Anahtar kelimeler: Kırşehir Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Edenlerin Neticesinde Yoksunluklarına Edilebilir Dolandırıcılık
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E. ████████ K.
SUÇ
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-e, 43, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 40.600,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın aynı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile "eksik araştırma ve inceleme sonucu yetersiz gerekçe ile karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nin 304/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozma öncesi verilen 07.12.2022 tarihli kararda direnilmesine, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan aynı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda karar verilmemesi nedeniyle, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve ███████-3 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi, bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda
yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın, özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği nazara alındığında; Dairemizin, 16.12.2024 tarihli ve █████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün bozulmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki karar aynen benimsenmiş ise de; Mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı mahiyetinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Sanığın ... faaliyeti kapsamında 2009 yılı Komiser Yardımcılığı Sınavı sorularını önceden temin ederek sınavı kazanıp komiser yardımcısı olarak atanmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın, atılı suçu işlediğine dair istatiki veri üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda "orta derecede şüpheli" kategorisinde olduğu, bu tespitin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil vasfında olmadığı, başkaca delil ile desteklenmesi gerektiği, soruşturma konusu olmayan bir önceki yıl sınavında 86 puan yani daha fazla puan aldığı, dolayısıyla 2009 yılı Komiser Yardımcılığı Sınavı öncesinde soruları temin ederek sınavda kullandığına dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı, keza, Dairemizin bozma ilamında gösterilen nedenlere karşılık olarak, dava konusu sınava ilişkin soruşturmanın 2015 yılında başlatıldığı, şüpheliler hakkında soruşturma ve kovuşturmanın yapıldığı, etkin pişmanlık beyanlarının ilgili şüpheli/sanığın dosyasına eklendiği, eldeki davanın karar tarihi itibarıyla soruşturma ve kovuşturmaların üzerinden yaklaşık on yıllık sürenin geçtiği, bu süre zarfında sanık hakkında örgüt üyeliği suçundan da soruşturma ve kovuşturma yapılıp verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu yargılamada sanığın sınav sorularını aldığına ya da sınav sorularının verildiği ortamda bulunduğuna dair tanık beyanının olmadığı gibi sınav süreci ile ilgili tanık beyanının da bulunmadığı, sınava giren şüpheliler ile ilgili raporların getirtilerek karşılaştırılması ve sanık hakkında beyan olup olmadığı hususlarının tekrar araştırılması hususlarının davanın esasına yenilik katmayacağı, ayrıca istatiki veriler içeren raporların karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkacak sonucun da kesin delil niteliğinde olmayacağı, bu yönde yeniden tekrar araştırma yapılması ve bu kapsamda etkin pişmanlıkta bulunan kişilerin tanık olarak dinlenmesinin yargılamayı sürüncemede bırakacağı, yeni tanık beyanı ortaya çıktığında bunun ilgili kişinin dosyasına gönderilmesinin zaten yasal gereklilik olduğu, yaklaşık on yıldır devam eden
soruşturma ve kovuşturmanın makul sürede sonuçlandırılmamasına sebebiyet verecek nitelikte olacağı, yargılamada kovuşturmanın genişletilmesini gerektirecek eksiklik olmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulmuş ise de, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından;
a-Sanık hakkında örgüt üyeliği suçundan açılan Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasının getirtilip incelenerek dosya kapsamında sanığın 2009 yılı Komiser Yardımcılığı Sınavı ile ilgili olarak delil yahut belge bulunup bulunmadığı araştırılarak bulunduğunun anlaşılması halinde denetime elverişli şekilde dosya arasına alınması,
b-Sanık ile aynı sınava giren ve bilirkişi raporunda öncesinde sınav sorularını elde ettikleri yönünde güçlü kanaat bulunduğu tespitine yer verilen diğer kişiler ve bu kişiler arasından da sanığın işyeri, telefon BAZ ve HTS kayıtlarına göre veya başkaca şekilde sınav öncesinde irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin dosyalarda yer alan 2009 yılı Komiser Yardımcılığı Sınavı değerlendirme ve analiz rapor örneklerinin denetime elverişli şekilde dosya arasına alınması ile anılan raporların sanık hakkındaki sınav değerlendirme ve analiz raporu ile aynı doğru ve yanlış sorulara ilişkin karşılaştırılması,
c-Mezkûr raporlarda adı bulunan kişilerden özellikle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmaya yönelik ifade verenlerin 5271 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı bulunduğu da hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve sanık ile ilgili olarak 2009 yılı Komiser Yarımcılığı Sınavına ilişkin bilgi veya görgüleri bulunup bulunmadığının sorulması,
ç-İlgili birimlerden ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanık ile ilgili dava konusu 2009 yılı Komiser Yarımcılığı Sınavına ilişkin beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretleri dosyaya getirtilip incelenerek gerekirse ilgililerinin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması,
Anılan delillerin ve dava konusu nitelikli dolandırıcılık suçu ile örgüt üyeliği suçunun birbiriyle bağlantılı olup biri hakkındaki delilin diğer suçun sübutuna da katkı sağlayacağı gözetilerek sanık hakkında örgüt üyeliği suçundan kesinleşen mahkûmiyet hükmüne ilişkin delillerin bütün halinde tartışılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 19. Ceza Dairesinin 12.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-1.cümlesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!