Anahtar kelimeler: Sunmaya Aktedildiğini Ayından Yazılımının Ağustos Aylarına Eylül Ekim Taksit Temmuz

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2018/2
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: davacı ile davalı şirket arasında ... tarihinde işletmenin ve alt işletmelerin ticari faaliyet ve muhasebe sistemine esas bilgisayar yazılımının sözleşmede belirlenen esaslar çerçevesinde yapılması için sözleşme aktedildiğini, işbu hizmet bedeli için taraflar haziran ayından başlamak üzere her yıl 5 eşit taksit halinde toplamda ... EURO olarak ödeneceğini kararlaştırdığını, müvekkilinin 2017 yılında davalıya eksiksiz olarak hizmetini sunmaya devam ettiğini, devamında temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarına ait ödenmesi gereken ...-er Euro fatura edilmesine rağmen ödenmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacak davası olarak sözleşmede ödenmesi kararlaştırılan ...-TL hizmet bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yapılan .../... tarihli bilgisayar yazılım sözleşmesinin ...-... ve ... bölümünde davacı şirketin kurulacak sistem ile yazarkasa ve muhasebe programı arasında entegrasyon sağlanacağını, sisteme bilgi aktarma ve operasyon düzenleme modüllerin tamamlanacağını, ... sisteminin en geç ... tarihine kadar tamamlanacağını taahhüt ettiğini, ayrıca verilecek yazılımın 3 yıllık garantisinin olduğunun vurgulandığını, ancak davacı şirketçe taahhüt edilen hususların sözleşmeye rağmen yerine getirilmediğini, yallanmış ihtarname ile 15 gün içinde eksikliklerin giderilmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının karşı tarafa bildirildiğini, işbu davanın reddini talep etmiştir.
Dosya içerisine, sözleşme, fatura suretleri, ihtarname ibraz edilmiştir.
Dava; ... tarihli bilgisayar yazılım sözleşmesinin ... bölümünün ... bendinde düzenlenen ... tarihinden başlamak üzere 3 yıl süre ile yazılım geliştirme ve destek hizmeti alınmasına ilişkin kısmının ... yılına ait hizmet bedelinin ilk taksidinden sonraki Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin hizmet bedeli faturalarının ödenmediğinden bahisle açılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... tarihli sözleşmeye konu eserin sözleşmeye uygun şekilde teslim edilip edilmediği, ayıplı olup olmadığı, sözleşmenin ayıp nedeni ile fesih edilip edilmediği, bu bağlamda talep edilen aylara ilişkin fatura bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dosyaya ibraz edilen davaya konu sözleşmenin incelenmesinde, işverenin ..., yüklenicinin ... olduğu, işin kapsamının sözleşmenin ... bendinde, işverene ait "..." ticari unvanlı işletmenin ve alt işletmelerinin ticari faaliyet ve muhasebe sistemine esas bilgisayar yazılımının sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde yapılması işi olarak belirlendiği, ... başlığı altında projenin teknik yapısının, ... başlığında uygulama ve aşamaların düzenlendiği, ... bendinde sözleşme bedelinin yazılı olduğu, aynı bende "..." ile başlayan kısmında, proje geliştirme ve yazılım ücreti olarak ...-Euro ücretin belirlendiği, aynı maddenin "..." ile başlayan kısmında ise (dava konusu olan) yazılım geliştirme bedeli olarak ...-€ ve destek bedeli olarak ...-€(kdv hariç) toplam yıllık ...-€ olarak belirlendiği, sözleşmede tarafların ... gününden başlamak üzere üç yıl süre ile yazılım geliştirme ve destek hizmeti alımı konusunda anlaştıklarının, yıllık yazılık ve destek bedelinin ait olduğu yılın Haziran ayından başlamak üzere beş eşit taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı tarafça davacıya gönderilen ... tarihli Antalya ... Noterliğinin ihtarnamesinin incelenmesinde; sözleşme kapsamındaki ihlallerin giderilmesi talep edilmiş olup; ihtarneme içeriğinde sözleşmenin "...-... ve ..." başlıklı kısmı ile "...-..." başlıklı kısmına ilişkin şikayetler belirtilmiş, bunlar giderilmez ise sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiştir.
Davacı tarafça davalıya gönderilen ... tarihli cevabi ihtarnamede eksiklik olmadığı, işlerin zamanında yapılıp teslim edildiği, talep edilen garanti kapsamındaki işlerin yapıldığını hatta sadece yazılımın garanti kapsamında olmasına rağmen donanım vs. ile ilgili konularda da destek verildiği ve uzak bağlantının kapatılmış olması nedeni ile bağlantının sağlanamadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket yetkilisi ... tarihli celsede hazır bulunmakla beyanları alınmış, şirket yetkilisi beyanında:" biz dava konusu ettiğimiz yazılım geliştirme ve destek hizmetimizi davalı taraf bize ihtarname gönderene kadar bilfiil yerine getirdik. Gerek yerinde gerek uzaktan bağlantı sistemi ile edimlerimizi ifa ettik. Yılık olarak belirlenen ücretin ilk taksidi olan ... Euro Haziran ayında ödendi. Diğer taksitler ödenmedi. Sözleşme de feshedilmedi. Uzaktan bağlantımız da kesildi. Faturalarımız geri gönderildi. Halen de aynı yazılım kullanılmaktadır. Hatta kurulum ve geliştirme aşamasında bizde çalışan elemanlar bizden ayrılarak davalı firmada da ... bölümünde çalışmaya devam ettiler.
İhtarnamede belirtilen yazar kasa ve muhasebe arası entegrasyon kurulum aşamasında yapılıp teslim edilip iki yıl süre de kullanılmıştır. O dönemde iki yılın sonunda yeni nesil kayıtlı ödeme cihazı ile değiştirme zorunluluğu gelince davalı taraf yeni bir sistem satın aldı ancak yeni aldığı sistemin sahibi bunun entegrasyonunu bizim yapmamıza müsaade etmedi.
