Anahtar kelimeler: Kazalarından Motorlu Yazim Karayolları Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Üye Araç

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 03.11.2022NUMARASI
: █████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 13.10.2025KARAR YAZIM TARİHİ
: 13.10.2025İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2022 tarih █████████ E - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili, söz konusu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. Maddesine göre; motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğini, 23.07.2021 tarihinde ...'a ait ve ...sevk ve idaresindeki... plakalı aracın müvekkile ait ... no'lu yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkil aracı ile Aksaray İli, Ağaçören İlçesi, Zafer Mah., Pazar alanı mevkiinde seyir halinde iken, yine aynı yerde davalı sigorta şirketinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz davranışıyla sağdan gelen müvekkil araca geçiş hakkı vermeyerek çarptığını ve müvekkilin aracında maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası, Ağaçören Trafik Denetleme Büro Amirliği Ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davalı şirkette sigortalı araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nun 57/1-c maddesi gereği kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davanın, ... A.Ş'ye karşı açıldığını, şirket ile kusurlu araç arasında geçerli 61177639 poliçe no'lu ve 27.08.2020-27.08.2021 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, davalı şirketin bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, dava Euro kurunu baz alarak açıldığı için, davalı şirketin teminat limitleri kaza tarihi itibarı ile Euro kuru karşılığının belirlenmesi gerektiğini, müvekkilin aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan....isimli yetkili ekspertiz firmasına incelettiğini ve toplam maliyetin; düzenlenen 04.11.2021 tarihli Onarım Maliyet Hesaplama'sına göre, KDV dahil 13.398,14 EURO hasar miktarı tespit edildiğini, ayrıca ekspertiz rapor ücreti olarak 1.324,24 EURO ödendiğini, müvekkilin aracı yabancı plakalı olup müvekkilin daimi ikametgahının da Almanya olduğundan araçtaki zararın Türkiye piyasasına göre değil aracın bulunduğu ülke piyasasına yani Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talebi ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla, 13.398,14 EURO hasar tazminatından şimdilik 100,00 Euro'nun ve yine kaza tarihi itibarı ile davalı sigortanın teminat miktarının Euro kuruna göre belirlenip, teminat limitleri içinde, temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, avukatlık maktu ücretin davalıdan alınıp taraflarına ödenmesine, ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili,Davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, talep edilen hasar ve değer kaybı miktarlarının fahiş olup aracın hasarlı şekilde Türkiye'den yurt dışına nasıl çıkarıldığının araştırılması gerektiğini, başvuran tarafından araçta meydana gelen hasarın yurtdışında onarıldığı belirtilerek buna göre yabancı para birimi üzerinden hesaplama yapılmasının istendiğini, aracın Türkiye 'de hasar gördüğü, hasarlı iken Türkiye'de olduğu ve yurtdışına onarım yapmadan götürmesi imkânsızlık teşkil ettiğinden Türk Lirası üzerinden gerçekleştirilen onarım faturalarının esas alınması gerektiğin, Trafik Sigortası'nın asıl amacının gerçek zararın giderilmesi olduğunu, araç gerçekte Türkiye'de onarıldı ise Türk lirasının esas alınması gerektiğini, kaldı ki, hasarlı halde yurtdışına götürüldü ise dahi davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yabancı para bakımından fiili ödeme günündeki kur üzerinden karar verilmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması, aksi halde ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak TL karşılığı üzerinden verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte; kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adlı tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, her halükarda müvekkil şirketin ancak ZMMS genel şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini, değer kaybı taleplerin reddi gerektiğini, mevcut şartlarda daha önce kazaya karışıp karışmadığının tespiti yapılamayacağından reddedilmesi gerektiğini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise SBM müzekkere yazılarak söz konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığının araştırılmasını , talebi kabul etmemek üzere; müvekkil şirketin temerrüt tarihinin dilekçede belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin eksper ücreti bakımından sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinde her ne kadar arabuluculuk görüşmelerine karşı vekalet ücreti talebinde bulunulmuşsa da söz konusu husus ihtiyari değil dava şartı olması sebebiyle taleplerin reddi gerektiğini belirterek yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, █████/2021 tarihinde ...plaka sayılı araç ile davalı yana ZMMS'li ... plaka sayılı araçlar arasında meydana gelen kazada... plaka sayılı araç sürücüsünün % 25, ... plaka sayılı araç sürücüsünun ise % 75 oranda kusurlu olduğu, kaza sebebiyle ....plaka sayılı araçta 10.767,56 Euro hasar oluşmakla birlikte aracın sovtaj değeri ile hasar bedeli toplamının kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri olarak belirlenen 16.000,00 Euro'yu aşmadığından bilirkişi değerlendirmesinin aksine aracın tamirinin ekonomik olduğu kabul edilerek hasar bedeli göz önüne alınarak davalının kusur karşılığı sorumluluğunun 8.075,67 Euro olduğu yönündeki değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: 2918 sayılı yasanın 97 maddesinde belirtildiği gibi müvekkiline zorunlu başvurunun usul ve mevzuata uygun bir şekilde yapılmadığı, kararda belirtilen hasar ve değer kaybı miktarının fahiş olmakla birlikte aracın Türkiye'den yurt dışına nasıl çıkarıldığı konusunda bir inceleme yapılmadığı, ekspertiz ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gibi aynı zamanda fahiş miktarda olduğu, müvekkilinin usulüne uygun temerrüte düşürülmediği için faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu, gibi belirlenen faiz oranının da yerinde olmadığı hususları istinaf sebepleri olarak ileri sürülmekle belirtilen yönlerden hükmün kaldırılması talep edilmiştir.GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklı hasara yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu (Yargıtay 4. HD █████████ E.