Anahtar kelimeler: Davatazminat Muhakameleri İnip İlkokul Servisi Cismani Kardeşleri Aracından Yolun Okul

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2021
DAVA
:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
:█████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılardan ... ile ...'nin müşterek çocukları, davacılardan ... ile ...'nin de küçük kardeşleri olan, 30.10.2008 doğumlu, ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi ... 'ın 27.02.2019 tarihinde okul servisi aracından inip, yolun karşı tarafında bulunan evlerine geçmek amacıyla yolun 4/5'ini tamamlamışken ve kaldırıma bir metre mesafede “kavşaklı yerde geçilemez” anlamında yola dik gelen kavşağın arka ve ön bölümünde düz bir çizgi ile ayrılan ve araç sollanamaz anlamındaki “iki düz yatay çizgi ile ayrılan yolda” ve servis aracının arkasında da ışıklı “DUR” levhası bulunmasına rağmen; davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile hatalı ve kusurlu bir şekilde yolun sağ tarafındaki öğrenci servis aracı olan ... plaka sayılı aracı sollayarak, karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'ya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı ...'ın kullandığı ... plakalı araç ... adına kayıtlı olup, zorunlu motorlu araç sigortasının ise ... poliçe no ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, bu davalıların da hukuki sorumluluğu bulunduğunu, olayda kusurlu bulunan davalı servis aracının işleteni ...'ın ise “Okul Servis Araçları Yönetmeliği” hükümlerine göre araçta “rehber personel” bulundurup, bu kişi nezaretinde küçük çocukların okula getirilip götürülmelerini, karşıdan karşıya geçirilmelerinde yardımcı olunmasının sağlaması için sorumluluğu bulunmasına rağmen, buna riayet etmemiş ve araçta rehber personel bulundurmayıp küçük çocuğun tek başına karşıdan karşıya geçmesine göz yumduğunu, servis aracını kullanan davalı ...'in de küçüklerin can güvenliğini sağlayacak hiçbir gayretinin olmadığını, tamamen sorumsuzluk içerisinde bulunduğunu, kurallara ve yönetmeliklere riayet etmediğinin ceza dosyası kapsamı, bilirkişi raporları ve kamera kayıtları ile sabit olduğunu, davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı servis aracı davalılardan ... ... Sigorta A.Ş. tarafından ... nolu poliçe ile zorunlu motorlu araç sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğundan bu davalıların da hukuki sorumluluğu bulunduğunu, davalılardan ..., ... ve ...'in kurallara ve yönetmeliklere riayet etmeyerek, sorumsuzca davrandıkları ve kusurlu olduklarını ve hayatını kaybeden küçük ...'nun ise kusursuz olduğunu, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporu ile de kusur durumlarının sabit olduğunu, davaya konu alacakların tahsili amacıyla sigorta şirketlerine 17.04.2019 tarihinde ihtarname gönderilerek yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı ... Sigortanın ihtarnameyi 22.04.2019 tarihinde, davalı ... ... Sigortanın ise 24.04.2019 tarihinde tebellüğ ettiğini. arabuluculuğa da başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma yönünde olumlu bir sonuç elde edilemediğini, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca, uzman bilirkişi incelemesi sonucunda arttırılmak üzere belirlenecek maddi tazminatın (belirsiz alacak) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... ve ... için şimdilik 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalı işletenler ve davalı sürücüler yönünden olay tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden temerrüt tarihi olan 22.04.2019 tarihinden itibaren, davalı ... ... Sigorta A.Ş. yönünden ise temerrüt tarihi olan 24.04.2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, (davalı sigorta şirketleri yönünden sigorta poliçelerinde belirtilen miktarla sınırlı kalmak kaydıyla), davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00'er TL, davacılar ... ve ... için de ayrı ayrı 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ..., ..., ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili █████/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkili ... için 86.520,66 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 120.908,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta yönünden █████/2019 tarihinden davalı ... sigorta yönünden █████/2019 tarihinden ve diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yine davacı ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... , ..., ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
:
