Anahtar kelimeler: Sinai Pazarlama İstemli Unvanının Unvanıni Turizm Limited Fikri Sanayi Olacak

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Marka (Maddi Tazminat İstemli)KARAR TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacının ... DAĞITIM EĞİTİM ÖĞRETİM TURİZM VE İNŞAAT PAZARLAMA SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olan ticaret unvanının mevcut halindeki gibi değiştirildiğini, davalının ise ...EĞİTİM HİZMETLERİ TİC LTD ŞTİ olan unvanıNI “... HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ “ olacak şekilde değiştirildiğini, sulh sözleşmesinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, Müvekkilinin 22.06.2012 tarihinden itibaren “...” markası ve “lmt” ibareli ticaret unvanı altında basım-yayın ve eğitim hizmetleri üzerinde faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetin şirket kurucu ortağı ...'ın aynı marka ve işletme adı ile yürüttüğü faaliyetle birlikte 2009 yılına kadar uzandığını, müvekkilinin TOMK nezdindeki 2009 53013 nolu “Imt ... yayınları”, 2014 111230 nolu “İmt”, 2016 50538 nolu “İmt ...”, 2016 103320 ve 2018 89697 nolu “...”, 2017 49814 nolu “özel ... derme”, 2018 35776 nolu “... okulları”, 2018 89700 nolu “... her yerde!”, 2019 27312 nolu “aktepe ...”, 2017 79537 nolu “... öğretim kursu”, 2020 27337 nolu “... yayınları” ibareli markaların sahibi olduğunu, www.limitokullari.com alan adının 30.01.2014 tarihinde; www...com alan adının ise 19.12.2013 tarihinde tescil edildiğini, davacının marka kullanımından doğan ve tescilli markalarına dayanan öncelikli hak sahipliğinin basılı yayınlar ve eğitim öğretim hizmetleri bakımından tespit edildiğini, Davalı tarafın bu davaya konu kullanımına benzer şekilde müvekkilimizin markalarını ihlal etmesi sebebi ile her iki davalı aleyhine İstanbul Anadolu (1) FSHHM'nin ████████ E. nolu dosyası üzerinden dava açılmış, bu davada davalılarla müvekkilimiz arasında 06.05.2019 tarihinde sulh sözleşmesi imzalanarak uyuşmazlığa son verildi Bu sözleşmeye uygun verilen kararın 10.09.2019 tarihinde kesinleştiğini, Davalı taraf, sulh sözleşmesi ile müvekkilimizin “...” ibareli marka üzerindeki mutlak hak sahipliğini kayıtsız şartsız kabul etmiş, marka kullanımına son vereceğini taahhüt ettiğini, Sözleşmede ayrıca davalıların sulh sözleşmesine yönelik her bir ihlal için müvekkiline 20.000 TL cezai şart ödeyecekleri, bu cezai şart bedelinin Maddi ve manevi tazminat miktarından tenkis edilmeyeceği açık bir şekilde düzenlendiğini, Buna rağmen rağmen davalıların dava konusu marka kullanımına başladıkları öğrenildikten sonra davalı tarafa ait iş yerinde İzmir FSHHM'nin ████████ D.İş nolu dosyası üzerinden delil tespit işlemi gerçekleştirildiğini, davalıların “...” ibaresini fiziksel ve dijital tanıtım vasıtalarında eğitim hizmetleri üzerinde kullandıklarının tespit edildiğini, bu durumun marka ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini, sulh sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, markanın tanınmış marka olduğunu, Davalının eylemlerinin kötüniyetli olduğunu, davalının kullanımlarının marka tescillerini ihlal ve haksız rekabet oluşturduğunun ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılığın tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına; karara riayet edilmediği takdirde markanın kullanıldığı sosyal medya hesapları ve sitelere erişimin engellenmesine ve bu sitelerin Google arama sonuçlarından çıkarılmasına, Marka ihlali ve haksız rekabet nedeni ile 20.000,00 TL manevi tazminat, 10.000 TL cezai şart bedelinin ve SMK'nın 151/2 maddesi (c) bendine göre 10.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tarihi olan 30.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini, hükmün ilanını talep etmiştir.TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİ
:Davacı vekili █████/2023 Tarihli dilekçesi ile; diğer tüm talepleri aynen devam etmek sureti ile 20.000,00 TL manevi tazminat, 60.000,00 TL cezai şart ve 45.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, tamamlama harcını yatırmıştır.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin işbu davaya konu tazminatlar bakımından şahsi olarak sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, davacının emsal lisans bedelinin 90.000,00-TL olduğunu açıkça kendilerinin beyan ettiği ve davacı yan tarafından daha önceden yaptıkları lisans sözleşmelerine konu miktarların sabit olduğu dikkate alındığında ileride bedeli artırılmak üzere dava açılması hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, faaliyetlerine 23.11.2016 tarihinde başlamış olup; kurucularının öğretmen olması sebebiyle kendi çevrelerinden edindikleri bilinirlikle eğitim kurumu kurmuş ve marka hakkından ziyade "öğretmen kalitesinden" dolayı eğitim faaliyetlerinde bilinir hale geldiğini, şirketin matematik ve sayısal ağırlıklı eğitim