Anahtar kelimeler: İmo Yatın Metrelik Yat Yanca Eser Maliki İsimli Sınırlı Milleti

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece, mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili şirketin ... IMO numaralı 49,90 metrelik ... ... isimli yatın maliki olduğunu, 03.12.2021 tarihinde müvekkili şirket ile davalı ... Yat arasında, müvekkilinin maliki olduğu yata uygulanacak refit işlemleri için bir sözleşme imzaladığını, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca yatını davalı ... Yat'a teslim ettiğini, yat davalı ... Yat tarafından Yalova'da yer alan, davalı ... ... Taşımacılık İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'ne ... ait ... Marina'ya çekilerek refit işlemlerine başlandığını, yatın 06.07.2022'de tüm işlemleri tamamlanmış olarak müvekkili şirkete teslim edileceği kararlaştırılmışsa da yat, teslimden önce zaruri bir prosedür olan ilk deneme seyrine dahi ancak 20.07.2022 tarihinde çıkabildiğini, bu ilk deneme seyri sonrasında yat, davalı ... Yat tarafından, kalanı refit işlemlerini gerçekleştirmek üzere Tuzla Marina'ya çekildiğini ve ancak bu sırada yatın gövde boyasında bazı çizikler meydana geldiğini, 05.08.2022 tarihinde, yat ile bir seyir denemesi daha gerçekleştirildiğini, bu ikinci seyir denemesi sırasında, yatın baş kısmında bulunan ve manevra gücünü artıran, pruva pervanesi arızalandığını ve çalışmayı durdurduğunu, davalı ... Yat, pruva pervanesinin arızasının ve tamir etme yükümlülüğünün kendisi üzerinde olduğunu kabul ettiğini, davalı ... Yat, tamamen kendi inisiyatifi ile söz konusu tamir işlemleri için yatı yine davalı ... Tersanesi'ne ait tersaneye çektiğini, 12.08.2022 tarihinde yat, ... Marina'da vinç vasıtası ile kaldırıldığı sırada, davalılarca gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle yatın gövde kısmında yer alan boyasında tekrar ciddi maddi zarara sebebiyet veren çizilme ve hasarlar meydana geldiğini, yatın kaptanı ve dolayısıyla müvekkili şirketin yetkili temsilcisi olan ... tarafından derhal ... Yat A.Ş.'ye gerekli ihbar, bildirim ve taleplerde bulunulmuş; bunun üzerine zaten yatta büyük bir hasar meydana getirdiğinin farkında olan davalı ... Yat tarafından çözüm için boyama işçileri davalı ... Tersanesi'ne ait tersaneye çağrıldığını, ancak davalı ... Yat'ın boyacıları hasarın meydana gelmesinden 17 gün sonra, 29.08.2022 tarihinde ... Marina'ya gelmişlerse de işlemlere başlar başlamaz hasarın büyüklüğü ve boya işlerindeki diğer ayıplar dolayısıyla boyada gerekli tamiratı gerçekleştiremeyeceklerini belirttiklerini, bu süreç esnasında, müvekkili şirket, bağımsız ve tarafsız bir uzman şirketten de yatı incelemesini ve bir rapor hazırlamasını talep ettiğini, hazırlanan rapora göre hasarın giderilmesi, kullanılan boya tipi nedeniyle ancak bütün gövdenin yeniden boyanması suretiyle mümkün olduğunu, yatın █████/2022 tarihinde Türkiye'den ayrılması gerektiğini ve gerekli idari işlemlere başlandığını, davalı ... Yat yetkilileri hasarı gidermek için hiçbir çaba sarf etmediklerini, yatın hasarsız hale ancak tamamen yeniden boyama ile gelebilecek olması karşısında müvekkili şirket tarafından yatın gövdesinin boyanması işi ile ilgili olarak alanında uzman ... şirketinden teklif alındığını, mezkur teklif ile yatın hasarsız hale getirilmesi için müvekkili şirketin 340.570,00 Euro masrafa katlanmak zorunda olduğunun öğrenildiğini, müvekkili şirkete ait yatın en değerli sezon olan yaz sezonunda kiralanarak işletildiğini, ancak davalı ... Yat tarafından sözleşmenin süresinde ifa edilmemiş olması nedeniyle müvekkilinin yatı Türk limanlarından ancak █████/2022 günü yaz mevsiminin son günü hasarlı bir şekilde çıkarabildiğini ve sezonda yattan ticari olarak faydalanamadığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket'in, sözleşmenin ayıplı ifası ve maliki bulunduğu ... ... yatına verilen hasar nedeniyle uğradığı 340.570,00 Euro zararın 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca ihtar tarihi olan 13.09.2022 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği değişen oranlarda en yüksek faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda HMK'nın 107. maddesi uyarınca artırılmak üzere, müvekkili şirketin, yatın süresinde teslim edilmemiş olması