Anahtar kelimeler: Kula Taksim Hakkına Alım Fiilen İii Kesinlik Şartı Eksiklikleri İzmir
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kula Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın fiilen taksim edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 ve 352/1 hükümleri uyarınca miktar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
V. EK KARAR
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilince; 05.02.2025 tarihli ek karar ile kararın karar tarihi itibariyle geçerli olan temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı, miktar itibariyle kesin olan karara karşı yapılan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
VI. EK KARAR TEMYİZİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Ek Karar Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; temyiz incelemesine konu kararın, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden verilen bir karar olduğunu, istinafa konu karar bakımından parasal sınırda, yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artışın dikkate alınamayacağını, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınır dikkate alınması gerektiği için somut olayda 2024 yılındaki değil; ilk karar tarihi olan 2019 yılındaki parasal sınırların dikkate alınması gerektiğini, dava değeri, 2019 yılındaki parasal sınırın üzerinde olduğundan ek kararın kaldırılarak, istinaf dilekçelerinin kabulüne karar verilerek esastan istinaf incelemesi yapılması gerektiğini belirterek ek kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; istinaf başvuru dilekçesinin miktardan red kararının kesin olup olmadığı ile dava değerinin istinaf inceleme sınırı üstünde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1.Ek karara yönelik temyiz incelemesinde; 6100 sayılı Kanun'un 346. maddesinde; "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren Mahkemece yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" düzenlemesi mevcuttur.
Aynı Kanun 366. maddesi ise; "bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352. maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf dilekçesinin dava değerinin istinaf inceleme sınırı üzerinde olmadığı değerlendirilerek dilekçenin miktardan reddine dair karar verilmişse de, bu karar, usule ilişkin bir karar olup yukarıda ayrıntılı açıklanan ilgili kanun hükümlerine göre iki haftalık temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilmesi gerekirken, kanun yolu kapatılmak suretiyle kesin nitelikte olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2.Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun’un 341/2 hükmü uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 346/1 hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununun 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 341. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete’de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkanının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; İlk Derece Mahkemesince 04.07.2024 tarihinde nihai kararın verildiği ve bu tarih itibarıyla usul işlemlerinin tamamlandığı, 7550 sayılı Kanun'la getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkanının bulunmadığı, kesinlik sınırının tespitinde kararın verildiği 2024 yılındaki 28.250,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda yapılan incelemeye ve dosya içeriğine göre; Mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarın 3.876.00 TL olduğu ve İlk Derece Mahkemesinin karar verdiği tarihteki kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 05.02.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan 20.01.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!