Anahtar kelimeler: Gelenin Kırklareli Gününün Olmadı İstemli Bittiği Geldi Başlandı Davetiye Günde

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kırklareli 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların 30.01.2014’te ölen murisi ... 'ın 5710 (eski 1174) parselin 1/2 hissesini 01.04.1991'de rücu şartlı hibe yolu ile davalıya devrettiğini, 16.09.1997’de yapılan taksim ve ifraz işlemi ile taşınmazın ikiye bölündüğünü, bu işlem sırasında taşınmazdaki rücu şartlı hibe kaydının kaldırıldığını ve taşınmazın 5710 parsel numarası ile davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek mirasta denkleştirme hükümleri uyarınca taşınmazın terekeye iadesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki rücu şartlı bağış şerhinin geçerliliğini koruduğunu ve iddia edilenin aksine terkin edilmediğini, bağışın terekeye iade kastıyla değil minnet amacıyla yapıldığını, zira murisin diğer çocuklarının iş ve evlenme gibi gerekçelerle evden ayrıldıklarını, davalının ise murisle aynı evde kalarak murise baktığını, çiftçilik işinde murise ve tüm aileye destek olduğunu, dolayısıyla bu koşullar altında gerçekleşen bağışın minnet ve vefa duyguları ile yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin 1/2 hissesini 01.04.1991'de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 242. maddesine göre rücu şartlı hibe yoluyla davalıya devrettiği, hibe üzerine taşınmazda 1/2 hissedar olan davalı ile diğer hissedar dava dışı ...'nın 1997'de taşınmazı taksim etmeleri sonucunda taşınmazın 5710 parsel ile davalı adına müstakil mülkiyetle tescil edildiği ve rücu şartlı hibe kaydının kaldırıldığı, kaldırmanın nedeninin tapudan araştırılması neticesinde dayanağının bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle rücu şartlı bağış şerhinin dayanaksız olarak terkin edildiği kabul edilmek sureti ile dayanaksız terkin işleminin dikkate alınmadığı ve murisin iradesi rücu şartlı hibe yönünde olduğundan murisin iradesine üstünlük tanındığı, bu hâliyle rücu şartlı bağışın murisin ölümü ile şartsız bağışa dönüştüğü, dolayısıyla bağışın terekeye iade kastı taşımadığı aksine murisin kendisiyle ilgilenen davacıya karşı beslediği minnet duygularıyla bağışta bulunduğunun tanık beyanlarından anlaşıldığı, bu nedenlerle mirasta denkleştirme koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; rücu şartlı hibe kaydının murisin sağlığında kaldırılmasının, bu kaydın murisin iradesi ile kaldırıldığını kanıtladığını, sehven silindiğine dair dosyada bir delil olmadığını, taşınmazın tapu kaydının dava tarihi itibari ile mevcut hâli ile değerlendirilmesi gerektiğini, yapılan devrin yasada öngörülen mirasta denkleştirmenin kabulü için gerekli tüm koşulları sağladığını, murisin diğer çocuklarının da murisle ilgilendiğini, davalının ise murisin imkanlarından yararlandığını, dolayısıyla devrin minnet duygusuyla yapıldığından söz edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasta denkleştirme istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.