Anahtar kelimeler: Giyecek Şefi Ekip İstifade Montaj Kanalıyla Elden Elemanı Yemek Yardımı
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar nezdinde 03.02.2014-21.02.2022 tarihleri arasında montaj elemanı ekip şefi olarak çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, ücretin net 7.000,00 TL olup bir kısmının banka kanalıyla bir kısmının elden ödendiğini, ilave olarak yol ve yemek yardımı ile giyecek yardımından istifade ettiğini, davalı işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğini, yıllık ücretli izinlerinin eksik kullandırıldığını, iş güvenliği sağlanmadan çalıştırıldığını, pirime esas kazancı konusunda eksik bildirim yapıldığını, iş sözleşmesini bu nedenlere haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (...) vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı ile müvekkili Şirket arasında iş ilişkisi bulunmadığını, diğer davalı Şirkete ise satım sözleşmesinden kaynaklı anahtar teslim iş tevdi edildiğini ve bu nedenle ihale makamı konumunda olduklarından işçilik alacaklarından sorumluluklarının bulunmadığını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... (...) vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ekip şefi olarak değil sadece montaj elemanı olarak görev yaptığını, iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın feshettiğini ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, montaj elemanı olarak çalışan davacının, son günlük brüt ücretinin 166,80 TL olduğunu, ve dava dilekçesinde belirtilen sosyal haklarından yaralanmayan davacının aksi yöndeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bir öğün yemek ve servisin işverence karşılandığını, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden bildirildiğini, iş sağlığı ve güvenliği konusunda tüm tedbirlerin alındığını ve tedbirlere uyulup uyulmadığının denetlendiğini, bu konuda gerekli eğitimin verildiğine buna rağmen davacının baretsiz çalışması nedeniyle hakkında tutanak tutulduğunu, müvekkili Şirket aleyhine açılan muhtelif davalarda iddialarının aksine tanıklık yapan davacının buradaki beyanlarıyla bağlı olduğunu, davacının müvekkili nezdinde ödenmeyen herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının toplam hizmet süresinin 03.02.2014-21.02.2022 tarihleri arasında 8 yıl 19 gün olduğu, emsal ücret araştırma yazılarına ve ... ... Kurumu kayıtları ile tanık beyanlarına itibar edilerek taleple de bağlı kalınarak, yemek ve yol yardımının da eklenmesi ile giydirilmiş ücretin brüt 9.853,99 TL olarak belirlendiği, davacının dinî bayramlar hariç tatil günlerinde çalıştığı, ayda iki hafta tatilini kullanmadığı, haftalık 7,5 saat fazla çalışma yaptığı, tahakkukların mahsup edildiği, alacakları ödenmeyen ya da eksik ödenen davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, yıllık izin formlarına göre kullanıldığı anlaşılan yıllık ücretli izinlerin mahsubu ile davacının 21 günlük bakiye yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hüküm altına alınan alacaklarında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; organik bağ ve birlikte istihdama yönelik emsal kararlar bulunduğu, bu kararlar ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı ... nezdinde davalılar bünyesinde çalıştığı ve davalıların tüm hizmet süresinden sorumlu oldukları, tutarlı tanık anlatımları, davacının yaptığı iş, kıdem, emsal sonucu, ... işçilik rayiç bedelleri birlikte değerlendirildiğinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında inşaat kalıpçısı olarak gösterilen davacının brüt 8.845,88 TL ücreti bulunduğu tespitinde hata saptanmadığı, aylık ücret içine fazla çalışma ücretinin dâhil olmadığı, yine tutarlı anlatımda bulunan tanık beyanlarıyla sübut bulan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, istifa dilekçesi ya da terk tutanağı sunulmadığı gibi ücret niteliğindeki alacakların ödenmediğinin anlaşılmasına göre davacı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayandığı sonucuna varılarak kıdem tazminatına hak kazanıldığı kabulünde hata saptanmadığı, davacı asıl beyanıyla kullanıldığı ya da karşılığının ödendiği ispatlanmayan bakiye 21 gün karşılığı yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının da isabetli bulunduğu gerekçeleriyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının müvekkili Şirket nezdinde hiçbir çalışması olmadığını, bu durumun dosyada mevcut SGK kayıtları sabit olduğunu, davacı diğer davalı Şirketin çalışanı olduğundan taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini,
b. Müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirket arasında organik bağ da olmadığının ticaret sicil kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu Şirket ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin de bulunmadığını,
c. Müvekkili ile diğer davalı arasında sadece satım sözleşmesine dayalı bir ilişki olduğunu, müvekkili Şirketin sözleşmeye konu işi, diğer davalı Şirkete anahtar teslim olarak verdiğini, diğer davalının da bu iş kapsamında işçilerini, müvekkili Şirketin işyerinde çalıştırdığını, müvekkili Şirketin diğer davalı Şirketin sözleşme gereği ürettiği ürünleri satın aldığını,
d. Davacı tanıklarının müvekkili Şirket nezdinde herhangi bir çalışmaları bulunmadığından; davacının ücreti, iş sözleşmesinin fesih şekli ve çalışma koşullarına ilişkin beyanlarına itibar edilmesinin ve söz konusu beyanların, davacı yanın müvekkili Şirkete yönelik iddia ve taleplerine delil teşkil etmesinin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili Şirket ile diğer davalı arasında sadece satış sözleşmesinden kaynaklı bir hukuki ilişki bulunduğunu, her iki Şirketin ortakları ve yetkili temsilcilerinin farklı olduğunu, muhasebe kayıtları da ayrı olduğu gibi faaliyet alanları, yaptığı işler ve çalıştırdığı işçilerin de ortak olmadığını, Mahkemece her ne kadar emsal dosyalar dayanak gösterilerek karar verilmiş ise de her bir dosyanın kendi kapsam ve kayıtları ile değerlendirilmesi gerektiğini,
b. Davacıya ait ücret bordrolarının ve bu bordroları teyit eden banka kayıtlarının varlığı karşısında tanık beyanları ve emsal ücret araştırmasına göre ücret tespitinin kabul edilemez olduğunu, kaldı ki tanık beyanlarının da Mahkeme gerekçesinin aksine tutarlı olmadığını,
c. Davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışıp da karşılığını alamadığı fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını, davacı tanıklarınından ...'nin müvekkili Şirkete aynı taleplerle açtığı davası bulunduğundan beyanına itibar edilemeyeceğini, kaldı ki ücret bordroları incelendiğinde davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatilinde, ulusal bayram ve resmî tatil günlerinde çalıştığı aylarda ücretlerinin tahakkuk ettirilerek davacı işçiye ödendiği anlaşıldığını, davacı tanığı ...'nin fazla çalışma yapıldığında ücretlerin elden ödendiğini beyan ve ikrar ettiğini, diğer tanıkların da benzer mahiyette beyanda bulunduklarını,
d. Davacının iddiasının aksine davalı Şirkette iş güvenliği tedbirlerinin alındığını ve bu konuda gerekli eğitimlerin verildiğini, davacının bu hususu başka bir dava dosyasında yaptığı tanıklığında ikrar ettiğini,
e. Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle değil müvekkili Şirket ile aynı sektörde çalışmakta olan rakip bir firmada işe başlayacağı için işten ayrıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; aylık ücret miktarı ile davaya konu alacakların ispat ve hesaplanması, işverence karşılıklarının ödenip ödenmediği ve davalıların hüküm altına alınan alacaklardan sorumluluğuna ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!