Anahtar kelimeler: Pres Özetlemüvekkil Özensiz Dikkatsiz Talepli Makinesini Çalışırken Ekipmanları Rücuen Geçirdiğini

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirkete sigorta şirketi tarafından ------kapsayan bir sigorta yapıldığını, Müvekkil şirket nezdinde çalışan---- kimlik numaralı -------- tarihinde iş yerinde çalışırken kaza geçirdiğini, Söz konusu işçi pres makinesini kullanırken gerekli olan ekipmanları kullanmadan dikkatsiz ve özensiz iş yapmış ve sonucunda iş kazası meydana geldiğini, Bunun üzerine işçi ------ müvekkil şirket aleyhinde maddi ve manevi tazminat talepli dava açmıştır. Nitekim ------Sayılı dosyasında görülen dava ----- ihbar edildiğini ve ilgili davada ---- maddi tazminatın ve ----- manevi tazminat yönünden kabul kararı verildiğini, bu hususta davalı şirket ile görüşüldüğünü ancak ödeme yapamayacaklarını belirttiklerini, iş mahkemesinde belirtilen tazminatların işçiye ödendiğini belirterek; poliçe limiti dikkate alınarak poliçede belirtilen 400.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenen poliçe gereği poliçede bildirilen sigortalı yönünden, poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan işçiler için ve poliçede bildirilen faaliyet adresinde ve poliçe vadesinde meydana gelecek olaylar yönünden teminat sağlandığını, poliçenin işlerlik kazanabilmesi için öncelikle söz konusu hasarın poliçede tanımlı riziko adreslerinde meydana gelmiş olması gerektiğini, meydana gelen kazanın poliçede bildirilen adreste meydana gelmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:Mahkememizin -------Karar sayılı ilamı ile; "Davacı vekili tarafından işbu davayla ilgili olarak davacı ile sulh olduklarına ilişkin █████/2024 tarihli dilekçe verildiği, davacıdan vekalet ücreti ve masraf talebinin bulunmadığını, davalı vekilinin vekaletname uyarınca açılan davadan sulh olma yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinde "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü gereğince alınacak harç miktarı yönünden ön inceleme duruşmasının yapıldığı anlaşılmakla,Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile sulh olduklarını ve karşılıklı birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmemeleri yönünde beyanda bulunmaları nedeniyle dava konusuz kaldığından, mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıda şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar ----- Karar sayılı ilamı ile "İlk Derece Mahkemesinin --- tarihli tensip zaptının ----numaralı ara kararı uyarınca davacı vekilince----- tarihli dilekçesi ekinde sunulan sulh protokolü başlıklı ----tarihli belge incelendiğinde; -------dosyası üzerinden anlaşmaya varıldığına dair husus belirtildikten sonra davacı taraf olarak ---- vekili ile davalı taraf -------- vekili arasında imza altına alındığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince sunulan dilekçe ekindeki sulh protokolünün iş bu davaya ilişkin olmayıp dava konusu iş kazasına ilişkin ayrıca açılan davada yapılan sulh sözleşmesi olduğu konusunda sözleşme içeriği ve imza altına alan taraflar itibariyle açıklık olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince iş bu dava yönünden sulh olunduğuna dair yanılgılı kanaate varılarak bu yönde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklinde kaldırılmıştır." şeklinde kaldırılmıştır. Mahkememizden verilen ---- Karar sayılı ilamın------ sayılı kararı ile kaldırıldığı görülmekle mahkememizin ---- Esasına kaydedildiği anlaşıldı.Uyuşmazlık; davacı tarafın şirketinde yaşanan iş kazası nedeniyle işçiye ödenen tazminatın -------gereğince davalı sigorta şirketinden tahsili gerekip gerekmediğinin tespiti talebine ilişkindir.Uyuşmazlık konusu hakkında dosya Sigortacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ------ tarihli raporunda özetle; Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.1401 ve