Anahtar kelimeler: Seferi Seferlerini Başarı Tır Şoförü Sefer Kara Başı Günlerinde Euro

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 28. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenlikte kesintisiz olarak uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, asgari ücrete ilave olarak sefer başı 600,00-650,00 Euro sefer primi aldığını, Avrupa seferlerini kara yolu ile aylık ortalama 1,5-2 seferi başarı ile gerçekleştirdiğini, davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ücretli izin alacaklarının ödenmediğini, iş sözleşmesini ücret alacaklarının ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmemesi ve sigorta matrahının gerçek kazancı üzerinden yatırılmaması nedenleriyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacının hak etmiş olduğu tüm ücretlerin ücret bordrolarında eksiksiz olarak tahakkuk ettirildiğini ve banka kanalıyla kendisine ödendiğini, ücretin imzalı bordroda gösterildiği kadar olduğunu ve banka kanalıyla eksiksiz ödendiğini, davacının ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını, işyerinde sefer primi uygulaması olmadığını, imzalı ücret bordrolarına davacının herhangi bir ihtirazı kayıt koymadığını, aksi iddianın yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili Şirket bünyesinde çalışan şoförlerin temel ücret haricinde ücret niteliğinde olan herhangi bir ödeme yapılmadığını, sadece seferlerde şoförün ve aracın ihtiyaçlarının karşılandığını, bunun süreklilik ve düzenlilik arz eden ve işçiye çalışması karşılığında ödenen bir ücret olmadığını, yolluk ödemesinin ücret olmadığını, görev yolluklarının sigorta primine esas ücrete eklenmediğini, davalı işyerinde tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığını, bakiye kalan yıllık izin alacaklarının son ücret bordrosunda ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren bünyesindeki toplam hizmet süresinin 9 yıl 2 ay 5 gün olduğu, uluslararası tır şoförü olarak çalışan davacıya tanık anlatımlarına göre asgari ücret ve sefer primi ödendiği, yaşı, işyerinde geçirdiği süre, yaptığı işin niteliği, tanık anlatımları, yurda giriş çıkış kayıtlarından tespit edilen davacının yurt dışı sefer sayısı ve emsal ücret araştırması ve emsal içtihatlar gereği yurt dışına sefer yapan tır şoförlerine ödenen primlerin ücret kavramı içerinde değerlendirilmesi gerektiğinden ödenen sefer primlerinin ücretin asli unsuru olarak kabul edilmesi gerektiği ve brüt ücretinin 8.510,00 TL olduğu, dosya kapsamından davacının bu yönde alacağı olduğu anlaşıldığından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinini ödenmemesi nedeniyle yapılan feshin haklı olduğu, davacının yıllık izinlerinin kullandığı veya bedelinin ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ile ilgili olarak da tanık anlatımları ve yurda giriş çıkış kayıtları dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık anlatımları yanında yazılı yurda giriş çıkış kayıtları ile tespit edilen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları nedeniyle iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı olarak feshedildiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, temadi eden sebep varken hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği, özellikle davacıdan sadır istifa dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla önceki hizmet dönemlerinin salt işten çıkış kodunun ... olması gözetilerek istifaen sonlandığı değerlendirilemeyeceğinden aynı işyerinde geçen kesintili hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle yapılan hesaplamada hata da bulunmadığı, davacının uluslararası tır şoförü olarak çalıştığı ve aylık sabit ücret yanında harcırah aldığı, tanık anlatımları, emsal ücret verileri ile sektörde bilinen uygulama ve bu yöndeki Yargıtay kararları dikkate alındığında harcırahın ücrete dâhil olduğu ve bu yönde yapılan hesaplamalarda hata bulunmadığı, davacının hizmet süresine göre hak kazandığı ancak kullandığı kanıtlanamayan süre için işverence yapılan ödemenin de düşümü ile bakiye yıllık izin ücreti alacağı olduğu gibi yurt dışında olduğu sürelerde ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti hak kazandığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının müvekkili Şirket nezdinde geçen kesintili hizmet sürelerinin birleştirilmesinin hatalı olduğunu, 24.06.2008-17.11.2008, 24.07.2010-15.08.20 14... .02.2015 tarihleri arasında olmak üzere üç dönem çalışması bulunan davacının önceki dönem çalışmalarının haklı bir neden olmaksızın işinin istifasıyla sona erdiğini, bu durumun Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen istifaya ilişkin ... çıkış kodu ile de sabit olduğunu, davacının sözlü istifasının dikkate alınmaksızın ve dosya kapsamındaki delillerin gereği gibi değerlendirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,2. Davacının son dönem çalışmasına dayanak olarak gösterdiği haklı neden iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkili Şirketin, mevzuatta öngörüldüğü şekilde hareket eden kurumsal bir işveren olduğunu ve bu bağlamda davacıya çalışma süresi boyunca hak ettiği tüm ücretlerin bordrolarda eksiksiz olarak tahakkuk ettirilip banka yoluyla ödendiğini, prim ya da sefer primi ödemesi uygulaması olmayıp sadece harcırah/yolluk ödemeleri yapıldığını, söz konusu ödemelerin süreklilik ve düzenlilik taşımayan, ücret niteliği bulunmayan harcırah niteliği taşıdığından prime esas kazanca dâhil edilemeyeceğini,3. Bilirkişi raporunun taraflarınca sunulan somut deliller değerlendirilmeden düzenlendiğini ve hatalı raporun karara esas alınamayacağını, imzalı ücret bordroları ve banka kayıtları karşılaştırılması suretiyle davacının ücret miktarının açıkça tespit edilebileceğini, davacının bordrolarda yer alan ücretin üzerinde bir ücret iddiasını yazılı delille ispat etmesinin zorunlu olduğunu,4. Davacının müvekkili Şirket uhdesinde kalmış herhangi bir ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunmadığını, zira müvekkili Şirkette uygulama olarak ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, çalışması olmadığından bordrolarda da bu alacak adı altında herhangi bir tahakkuk bulunmadığını, davacının bordrolara ihtirazi kayıt koymamasının da bu yönde bir alacağı olmadığı anlamına geldiğini,5. Davacının yıllık izin alacağı olmadığı gibi, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hüküm altına alınan alacağın hatalı hesaplandığını, zira hesaba esas alına ücrete sefer primi adı altında ilaveler yapıldığını, oysa ki hesaplamanın davacının ücret bordrolarında yazılı çıplak ücreti üzerinden yapılması gerektiğini,6. Davacının müvekkili Şirket uhdesinde ödenmemiş ücret alacağının da bulunmadığını, hak kazandığı tüm ücretlerinin bordrolara tahhakkuk ettirilerek kendisine ödendiğini,13,5 günlük çalışması karşılığı davacıya son ücret bordrosunda tahakkuk ettirilerek ödenmesine rağmen 28 günlük ücrete hak kazandığı yönünde hüküm tesisinin kanuna aykırı olduğunu beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ücretin tespiti, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği ve bu bağlamda kıdem tazminatı alacağının ispatı ile kesintili çalışmaların birleştirilmesi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ispatı ve hesabı konularına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.