Anahtar kelimeler: Suçlandığını Kuyumcu Ondan Senet Nezdinde Sebebi Gösteren Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 59. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha önce dava dışı ...'nin kuyumcu olarak faaliyet gösteren işyerinde çalıştığını, işyerinin 2010 yılında davalı ...'ye devredildiğini ve müvekkilinin davalı nezdinde çalışmaya devam ettiğini, işyerinde meydana gelen hırsızlık sebebi ile müvekkilinin suçlandığını ve ondan açık senet alındığını, bu hususun ...'nin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşma numaralı dosyasındaki ifadesinde de açıkça belirtildiğini, müvekkilinin hırsızlık olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını ve nitekim hırsızların bulunduğunu, davalının ifadesinde işlerinin kötü gitmesi üzerine diğer davalı ...'i ortak aldığını ve senedin de ona verildiğini beyan ettiğini, oysa söz konusu işyerinin davalı ... adına işletildiğini, müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun olmadığını, hırsızlık yapan kişilerin mahkemede yargılandığını, hırsızlık olayından kaynaklanan zararın müvekkilinden tahsil edilmek istenildiğini, senedin ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilerek müvekkiline ait taşınmazın cebri icra yoluyla satıldığını ve takip alacaklısı davalı ... tarafından takip konusu alacağa mahsuben alındığını, icra takip dosyasından haciz işlemlerinin devam ettiği ve müvekkilinin ücretinden kesintilerin yapıldığını, davalı ... hakkında tefecilik suçu işlediği gerekçesiyle ceza davası bulunduğunu, müvekkilinin elinde borcu olmadığını ispatlayacak delil bulunmadığından dava açamadığını, ancak ceza yargılamasında delillerin ortaya çıkması sonucunda işbu davanın ikâme edildiğini, müvekkilinin ... 8. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyasından dolayı hiçbir borcunun olmadığını, senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek icra takibine konu dosyadaki senedin bedelsiz olduğuna, müvekkilinin bu icra takibi ile ödemek zorunda kaldığı tutarın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, müvekkiline ait olan ve satışı yapılan taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve davalılar aleyhine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; talebin yasal süresinde ileri sürülmediğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, dava değerinin belirli olduğu hâlde davacı tarafından borçlu olmadığının tespitinin istenmesi hem de dava değerinin 10.000,00 TL ile sınırlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... 8. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasının müvekkili ... ile bir ilgisinin olmadığından pasif husumet sıfatı olmadığını, davacının daha önce meskeniyet iddiası ile açmış olduğu davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiğini, davacı tarafından senedin zorla alındığı beyan edilmiş ise de dört yıl boyunca herhangi bir şikayette bulunulmadığı gibi dava da açılmadığını, davacının müvekkili ...'e olan borcunu ödememek için eldeki davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini, senedin alınma şekline ilişkin davacının ceza mahkemesindeki beyanı ile dava dilekçesindeki beyanlarının çelişkili olduğunu, tefecilik suçuna ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, senede karşı senetle ispat kuralının hukuk sisteminin asli kurallarından olduğunu, davacı tarafın beyanlarını ispata yarar herhangi bir yazılı belge ve bilgi sunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece redde dair verilen kararın, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde borçlunun icra takibinden önce veya sonra borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceğinin hükme bağlandığı, menfi tespit davası sırasında borç ödenmiş ise davaya istirdat davası olarak devam edileceği, davanın açılması için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmediği gibi genel zamanaşımı süresine tâbi olduğu bu nedenle davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine güncel tapu kayıtlarının celbedildiği, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının incelenmesinde; işveren ...'nin duruşmadaki beyanında diğer sanığın ablasının eşi olduğunu, onunla beraber kuyumcu dükkanı işlettiklerini, müşteki davalının bir dönem yanında çalıştığını ve çalışırken mallarını hırsızlara kaptırdığını, senedin çalınan mallar karşılığında alındığını beyan ettiği; davacı işçi ... ise duruşmadaki beyanında kuyumcu dükkanının eski sahibi tarafından ...'den aldığı borç karşılığında ...'nin kendisinden boş senet aldığı ve senede 150.000,00 TL senet bedelinin yazıldığı, senedin