devamı maddeleri uyarınca sigortacının sorumluluğu, poliçede açıkça teminat altına alınan rizikolarla sınırlı olduğu, ------mahkeme dosyası Sulh Protokolü ödeme şekli aşağıda yer almakta olup, davacı ---- zarar gören ----- tarihinde imza altına alındığı ve Davacı şirket tarafından iş kazası geçiren işçi --------ödenmiş olduğu, Poliçede manevi tazminat bulunmadığı ve sigorta şirketinin manevi tazminat sorumluluğu olmayacağı, Poliçedeki İki Farklı İfade olduğu, Geniş İfade: --------- hudutları dahilindeki iştigal konusu adreslerinde meydana gelebilecek iş kazaları…” tüm fiili işyerlerini kapsadığı, Sınırlayıcı İfade: “Sigorta ettirenin yukarıda bahsi geçen riziko adresinde çalışmakta olan 50 kişinin mesleki faaliyeti sırasında meydana gelebilecek iş kazaları…” Açıkça sadece poliçede yazılı adresi ve 50 işçiyi kapsadığı, Bu durumda poliçe metninde hem geniş hem sınırlayıcı ifade vardır. Poliçede ------hudutları dahilindeki iştigal konusu adreslerinde meydana gelen iş kazaları temin edilir” hükmü vardır. Sigorta şirketinin sadece “adres farklı” gerekçesiyle sorumluluktan kaçması mevzuata ve Yargıtay uygulamasına aykırı görünmekte olduğu, Ancak, kusur oranı, -------- ödemeleri ve poliçe limiti (400.000 TL) çerçevesinde sigortanın ödeyeceği miktar sınırlı olduğu, Sözleşmede birden çok yorum mümkünse, sigortalı lehine yorum yapılması yönünde genel ilkedir. Poliçedeki “giriş (geniş kapsam)” ile “sınırlayıcı (adres + kişi sınırlaması)” hükümleri arasında çelişki olmasından dolayı, sigortalı lehine poliçede yer alan geniş kapsam tanımında ilgili kazada poliçe limiti ile sigorta şirketinin sorumluluğu olacağı, Yaşanan kaza, poliçedeki ibare dikkate alındığında teminat kapsamında olacağı ve sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde ödeme yapmakla yükümlü olacağı yönünde görüş ve rapor ibraz etmiştir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Somut uyuşmazlıkta -----Mahkemesinde yer alan Sulh Protokolünde davacı ------ ve zarar gören ---- tarihinde imza altına alındığı ve işçi ----ödendiği, poliçede manevi tazminat olmadığı ve sigorta şirketinin de manevi tazminat sorumluluğu olmayacağı, poliçede ayrıca geniş ve sınırlayıcı iki farklı ifadeye yer verildiği, geniş ifadede ----- dahilindeki iştigal konusu adreslerinde meydana gelebilecek iş kazaları..." ve sınırlayıcı ifade ise "Sigorta ettirenin yukarıda bahsi geçen riziko adresinde çalışmakta olan 50 kişinin mesleki faaliyeti sırasında meydana gelebilecek iş kazaları.." ifadesi yer almakta ise de Yargıtay uygulamalarına göre de poliçede ------dahilindeki iştigal konusu adreslerinde meydana gelen iş kazaları temin edilir hükmü olduğunda sigorta şirketinin sadece adres farklı gerekçesi ile sorumluluktan kurtulmasının mümkün olamayacağı zira sigortada birden fazla hüküm mevcut olduğunda sigortalı lehine yorum yapılması ilkesinin bulunduğu, dolayısıyla sigortalı lehine poliçede yer alan geniş kapsam tanımında ilgili kazada poliçe limiti ile sigorta şirketinin sorumlu olacağı ve yaşanan kaza neticesinde poliçedeki ibare dikkate alındığında teminat kapsamında olacağı ve sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde ödeme yapmakla yükümlü olacağı anlaşılmış ve davanın kabulü ile 400.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 05.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1------ tazminatın kaza tarihi olan 05.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 27.324,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.831,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493,00 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 6.831,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.258,60 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 6.400,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi -----------Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!