Anahtar kelimeler: Yev Medikal Ambülans Mesnetsiz Ödememesi Cari Ştinin Takipten Borca Noterliğinin

T.C.
İZMİR1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı... Ambülans Medikal San. Tic. Ltd. Şti.'nin, müvekkili şirkete; cari hesap ve faturalardan kaynaklanan, icra takibine konu borcunun bulunduğunu, davalının icra takibine konu cari hesap ve faturalardan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine; davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile 11.10.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının ise 13.10.2023 tarihinde borca itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirkete takipten önce İzmir... Noterliğinin... yev. numaralı ve 22.09.2023 ihtarname gönderildiğini ve 22.9.203 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiğini, bahse konu ihtarnamede müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sağlık turizmi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, tedavi bedelleri davalı şirket tarafından tahsil edilen hastaların müvekkili şirket tarafından yapılan tedavilerine ilişkin olarak düzenlenen faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği, faturalara istinaden bir kısım ödeme yapılmış ise de bir kısım ödeme yapılmadığı, ödemelerin yapılmasının ihtar edildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usul yönünden, davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları, ispat bakımından somutlaştırma yükü bulunmasına rağmen davacının, ne olayları açıkladığını, ne de ispat açısından somutlaştırma yükümlülüğünü yerine geti (HMK m. 194/1). Bu nedenle öncelikli olarak davanın HMK 'ya aykırılıktan reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; Davacının dava dilekçesinde taraflar arasında mevcut cari hesaptan kaynaklı olarak davacı tarafın alacaklı hale gelmiş olduğunu ve davacı şirket tarafından düzenlenen faturanın borç. ilişkisinin varlığının kabulü anlamında olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, faturanın tek başına bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğine sahip olduğunu, faturaya dayalı bir borcun varlığının her şeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisi bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının da beklenemeyeceğini, akdi ilişkinin varlığının da, alacaklı olduğu iddiasının da davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın sunduğu sözleşmeyi kabul etmemekle birlikte ve davacı tarafın adı bilgileri değil tamamen başka bir firma sözleşmesinin sunduğunu, kesinlikle kabul etmediklerini, ayrıca fatura düzenlenmesinin de tek başına akdi ilişkinin varlığının kabule elverişli olmadığını, taraflar arasında çıkan uyuşmazlığın davacının vermediği hizmetten dolayı doğmayan alacağın tahsilini istemekten ibaret olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.SMMM ...'in █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı... Ambülans Medikal San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin 2023 yılına ait ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davaya konu döneme ilişkin yasal defterlerinin tasdiklerinin TTK'nun 64/3 maddesinde yer aldığı şekli ile süresi içerisinde yapılmış olduğu, bu nedenle davalı lehine delil teşkil eder vaziyette olduğu, davalı Resmi Defter Kayıtlarının incelenmesinde taraflar arasında 2023 yılı inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, 2023 yılı içerisinde, davacı ... şirketi tarafından kesilen 17.05.2023 tarihli 63.600,00 TL, 06.06.2023 tarihli 41.160,00 TL ve 7.350,00 TL tutarlı 3 adet faturanın kayıtlara alındığı, bu fatura bedelleri toplamı olan 112.110,00 TL'nin davalı... tarafından 04.07.2023 tarihinde banka kanalıyla ödendiği, ayrıca 07.07.2023 tarihinde de (cari hesap O(sıfır) olmasına rağmen) yine banka kanalıyla davacıya 121.440,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme dekontunda açıklama bölümünde “KESİLEN FATURAYA İSTİNADEN” şeklinde ibare yazıldığı, yani davalı şirket kayıtlarına göre, davalı şirketin, borçlu gözükmediği halde banka yoluyla davacıya 121.440,00 TL ödeme yapmış olduğu, bu ödemeden sonra kaydi olarak davalı ... şirketi davacıdan 121.440,00 TL alacaklı gözüktüğü, ancak, davalı... şirketine ait BA-BS formları üzerinde yapılan incelemede; 2023 yılında davacı ... şirketinden 20 belge(fatura) karşılığı 640.118,00 TL'lik alışının olduğunun Vergi Dairesine beyan edildiği, (aynı tutarın davacı şirketin BS formunda da beyan edildiği), ancak daha sonra 17 adet faturanın davalı şirket kayıtlarından çıkarıldığı, davalı şirketin, bahsi geçen 17 adet faturayı kayıtlarından çıkarmadan önce davacıya borcunun 406.568,00 TL olduğu, bu tutarın da davacı şirket kayıtlarıyla mutabık olduğu ve davacı tarafından İzmir ...icra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyadan takibe konulan asıl alacak tutarıyla tutarlılık gösterdiği, davalı kayıtlarında davacı şirkete kesilmiş herhangi bir iade faturasının bulunmadığı, faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediği tespit edilmiştir.SMMM ...'ın █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı ... Turizm ve İnşaat A.