Anahtar kelimeler: Mutlak Ttk İçindeki Nispi Yerinin İstanbul Ticari Edilemeyeceği Görevsizlik Hizmet

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ37. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████KARAR TARİHİ
: █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ ████████DAVANIN KONUSU
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)Taraflar arasındaki davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul 46.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:KARARDava, Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir.İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesince,"...eldeki davanın mutlak veya nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir Bu nedenle mahkememizin görevsizliğine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.İstanbul 46.Asliye Hukuk Mahkemesince,"...davaya konu maden sahasında bulunan işlenmemiş çinko-kurşun pasasının istihkakı sebebiyle taraflar arasından uyuşmazlığın bulunduğu, her iki taraf ticari şirket olup, uyuşmazlık konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması sebebiyle mahkememizin görevsizliği nedeni ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usul yönünden reddine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Dava, istihkak (iade) olmadığı taktirde tazminat isteğine ilişkindir. Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir.Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; davacı, dava dışı şirketin işlettiği maden sahasında bulunan bir kısım çıkarılmış cevherin işleten dava dışı şirketten satın alındığı, sevkiyatın yapılamadan dava dışı şirket tarafından ruhsatın davalıya satıldığı, davalının ilgili cevheri başkasına satacağına ilişkin haber alınması nedeni ile cevherin iadesi, olmadığı taktirde bedelin tahsilini talep etmiş olup, taraflar arasında bir ticari ilişkinin olmadığı, eldeki davanın mutlak veya nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın mülkiyet hukuku kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenlerle uyuşmazlığın İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.SONUÇ
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 46.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.KANUN YOLU
: Kesin olmak üzere