nedeniyle uğradığı, şimdilik 1.000,00 Euro zararın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği değişen oranlarda en yüksek faiz ile davalı ... Yat'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, ... Yat Anonim Şirketinin, uzun yıllardır yatçılık ve denizcilik sektöründe yat bakımı ve onarımı hizmeti veren firma olduğunu, ... Ltd ile müvekkili arasında, davacının maliki olduğu ... IMO numaralı (Eski adı “...”) ... ... isimli yatın tamir ve bakımı için 03.12.2021 tarihli refit sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre yüklenici olan müvekkilinin, iş sahibi davacının yatının Sözleşme koşulları çerçevesinde tamir ve bakımını gerçekleştireceğini, yatların girift yapılar olup, tek bir yüklenicinin uzmanlığı ve mesleki becerileri ile bir yatın baştan aşağı bakım ve onarımının yapılabilmesi mümkün olmayacağını, somut olaydaki yatın neredeyse 50 metrelik boyu ve ağırlığı nedeniyle kendisine özel yer tahsisinin sağlanabilmesi ve o ağırlıktaki bir yatın karaya çekilip suya indirilebilme, özel ekipmanlara sahip bir firma ile anlaşılması gerektiğini, bu sebeplerle yata uygun yer tahsisinin sağlanabilmesi, yatın karaya çekilmesi ve suya indirilmesi işlemlerini gerçekleştirmek üzere davacı nam ve hesabına, ... ... Taşımacılık İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile “Deniz Araçlarının Karaya Çekilmesi, Karada Bekleme İçin Yer Tahsis Edilmesi veya Bu Hususta Tarafların Hak ve Sorumluluklarının Belirlenmesi Adına Düzenlenmiş Sözleşme” imzalandığını, ... ... yatının müvekkiline teslim edilmesinin akabinde müvekkil tarafından yatın tamir ve bakım işlemlerine başlandığını, ancak deneme sürüşü sırasında meydana gelen itici pervane arızası nedeniyle yatın tamir edilmek üzere ... ... tarafından davacıya tahsis edilen alana götürülmesi ve karaya çekilmesi gerektiğini, 12.08.2022 tarihinde, yatın ... ... tarafından kendisine tahsis edilen alana götürülmek üzere yine ... ...'in personel ve ekipmanları ile karaya çekilmesi sırasında yatın boyasında dava konusu hasar meydana geldiğini, boyada meydana gelen hasara tamamen kendi edimini ifa etmesi sırasında diğer davalı ... ...'in ağır kusuru sebebiyet vermiş olsa da, müvekkilinin davacı ile arasındaki ticari ilişkisini korumak istemesi ve yapacağı masrafları ... ...'e rücu edebileceğini düşünmesi nedeniyle yatın boyasında meydana gelen hasarın onarımı müvekkili tarafından iyi niyet göstergesi olarak kabul edildiğini, davaya konu uyuşmazlık davacı ve müvekkili arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğini, davanın tarafları tacir olup dava konusu uyuşmazlık tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğunu, davayı görmeye görevli mahkemeler asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, yatta meydana gelen dava konusu hasar, diğer davalının kendi personel ve ekipmanları ile kendi edimini ifa ederken, kendi yetki ve görev sahası içerisinde meydana gelmiş olup ... ... kendi kusurlu eylemleri neticesinde yata hasar verdiğini, söz konusu hasarın tazmini için davacının ... ... ile aralarındaki sözleşme uyarınca işbu davayı yalnız ... ...'e yöneltmesi gerekirken müvekkilinin de davalı olarak gösterilmesi hukuka aykırı olup huzurdaki davanın müvekkilinin pasif husumet yokluğu nedeniyle esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, mahkemenin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğundan, işbu dava bakımından mahkemelerinin görevsiz olduğu, davanın her iki tarafı da tacir olup, TTK'nun 4/1.maddesine göre dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıdığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, mahkemenin görevsizliğine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklı olsa da uyuşmazlık konusu alacağın TTK 1352. Madde gereği deniz alacağı olduğundan dolayı bu konuda uzmanlaşmış ihtisas mahkemesi olan Deniz İhtisas Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığın kendi alanında teknik hususlar barındırdığından Deniz İhtisas Mahkemesi Heyetinin ve atanacak bilirkişilerin bu alanda uzman olmaları nedeniyle daha sağlıklı ve isabetli bir yargılama olacağını, Asliye Ticaret Mahkemeleri uyuşmazlığa ilişkin teknik konu ve uzmanlık alanında yetersiz kalacak olup görevli mahkeme Deniz ihtisas Mahkemesi olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davada davacı, taraflar arasında davacının maliki olduğu yatın davalı şirket tarafından bakım, onarım, yenileme ve seyre hazır hale getirilmesi amacıyla 03.12.2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, bakım- onarım işi davalı şirket dışında Yalova'da bulunan ... tersanesinde yapıldığını, yatın suya indirilmesi ve deneme seyirleri sırasında gövde boyasında çizikler ve hasarlar oluştuğu, özellikle 05.08.2022 tarihli deneme seyri sırasında yatın pruvasında ciddi hasar meydana geldiğini, yatın gövdesinde oluşan bu asarın giderilmesine rağmen boya kalitesinin bozulduğunu, sözleşme öngörülen 06.07.2022 tarihinde yapılamadığı ve 31.08.2022 tarihine kadar geciktiği, davacı gecikme sebebiyle sezonu kaçırdığı ve yatın kiralanmasından ticari kazanç elde edemediğini, davalı şirketlerden kaynaklı hasar meydana geldiğini, davalılara ayıplı ifa bildirildiğini ancak onarım ve tamir yapılmadığını, sözleşme geç ifası sebebiyle zarara uğradıklarını, davacı şirketin yat için yapılan masraflar ve uğranılan ticari kayıtlar sebebiyle şimdilik 340.570,00 Euro maddi tazminat ile gecikme nedeniyle 1.000,00 Euro zarar talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki bakım onarım sözleşmesi uyarınca davacıya ait yata verilen hizmetin ifası sırasında verilen zarar ile gecikme zararının tazmine ilişkin olduğu, mahkemelerinin görevi, deniz ticari ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğundan, dava konusu davaya bakma yetki ve görevinin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir. Davacı şirket ile davalı ... Yat A.ş arasında 03.12.2021 tarihli ... Yat Genel Şartları ve Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme gereğince, yat'ın bakım ve onarım işlerin yapılması kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında Refit/tadil ilişkin eser sözleşmesi imzalandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yat refit, mevcut bir yatın mekanik, teknik, estetik veya fonksiyonel özelliklerinin yenilenmesi veya güncellenmesi sürecidir. Denizcilik İhtisas Mahkemeleri 28.04.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5136 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki Kanun'la kurulmuştur. 5136 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine son fıkra olarak "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir" hükmü eklenmiştir. 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 5(2) maddesinde "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4'üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" hükmü getirilmiştir. Yeni Ticaret Kanunun'da "Dördüncü Kitap" yerine "bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan" denilerek söz konusu mahkemenin bakacağı işlerin alanı amaca uygun olarak genişletilmiş, münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarıyla ilgili olarak Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun görevlendirme yapabileceği belirtilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda ticaret mahkemelerinden hangisinin münhasıran deniz ticareti ve deniz sigortası ile ilgili hukuk davalarına bakacağı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun görevlendirme kararına göre belirlenecektir.Türk Ticaret Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca bu Kanunun 4. kitabında yeralan deniz ticaretine ilişkin ihtilâflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir” içerikli fıkra hükmü eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul’da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurularak faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Somut olayda yanlar arasındaki davalıya ait Yat'ın tamir, bakım, onarım işlerine ilişkin anlaşmanın TBK 470 ve devamı maddelerinde tanımlanan “eser sözleşmesi” niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Eser sözleşmeleri ise, Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinin kapsamını belirleyen 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. kitabında yer almayıp yukarıda değinildiği üzere Borçlar Yasası’nda düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde Denizcilik İhtisas Mahkemeleri görevli değildir. Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.