Yine ihtarnamede belirtilen üçüncü aşamaya ilişkin olarak ... kart sistemi ve rezervasyon modülleri de tarafımızca oluşturulmuştur. Ekranlar hazırlanmıştır. Anca o dönemde aktif kullanmak istemediklerini belirttiklerinden aktif hale getirilmemiştir. Ekranlarda pasif olarak durmaktadır. Halen de bulunmaktadır. Görüşmelerimizde de bunları ertelediklerini bildirmişlerdir. Cevabı ihtarnamede de yazılıdır. Onların da kabulünde olduğu için bedeli ödenmiştir .Bizim garanti kapsamında yapmadığımız herhangi bir işlem olmadığı gibi sözleşme kapsamında olmayan birçok konuda da tarafımızca destek verilmiştir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan sözleşmenin feshedilmediği anlaşılmıştır. Zira 6102 sayılı TTK' da tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüte düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi ile belirtmiştir. Bu madde dikkate alındığında davalı iş sahibinin gönderdiği ihtarnamede eksiklikler giderilmezse sözleşmeyi feshedeceğini belirtmesi bir fesih iradesi açıklaması olmayıp ayrıca fesih iradesini açıklayan TTK'nın 18/3. Maddesi kapsamında bir beyanı olmadığından sözleşmenin ayakta olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Buna göre iddiaların da eser sözleşmesini düzenleyen hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmiştir.
Taraflar arasında anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde eser sözleşmesi ile ilgili hükümleri düzenlenmiştir. Eser sözleşmelerinde, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1).
Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, eser sözleşmesi fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, sözleşme imzalandıktan sonra, sözleşme kapsamında yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak bu karinenin aksi savunulup ispat edilebilir. Bu kapsamda davalının aksini savunup iddia da etmediği dikkate alındığında sözleşme kapsamındaki işlerin davacı yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiğinin karine olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda taraflar iş bedelinin dava konusu olan kısmı dışındaki bedelinin ödendiği konusunda mutabıktırlar. Sözleşme kapsamındaki işlerin 3. Kişiye yaptırıldığı iddiası da olmadığından davacı yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiği karine olarak kabul edilmektedir.
Gelinen aşamada, yukarıda dava kısmında açıklanan, sözleşmesinin ... bölümünün ... bendinde düzenlenen, yazılım geliştirme ve destek hizmetinin ... yılına ilişkin bedelinin ilk taksidinden sonra kalan dört taksidinin ödenmediği hususu da sabit olup davalı iş verenin ödememeye gerekçe olarak gösterdiği ve ... tarihli ihtarname kapsamında kalan hususların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira her iki taraf da bunun ödenmediği, bundan önceki bedellerin ödendiğini kabul etmektedir.
Davacının dayandığı ihtarnamenin ilk iki bendinde sözleşmenin kurulum aşamalarında tanımlanan işlerle ilgili hususlara değinilmiştir. Sözleşmenin tarihi ... olup, davalının ileri sürdüğü kuruluma ilişkin bu işlerin sözleşmeye göre en geç ... ve ... tarihlerinde tamamlanması gerektiğinin düzenlendiği, ihtarname tarihinin ... olduğu yani işin tesliminden veya teslim edilmesi gereken tarihten yaklaşış 2,5-3 yıl sonrası olduğu ve bu işlerin bedelinin ödendiği görülmüştür.
Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen TBK'nın 474. maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK 190 ve TMK 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır.
Somut olaya uygulanacak bu yasal düzenlemelere göre davalı iş sahibinin iddia ettiği ayıplara ilişkin yasal süre içerisinde bir bildirim yaptığına dair delil ibraz etmediğinden ve ileri sürülen ayıpların açık ayıp olmasından dolayı eseri kabul etmiş sayılacağı kanaatine varılmıştır. Yine ihtarnamenin garanti kısmı ile ilgili belirtilen ayıplar kapsamında ne tür bir ayıbın olduğuna ilişkin bir açıklama olmadığı gibi bu konuda davacı vekiline de açıklamada bulunması için süre verilmesine rağmen hangi tür bir garanti sıkıntısı yaşandığı hususu açıklanmadığından bu yöndeki iddialara da itibar edilememiştir.
Netice olarak dava konusu olan bedelin ... tarihli sözleşme içerisinde düzenlenen, ... tarihinden itibaren başlayan ve 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin bedellerinin tamamı ile 2017 yılına ilişkin bedelin ilk taksiti ödenen yazılım geliştirme ve destek bedelinin 2017 yılına ait ücretinin bakiye bedeline ilişkin olduğu, sözleşmenin usulüne uygun şekilde feshedilmediği, davalı iş sahibinin uzak bağlantı ayarlarını kapatmasının sözleşmenin feshi anlamına gelmeyeceği gibi davacının kusuru olarak da kabul edilemeyeceği; savunma olarak ileri sürülen sebepler üzerinde keşif yapılması ve bilirkişi raporu alınmasının, mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre netice üzerinde etkili olmayacağı çünkü kuruluma ilişkin iddia edilen ayıplarla ilgili yasal süre içerisinde yapılmış bir ihbarın bulunmadığı, davalının ibraz ettiği delillerle iddialarını ispat edemediği, bu durumda eserin kabul edilmiş sayılması gerektiği, bu nedenle davalının sözleşme kapsamında talep edilen bedeli ödemekle yükümlü olduğu, ödendiğine dair de bir iddianın olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
...-TL' nin dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan TAHSİLİ ile hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri ve harç olmak üzere) toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket vekilinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2019
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!