- █████████ K.) göz önüne alınmakla birlikte davacı yan yönünden vekil aracılığı ile davadan evvel davalı yana █████/2021 teslim tarihli başvuru yapıldığı ve başvuruya ikmalen cevap verilmediğinden başvurusunun sonuçsuz kaldığı, anılan maddede düzenlenen başvuru dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek, davalı vekilinin dava şartının gerçekleşmediği yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda kazaya karışan tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, kazaya karışan davacı araç sürücüsünün % 25 oranda, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise % 75 oranda kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle davacının yurt dışı araç hasar bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından bu yönlerden davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve ███████-28 E. - █████████ K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Hasar bedeli araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih █████████ E. ██████████ K., 28.03.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 04.04.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 17.03.2014 tarih █████████ E. █████████ K.) yapılan açıklama karşısında Mahkemece hükme esas alınan rapordaki hesaplama ve değerlendirmeler yerinde olduğu gibi hasar bedelinin fahiş olarak belirlendiği yönündeki itirazın soyut nitelikte kaldığı anlaşılarak yukarıda belirtilen yönlerden davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve █████████ E.- █████████ K. ) Yine, davacı tarafça Almanya'da yazılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın05.03.2015 tarih ve ██████████ E.- █████████ K., 22.12.2014 tarih ve ██████████ E. ██████████ K.) Bu kapsamda ekspertiz ücretinden davalı yanın sorumlu olmadığı yönündeki beyanı doğru görülmediğinden bu yönden davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Yabancı plakalı araçların hasar tazminat talepleri yönünden aracın pert değerlendirilmesi yapılsa dahi, aracın onarım bedeli, aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Şöyle ki; eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece, aracın Türkiye'deki tamir bedeli, olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD'nin 31.02.2012 tarih ve ██████████ E. █████████ K.) Somut olayda, davacı hasarlı aracı gümrüğe terk etmemiş, ikamet ettiği ülkeye götürmüştür. Davacı aracını gümrüğe terk etmiş olsa idi, yurtdışı ikinci el değeri ile Türkiye'deki tamir masrafı belirlenerek bu iki tutar karşılaştırılıp hangisi az ise o değer üzerinden hüküm kurulması gerekirdi. Araç Almanya'ya götürülmüş olduğundan, öncelikle davacının aracın trafikteki tescil kaydını sildirip sildirmediği tespit edilerek, sildirmiş ise aracın sovtaj bedeli ikinci el değerinden düşülerek ve ödemeler de mahsup edilerek davacının zararının belirlenmesi; aracın kaydı sicilden silinmemişse, kazanılmış haklar korunarak Almanya'daki tamir bedeline hükmedilmesi gerekmektedir. ( Yargıtay 17. HD'nin 08.03.2016 tarih ve █████████ E. - █████████ K ).Somut olayda her ne kadar aracın tamirinin ekonomik olduğu belirtilmiş ise de yukarıda yapılan açıklama karşısında aracın hasar bedeli kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değerinin % 50'sini aştığından esasen .... plaka sayılı aracın bu kazadan kaynaklı pert işlemine tabu tutulması gerekir. Aracın Almayan ülkesindeki piyasa rayiç değerinin onarım giderinden fazla olduğu, aracın davacı tarafından Almanya ülkesesine götürüldüğü, davacının hasara ilişkin tazminat talebinin sovtaj tutarı mahsup etmek suretiyle isteme konu edildiği, her ne kadar sicilden terkin olup olmadığı yönünde Mahkemece araştırma yapılmamış ise de kazadan evvelki ikici el piyasa rayiç değerinden sovtaj değerinin mahsubu halinde ortaya çıkan tutar davacı yanın talep edebileceği hasar tutarından fazla olduğundan bu yönde ayrıca bir araştırma yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı kaldı ki hükmün davalı yanca istinaf edildiği anlaşılmakla davalının sıfatına göre sonuca etkili olmadığı gibi İDM tarafından ekspertiz ücretinin yargılama gideri bölümünde dava tarihi itibariyle TL karşılığı hesaplanması doğru görülmemekle birlikte bu hüküm de davalı yanca istinaf edilmekle ileri sürülen istinaf istemi sonuca etkili olmadığı kabul edilmiştir.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, aracın onarım bedelinin Almanya ülkesindeki piyasa rayiç değerinden düşük olduğu sabit olmakla tespit edilen hasar bedeline kusur oranı uygulanmak suretiyle davacı zararının belirlenmesine, kaza ve hasarın yukarıda belirtilen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminata talep ile bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda belirtilen yönlerden bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.937,33 TL'den peşin alınan 616,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.320,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 13.10.2025 oy birliğiyle karar verildi.