Anahtar kelimeler: Binayı Binada Binası Reddettiğini Tespitte Sürdürdüğünü Yaptırdığı İnşa Binanın İdarenin
6. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında hizmet binası inşa edilmesi için 19.02.2001 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme hükümlerinin yüklenici şirket tarafından yerine getirilerek, binanın davalıya teslim edildiğini, 31.03.2006 tarihinden itibaren davalı idarenin hizmetlerini bu binada sürdürdüğünü, davalının binayı kullanılmasına rağmen kusurlu işlerin bulunduğundan bahisle, geçici kabulün yapılması talebini haksız olarak reddettiğini, davalının yaptırdığı tespitte inşaat seviyesinin %95 olduğunu, kendi yaptırdıkları tespitte alınan rapora göre de binanın geçici kabulünün yapılması gerektiğinin belirlendiğini belirterek, geçici kabulün yapılmamasının hukuka aykırı olduğunun tespitini, geçici kabul vs. kesin hesap ve kesin kabulün mahkeme tarafından yapılmasını, bakım sözleşmeleri sarf malzemeleri nedeniyle uğranılan maddi zarara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın 05.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, hakediş bedelinden doğan ve ödenmeyen bakiye alacaktan 5.000,00 TL'nin 36/ek hakedişin sözleşmeye göre ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, sözleşme gereğince davalıya tevdi edilen ve halen davalı uhdesinde bulunan banka teminat mektuplarının davacıya iadesini, davalının kusuru nedeniyle ödenen komisyon masrafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL komisyon tutarının fiilen ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, manevi tazminat talep hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ... . Noterliği'nde 20.02.2001 tarihli ... yevmiye numaralı sözleşme imzalandığını, uyuşmazlıkta Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, binadaki eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi gerektiğini, nefaset kesintisi ile geçici kabulün yapılması halinde sorumluluğun kabul heyetine geçeceğini, bu nedenle geçici kabul heyetinin bu sorumluluğu alamayacağını, sonuç olarak davalı idarenin sözleşmenin 23 ve Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 41. maddesine uygun hareket ettiğini, sözleşmenin "Geçici İşgal" başlıklı 24. maddesine göre; işin bitmiş ünitelerinin idarenin isteği üzerine geçici kabulü tazannum etmemek üzere müteahhit ile birlikte yapılacak tutanakla idareye teslim edilebileceğinin hükme bağlandığını, bu nedenle binanın kullanılmasının geçici kabulü gerektirmediğini, geçici kabul komisyonun tespit ettiği eksiklerin bir an önce tamamlanarak, işin geçici kabule hazır hale getirilmesi gerektiğini, özetle eserde bulunan eksik ve ayıplı işler nedeniyle geçici kabulün yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin ███████ Esas, ████████ Karar, 29.03.2012 tarihli kararı ile sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin ███████ Esas, ████████ Karar, 29.03.2012 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, ████████ Karar, 05.02.2014 tarihli kararı ile tespit raporları ile mahkemece alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu, bu çelişki giderilmeden sonuca varılmasının doğru olmadığı, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir rapor alınması, otomasyondaki arızanın kullanım sonucu ortaya çıkıp çıkmayacağı da değerlendirilmek suretiyle işin geçici kabule hazır olup olmadığının tespit edilmesi, geçici kabule hazır ise işin esasına girilerek davacıya yapılan ödemelerin de düşülmesinden sonra alacaklı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin ███████ Esas, ████████ Karar, 18.10.2016 tarihli davanın reddine dair kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, █████████ Karar, 25.09.2017 tarihli kararı ile bozma üzerine alınan ek raporun bozmaya uygun olarak düzenlenmediği, daha önce delil tespiti ve keşiflerde bilirkişi olarak görev almamış üniversitelerin inşaat, makine, elektrik elektronik bölümlerinden seçilecek konusunda uzman bilirkişiler kurulu heyetinden HMK'nın 281/3 maddesi gereğince