Anahtar kelimeler: Globalde Aynaları Almaz Lambalarını Rakip Sinyal Devralır Azından Satımdan Feshetmesi

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Dava konusu uyuşmazlığın müvekkili şirket ile bir çok faaliyet alanında globalde tam rakip statüsünde bulunan ...grubu kapsamındaki davalı şirketin, müvekkili şirkete araçların yan aynaları üzerindeki sinyal lambalarını tedarik etmekte olan ...şirketini devralır almaz, ...ile olan ki ...–... ve müvekkil ... şirketleri ile bağlı olduğu sözleşmeleri, sözleşme hükümlerine de aykırı bir şekilde 31.05.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 30.11.2022 günü feshetmesi olduğunu, bu durumda en azından gerek sözleşme ve gerekse bizzat kendi fesih bildirimlerine uygun davranılarak 6 aylık ihbar süresi sonuna kadar normal tedarik yükümlülüğünü ve ürünlerin başka bir tedarikçiye verilebilmesi yasal yükümlülük olarak en az 10-12 hafta süren homologasyon testlerini gerektirdiğine ilişkinin fiilen sonlandırılabilmesi için şart olan ve sözleşmede de açıkça yer almakta olan 3 aylık emniyet stoğunu sağlama yükümlülüğünü yerine getirmesi ve böylece ilişkiyi sağlıklı bir şekilde sonlandırması gerekirken, bu yükümlülüklerine tam olarak aykırı davrandığını, belirlenen 6 aylık ihbar süresi sonunda 3 aylık emniyet stoğu sağlama yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, normal sevkiyatı da kasıtlı olarak durdurarak hat duruşuna sebebiyet verdiğini, ürünlerin teslimi için tamamen kendileri tarafından hazırlanan bir taahhütname imzalamaya ve taahhütnamede yer almakta olan diğer hükümlerin yanı sıra (01.01. / 31.05.2023 tarihleri arasında) sözleşme fiyatı ile zaten teslim de edilmiş olan ürünlere ilişkin geriye doğru 5 aylık ve 340.319,00 € bedelli fiyat farkı faturası keserek bu faturanın da peşin olarak derhal ödenmesi şartlarının ileri sürülmüş olduğunu, devam eden süreçte ise davalı tarafından feshetmiş olduğu sözleşme fiyatlarından yeni tedarikçi de bulunmuş olduğunu, ...ve ...şirketleri açısından hiçbir şekilde sözleşmenin uzatılmasının istenmediği ve bir an önce kalıpların tesliminin gerektiği bildirildiğini, tamamen geçersiz olan taahhütnameye de güvenerek ve yine aynı şekilde sözleşmeye, genel hukuk ilkelerine, ticari örf ve adet ile basiretli tacir olma yükümlülüklerine tamamen aykırı davranışlarla süreci sürekli olarak zorlama ile uzatarak yukarıda belirtilen tutar ile birlikte taraflar arasında geçerli olan sözleşme fiyatı esas alındığında toplam 982.523,00 € zarar oluşmasına sebebiyet verdiğini, sözleşmeyi feshetmiş olan davalının yükümlülüğü genel hukuk ilkelerine, sözleşmeye, kendi fesih beyanına ve vermiş olduğu diğer taahhütlere uygun bir şekilde sözleşmenin sonlandırılmasını sağladığını, davalının bu yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle; fesih beyanı sonrasında işin devredilmesi için 2023 yılı başlarında anlaşma sağlanmış olan ve halen de tedarik hizmetini yerine getirmekte olan diğer tedarikçi fiyatları esas alındığında ise oluşan zarar 861.088,00 € olduğu, işbu nedenle 340.319,00 €’nun gönderilmiş olan noter ihtarı ve maillere istinaden ödeme tarihinden itibaren, bu miktarın üstü zararlar içinse arabulucu başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte olmak üzere, sözleşmeye tamamen aykırı fiyat uygulaması nedeniyle 861.088,00 € kalıplar nedeniyle oluşan zarar için 3.000,00 €, atıl stok nedeniyle oluşan zarar için 5.912,00 € toplam 870.000,00 Euro’nun davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Davalı vekili davaya cevabında ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında rekabet bulunmadığını, taraflar arasında bir sözleşmenin var olmadığını, ancak bir ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkili bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafa yedek parça tedarik ettiğini, pandemi sonrası dönemde üretim maliyetlerinde oluşan olağan dışı artışlar nedeniyle müvekkilinin parça başı ücretleri artırma teklifinde bulunduğunu, bu artış teklifinin davacı tarafından kötü niyetli olarak uzun süre reddedildiğini, ticari ilişkinin müvekkili tarafından 6 ay süre tanınarak feshedildiği, davacı tarafın basiretsiz davranarak hiçbir planlama yapmaması nedeniyle üretim 8 ay süreyle devam ettiğini, usule ilişkin itirazları ise davanını yetkili mahkemede açılmadığını, davacının yabancı para cinsinden alacağı bulunmadığından davada yabancı para üzerinden talepte bulunamayacağını ve bu hususun ıslah ile düzeltilemeyeceğini, iddia edilen zararın somutlaştırılmadığı, dava dosyasına sunulan belgelerin yeminli Türkçe tercümelerinin sunulmadığını, esasa ilişin itirazları ise taraflar arasında yazılı ve bağlayıcı bir sözleşmenin olmadığın, davacı şirket ile müvekkili şirketin taahhütname ve fesih protokolünde ayrı ayrı ibra ettiğini, taahhütname ve fesih protokolü imzalanırken davacının müzayaka halinde olmadığını, davacının zarar iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının yabancı para cinsinden alacağı bulunmadığından davada yabancı para üzerinden talepte bulunulamayacağını, bu nedenle esastan reddinin gerektiğini, işbu nedenle öncelikle usul itirazları doğrultusunda açılan davanın usulden reddine, mümkün değil ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığını, söz edilen borcun yabancı para üzerinden olmayacağına dair açıklamamalı dikkate alınarak hüküm kurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale talep etmiştir.DELİLLER
