Anahtar kelimeler: Görüş Görüşü Yağma Neticesinde Ankara Reddedildiği Eylemleri Sayisi Esastan Adliye

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaTebliğname'de her ne kadar Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ek kararı hakkında ek kararın onanması yönünde görüş bildirilmiş ise de, sanıklar müdafiilerinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıkların katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle verilen 17.04.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı temyiz talebinde bulunmaları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 23.05.2025 tarihli ek karar ile bu talebin temyiz yolu açık olmak üzere reddedildiği, söz konusu ek kararın sanık müdafiilerine tebliğ edilmesine rağmen sanık müdafiilerinin bu ek karar hakkında temyiz talebinde bulunmadıkları anlaşılmakla bu ek karar inceleme dışı bırakılmıştır.Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında katılan ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceEskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 168/3-2, 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.B. İstinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın suç kastı bulunmadığına, temel ceza belirlenirken gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşıldığına, ayrıca alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığına, suçun kanuni tanımında yer alan unsurların somut olayda bulunmasına dayalı olarak da uzaklaşılamayacağına, sanığın zararı soruşturma aşamasında giderdiğine, teslim tutanağından da bu hususun anlaşılacağına, soruşturma aşamasında eksik kalan eşyanın katılana teslimi için ulaşılmaya çalışıldığına, ulaşılamadığından teslim edilemediğine, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.Sanık ...'in Temyiz İstemiSanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanların beyanı dışında hiçbir delil bulunmasına ve yeterli şüphe oluşmamasına karşın sanık hakkında kamu davası açıldığına, bu hususun adli yargılanma hakkının ihlalini oluşturacağına, sanığın diğer sanığı azmettirmediğine, diğer sanığın gerçekleştireceği eylemlerden sanığın haberdar olmadığına, suç kastının bulunmadığına, "suçluluğu sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz" ilkesine aykırı davranıldığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, iki ayrı yağma suçundan cezalandırma olanağının bulunmadığına, tek yağmave değer azlığı hususunda değerlendirme yapılmadan karar verildiğine, hükmün yetersiz gerekçe ile verildiğine, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Sanıkların fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ettiklerinin kabulü karşısında; sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c maddesinin uygulanması ve sanık ...'nın kendisini tanınmayacak hale sokmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamıyla sabit olmakla sanıklar hakkında aynı Kanun'un 149/1-b maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri ve düzeltme dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.3. Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasından "Bu dava sebebiyle yapılan 8 adet çağrı kağıdı gideri 84,50 TL, ATK gideri 400 TL, olmak üzere toplam 484,50 TL yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline" ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesine" tümcesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,09.09.2025 tarihinde karar verildi.