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araç için düzenlenen 08.10.2018-08.10.2019 vade tarihli ... no’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı bakımından davacıların ölen kişi ile ilişkileri, yaşları ve ölüm olayı dolayısı ile destekten yoksun kalıp kalmadıkları, destekten yoksun kalmışlarsa bu zararlarının miktarının uzman bilirkişiye ayrı ayrı hesap ettirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, başvuru konusu olayın bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklandığını, ticari iş olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, yasal faiz üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nun öldüğü mezkur olayda müvekkillerine izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, bu nedenle davacıların müvekkillerinden maddi ve manevi tazminat talep edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ...'nın servisteki diğer öğrenciyi indirmek için olay mahallinde durduğunu, müteveffa ...'in birdenbire servisten indiğini, henüz yola çıkmadan müvekkilinin dikiz aynasından baktığında diğer davalı ...'ün kullandığı aracın süratli bir şekilde geldiğini görüp müteveffaya ve diğer davalı ...'e durmasını işaret ettiğini, ancak müteveffanın birden yola fırlaması ve davalı ...'ün çok süratli bir şekilde ilerlemesi sebebiyle kazanın meydana gelmesine engel olamadığını, asıl kusurlu tarafın diğer davalı ... olduğunu, görgü tanığı ...'ın ifadesi incelendiğinde çarpma olayının meydana geldiği anda davalının aşırı süratli olduğunun görüleceğini, olay mahallinde hız sınırının 50 km/s olup davalının hız sınırının çok üzerinde seyrettiğini, mahkemece aksi kanaatte olunarak tazminata hükmedilmesi halinde ise; davacıların manevi tazminat istemleri fahiş miktarda olup zenginleşmeye yönelik olduğunu, bu nedenle mahkemece manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı hususunun nazara alınarak sadece bir acı ve ızdırap var ise bunu tatmin edecek miktara hükmedilmesi gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ...'a ait ... plaka sayılı servis aracı diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından, davalı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın ise ... sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olup, davacıların maddi tazminat istemlerinin öncelikle diğer davalı sigorta şirketleri tarafından sigorta poliçesi limiti dahinde karşılanması gerektiğini, her ne kadar dava dilekçesinin "Sonuç ve İstem" bölümünde maddi tazminat olarak 2.500,00 TL talep edilmiş ise de, hangi davacı için hangi tutarda tazminat talep edildiği, maddi tazminat talebinin hangi kalemleri kapsadığının belirtilmediğini, dolayısıyla davacıların maddi tazminat talepleri muğlak olup açıklattırılması gerektiğini, müvekkilleri aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... Plakalı aracın █████/2018 tanzim tarihli ve █████/2018-2019 vade tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, işbu dava ile; müvekkil şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde vefat eden şahısların ailesi tarafından maddi tazminat talep edildiğini, davacıların talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddinin gerektiğini, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası genel şartları gereğince teminat dışı kalan hallerden olması nedeni ile işbu taleplerinin müvekkil şirket bakımından reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin söz konusu zarardan azami olarak kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ün diğer davalıların sebep olduğu ölümlü trafik kazası olayında herhangi bir hata ve kusurunun olmadığını, müvekkili ...'ın olay günü sevk ve idaresindeki eşi ...’a ait ... plakalı ... marka araçla ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde ... caddesi istikametinden ... caddesi istikametine doğru ortalama 40 km hızla seyir ederken yolun sağ tarafına park etmiş ve hiçbir trafik ve ikaz ışıkları yanmayan ... plakalı minibüsün yanından geçerken bu minibüsün önünden sağına ve soluna bakmadan aracının önüne rahmetli ... 'ın fırladığını, müvekkil ...'ün, ...'yu görünce hemen aniden sert bir şekilde fren ile gerekli direksiyon manevrasını yaparak aracını sol tarafa kırmasına rağmen aracının sol ön kısmı ile rahmetli ...'ya çarptığını, çarpmanın etkisiyle ...'nun aracının sol yanına kaldırımın üzerine düştüğünü, davalı müvekkilinin park halindeki minibüsün önünden, aniden bir çocuğun sağına soluna bakmadan, başını öne eğerek yolu geçmek için önüne fırladığını görünce hemen korna çalıp, fren yapıp aracını sol tarafa kırmış, fakat merhum şahıs ... aracı görüp durması gerekirken aracın geldiği istikamet olan sol tarafa hiç bakmadan hızlı bir şekilde yolu geçmek için aracın önüne fırladığından kaçınılmaz trafik kazasının meydana geldiğini, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarları çok yüksek olup, kabul edilebilir nitelikte olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece; " Davacılar ... ve ... ’ın maddi tazminat davasının KABULÜ ile, davacı ... yönünden destek zararı olan 86.520,66 TL ile davacı ... ’ın destek zararı olan 120.908,15 TL tazminatın davalı ... sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, davalı ... ... sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren ve davalılar ..., ...,..., ... yönünden kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına) Davacıların manevi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile, ... için 90.000,00 TL, ... için 90.