:Ticaret sicil kayıtları, taraflar arasındaki tüm ticari sözleşmeler, fesih bildirimi, protokoller, ticari mektuplar, tüm mali yazışmalar, noter ihtarları, taahhütname, fatura, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.GEREKÇE;Uyuşmazlık konusu; taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı fiyat uygulaması bulunup bulunmadığı, var ise bu nedenle uğranılan zarar, anlaşmanın feshi nedeni ile atık stoklardan kaynaklı zarar ve kalıplar nedeniyle uğranılan zarar bulunup bulunmadığına ilişkindir.Davalı vekili taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından bahisle yetki itirazında bulunmuştur.Dosya içeriğinde "EK-12a Sipariş Formu 1" md. 24.4 ile 2 Kasım 2020 tarihli "çerçeve sözleşme" md. 14.6 da yetkiye ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Sunulan "EK-12a Sipariş Formu 1" isimli sözleşmede tarafların imzası bulunmamaktadır. 2 Kasım 2020 tarihli "çerçeve sözleşme" başlıklı sözleşmenin isi fotokopisi sunulmuştur.24.07.2025 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline imzalı yetki sözleşmesini sunmak üzere 2 haftalık süre verilmiştir. Verilen süre içerisinde ıslak imzalı sözleşme sunulmamıştır.Dosya içeriğinde "EK-12a Sipariş Formu 1" md. 24.4 ile 2 Kasım 2020 tarihli "çerçeve sözleşme" md. 14.6 da yer verilen her iki yetki sözleşmesi de aşağıda açıklandığı üzere geçersiz kabul edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi şu şekildedir.“(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.”6100 sayılı Kanunun “Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları” başlıklı 18. maddesi şu şekildedir.“(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.”Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Başka bir ifade ile uyuşmazlığın kaynaklandığı veya kaynaklanacağı hukuki ilişkinin somutlaştırılması gerekmektedir.EK-12a Sipariş Formu 1, md. 24.4 de iş bu iş ilişkisinden veya bu iliş ilişkisi ile bağlantılı doğabilecek uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı belirtilmiş ise de bu form tarafların imzasını taşımamaktadır. Yetki sözleşmesini içeren form da tarafların imzası bulunmadığından geçerli bir yetki sözleşmesinden bahsetmek mümkün değildir.Davacı taraf davalı ile aralarında yazılı sözleşme bulunduğunu, davalı taraf ise yazılı bir sözleşme bulunmadığını açıklamıştır. Dava dilekçesi ekinde 2 Kasım 2020 tarihli çerçeve sözleşme sureti sunulmuştur. Sözleşmenin aslı dosyaya ibraz edilmemiştir. Davacının dayandığı ve sureti sunulan çerçeve sözleşmenin 14.6 maddesinde ki yetki şartının geçersiz olduğu kanaati ile sözleşme aslının sunulması için kesin süre verilmesi yetki yönünden sonuca etkili olmayacağından ayrıca kesin süre verilmemiştirTarafların imzasının bulunduğu bir sureti sunulan 2 Kasım 2020 tarihli çerçeve sözleşmenin 14.6 madesi "...' nın genel satın alma koşul ve şartlarında tanımlanan Türk Kanunları ve ... Mahkemeleri geçerli olacaktır" şeklindedir. Yetki maddesi ile genel satın alma şartlarında tanımlandığı gibi Türk Hukuku ve Çağlayan Mahkemelerinin yetkili olacağı ifade edilmiş ise de, anılan şartlarda tanımlanan bir mahkeme olmadığı gibi atıf yapılan genel şartlarda uygulanacak hukuk ve hangi uyuşmazlıklarda yetki sözleşmesinin geçerli olacağına ilişkin hükümler de bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle genel satın alma şartlarında yetkiye ve doğmuş doğabilecek uyuşmazlık kaynaklarına ilişkin her hangi bir açıklama yer almamaktadır. Bu durumda yetki maddesine bağlı uyuşmazlık ne belirlidir ne de belirlenebilir niteliktedir. Bu haliyle genel satın alma şartlarından ve mevcut yetki maddesinden uyuşmazlığın kaynaklandığı/kaynaklanacağı hukuki ilişki somutlaştırılmamıştır. Sonuç olarak yetki maddesinin atıf yaptığı genel şartlarda somut olarak hangi uyuşmazlıklarda uygulanacağı belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında düzenlenen yetki sözleşmesi geçerli değildir.Davacının yerleşim yeri ..., davalının yerleşim yeri ise ... olup, genel yetki kuralına göre ... mahkemeleri ile İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkilidir. Davacı, genel yetki kurallarına göre kendisine verilen seçimlik hakkını yasaya uygun kullanmadığından seçim hakkı davalıya geçmiş olmakla, davanın yetkisizlik nedeni ile reddine, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklandığı üzere ;1- Uyuşmazlığın çözümünde ...Mahkemeleri yetkili olmakla, dava dilekçesinin mahkememiz yetkili olmadığından REDDİNE,2- Kararın kesinleşmesinden itibaren ya da kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflarca müracaat edildiğinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, belirtilen süre içerisinde taraflarca başvuruda bulunulmadığı takdirde HMK md. 20 uyarınca dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,3- HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,4- Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına;Dair, tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırKatip¸e-imzalıdır