Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Davalıbirleşen Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla Günde Dinlenerek Anadolu
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekili Avukat ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ...’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili; taraflar arasında 16.11.2012 tarihli, ... Projesi, 1. Etap, C blok sıva ve boya işleri konulu sözleşme imzalandığını, işin süresinin 15.05.2013 tarihinde dolduğunu, davalı yanca edimlerinin sözleşmede belirlenmiş olduğu şekli ile tamamlanmadığı gibi, ödenmesi gereken işçi alacakları, stopaj bedelleri, SSK borcu, yemek ve kamp giderlerinin de ödenmediğini, bu giderlerin müvekkilleri tarafından karşılandığını, söz konusu giderlere ilişkin faturaların düzenlenerek davalıya tebliğ edilmesine karşın davalının cari hesap borçlarını ödemediğini, ayrıca davalı tarafından yapılan eksik ve hatalı imalâtlar nedeni ile sahada davalı adına yaptırılmak zorunda kalınan iş kalemleri nedeni ile de davacının sözleşme bedeli dışında iş ve ödeme yapmak durumunda kaldığını, davalının borçlu olduğu tutar için aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasıyla başlatılan takibe itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile asıl alacak miktarı üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili; davacı yüklenici şirket ile davalı adi ortaklık arasında 16.11.2012 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davacı şirketin bu kapsamda edimlerini eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, davalı işverenin sözleşme kapsamında yer almayan yeni iş kalemlerinin yapılması hususunda davacı şirketten talepte bulunduğunu, davacı şirketin bu yeni iş kalemlerini de eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, ancak davalının hakediş raporlarını sunmak isteyen davacıya böyle bir alacağının bulunmaması nedeniyle kendilerine ödeme yapılmayacağını söylediğini ileri sürerek, bakiye iş bedeli olan 1.199.682,43 TL alacağın doğduğu tarihten itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı süresinde davaya cevap vermemiş, aşamalarda vekili; müvekkilinin 16.11.2012 tarihli "... Projesi - İstanbul ... Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşım İşi - 1. Etap, C blok, Alçıpan Duvar- Tavan, Alçı Sıva ve Boya İşleri" konulu sözleşme ile üstlendiği edimi eksiksiz yerine getirdiğini ve sözleşmenin 32. maddesi kapsamında ilave işler yaptığını, davanın, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalılar vekili; birleşen davada talep edilen 13 no.lu hakedişin dönemi ile daha önce onaylanan ve bedeli ödenen 12 no.lu hakedişin dönemlerinin aynı olduğunu, 13 no.lu hakedişe konu edilen işler yapılmış olsa idi zaten 12 no.lu hakedişe gireceğini, 13 no.lu hakedişe konu edilen işlerin yapılmamış olduğunu, bu hakedişe dayanak metraj dökümlerinin de bulunmadığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, davacı iş sahibinin sözleşmeye göre yükleniciye ait olan masrafları (SGK, yemek, kamp) karşıladığı, bunların defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ...... A.Ş'nin defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacının asıl davada takibe koyduğu ödemelere ilişkin gerçek bir ödeme yapıldığının bilirkişilerce teyit edildiği, 15.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesapların mahkemece de denetlenerek benimsendiği, asıl davanın davalısının da takiple istenen tutarlara ilişkin esaslı, somut bir itirazda bulunamadığı, sözleşmeye göre yapacağı ödemeleri kendisinin yaptığını ortaya koyamadığı, davacının asıl davada takip tarihi itibariyle 681.984,14 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, takipte talep edilen 36.604,38 TL işlemiş faiz yönünden, takip alacaklısının işlemiş faiz istemine dayanak yaptığı ihtarın, ... . Noterliği’nin 01.04.2014 tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi olduğu, bu ihtarname ile ... Yapı tarafından, ... Ltd. Şti’den 7 gün içinde cari hesap farkının ödemesi istenmişse de ... Yapı A.Ş. vekilinin beyan dilekçesi ekinde sunduğu tebliğ şerhinden anlaşıldığı üzere bu ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediği, bu sebeple asıl davada davacının 681.984,14 TL alacaklı olduğu,
Birleşen davada davacı ... ’ın sözleşme harici ek işler sebebiyle istediği alacak yönünden de, 15.06.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin, özellikle mimar bilirkişinin tek tek tüm pozları, sunulan metraj ve föylere göre mukayeseli olarak yaptığı hesapların mahkemece de denetlenerek benimsendiği, bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre davacının davalılardan 1.112.450,82 TL alacaklı olduğu, tarafların son rapora itirazlarına açıklanan gerekçelerle itibar edilmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, ... İcra Müdürlüğü’nün █████████ E. sayılı takibinin 681.984,14 TL asıl alacak üzerinden devamına; fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz istemlerinin reddine, asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 1.112.450,82 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamı itibariyle denetime elverişli olduğu, bu nedenle taraf vekillerinin yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmasına yönelik taleplerinin yerinde görülmediği, asıl davada davacı vekili tarafından ... . Noterliği’nin 01.04.2014 tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarname ile asıl davanın davalısı şirkete ihtarname gönderildiği, ihtarname ile 7 gün içinde cari hesap farkını ödemesinin istendiği, bu ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediği, ... Yapı A.Ş'nin keşide ettiği diğer ihtarnamenin de ... . Noterliği’nin 19.10.2015 tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi olup takipten sonrasına ait olduğu, davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğüne dair dava dosyasına delil sunulmadığı, Mahkemece, davalı takip öncesi temerrüde düşürülmemesine rağmen, takip öncesi faiz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerektiği, Mahkemenin kabulüne göre, davacı yüklenici tarafından talep ve dava konusu edilen iş bedeli alacağının yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları ile belirlendiği, bilinebilir ve likit olmadığı gözetildiğinde asıl davada davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğu, birleşen dava yönünden, mahkemece bilirkişi raporu dosya kapsamı itibariyle yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiş olup, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davada davanın kısmen kabulü ile 681.984,14 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 1.112.450,82 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Asıl davada davacı-birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, objektif olmadığını,
b. Temerrüt ihtarnamesinin davalı yüklenicinin sözleşmede yazan ve resmi bildirim adresi niteliğine haiz adresine keşide edildiğini,
c. Alacağın likit olduğunu,
d. Birleşen davaya konu 13 no.lu hakedişin bulunmadığını, 13 numaralı hakedişin ödenen 12 numaralı hakediş ile aynı dönemi kapsayacak şekilde düzenlendiğini,
e. Birleşen davaya konu işlerin yüklenici tarafından yapılmadığını, yapıldığı iddia edilen böyle büyük bir meblağa konu hakedişin hiçbir dökümü, hakediş ayrıntısı, fotoğrafı dahi bulunmadığını, 13. hakediş iddiasına konu işlerin zaten başka bir yüklenici tarafından yapıldığını,
f. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, itirazlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir.
2-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. İşçi alacakları, stopaj bedelleri, SSK borcu, yemek ve kamp giderleri konusunda davacının herhangi bir ödeme yapmış olmasının asla mümkün olmadığını, anılan bedellerin, müvekkili tarafından ödendikten sonra mezkur ödemelere dair belge ibraz edilmeden işverenler tarafından müvekkiline hakediş ödemesi yapılmadığını,
b. Müvekkili aleyhine icra takibi başlatılırken takip dosyasına İcra İflas Kanunu'nun 58. maddesine uygun şekilde alacak iddialarına dayanak belgelerin sunulmadığını, takip dosyasına sunulan belgelerin takip konusu alacak tutarıyla alakasız ve kendi içinde çelişkili bulunduğunu,
c. Mali bilirkişinin tespitinin taraflar arasındaki cari ilişkinin henüz kesin hakediş raporuyla kapatılmadığı duruma ilişkin olduğunu, müvekkilinin bedelini alamadığı hizmetlerinden doğan alacakları bulunduğundan, kesin hesap mahiyetindeki 13. hakediş ile alacaklarını tahsil ettiğinde defterlerine işleyebileceğini ve defterler üzerinde de davacı-birleşen dava davalısına borcu kalmayacağını, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi tarafından salt davacı-birleşen dava davalısının defterleri esas alınarak ve maddi gerçeğe ulaşılmadan, müvekkilinin icra takibine konu borçtan mesul tutulmasının isabetli olmadığını
d. Birleşen davada müvekkili firmanın, davalılardan alacağının tam tutarıyla 1.199.682,43 TL olup, bu tutarın, dosyaya sunulan delil ve belgeler ile tevsik edildiğini, buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda, teknik bilirkişilerin, "ek işlere dair olanları" hakkında sunulan belge ve delilleri kâfi derecede incelemeyip, kendi inceleme / yorum ve ölçütlerine göre hesaplama yapmaları sebebiyle birleşen dava davacısı aleyhine 87.231,61 TL fark oluştuğunu, itirazlarının kabul edilmemesi nedeniyle müvekkili aleyhine 87.231,61TL tutarında hakkaniyetsiz bir durum oluştuğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenici adına yapılan ödemelerin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen davada sözleşme ve sözleşme dışı iş bedelinin tahsiline ilişkin alacak istemlerine ilişkindir.
1-Asıl davada davacılar vekilinin asıl davada reddedilen kısma, birleşen davada davacı vekilinin birleşen davada reddedilen kısma yönelik temyiz başvuruları yönünden;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre asıl davada dava değeri 731.074,89 TL olup, reddedilen ve asıl davada davacı tarafça temyize konu edilen miktar 49.090,75 TL'dir. Yine dosya içeriğine göre birleşen davada dava değeri 1.199.682,43 TL olup, reddedilen ve birleşen davada davacı tarafça temyize konu edilen miktar ise 87.231,61 TL olup, her iki davada da reddedilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.
2-Asıl davada davacılar vekilinin birleşen davada kabul edilen kısma, birleşen davada davacı vekilinin asıl davada kabul edilen kısma yönelik temyiz başvuruları yönünden ise;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraflar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar vekilinin asıl davaya yönelik, birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçelerinin kararın bu taraflar yönünden miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
Asıl davada davacılar vekilinin asıl davaya yönelik, birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
2-Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın
370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı .... A.Ş. ve ... A.Ş. ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Şti'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!