Anahtar kelimeler: Lisanslı Onuncu İlinde Harita Amasya Müşaviri Savunulmaktadır Mühendisi Sözlü Milleti
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Genel Müdürlüğü / ...
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN_ÖZETİ
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ
: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; Amasya ili'nde lisanslı harita kadastro mühendisi olarak görev yapan davacı tarafından, Amasya ili, Merkez ilçesi, ... Köyü ... sayılı parseldeki tescil harici alanı gösterdiğinden ve ... Köyü ... sayılı parselin sınırında bulunan tescil harici alana ait kroki düzenlediğinden bahisle Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Bürolar Hakkında Yönetmeliğin 51. maddesinin 4. fıkrasının (e) bendi uyarınca "lisansın bir yıl süreyle geçici durdurulmasına" ilişkin ... tarih ve ... sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığı işleminin ilgili kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere verildiği, davacı tarafından Danıştaya hitaben verilen dilekçe ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları █████/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, davacı tarafından açılan dava 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığından ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmiş ise de, kesin olup temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtildiğinden, temyiz aşamasında yatırılan 218,50 TL temyiz yoluna başvuru harcı ve 92,50 TL temyiz karar harcı ile posta ücretinden artan kısmın isteği halinde davacıya iadesine, █████/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (d) bendinde belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere, aynı maddenin (e) bendinde ise belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalarında Bölge İdare Mahkemelerinin verdikleri kararların temyizen incelenebileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığı işlemi incelendiğinde, ... tarih ve ... sayılı denetim raporu ile davacı tarafından gerçekleştirildiği tespit edilen aykırılıkların Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Bürolar Hakkında Yönetmeliğin 51. maddesinde karşılığı olan disiplin cezalarına karar verildiği, bu itibarla anılan maddenin lisansın geçici iptalini düzenleyen 4. fıkrasının (d) ve (e) bentleri uyarınca iki farklı "lisansın bir yıl süreyle geçici durdurulması" cezası verildiğinden, lisansın sürekli iptalini düzenleyen 5. fıkranın (a) bendinde yer alan "iki defa lisansın geçici iptali cezası alınması" hükmüne binaen, davacının lisansının sürekli iptaline karar verildiği, bu kapsamda davacı tarafından başlangıçta aynı işlemle (... tarih ve ... sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığı işlemi) alınan iki farklı "lisansın bir yıl süreyle geçici durdurulması" ve "lisansın sürekli iptali" kararlarının her üçüne de tek dilekçeyle dava açıldığı ancak ... İdare Mahkemesince dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca reddedildiği, bunun üzerine üç ayrı dilekçeyle mezkur kararların iptali için üç ayrı davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, her ne kadar █████/2018 tarihli Kadastro Dairesi Başkanlığı işleminin dava konusu edilen kısmı olan "lisansın bir yıl süreyle geçici durdurulması" kararı doğrudan bir meslekten çıkarma işlemi olmasa da meslekten çıkarma niteliğindeki "lisansın sürekli iptali" işleminin ilgili mevzuat gereği bir dayanağı halini aldığından, madde metnindeki "çıkarılma sonucunu doğuran işlem" mahiyetinde olduğunun kabulünün gerektiği, öte yandan dava konusu kararın, davacının gelir getirici nitelikteki lisanslı harita kadastro mühendisliği faaliyetini otuz günden uzun süreyle engellediği göz önüne alındığında, temyiz isteminin esas yönünden incelenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen gerekçeyle davacının temyiz isteminin reddi yolundaki Daire kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!