davalı şirket çalışanlarına ödemede bulunduğuna dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davacının tanık delili dışında ceza dosyası ve bu dosyaya toplanan belge ve kayıtlara dayandığı, ancak ceza dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilip Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen beraat hükmü gerekçesinde de davacının iddialarını ispata yarar delil bulunamadığı tespit edilemediği, yine davacının davalı şirkete 32.000,00-USD ve 18.000,00-USD ödemede bulunduğuna dair üzerinde giriş ... yazan fişler sunulmuş ise de iş bu fişlerin alım-satım sırasında, satışa dair düzenlenen fiş veya fatura vasfında belge niteliğinde olmadığı, gerek ceza dosyasındaki sanık beyanları ve gerekse de davacı tanıklarının beyan ettiği üzere iş bu belgenin bilgi fişi olarak düzenlendiği, bu nedenle kayıtsız şartsız borç ikrarına haiz belge niteliğinde olmadığı, iş bu belgenin davacı tarafından davalı şirkete altın alımı için ödemede bulunulduğuna dair belge olarak kabul edilemeyeceği, yine davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davalı şirketin davacı ile ticari ilişkisine dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı, kayıt dışı altın alım satımı yapıldığına dair belge ve kayıt bulunmadığı, davacının davalı şirketten fiziki altın alım satımı dışında, davalı şirkete para yatırarak altın alım satımı ve bu suretle gelir elde etmek üzere kayıt dışı hesap açtırıp bu hesaba ödemede bulunduğu ve yapılan bu ödemelerin geri ödenmediğine dair iddianın ispatına yarar somut delil sunulamadığı, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı, davalı tarafça 14 Eylül 2009 günü 32.000 USD ve 14.12.2009 günü 18.000 USD tutarı nakit olarak hesap açma vaadi ile teslim alındığını, karşılığında her hangi bir mal ve mal tesliminin göstergesi olan Fatura verilmediğini, mal teslimi yapılmadığını, davalı tarafın kendi bünyesinde hesap açtığını belirtmiş ancak hesapta yapılan işlemleri altın bosasına da bildirmediğini, kar veya zarar edildiğine dair hesap ekstrelerini mahkemeye de sunmadığını, ceza dava dosaysı kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirket çalışanı ... tarafından altın parası olarak nakit olarak alındığı gösteren Yeni hesap açılışı 32 000 USD ... “ yazılı belge verildiğini, yine ... tarafından 14.12.2009 günü yine nakit olarak aldığı 18000 USD tutarı karşılığındaki yazdığı belgede yazıların kendisine ait oduğunu ifadesinde kabul ettiğini, ceza davasının duruşmasında da her iki parayı aldığını ve yazı verdiğini kabul ettiğini, şirket çalışanı ... tarafından savcılık ve ceza mahkemesinde kabul edilen para aldığına ve hesap açtığına dair belgelerin kesin delil niteliğinde olduğunu, tanık ...'un bu hususu doğruladığını, şirket belgeleri üzerinde yapılan incelemede fatura bulunamamış ise de fatura kesilmiş olsa dahi malın tesliminin de yapıldığının kanıtlanması gerektiğini, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, şirket muhasebecisi ... 'nun çözümü yapılan telefon görüşmelerini kabul ettiğini, ses kaydının da delil niteliğinde olduğunu, basit yargılama usulünden yazılı yargılama usulüne geçildiği halde davaya yazılı yargılama usulünun uygulamayarak hakların kullandırılmadığını, belirsiz alacak ve tespit davası olarak açıldığından, değer artımının ancak mahkeme hakimince tespit edilerek, verilecek kesin süre içinde yapılması gerekirken mahkeme hakiminin tespiti olmadan davacı tarafından şahsen yapılması hukuka aykırı olduğunu, dava dosyası doğrudan İstanbula gönderilerek İstanbul Ticaret Mahkemesinden bilirkişi ataması yapılmasının kanun aykırı olduğunu, dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğünün yerine getirlmediğini, adli yardım talebi kabul edilip ardından yüksekoranda yargılama giderlerine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, adli yardımlı olarak görülen davalarında davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına şeklinde karar verilmesi gerektiğini, karar gerekçesinin çelişkili olduğunu, davalı tarafın toplamda 50.000.USD bedeli teslim aldığı karşılığında mal tesliminin de olmadığı uzun zamandır hayali işlemlerde teslim alınan bedel ile paradan para kazanmaya devam ettiğinin gerek tanık ifadeleri gerek yerel mahkemece toplanan deliller ile ispatlandığını, belirterek; kararın kaldrılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, iddianın ileri sürülüş şekline öncelikle davacının davalı şirkete 32.000,00-USD ve 18.000,00-USD ödeme yaptığı iddiası yönünden ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunmasına, dava konusu maddi olaya ilişkin iddialar yönünden yapılan ceza yargılaması sonucunda Yargıtay denetiminden geçerek berat hükümü ile kesinleşen ceza doyası kapsamında davacının iddialarını ispata yarar delil bulunamadığının tespit edilmesine, davacının davalı şirkete ödemede bulunduğuna delil olarak dayanılan fişlerin alım satım sırasında satışa dair düzenlenen fiş veya fatura vasfında belge niteliğinde olmayıp bilgi fişi olarak düzenlendiği ve bu nedenle kayıtsız şartsız borç ikrarına haiz belge niteliğinde olmadığının anlaşılmasına, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin davacı ile ticari ilişkisine dair herhangi bir kayda rastlanılmamasına, davacının davalı şirketten fiziki altın alım satımı dışında, davalı şirkete para yatırarak altın alım satımı ve bu suretle gelir elde etmek üzere kayıt dışı hesap açtırıp bu hesaba ödemede bulunduğu ve yapılan bu ödemelerin geri ödenmediğine dair iddiasının sunulan deliller çerçevesinde ispat edilememesine, red edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!