Anahtar kelimeler: Yılbaşında Cumartesi Elden İçi Muhasebe Saatleri İkramiye Bordrolarda Ödemesi İzmir

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 11. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde muhasebe personeli olarak 18.11.2005-31.08.2020 tarihleri arasında en son 3.100,00 TL ücret ile çalıştığını, bordrolarda ücretinin 2.500,00 TL olarak gösterildiğini, kalan tutarın elden ödendiğini, bayram ve yılbaşında ikramiye ödemesi yapıldığını, hafta içi 08.30-19.30 saatleri arasında, cumartesi günü 08.30-16.30 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, salgın döneminde kısa çalışma olmasına rağmen 08.30-17.30 saatleri arasında çalışıldığını, eksik ücret ödendiğini, yıllık ücretli izinlerini kullanamadığını, dinî ve millî bayramlarda çalıştığını, karşılığı ücretin ödenmediğini, davacıya sürekli baskı ve zorlama yapıldığını, psikolojik taciz (mobbing) ile devamlı ve ısrarcı şekilde davacının diğer çalışanların yanında küçük düşürüldüğünü, kaba, küçümseyici, sert ve hakaretvari sözler söylendiğini, nisan, mayıs, haziran ve temmuz aylarında kısa çalışmaya geçildiğini, fiilen tam çalışma olmasına rağmen resmî olarak kısa çalışmadan tam çalışmaya geçilmeyerek eksik ödeme yapıldığını, sürekli psikolojik taciz durumuna davacının dayanamadığını, tüm bu nedenlerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi isteği ile iş sözleşmesini sona erdirdiği tarihe kadar insan kaynakları sorumlusu olarak görev yaptığını, yıllık ücretli izin kayıtlarını kendisinin düzenlediğini, hiç yıllık ücretli izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işyerinde 4 işçi çalıştığını, yasa gereği tüm çalışanların ödemelerinin elden haftalık olarak yapıldığını, yol ücreti, yemek ücreti, prim ve ikramiye ödemesi bulunmadığını, davacının haftanın 5 günü 08.30-17.30 saatleri arasında çalıştığını, 1 saat yemek molası ve 15'er dakikadan iki kez çay molası kullanıldığını, fazla çalışma yapılmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerinin bulunduğu hanın kapalı olduğunu, psikolojik taciz uygulandığına ilişkin iddialarının yersiz olduğunu, 01.04.2020-30.06.2020 tarihleri arasında kısa çalışma ödeneğinden davacının yararlandığını, ... İl Müdürlüğü tarafından kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödemelerinin işsizlik fonundan karşılandığı gerekçesiyle iptalinin talep edildiğini ve 01.08.2020 tarihinde sonlandırıldığını, bu süre zarfında aylık ücretlerinin tam olarak ödendiğini, ücret alacağı olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı asılın 15.12.2021 günlü oturumda 2005-2020 yılları arasındaki çalışma süresi boyunca sadece 48 gün yıllık ücretli izin kullandığına, kullanamadığı yıllık ücretli izin ücretinin karşılığını alamadığına dair beyanda bulunduğu, buna göre bakiye yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, davacı-davalı tanıklarının ortak beyanlarından 29 Ekim Cumhuriyet bayramı ve dinî bayramlarda çalışılmadığı, son 3 yıllık dönemde 1 Mayıs günlerinde çalışılmadığı, bunun haricindeki diğer tatil günlerinde çalışma yapıldığı, İŞKUR tarafından yapılan kısa çalışma ödeneğine ilişkin tutarlar mahsup edildikten sonra kısa çalışma ödeneği uygulamasına geçilen dönemde ilk 1,5 aylık süreyi takip eden 2,5 aylık dönemde işyerinde fiilen çalışmaya devam edildiğinin tanık beyanları ile doğrulanması nedeniyle işveren tarafından ödendiği ispat edilemeyen ücret alacağı olduğu, davacı ve davalı tanıklarının ortak beyanları ve davacının tanık olarak verdiği ifadesindeki çalışma saatleri esas alınarak düzenlenen 25.08.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna göre fazla çalışma alacağı olduğu, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının tanık beyanlarıyla ispat edilmesi nedeniyle %30 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının insan kaynakları sorumlusu olarak çalıştığını, tüm çalışanların belgelerini tanzim ettiğini, 48 gün yıllık ücretli izin kullanmasının gerçeği yansıtmadığını,2. Ücret alacağı bulunmadığını,3. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği ve talep edilen alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun' 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.