Ş'nin 2023 yılına ait ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davaya konu döneme ilişkin yasal defterlerinin tasdiklerinin TTK'nun 64/3 maddesinde yer aldığı şekli ile süresi içerisinde yapılmış olduğu, bu nedenle davacı lehine delil teşkil eder vaziyette olduğu, davacı şirkete ait Resmi Defter Kayıtlarının incelenmesinde taraflar arasında 2023 yılı inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı şirket kayıtlarında, davalıdan alacaklı olduğu tutar 417.403,00 TL görülmekle birlikte, Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan, davacı şirkete ait BA-BS formlarının incelenmesinde, 2023 yılında davacı ... şirketi tarafından davalı şirkete 20 belgelfatura) karşılığı KDV hariç 640.118,00 TL'lik satışının olduğunun beyan edildiği görülmüş olup, bu tutardan davalı şirket tarafından yapılan 233.550,00 TL ödeme düştükten sonra, davacının davalı şirketten 406.568.00 TL alacaklı olduğu, bu tutarın da İzmir ...icra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyadan takibe konulan asıl alacak tutarıyla uyumlu olduğu tespit edilmiştir.6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir."Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasıMADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.Ayrıca Yargıtay ... HD... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında taraflara arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağına istinaden 406.568,00 TL üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun █████/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davacı taraf, davalının davacıya cari hesap ve faturalardan kaynaklanan, icra takibine konu borcu bulunduğunu, davalının borcu ödemeden imtina ettiğini, takibe yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, takipten önce davalı şirkete İzmir... Noterliğinin... yev. numaralı ve 22.09.2023 ihtarname gönderilmiş ve 22.9.203 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, davalı taraf savunmalarında, faturanın tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmeyeceğini, davacının sunduğu sözleşmeyi kabul etmediklerini, davalı adına kesinlen fatura bedellerinin eksiksiz şekilde ödendiğini, davalının davacıya borcunun bulunmadığı iddialarında bulunulmuştur.Taraf defterlerinin yasal şartları haiz olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve bakiye alacak borç durumunun tespiti amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir...'in bilirkişi raporunda, davalı şirketin davaya konu döneme ilişkin yasal defter tasdiklerinin TTK'nun 64/3 maddesinde yer aldığı şekli ile süresi içerisinde yapıldığını, taraflar arasında 2023 yılı inceleme döneminde bir ticari ilişkinin var olduğunu, davacı şirket tarafından davalıya 3 adet fatura kesildiği ve fatura bedelleri toplamı olan 112.110,00 TL nin banka kanalıyla davacıya ödendiğini, yapılan bu ödemelerden sonra davalının davacı şirketten 121.440,00 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin BA-BS formları üzerinde yapılan incelemede, 2023 yılında davacı şirketin 20 adet fatura düzenlediği, fatura bedellerinin toplam karşılığı olan 640.118,00 TL lik alışının Vergi Dairesine beyan edildiği, aynı tutarın davacı şirketin BS formunda da beyan edildiği, daha sonra 17 adet faturanın davalı şirket kayıtlarından çıkarıldığı, ilgili kayıtlardan çıkarma işleminin somut herhangi bir gerekçesinin dosyaya sunulmadığı, 17 adet faturanın davalı şirket kayıtlarından çıkarılmadan önce davacıya borcunun 406.568,00 TL olduğu, bu tutarın davacı şirket kayıtlarıyla mutabık olduğu, icra takibindeki tutar ile tutarlılık gösterdiği, davalı kayıtlarında davacı şirkete kesilmiş herhangi bir iade faturasının bulunmadığı, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir...n ek raporunda, davacının davaya konu döneme ilişkin yasal defterlerinin tasdikinin süresi içerisinde usulüne uygun yaptırıldığı, 2023 yılı inceleme döneminde taraflar arasında ticari ilişkinin sabit olduğu, davacı şirket kayıtlarında, davalıdan alacaklı olduğu tutarın 417.403,00 TL olarak görüldüğü, vergi dairesi müdürlüğünce sunulan davacı şirkete ait BA-BS formlarının incelenmesinde, 2023 yılında davacı şirket tarafından davalıya 20 fatura karşılının KDV hariç 640.118,00 TL olarak beyan edildiği, davalı şirket tarafından yapılan 233.550,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra davacının davalı şirketten 406.568,00 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, bu haliyle, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, taraf ticari defterlerinin yasal şartları haiz olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafça dava konusu faturalara ilişkin iade faturasının düzenlenmediği, davalının dava konusu edilen ve ticari kayıtlarda yer alan faturaların aksini ispata yarar herhangi bir delil faaliyetinde bulunmadığı, davacının dava konusu iddialarını ispat ettiği ve davalının itirazında haksız olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan bahisle davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-)Davanın KABULÜNE,2-)İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE 406.568,00 TL ÜZERİNDEN TAKİBİN DEVAMINA,3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 406.568,00 TL nin%20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-)Alınması gerekli 27.772,66 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 4.896,05 TL peşin harcın mahsubu ile 22.876,61 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-)Davacı tarafça yatırılan 4.896,05 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 6.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 165,00 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplamda 11.330,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 65.050,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,8-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,Dair, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır