Anahtar kelimeler: Senede Vade Yazim Kambiyo Özgü Bedelli Senetlerine Layihalar Menfi İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 29.12.2022
NUMARASI
: ████████ Esas █████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: 23.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 23.10.2025
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.12.2022 tarih ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla 24.12.2010 düzenlenme ve 01.07.2011 vade tarihli 23.000,00-TL bedelli senede dayanılarak takip başlatıldığını, takip kesinleşmesini müteakip fiili haciz uygulandığını, takibin halen halen derdest olduğunu, davalının elinde bulundurduğu senedin davalı tarafından doldurulduğunu, davacın senedi boş olarak imzalayıp verdiğini, takip konusu senet geçerli hukuki bir sebebe dayalı olarak düzenlenmediğini, taraflar kardeş olup aralarındaki hukuki işlem tanıkla ispat edilebilir nitelikte olduğunu, belirterek; senedin 17.200,00-TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, taraflar kardeş olup davacı tarafın takibe konu senetten dolayıdavalıya karşı borçlu olduğunu, davacı tarafında davalıya 5.800-TL borcu olduğunu kabul ettiğini, davacının senede karşı iddiasını yazılı delille ispat etmekle yükümlü olduğunu, belirterek; davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senedin boş olarak imzalanarak davalıya verildiğinin iddia edildiği, davalı tarafın sunmuş olduğu senet karşısında, bu kapsamda senedin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı doldurulduğu iddiasının aynı kuvvette bir delil ile yazılı bir delil ile ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafça tarafların kardeş olduğu hususu dikkate alınarak tanık deliline dayanılmış ise de davacı tarafın senede karşı aynı kuvvete bir delille iddiasını ispat etmesi gerektiği, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağı, davacı tarafça senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası yazılı delil ile ispat edilemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı, karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunması ve yemin metnini sunması için iki haftalık kesin süre verilmiş ise de kesin süre içinde davacı tarafça yemin teklifinde bulunulmadığı, davacının kambiyo senedinden kaynaklı başlatılan icra takibine konu senet bedelinden 17.200-TL'sinden borçlu olmadığı davacı tarafça ispat edilemediği, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, davacının kardeşi davalıya yalnızca 5.800,00-TL borçlu olmasına karşın aralarındaki güven ilişkisine bağlı olarak almış olduğu boş senedi 23.000,00-TL şeklinde doldurarak icra takibi başlattığını, tarafların kardeş olması sebebiyle HMK 203/1 gereği davalı ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin tanıkla ispatlanabilecek nitelikte olduğunu, takip konusu senedin 5.800,00-TL borç karşılığında imzalı boş bir şekilde verildiğini, senedin 23.000,00-TL bedelle tanziminde muvafakati ve bu yönde bir iradesi bulunmadığını, bu hususta tanık dinlenebileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, bonoya dayalı takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, davanın teminat senedi, bedelsizlik ve senedin boş olarak verildiği iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkin olmasına, kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçlu üzerinde bulunmasına, senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanması zorunlu olup ispat külfeti üzerinde bulunan davacının senede karşı ileri sürdüğü bedelsizlik ve senedin teminat senedi olduğu iddiasının da ancak yazılı delille ispatlanması gerekmesine, takibe konu bonoda herhangi bir şekli noksanlık bulunmamasına, bedelsizlik, senedin teminat senedi olduğu ve senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile ispat edilememesine, her ne kadar davacı tarafça davalı ile davacının kardeş olmaları nedeni ile tanık dinlenmesinin mümkün olduğu ileri sürülmüş ise de 6100 sayılı HMK'nun 203/1-a maddesi hükmü senet alınmayan hallerde uygulanabilecek bir hüküm olup kardeş olan taraflar arasında dava konusu senet verilmiş olduğuna göre senede karşı ileri sürülen iddiaların yine senetle ispatı gerektiğinden davacının tanık dinletme talebinin yerinde olmamasına, (Yargıtay 19. HD'nin 20.01.2014 tarih ve ██████████ E. █████████ K., 11. HD'nin 13.02.2025 tarih ve █████████ E. ████████ K., 11. HD'nin 17.01.2024 tarih ve █████████ E.-████████ K.), davacı tarafından borcun ödendiğini gösterir herhangi bir yazılı delil sunulmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 293,73-TL'nin mahsubu ile bakiye 321,67-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!