Anahtar kelimeler: Filitrasyon Lavvarında Yayılması Nakli Vermeden Emir İhaleyi Atık Sakarya Katı

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Zonguldak 2. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... lavvarında çıkan katı atık malzemelerinin nakli ve yayılması için yapılan ihaleyi alan değişen firmalarda hiç ara vermeden işyeri devri esaslarına göre filitrasyon çalıştırıcısı olarak aylık asgari ücret ile çalıştığını, yapılan işin Kurumun asıl işi olduğunu, davalı Kurumun çalışanlarının emir ve talimatları altında çalışıldığını, aynı işi yapmalarına rağmen davalı Kurum işçilerinin primlerinin yeraltı maden işçisi üzerinden ödendiğini, aynı işi yapan davacının bu haklardan yararlandırılmadığını, davalı ile ihaleyi alan şirketler arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunu, davacının baştan itibaren davalı Kurum işçisi kabul edilmesi gerektiğini belirterek ilave tediye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... (TTK) Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı işin ihale ile bütün hâlinde devredildiğini, sözleşmenin muvazaalı olmadığını, Kurumun ihale makamı olduğunu, talep edilen alacaklardan Kurumun sorumlu olmadığını ayrıca alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 16.03.2006- 31.12.2019 tarihleri arasında ... işçisi olarak çalıştığı, 02.01.2020 tarihinde ...nde (...) işe girişinin yapıldığı ve çalışmasına devam ettiği 31.05.2021 tarihinde çıkışının verildiği, ... ve ... Şirketine karşı açılan işe iade davalarında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğuna yönelik karar verilerek kararların kesinleştiği, ayrıca davacının dava dilekçesinde Yapım İşleri Şartnamesi'nin 38. maddesine dayanarak bir talepte bulunmadığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 16.03.2006-31.12.2019 tarihleri arasında dava dışı ...'de, 02.01.2020-31.05.2021 tarihleri arasında ise dava dışı ... Şirketinde çalıştığı, davacının bu Şirketlere karşı açmış olduğu kesinleşen işe iade davalarında muvaaza iddiasının kabul edilmeyerek davalı ve dava dışı Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunun kabul edildiği nazara alındığında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, davacı tarafça istinaf dilekçesinde Yapım İşleri Şartnamesi'nin 38. maddesi uyarınca Kurumda aynı işi yapan işçilerle eşit şartlarda çalışacağının taraflar arasında hüküm altına alındığı, muvazaa olmasa dahi sözleşme hükmünün uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de davanın muvaaza iddiasına dayalı açıldığı ,dava dilekçesinde bu yönde talep olmadığı gibi Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 16.10.2024 tarih ve █████████ Esas,13685 Karar sayılı kararı ile Yapım İşleri Şartnamesi'nin 38. maddesinin dikkate alınmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davalı Kurumca verilen işin asıl iş olduğunu ve dava dışı şirketlerle arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu,2. Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 38. maddesi uyarınca Kurumda aynı işi yapan işçilerle eşit şartlarda çalışacağının taraflar arasında hüküm altına alındığını, muvazaa olmasa dahi sözleşme hükmünün uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının davalı Kurumun işçisi sayılıp sayılmayacağı ve buna göre davalı Kurumun dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığı ile davacının ücret miktarının belirlenmesi noktalarındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.