veren bir kurum oluşu dikkate alındığında dershane ve kursların işletme adları ve ticaret unvanları genellikle matematiksel terimler olduğundan ... Eğitim Kurumları olarak başladıkları eğitim faaliyetlerine; davalı yan tarafından hukuki süreç başlatılması sebebiyle ticari ünvan değişikliği yapılarak ... ünvanı kullanılmaya başladığını ve ... kelimesinin ayırt ediciliğinin sağlanması adına "..." ismini kullanmaya başlayarak eğitim faaliyetlerine devam ettiğini, delil tespiti ile açıkça "karıştırılma ihtimali bulunmadığı" ve "marka ihlalinin söz konusu olmadığı" belirtilmiş olmasına karşın kötüniyetli dava açıldığını, Manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, ortalama tüketici nezdinde hiçbir karışıklığa yol açmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman ... Yayınlarını kurs içerisinde kullanmadığını, yalnızca “... DERGİSİ YAYINLARI” ve “ ... YAYINLARI” kullanıldığını, bu nedenle “...” kelimesinin müvekkilleri nezdinde kazanç getirici hiçbir etkisinin söz konusu olmadığını, davacı yanın en büyük ayırt ediciliği kuş logosu olup, bu logo neredeyse her yayında ve yerde kullanıldığını, davalının böyle bir logosu bulunmadığı gibi hiçbir şekilde davacıya ait logoya benzer bir logo dahi bulunmadığını, Müvekkilinin ticaret unvanı “... HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" olup, ticari unvanın tanımının markasal nitelik taşımadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:"... tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirketin ██████████ numaralı LMT markası başta olmak üzere LMT ve ... esas unsurlu toplam 11 adet markanın 16 ve 41. Sınıflarda olmak üzere tescilli sahibi olduğu, öncelikle davalı kullanımları ile davacı markaları karşılaştırıldığında bilirkişi heyetince davalının sosyal medya hesapları üzerinde yaptırılan incelemede ... Akademi, ... VIP Eğitim, ... Eğitim Kurumları şeklinde kullanımlar olduğu, davacının ... esas unsurlu markaları ile davalı kullanımlarındaki ... ibaresinin aynı olduğu davacı tarafından ... ibaresinin sonuna konulan Okulları ve Eğitim Kurumları ibarelerinin tanımlayıcı olması sebebiyle markayı farklılaştırmadığı yine markanın başına konan DİKEY ibaresinin de bilirkişi raporu ve mahkememizdeki kanaate göre markadaki esas unsurun ... ibaresi olduğu DİKEY ibaresinin konması sebebiyle davacı markalarından yeterince farklılaşmadığı ortalama tüketiciler nezdinde davalı kullanımlarının davacıya ait markalara ilişkin olduğu yönünde intiba oluşturacağı bunun da karışıklığa sebebiyet vereceği neticeden davalı kullanımları ile davacı markaları arasında benzerlik olduğu bu durumun SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz ayrıca TTK' nın 55/1a)4 maddesi uyarınca da haksız rekabet teşkil ettiği yine taraflar arasında daha önce görülen İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas - ████████ sayılı kararı ile taraflar arasında düzenlenen █████/2019 tarihli sulh sözleşmesi kapsamında verilen karar incelendiğinde, davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına karar verildiği, bu sulh sözleşmesinin 3. Maddesi uyarınca davalı tarafından ... ibaresi veya benzerlerinin yanında başka harf kelime ve şekil unsurları olsa dahi kullanamayacağının belirtildiği, davalının ... kullanımının iş bu sözleşmeye de aykırı olduğu, buna göre de marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle davacının davalıdan SMK 149. Maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, lisans bedeli üzerinden davacının sunmuş olduğu emsal lisans bedelleri doğrultusunda bir yıllık lisans bedelinin 90.000 TL olduğu fakat davalı tarafından altı aylık süreyi aşmayacak şekilde kullanım olduğundan hem bilirkişi raporuna göre hem de mahkememizde oluşan kanaate göre bu bedelin yarısı olan 45.000 TL nin davalılardan alınması gerektiği, davacı tarafından da ıslah dilekçesi ile 45.000 TL talep edildiğinden, maddi tazminat yönünden davanın tam kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat yönünden de dosya kapsamı, davalı şahsın sosyal ekonomik durum tespit tutanağı, taraflar arasında daha önce imzalanan sulh sözleşmesi, yine davalının ... markalı önceki kullanımları da dikkate alınarak talep edilen 20.000 TL Manevi tazminatın davalılardan alınmasına karar vermek gerektiği, cezai şart yönünden yapılan değerlendirmede ise taraflar arasında düzenlenen █████/2019 tarihli sulh sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca davalıların sözleşmeden doğan yükümlülüklerine yerine getirmediği takdirde her bir ihlal için 20.000 TL ödemeyi kabul ettiklerine dair madde incelendiğinde, davalılarca sulh sözleşmesinin 3. Maddesine aykırı olarak ... şeklindeki kullanımlarının marka ihlali olarak değerlendirildiğinden 20.000 TL cezai şartın davalılardan alınması gerektiği, davacı tarafça cezai şart bakımından 60.000 TL