Anahtar kelimeler: Sitede Kapıcı Priminin İçinden Saatinin Balıkesir Haftanın Site Boyunca Yansıtılmadığını
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Balıkesir 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Sitede 01.11.2012-06.09.2018 tarihleri arasında kapıcı ve site görevlisi olarak haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, çalışma süresi boyunca haftalık çalışma saatinin 63 saat ve üzerinde olduğunu, fazla çalışma ücretinin ücretine yansıtılmadığını, tahsis edilen net asgari ücret içinden sigorta priminin davalı tarafından her ay düzenli olarak kesildiğini, fazla çalışma saatleri ve izin hakkının da altı yılda sadece üç kez kullandırılmasının haklı nedenle fesih sebeplerini oluşturduğunu, ücretlerinin elden ve düzensiz ödendiğini, tüm bu nedenlerle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi isteği ile istifa ettiğini, konutunun da apartman içinde bulunduğunu ve iddia edilen çalışmanın asılsız olduğunu, Sitenin 2012 yılının yaz aylarında doğalgaza geçtiği için davacının kalorifer yakma gibi bir işinin de bulunmadığını, yalnızca pazartesi günleri merdiven temizliği yaptığını ve çöpleri topladığını, yaz aylarında da bahçe sulama işini yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama esnasında aldırılan bilirkişi raporunda davacı işçinin ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu anlaşılmakla işçi nezdinde iş sözleşmesinin feshi hususunda haklı nedenin varlığını kabul etmek gerektiği, davacının izinlerini kullandığının kayıtlar ile sabit olduğu, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışma iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının haftalık çalışma süresinin 63 saat ve üzerinde olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin ücretine yansıtılmadığını, sigorta priminin 2018 yılından itibaren düzenli kesildiğini, altı yılda sadece üç kez izin kullandırıldığını,
2. İmza incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını,
3. Her sene ödenen ücretlerin kıdem tazminatı olarak sayılmasının maddi hata olduğunu,
4. Mahkemenin varsayıma dayalı karar verdiğini,
5. Bilirkişi raporunun da varsayıma ve çelişkilere dayalı olduğunu,
6. Davalı tanıklarının apartmanda malik kişiler olup görgü tanıklığı yapamayacaklarını, davacı eşinin ise aynı işyerinde çalıştığı için daha tarafsız tanık olduğunu,
7. İzin ücretleri ve fazla çalışma ücretlerinin hesabının hatalı olduğunu,
8. Ek rapor alınması talebinin gerekçesiz reddedildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatili çalışma iddiasını ispatlayıp ispatlayamadığı ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve kıdem tazminatının hesabı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!