Anahtar kelimeler: Arıtma Kurulumun Kurumsal Montaj Cihazlarının Cihazların Adrese Akdedildiğini Sistemlerinin Sistemleri

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ EsasDAVANIN KONUSU
: ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı arasında mülkiyeti müvekkiline ait olan su arıtma sistemlerinin davalının kullanımına tahsis edilmesine ilişkin 22.04.2022 tarihli Su Arıtma Sistemleri Kurumsal Abonelik Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme gereği su arıtma cihazlarının davalı tarafın belirttiği adrese sevk edilerek montaj işlemlerinin yapıldığını ve teslim ile kurulumun gerçekleştiğini, cihazların mülkiyetinin devredilmediğini yalnızca sınırlı bir kullanım hakkının tesis edildiğini, ancak sözleşme ilişkisi devam ederken davalının fabrika sahasında yangın meydana geldiğini ve teslim edilen su arıtma cihazlarının tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede ürünlerin sözleşme süresi sona ermeden iade edilememesi veya iade imkanının ortadan kalkması halinde, ürün bedellerinin davalıya fatura edileceğinin düzenlendiğini, ayrıca davalının sözleşme ile sisteme dahil tüm cihaz, ekipman ve malzeme bedelinin de fatura tarihindeki cari fiyatlar üzerinden ödeneceğini kabul ettiğini, bu sebeplerle yangın sebebiyle iadesi mümkün olmayan 9 adet ürün bedelini fatura ettiklerini ancak davalı tarafın iade faturası düzenleyerek ödeme yapmadığını, ayrıca sözleşmede taahhüt süresi dolmadan sözleşmenin feshedilmesi halinde davalıya yapılan tüm indirimlerin iade edileceğine ilişkin de hüküm bulunduğunu, bu sebeple yapılan indirimlerin de hesaplanarak davalıya fatura edildiğini, böylelikle cari hesaba göre müvekkilinin toplam alacağının 495.517,15 TL olduğunu ancak ödeme yapılmadığını, öte yandan davalı şirketin alacak ilişkisinin tarafı olduğu dönemde konkordato talebinde bulunduğunu, konkordato projesinin tasdik edildiğini ve Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı ilamıyla konkordato talebinin adi alacaklar yönünden kabul edildiğini, müvekkilinin alacaklarını bildirdiğini ancak yalnızca 31.659,07 TL'lik kısmın borçlu tarafından kabul edildiğini, geri kalan kısmın çekişmeli hale geldiğini, alacağın tahsilinin konkordato projesi dışında bırakıldığını, çekişmeli hale gelen 463.858,08 TL'nin konkordato projesine dahil edilmesi adına işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, alacağı itiraza uğrayan alacaklıların haklarının korunması adına İİK 308/b hükmü gereğince ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, bu sebeple müvekkilinin hak kaybına uğramaması bakımından çekişmeli hale gelen 463.858,08 TL alacağının da konkordato projesinin tasdikine ilişkin kararda belirtilen taksit tarihlerinde mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; İİK'nın 308/b maddesi uyarınca depo kararı vermeye yetkili mahkemenin konkordato yargılamasını yapan mahkeme olduğu, işbu davanın çekişmeli alacağın tespiti ve ödenmesi talebine ilişkin olduğu, ayrıca mevcut durum itibariyle dilekçeler aşamasının tamamlanmadığı ve yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleşmediği belirtilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; İİK 308/b maddesi kapsamında açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemelerin genel hukuk kurallarına göre belirlendiğini, ihtiyati tedbir kararı hususunda da genel mahkemelerin görevli ve yetkili olduğunu, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı ilamıyla davalının konkordato talebinin adli alacaklar yönünden kabul edildiğini, müvekkilinin alacaklarını bildirdiğini ancak yalnızca 31.659,07 TL'lik kısmın borçlu tarafından kabul edildiğini, geri kalan kısmın çekişmeli hale geldiğini, alacağın tahsilinin konkordato projesi dışında bırakıldığını, çekişmeli hale gelen 463.858,08 TL'nin konkordato projesine dahil edilmesi adına işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, HMK'nın 389 ve devamı hükümleri uyarınca dava konusu alacağın tahsilinin tehlikeye düşmesi halinde tedbir kararı verilebileceğini, bu sebeple tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca dava dilekçesi ve eklerinde detaylı olarak açıklandığı üzere müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki gereği alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğuna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğunu belirterek yerel mahkeme tarafından verilen ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK 308/b maddesi gereğince çekişmeli hale gelen 463.858,08 TL alacağın konkordato projesinin tasdikine ilişkin kararda belirtilen taksit tarihlerinde mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinin toplam alacağının 495.517,15 TL olduğunu ancak ödeme yapılmadığını, davalı şirketin alacak ilişkisinin tarafı olduğu dönemde Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı ilamıyla davalının konkordato talebinin adi alacaklar yönünden kabul edildiğini, müvekkilinin alacaklarını bildirdiğini ancak yalnızca 31.659,07 TL'lik kısmın borçlu tarafından kabul edildiğini, geri kalan ve çekişmeli hale gelen 463.858,08 TL'nin konkordato projesine dahil edilmesi adına işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu belirterek müvekkilinin hak kaybına uğramaması bakımından çekişmeli hale gelen 463.858,08 TL alacağının da konkordato projesinin tasdikine ilişkin kararda belirtilen taksit tarihlerinde mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım birinci bölümde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile, ihtiyati tedbirin şartları ise 389. maddede düzenlenmiştir. Kanunun 389/1 maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ve yine Kanunun 390/3 maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir. Anılan hükümlerde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ve talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. Tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. İspat ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir.Somut davada, davacının talebinin, çekişmeli hale gelen ve konkordato projesinde yer almayan alacağın tahsili istemli davada alacağın konkordato projesinin tasdikine dair kararda belirtilen taksit tarihlerinde Mahkemece belirlenecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olduğu, talep tarihi itibariyle dosyadaki mevcut delil durumuna göre, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarları yönünden HMK 390/3 maddesi kapsamında yasanın aradığı ve tedbir kararı verilmesini gerektiren yaklaşık ispat şartları oluşmadığı gibi davanın niteliği dikkate alındığında, davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi de hukuken mümkün olmadığından İlk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararında isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun ihtiyati tedbir ile ilgili düzenlemeri kapsamında, tedbirin reddi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen █████/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████████