talep edilmiş buna gerekçe olarak da ayrı ayrı ihlaller olduğu bu sebeple her bir ihlal için ayrıca cezai şart talep edilmiş ise de davalıların kullanımının dosya kapsamına göre sadece ... şeklinde olduğu buna göre tek bir ihlal eylemi olduğu bu ibarenin farklı farklı sosyal medyalarda tanıtımının yapılmasının ayrı ayrı ihlal olarak değerlendirilemeyeceği zira haksız eylem yönünden tek bir eylem olduğu anlaşıldığından;Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı tarafından davacının ... esas unsurlu markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, davalı tarafça ... ve ... ibaresinin bulunduğu kullanıldığı tüm ürünlere, tabelalara, tanıtım ve vasıtalara el konulmasına, davalı tarafından ... ibaresinin sosyal medya ve internet ortamında kullanımının durdurulmasına, Davalıya ait www.... ve www.... isimli sosyal medya hesaplarının kapatılmasına, Maddi tazminat yönünden: 45.000 TL' nin █████/2021 yılından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden: 20.000 TL' nin █████/2021 yılından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Cezai şart yönünden: 20.000 TL' nin █████/2021 yılından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, cezai şart yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, " Şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Kararın, cezai şart alacağının miktarı bakımından hukuka ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olduğunu, Dava dilekçesinde hükmün masrafı davalı taraftan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek gazetelerden birinde ilan edilmesi talep edilmiş ise de; bu hususta olumlu olumsuz karar verilmediğini, kararda farklı farklı sosyal medya hesaplarında tanıtımının yapılmasının ayrı ayrı ihlal olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki gerekçeyi kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda cezai şarta ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından bu eksikliğin giderilmesi gerekirken, bu yöndeki talebin kabul edilmediğini, davalı tarafın "..." ibaresini sosyal medya hesaplarında, fiziki tanıtım vasıtalarında ve basılı ürünlerde kullanmakta olduğunu, ihlal eylemlerini üç ayrı fiille gerçekleştirdiğini, reddedilen kısım bakımından müvekkili aleyhine hükmedilen 20.000,00 TL vekalet ücreti esasen hak kazanılan cezai şartı ortadan kaldırdığını, davanın ikame edildiği tarihten bu yana Türk lirasının yaşamış olduğu değer kaybı da müvekkilinin uğradığı zararı karşılayacak şekilde cezai şarta hükmedilmesini gerektirdiğini belirterek kararın kaldırılmasını, taleplerin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf isteminde özetle; Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, İzmir FSHHM ████████ D.iş sayılı dosyasından alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda "marka hakkını ihlal eden kullanımın olmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı" tespit edildiğini, müvekkilinin marka hakkından ziyade öğretmen kalitesinden dolayı eğitim faaliyetlerinde bilinir hale geldiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, hükmolunan manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, maddi tazminat isteminin de reddi gerektiğini, müvekkili şirketin “...” kelimesinin kullanımı sebebiyle herhangi bir kazanımı söz konusu olmadığını, “...“ kelimesinin başlı başına marka tescili ile korunması da bulunmadığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, eğitim faaliyetleri için ayırt edicilik gücünün zayıf olduğunu, davacının matematiksel bir terimin hiçbir ticari alanda kullanılamayacak hale getirilmesi marka hakkının kötüye kullanımı teşkil ettiğini, sulh sözleşmesine aykırı hareket edilmediğini, cezai şart yönünden kısmen kabul kararı verilmesi de hatalı olduğunu, eğitim kurumunu tercih eden öğrencilerin yalnızca isim odaklı değil, öğretmen ve ilgi odaklı olarak eğitim kurumu belirlediklerini, davacı yanın en büyük ayırt ediciliği tescilini yaptırmış oldukları logo iken müvekkilinin böyle bir logosu bulunmadığını, davacının yayınlarını hiçbir zaman kullanmadıklarını,Davacı yanın “...” şeklinde bir marka tescili bulunmadığını, müvekkili ...'ın iş bu davada şahsi sorumluluğu olmadığını, husumet itirazının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.GEREKÇEDava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi, manevi tazminat, hükmün ilanı ile sulh sözleşmesine aykırılık nedeni ile cezai şart istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının 16 ve 41.sınıflarda tescilli ... esas unsurlu seri markalarının olduğu, davalının ... ibareli kullanımlarının davacının markalarının tescil sınıfında olduğu, davalının markasal kullanımlarının her iki işletmeyi idari/ekonomik açıdan bağlantılı izlenimi uyandırarak, karışıklığa yol açabileceği, mahkemece esas yargılamada alınan raporda marka vekili ve eğitim sektörü bilirkişisinin yer aldığı, bilirkişi raporunun yeterli ve hükme elverişli olduğu, taraflar arasındaki sulh sözleşmesi de dikkate alındığında mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Davalılar vekili davalılardan ...'