Anahtar kelimeler: İstemli Müşaviri Şart Cezai Feshi Başladığını Net Kazandıklarını Davayı Kesinlik

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.06.2015 tarihinde davalı işyerinde hukuk müşaviri olarak aylık 10.000,00 TL net ücret ile çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 25.11.2015 tarihinde haksız olarak davalı işverence feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshi üzerine ihbar tazminatı istemli açılan davayı kazandıklarını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 4. maddesine göre sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi hâlinde cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek cezai şart ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede düzenlemenin iş sözleşmesinin süresinden önce fesih hâlini düzenlediğini, davacı ile davalı müvekkili arasında imzalanan iş sözleşmesinin işin niteliği itibarıyla belirsiz süreli olduğu dikkate alındığında sözleşmedeki hükmün geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu, bu hususun ... ... İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla kesinleştiği, iş sözleşmesinde sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi hâlinde cezai şart öngörüldüğü, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2019 tarihli ve ███████ Esas, 2019/1 Karar sayılı kararının gerekçesinde belirli süreli yapılmış ancak objektif şartlar taşımadığından belirsiz süreli kabul edilen iş sözleşmesinde kararlaştırılan süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart hükmünün süreyle sınırlı olmak üzere geçerli olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle hesaplanan miktardan %12 oranında indirim uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 08.02.2023 tarihli kararı ile; iş sözleşmelerine işçi aleyhine konulan cezai şartların geçersiz, işçi lehine konulan cezai şartların ise geçerli olduğu, davacı tarafından ihbar tazminatı talebi ile açılan davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesince verilen kesin nitelikteki karara göre taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu ve davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı, buna göre taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan cezai şarta dair düzenlemenin geçerli, çalışılan süreye oranlama ve tazminattan indirim yapılmasının da dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 08.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının, iş sözleşmesinin 4. maddesine dayanarak cezai şart talep ettiği oysa bireysel iş sözleşmesinin 4. maddesi incelendiğinde, cezai şart değil bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat kararlaştırıldığının görüldüğü, diğer yandan Dairemiz uygulamasına göre belirli süreli iş sözleşmesi olarak düzenlenen iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 11. maddesinde düzenlenen objektif koşulları taşımadığı gerekçesiyle belirli süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği yönündeki bir savunmanın işverence ileri sürülmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca bir hakkın açıkça kötüye kullanımı olduğundan belirli süreli bir iş sözleşmesinin, şartları taşımadığı gerekçesiyle belirsiz süreli olduğuna yönelik işveren savunmasına değer verilemeyeceği ayrıca sözleşmenin belirsiz süreli olduğu işveren tarafından ileri sürülemeyeceği gibi işçinin belirli süreli iş sözleşmesine güvenerek açmış olduğu davada mahkeme de resen objektif sebep denetimi yapamayacağı (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 01.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar; 19.01.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararları), somut olayda davacının davalıya karşı 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmemesinden kaynaklı ihbar tazminatı talepli dava açtığı ve ... Batı 2. İş Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davacının iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu belirtilerek ihbar tazminatının hüküm altına alındığı, kararın kesinleştiği, bu durumda artık belirli süreli iş sözleşmesinin haksız feshine yönelik 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 438. madde hükmünün uygulanamayacağı, iş sözleşmesi hükmündeki düzenleme cezai şart mahiyetinde olmadığından davacının talebi hüküm altına alınamayacağı gibi davada 6098 sayılı Kanun'un 438. maddesi de uygulanamayacağından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli kararı ile; önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle önceki hükümde direnilmiş; İlk Derece Mahkemesince verilen 13.02.2024 tarihli kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.02.2025 tarihli kararı ile; Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararının Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine cezai şart ifadesi içermeyen sözleşmenin 4. maddesindeki hükmün 6098 sayılı Kanun'un 438. maddesinde düzenlenen bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminata ilişkin düzenlemenin tekrarı mahiyetinde olup cezai şarta ilişkin olmadığı, sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kesinleşmesine göre 6098 sayılı Kanun'un 438. maddesinin de uygulanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Sözleşmedeki şartın cezai şart olduğunu, sözleşme maddesindeki toplam tazminat ibaresine dikkat edilmediğini,2. Sözleşmelerdeki aynı hüküm nedeniyle cezai şart alacağı talepli davalarda mahkemelerce indirimle kurulan hükümlerin Bölge Adliye Mahkemeleri kararıyla kesinleştiğini, davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşmenin 4. maddesinde düzenlenen hükmün cezai şart niteliğinde mi yoksa bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat niteliğinde mi olduğuna, sonucuna göre cezai şart talebinin hüküm altına alınması gerekmediğine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.