Anahtar kelimeler: Koranavirüs Eureko Dünyayı All Salgınından Covid Azalma Durma Otel Ünvanlı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Hakem TayiniKARAR TARİHİ
: █████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu ... İstanbul ünvanlı otel için davalı ... Sigorta A.Ş ile %10, Eureko Sigorta A.Ş ile % 60, ve ... Sigorta A. Ş İle % 30 hisse oranında 07.12.2019-07.12.2020 tarihleri arasında ... Maddi Zararlar All Risk ve Kar Kaybı Sigorta poliçesi düzenlendiğini, tüm dünyayı etkisi altına alan Koranavirüs (Covid 19) salgınından kaynaklı alınan önlemler nedeniyle müvekkilinin işlerinin durma noktasına geldiğini, müvekkilinin gelirlerinde çok ciddi bir azalma olduğunu, önlemler nedeniyle zorunlu ilave masraflar da yapıldığını, taraflar arasındaki poliçenin tabi olduğu Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları B 5 maddesi gereğince müvekkili şirket nezdinde gerçekleşen zarar ve kar kaybı miktarının hakem-bilirkişilerce tespiti amacıyla müvekkili tarafından hakem bilirkişi seçimi yapılarak Noter ihtarnamesi ile davalı sigorta şirketine bildirildiği ve 15 gün içinde kendi hakem bilirkişi seçimini yaparak müvekkiline bildirilmesinin istendiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından 15 günlük sürede herhangi bir bildirim yapılmadığı gibi cevap da verilmediğini belirterek müvekkili şirketin Covid-19 salgını sebebiyle gerçekleşen kar kaybının ve zararının Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları B5 maddesi ile yukarıda belirtilen diğer genel şartlar maddelerine istinaden hakem - bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilebilmesi için yasal süresi içerisinde hakem-bilirkişi seçimini bildirmeyen ... Sigorta A.Ş' yi temsil edecek, konusunda uzman hakem-bilirkişi seçimi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hakem bilirkişilere gidilmesine dair herhangi sözleşme bulunmadığını, Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları B5 maddesine göre, taraflar zarar miktarında anlaşamazlar ise hakem bilirkişilere gidilmesini kararlaştırarak bu hususun tutanakla belirleneceğini, ancak taraflar arasında hakem bilirkişilere gidilmesi konusunda herhangi bir anlaşma sağlanmadığı ve bu konuda herhangi bir tutanak tutulmadığını, davacının dayandığı diğer (makine kırılması, hırsızlık, e- cihaz) poliçe) poliçe genel şartlarının iş bu uyuşmazlıkla bir ilgisinin bulunmadığını, hakem-bilirkişi prosedürüne taraflar arasında salt tazminat miktarı bakımından uyuşmazlık bulunan durumda başvurulabileceğini, iş bu davaya konu uyuşmazlıkta da taraflar arasında zararın teminat kapsamında kalıp kalmadığına dair uyuşmazlığın bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan poliçe incelendiğinde kar kaybı zararının, yalnızca poliçede teminat altına alınan rizikolar sonucu oluşacak fiziki hasarlar sonucu meydana gelmesi durumlarında teminat kapsamına alındığını, salgın hastalıklar nedeniyle iş durmasına bağlı kar kaybı zararının teminat kapsamında olmadığını, bu nedenle de müvekkili tarafından kabul edilmediğini, meydana gelen hasarın teminat kapsamında olup olmadığı ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan davacının hakem bilirkişi tayini talep etmesinin koşullarının oluşmadığını, dava dayanağı poliçenin açık koasürans usulüne göre düzenlenen bir poliçe olmasına karşın, davacının taleplerini yalnızca en küçük paydaş olan müvekkiline yöneltmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları'nın B5 maddesi uyarınca Mahkemece hakem tayin edilebilmesi için öncelikle tarafların, genel şartlar kapsamında teminat altına alınan kar kaybı zararının miktarı hususunda anlaşmazlığa düşmeleri ve hakem bilirkişisine başvurmaya karar vermeleri, bu durumu da bir tutanakla tespit etmeleri gerektiği, taraflar arasında davacının talep ettiği kar kaybı zararının miktarının belirlenmesi amacıyla hakem bilirkişi tayin edilmesi hususunda herhangi bir anlaşma olmadığı ve bir tutanak tutulmadığı, ayrıca davacının Covid 19 salgını nedeniyle uğradığı kar kaybı zararı, taşınır ve taşınmaz değerlerde rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu oluşan kar kaybı niteliğinde olmadığından Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartları'nın A1 maddesi kapsamında olmadığı, davacı tarafından Noter ihtarnamesinde dayanılan 236033856 nolu klasik yangın sigorta poliçesinin temin edilen rizikolar kısmında