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL ve ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...,...,... ...,... ‘dan kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda müvekkili şirketin sigortalısı araç sürücüsünün kusur oranı %40 olmasına rağmen maddi tazminat tutarının tamamında müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, sigortacı şirkete zarar görenin tazminat ödemeyi gerektiren belgeleri kendisine vermesinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde temerrüde düşeceği ve zarar görenin faiz talep hakkının bu tarihten başlayacağını davacılar tarafından müvekkili şirkete davadan önce usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, ancak ıslah tarihinden itibaren faiz istenebileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde özetle; aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, anayasa mahkemesinin ilgili iptal kararının dikkate alınmaması gerektiğini, aktüerya bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı sürücü ...'ın %40 davalı servis işletme müdürü ...'ın %40 servis sürücüsü ...'in %20 oranında kusurlu olup ölen ...'nun kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, ancak bu kusur oranlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkiline ait servis aracının UKUME tarafından yapılan kontrol ile mevzuata uygun şekilde olması nedeniyle araç maliki ...'a kusur verilmesinin mümkün olmadığını, ...'nun dikkatsiz bir şekilde yola çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, aktüerya bilirkişi tarafından esas alınan yaşam tablosu ile hesaplama yönteminin doğru olmadığını, istenen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracı eski eşi olan ...'ün haberi olmadan anahtarı alarak trafiğe çıktığını, bu kazada kendi aracının da pert olduğunu, mahkemece verilen karar ile kendisinin daha da mağdur edildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
G E R E K Ç E
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; Davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halindeyken yol üzerinde bulunan devamlı düz şerit çizgisini dikkate alıp bu mahalde duraklayan servis aracını geçmek için karşı yön bölümüne girmemesi ve buna rağmen önünde duraklayan servis aracını dikkate alıp her an bu aracın önünden yaya geçişi olacağını ön görmesi gerekirken kontrolsüz bir şekilde seyrederek duran servis aracını solladığı esnada servis aracının önünden karşıdan karşıya geçen yaya ... 'a çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği sabittir.
Ceza mahkemesinde yapılan yargılama aşamasında alınan ve yine yerel mahkemece alınan kusur raporlarına göre; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın %40 oranında, küçük ... 'ın bindiği servis aracının işletme sahibi ...'ın %40 oranında, servis aracı sürücüsü ... ...'in ise %20 oranında kusurlu olduğu, vefat eden yaya ... 'ın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriğinde PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant formülü uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Gerçek zarar miktarı hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre; Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere destek ve davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.
Yine Yargıtay uygulamalarına göre; tazminat hesabında bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir.
Bu itibarla; mahkemece yukarıda açıklanan kriterler doğrultusunda aktüerya bilirkişiden davacıların destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının hesaplanması yönünde ek rapor alınarak davacıların maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerekir.
Ancak Aktüerya bilirkişi tarafından belirlenecek miktar yönünden yeniden hüküm kurulurken tarafların kazanılmış haklarının dikkate alınması gerekir.
Davalı sigorta şirketleri dışındaki diğer davalıların manevi tazminat talebine ilişkin istinaf itirazlarının ilk derece mahkemesinin kararının maddi tazminat yönünden kaldırılmış olması nedeniyle bu aşamada incelenmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalıların maddi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına davalı gerçek kişilerin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ..., ... ve ...'ın manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalılar ..., ..., ..., ... Sigorta A.Ş ve ... Sigarta A.Ş'nin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurularının KABULÜNE,
3-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ... Esas - ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
4-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran davalılara iadesine,
6-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!