ın pasif husumeti olmadığını ileri sürmüş ise de; tüzel kişinin eylem ve işlemlerini organları aracılığı ile yerine getirdiği, davalılardan ...'ın davalı şirketin yetkilisi olduğu dikkate alındında bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin maddi ve manevi tazminata yönelik istinaf istemlerine gelince; mahkemece davalıların markaya tecavüzünün tespitine karar verildiği, davacının maddi tazminat istemini SMK 151/2-c maddesine dayandırdığı, dosyada mevcut lisans sözleşmesi ve ihlal süresine göre hükmolunan maddi tazminatının yerinde olduğu, keza ihlal süresi, ihlalin boyutu, mevcut delil durumuna göre manevi tazminat miktarı da yerinde olduğu görülmekle davalıların bu yöndeki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Cezai şart alacağı taraflar arasındaki sulh sözleşmesinden kaynaklanmakta olup sözleşmenin 8.maddesinde "sözleşmenin kısmen ya ada tamamen ihlal edilmesi ya da edimlerin süresinde gereği gibi yerine getirilmemesi halinde her bir ihlal için 20.000TL cezai şart ödenmesi" kararlaştırılmıştır. Bu durumda mahkemece davalının kullanımlarının ... şeklinde olduğu, tek bir ihlal eylemi olduğu bu ibarenin farklı farklı sosyal medyalarda tanıtımının yapılmasının ayrı ayrı ihlal olarak değerlendirilemeyeceği, haksız eylem yönünden tek bir eylem olduğu gerekçesi ile cezai şart istemini kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmüş, davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf istemlerinin bu yönden reddi gerekmiştir. Davacı vekilini ilan talebinin karara bağlanmadığına ilişkin istinaf istemine gelince; davacının netice-i talebinde hükmün ilanı talebinin bulunduğu, mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni refi talebi kabul edilmiş olmakla SMK 149/1-g maddesi gereğince hükmün ilanına da karar verilmesi gerekirken bu hususta olumlu olumsuz karar verilmemesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabul, kısmen reddi ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, - 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2023 gün ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı tarafından davacının ... esas unsurlu markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, davalı tarafça ... ve ... ibaresinin bulunduğu kullanıldığı tüm ürünlere, tabelalara, tanıtım ve vasıtalara el konulmasına, davalı tarafından ... ibaresinin sosyal medya ve internet ortamında kullanımının durdurulmasına, Davalıya ait www.... ve www.... isimli sosyal medya hesaplarının kapatılmasına, Maddi tazminat yönünden: 45.000 TL' nin █████/2021 yılından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden: 20.000 TL' nin █████/2021 yılından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Cezai şart yönünden: 20.000 TL' nin █████/2021 yılından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, cezai şart yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, Masrafı davalıdan alınmak sureti ile hüküm özetinin tirajı en yüksek ulusal gazetelerden birinde ilanına,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;A-Alınması gereken 5.806,35 TL harçtan alınan 683,10 TL peşin harç + 1.451,59 TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan 3.671,66TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 2.134,69 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,B-Davacı tarafından yapılan toplam 4.113,25 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 3.427,70 TL sinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,C-Tecavüzün tespiti ve haksız rekabet talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, D-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesİ gereğince takdir olunan 40.00,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, E-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 20.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, F-Cezai şart yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 20.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine G-Cezai şart yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 20.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi Kısmen Kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,- İstinaf talebi reddedildiğinden davalılardan alınması gereken 5.806,35'er TL harçtan peşin alınan 1452'şer TL harcın mahsubu ile 4354,35'er TL harcın davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına, -İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 738TL istinaf yoluna başvurma harcı, 230TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 968TL'nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.█████/2025