düzenlenen kar kaybı teminatına göre de, fiziki ziya ve hasar sebebiyle oluşan bir iş durmasına bağlı kar kaybı niteliğinde olmadığından poliçe teminatı kapsamında olmadığı, bu nedenle hakem bilirkişisi tayin edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; çekişmesiz yargı işlerini düzenleyen HMK 382 ve 383 maddesi çerçevesinde ve ilgili sigortalara ilişkin genel şartlarda yer alan düzenlemelere istinaden talebin, hakem- bilirkişi tayin edilmesi istemine yönelik olduğunu, ilk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda taleplerinin reddedildiğini ve ayrıca gerekçeli kararda talepleri dışında ve esasen yargılamayı gerektiren konularda değerlendirme ve tespitlerde bulunduğunu, Mahkemenin değerlendirmesinin aksine poliçenin klasik bir yangın sigorta poliçesi olmadığını, sui generis bir poliçe olduğunu, poliçeye ilişkin olarak bir değerlendirme yapmak ve Covid-19 salgını sebebiyle meydana gelen zararların poliçe kapsamında belirlenmiş teminatlardan karşılanıp karşılanmayacağını tespit edebilmek için HMK 266 madde kapsamında bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi ve Mahkemenin gerekçeli kararında bu değerlendirmelere yer verebilmesi için basit yargılama usulü dışında değerlendirme yapması gerektiğini, bu itibarla her ne kadar HMK 388 maddesi düzenlemesi gereğince mahkeme hükmü kesin hüküm teşkil etmese de hukuka aykırı bir karar olması sebebiyle karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusuna yönelik cevabında; dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava Hakem bilirkişi tayini istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki hakem tayini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı ile davalı şirketi arasında 01.12.2019-07.12.2020 tarihleri arasında, davalı sigorta şirketinin % 10 hissesi oranında müşterek sigorta esasına göre düzenlenmiş "... Maddi Zararlar All Risk ve Kar Kaybı Sigorta Poliçesi" bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili, ilgili sigortalara ilişkin genel şartlarda yer alan düzenlemelere istinaden Mahkemeden hakem- bilirkişi tayin edilmesini talep etmiştir. Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarının "Hasarın Tespiti" başlıklı B5 maddesinde "Bu sözleşme ile temin edilmiş kar kaybının ve kar kaybını önlemeye ya da azaltmaya yönelik işletme maliyetindeki artışın miktarı taraflar arasında yapılacak anlaşmayla tespit edilir.Taraflar zarar miktarında anlaşamadıkları takdirde, zarar miktarının tayini için hakembilirkişilere gidilmesini kararlaştırabilirler; bu husus bir tutanakla tespit edilir. Bu takdirde zarar miktarı aşağıdaki esaslara uyularak saptanır ve sigortacıdan tazminat talep edilmesi halinde, zarar miktarıyla ilgili hakem-bilirkişi kararı tazminatın saptanmasında esas teşkil eder...Taraflardan herhangi biri, diğer tarafça yapılan tebliğden itibaren 15 gün içinde hakem bilirkişisini seçmez, yahut taraf hakem bilirkişinin seçimi konusunda yedi gün içinde anlaşmazlarsa, taraf hakem bilirkişi veya üçüncü hakem bilirkişi, taraflardan birinin isteği üzerine hasar yerindeki ticaret davalarına bakmaya yetkili mahkeme tarafından ve uzman kişiler arasından seçilir " düzenlemesi mevcuttur. Yukarıda yer verilen Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarının "Hasarın Tespiti" başlıklı B5 maddesindeki düzenlemeye göre tarafların zarar miktarında anlaşamamaları halinde hakem bilirkişiye başvurabilecekleri ve bu hususunda da bir tutanakla tespit edileceği açıkça düzenlenmiştir. Taraflar arasında zarar miktarında anlaşamadıkları ve bu yönde hakem bilirkişine başvurabileceklerine ilişkin bir tutanak düzenlendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge dosya kapsamında bulunmamakdır. Somut olayda, davacı kar kaybı tazminatı için hakem bilirkişi tayinini talep etmiş, davalı ise davacının talebinin teminat kapsamında olmadığını savunmuştur. Bu durumda, zararın teminat kapsamında olup olmadığı henüz taraflar arasında çekişme konusudur. Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarının "Hasarın Tespiti" başlıklı B5 maddesi uyarınca, tarafların ancak zarar miktarı konusunda anlaşma sağlayamaması halinde hakem bilirkişi başvurabilecekleri dikkate alındığında, davacının hakem bilirkişi tayini talebinin ilgili genel şartlardaki düzenlemelere göre koşulları gerçekleşmediğinden Mahkemece talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025