Anahtar kelimeler: Geçmeyen Atfıyla Kalması Suretle Nihai Kesinlik Sınırını Sınırının Değeri Tarafça
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 5. İş Mahkemesi
SAYISI
: 2021/4 E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktarın 3.658.03 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu suretle davalı yönünden aleyhine hükmedilen miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 01.07.2002 tarihinde işe başladığını, davalı Kurumda çalışmış olduğu en son pozisyonun ... şube müdürlüğü olduğunu, yeniden yapılanma gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, sürekli psikolojik ... (...) uygulandığını, müvekkilinin, zamanını yönetme, çalışma saatlerini belirleme gibi bir hakkı veya yetkisi asla olmadığını, amirlerinin emir ve talimatları doğrultusunda hafta sonu, geceleri, sabahları fazla çalışma yaptığını, müvekkilinin davalı Kurumda yaklaşık 12 yıl çalıştığını, çalışmış olduğu süre içinde sabahları çalışma saatinden 45 dakika öncesinde, akşam ise oldukça geç saatlere kadar haftalık 45 saatin çok üzerinde yoğun bir tempo dâhilinde çalıştığını fakat müvekkilinin yapmış olduğu fazla çalışmalara ilişkin davalı Kurumca bir ödeme yapılmadığını, ikale sözleşmesinin davalı yanca dayatılmak suretiyle imzalandığını, aynı tarihte 30'dan fazla şube müdürünün de aynı yolla işine son verildiğini, 30 şube müdürünün aynı gün işten ayrılmaya karar vermeyeceğinin açık olduğunu, davalı işverenin gözden çıkardığı çalışanlarını haksız ve hukuka aykırı şekilde, hem de işten çıkarmanın kanunca yasaklandığı bir dönemde ikale sözleşmesini kullanarak işten çıkardığını, ikale sözleşmesi kapsamında müvekkiline kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödendiğini, fazla çalışma, boşta geçen süre ve manevi zarara karşılık bir ödeme yapılmadığını, makul yarar sağlanmadığını ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile boşta geçen süre ücreti ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 06.10.2020 tarihli anlaşarak ayrılma konusundaki irade ve talebini müvekkili Bankaya bildirdiğini, bu talebin müvekkili Banka tarafından kabul gördüğünü, davacı ile ikale sözleşmesi yapıldığını ve davacı tarafından müvekkili Bankanın tüm talepleri yönünden ibra edildiğini, ikale talebinin davacıdan geldiğini, davacının şube müdürü konumunda olduğu ve kendisine talebine istinaden ek menfaatler ile birlikte toplamda brüt 438.640,79 TL ödeme yapıldığı göz önüne alındığında işbu dava ile haksız kazanç elde etme çabası içinde olduğunun değerlendirildiğini, davacıya ikale dayatıldığı iddialarının kesinlikle kabulü mümkün olmadığı gibi bu iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunun açık olduğunu, talebin davacıdan gelmesi sebebi ile ek menfaat ödenmesine gerek bulunmamasına rağmen iyiniyetli olarak davacının bu yöndeki talebinin de kabul görerek davacıya 8 aylık ücreti tutarında makul fayda sağlandığını, davacının ikale sözleşmesi kapsamında boşta geçen süre ücreti talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, boşta geçe süre ücretinin ancak işe iade talepli feshin geçersizliğini tespit davasında talep edilebildiğini, davacının psikolojik taciz iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu, manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacının hangi ... ve olaylarla psikolojik tacize maruz kaldığına dair herhangi bir detay verilmediğini, davacının müvekkili Bankadan fazla çalışma alacağı bulunmadığını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte davacı ile müvekkili Banka arasında imzalanan iş sözleşmesinin 2. maddesinde "İş kanunu gereği olarak aylık belirgin bir ücret olup, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri ve fazla mesai ücretlerini de kapsar." denildiğini, davacıya ödenen aylık ücretin kapsamında fazla çalışma ücreti alacaklarının da mevcut olduğunu, işyerinde ...yönetici konumunda çalışan işçinin görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının, işverenin talimatı dışında fazla çalıma yapmış olduğu kabul edilse dahi yapmış olduğu fazla çalışma sonucu kendisine menfaat sağladığını ve kendisinin almış olduğu prim miktarlarını yükselttiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir hesaplama yapılacak ise prim ile çalışan davacının fazla çalışma ücreti hesaplamasının; yıllık 270 saate kadarı ücret içerisinde belirlenen fazla çalışma nedeni ile ücret ayrıştırılarak bulunacak temel çıplak ücret üzerinden zamlı kısmının (%50) tutarı dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının hafta tatili alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; manevi tazminat yönünden davacı psikolojik tacize uğradığını ispatlayamadığı gibi bu alacağın belirsiz alacak olarak talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından bu talebin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği, ikale sözleşmesinde yıllık ücretli izin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, 2020 yılı prim hak edişi ile birlikte 8 aylık ücret tutarında ek tazminat ödemesinin tahakkuk edildiği ve ödendiği, sözleşmede boşta geçen süre ücretine ilişkin tahakkuk bulunmadığı, davacının belirtilen dilekçeleri imzalarken iradesinin sakatlandığına dair bir ispatı da olmadığından bu talebinin de reddedildiği, tanık beyanlarına göre yıllık 270 saati aşan fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığının ispat edildiği gerekçesiyle %30 indirimle taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi, kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmemesi sebebi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddi, davacının davalı işyerinde şube müdürü olarak çalıştığı, bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalışmış olduğu, yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisinin belirleyebilecek konumda olduğu, fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerektiği hâlde kabulünün hatalı olduğu ancak yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davalının istinaf başvurusunun fazla çalışma ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hiçbir ödeme yapılmayacağı tehdidi ile ikale sözleşmesi imzalanmaya mecbur bırakıldığını, davalı tarafından 35 şube müdürüne baskı uygulanarak işten çıkartılmalarının sağladığını, ancak iş güvencesi kapsamında sağlanan hakların müvekkiline verilmediğini, İlk Derece Mahkemesinin ilk olarak müvekkilinin davalı Kurumda çalıştığı süreyi ikale sözleşmesinin hangi şartlar altında akdedildiğini, müvekkilinin iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığını, sözleşmenin imzalandığı dönemdeki somut şartları irdeleyip karar vermesi gerekirken taleplerin reddinin son derece hatalı olduğunu,
b. Davacının şube müdürü olduğunu, üst düzey yönetici olmadığını, kendisine emir ve talimat veren yöneticiler bulunduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ikale sözleşmesiyle iş sözleşmesi sona erdirilen işçinin boşta geçen süre ücretine hak kazanıp kazanamadığı, manevi tazminat ve fazla çalışma alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!