bozma ilâmına uygun araştırma ve inceleme yapılması, kusurların kullanım hatası olup olmadığı somut biçimde dayanakları gösterilerek açıklığa kavuşturulması, çelişkilerin giderilmesi, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar, 24.10.2019 tarihli davanın reddine dair kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz █████████ Esas, █████████ Karar, 10.11.2021 tarihli kararı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile sözleşmenin ayakta olduğu, yapılan tüm işlerin yüklenici tarafından yapılmış olduğunun karine sayıldığı, mevcut haliyle işin tasfiye kesin hesabının çıkartılması için davalı iş sahibine uygun süre verilerek, çıkarılan kesin hesabın yükleniciye tebliğ edilmesi, yüklenicinin kesin hesaba itirazı halinde itiraz dilekçesini de ekleyerek kesin hesap evraklarının mahkemeye gönderilmesi, çıkarılan kesin hesaba yüklenici tarafından itiraz edilmemişse üzerinde uyuşulan kesin hesap sonuçlarına göre uyuşmazlığın karara bağlanması gerektiği, çıkarılan kesin hesaba yüklenici tarafından itiraz edilmişse bilirkişi kurulundan ek rapor alarak itiraz konularının değerlendirilmesi, çıkarılan kesin hesap sonuçlarına göre istemlerin karara bağlanması, sözleşmenin 53. maddesinde yer alan teminatın iade koşullarının da değerlendirilmesi, bakım işlemleri nedeni ile yapılan masrafların tahsili istenmiş ise de teslime kadar her türlü bakım ve onarımın yüklenici sorumluluğunda olacağı, bu alacak kaleminin reddi ile davacının diğer talepleri hakkında yapılan inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kısmen kabulü ile bakım onarım giderleri olarak talep edilen 5.000,00 TL'ye ilişkin talebin reddine, teminat mektubu masrafı olarak talep edilen 35.712,54 TL'nin 10.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, hakediş olarak talep edilen 1.198.978,54 TL'nin 10.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bakım onarım giderlerinin reddine dair verilen kararın bozulması gerektiğini,
b. Yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, avans faize hükmedilmesi gerektiğini, beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve gerekçeli kararın kanuna aykırı olduğunu,
b. Davalı kurumca sunulan kesin hesabın dikkate alınmadığını,
c. Müteahhit nam ve hesabına yaptırılan imalatların bedeli olan 127.142,35 TL kesinti ve buna ilişkin belgeler dava dosyasına sunulmuş olmasına rağmen dikkate alınmadığını,
d. Gecikme cezası adı altında yapılan 117.233,60 TL kesintinin hesaplamaya dahil edilmemesinin de hatalı olduğunu,
e. Hükme esas alınan hakediş raporuna göre davacının 1.198.978,54 TL alacaklı olduğu belirtilmesine rağmen davalı idarece hazırlanan kesin hesapta davacının kuruma 1.712.015,36 TL borçlu olduğunun sabit olduğunu,
f. Alacağın zamanaşımına uğradığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca kesin hesabın yapılması, bakiye hakediş bedelinin tahsili, teminat mektubunun iadesi ile komisyon bedelinin tazmini ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ve 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yüklenici şirket tüzel kişi tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 19/1. maddesinde bir tacirin borçlarının kural olarak ticari olacağı ve 2. fıkra gereğince de taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, kanunda aksine hüküm yoksa, diğer taraf için de ticari iş sayılacağı düzenlemiştir. Ticari işin varlığı durumunda ve açıkça talep edilmesi halinde 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi gereğince alacağa ticari faiz hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle davacı yüklenici dava dilekçesinde avans faiz talep ettiğinden mahkemece taleple bağlılık kuralı gözetilerek avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün “1” no.lu fıkrasının (B) bendinde yer alan “yasal faiziyle” ibaresinin çıkartılarak yerine “avans faiziyle” kelimesinin ve ( C ) bendinde yer alan “yasal faiziyle” ibaresinin çıkartılarak yerine “avans faiziyle” kelimesinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!