icra takibine konulduğunu beyan ettiği; kuyumcu dükkanın eski sahibi ...'nin ise müşteki ...'nın imzaladığı senedi ...'nin davalı ... adına icra takibine koyduğunu beyan ettiği, yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında tefecilik suçundan beraat kararı verildiği, sanık ... hakkında ise mahkumiyet kararı verildiği ancak temyiz incelemesi sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin kesin olarak karar verildiği takibe dayanak olan senet incelendiğinde alacaklısının davalı ... olduğu, diğer davalı ...'nin alacaklı olarak senet metninde yer almadığı, kambiyo senedinin sebepten mücerret olup, bono nedeni ile borçlu olmadığının ispatının ancak yazılı delille mümkün olduğu, davacının takibe konulan senedin tefecilik nedeniyle verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiğinden ve dosyada senet alacaklısı davalı ...'in tefecilik suçundan mahkum edildiğine dair veya iddia edilen hususların ispatına yönelik herhangi bir delil yer almadığından davanın reddine dair karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzere Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davalıların ceza yargılamasında verdikleri ifadelerden davacıdan hırsızlık olayı üzerine boş senet aldıklarını beyan etmeleri ve söz konusu ikrar karşısında, iddia konusu senedin teminat senedi mahiyetinde olduğu, dosya kapsamında davacının davalılara borçlu olduğunu gösterir delil bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davacının icra takibine konu senetten borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve istirdat davası ile talep edilen ve icra takip dosyasına konu edilerek tamamlama harç tarihi olan 03.10.2022 tarihi itibarıyla yapılan toplam ödeme tutarının davalı işveren ... ve ortağı olduğunu ikrar eden diğer davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin hatalı olduğu, ceza yargılama safhası da göz önüne alındığında şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, tapu iptal ve tescil talebi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmek üzere kararın kaldırılması gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının 27.08.2010 düzenleme, 27.10.2011 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, icra takip dosyasına yapılan toplam 70.950,20 TL ödeme tutarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tapu iptal ve tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde;1. Mahkemece davalıların ceza dosyasındaki ifadelerine dayanarak davanın kabülüne karar verilmiş ise de belirttiğinin aksine davalıların ceza dosyalarındaki ifadelerinde ikrar anlamına gelecek bir beyanlarının olmadığını,2. Müvekkillerine boş senet verildiğine dair herhangi bir beyanlarının olmadığını, boş senet almadıklarını, davacının kuyumcu dükkanında çalınan mallar ile 60.000,00 TL açık nedeniyle toplam zarar karşılığı 150.000,00 TL'lik senet verdiğini,3. Dosya içerisinde davacının borçlu olduğunu gösterir herhangi bir belge, delil bulunmadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, bizzat davacının ve ceza dosyasındaki diğer tanıkların beyanlarının göz ardı edildiğini, davacı tanıklarının dahi müvekkillerinden borç alıp verdiklerini kabul ettiklerini, bu doğrultuda bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip karşı tarafa verildiğinin ancak yazılı deliller ile ispatlanabileceğinin Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2014 tarihli █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile de kabul edildiğini, tefecilik iddiasının ispatında senede karşı senetle ispat kuralının dikkatte alınması gerektiğini, somut olayda ise belirtilen niteliği haiz bir delil dosyaya sunulmadığını,4. Davalıların tefecilik suçunu işlediklerine dair kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmadığını, davalı ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle düşme kararı verildiğini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydı ile ceza kararının hukuk hakimini bağlamayacağını,5. Davacının hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmeyerek borcunu ikrar ettiğini,6. Davacının beyanlarını kabul anlamına gelememek kaydı ile dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olup kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, bu tür senetlerin varlığı ve geçerliliğinin temel ilişkinin varlığı ve geçerliliği ile bağlantılı olmadığını beyanla ve resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının icra takibine konu edilen senet nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı noktasındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.