Anahtar kelimeler: Firmada Düzeyinde Aralığında Kasım Elden Usta Çalışırken Ayında Boyunca Yapmaya
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 45. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006 yılı Kasım ayında davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 13.06.2022 tarihine kadar grup sorumlu usta öğretici olarak çalıştığını, müvekkilinin belirtilen tarih aralığında davalı Firmada çalışırken ücretleri asgari ücret düzeyinde gösterilerek eksik prim ödendiğini, bakiye ücretlerin elden ödendiğini, davacının çalışma süresi boyunca fazla çalışma yapmaya zorlandığını, ulusal bayramlarda çalıştırıldığı ancak bu çalışmaları karşılığı hak ettiği ücretlerinin ödenmediğini, izinlerin kullandırılmadığı gibi izin ücretlerinin de ödenmediğini, pandemi döneminde tam zamanlı olarak çalıştırılmasına rağmen kısa çalışma yaptırılmış gibi bildirim yapıldığını, ... ilçesinde bulunan okulda görev yapmakta iken muvafakati alınmaksızın bir gün önceden haber verilmek suretiyle ... Mahallesi'nde çalıştırılmaya zorlandığını, iş sözleşmesini belirtilen nedenlerle feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili nezdinde hizmetli olarak çalışmaya başladığını, 26.08.2008 tarihli istifa dilekçesi ile hizmetli olarak yaptığı çalışmasından istifa ederek yine davalı Okulda ... öğretici sıfatıyla öğretmen yardımcısı olarak çalışmasını sürdürdüğünü, imzaladığı sözleşmede de karalaştırıldığı üzere asgari ücret aldığını, davacının öğretmen vasfını haiz olmayıp diğer öğretim elemanının nezaretinde ve onun yardımcısı olarak görev aldığını, 2022-2023 eğitim öğretim yılı için yapılan görüşme sonrası davacının çalışmaya devam etmeyeceğini bildirerek henüz çalışma izni devam ederken iş sözleşmesini feshettiğini, davacının haklı fesih iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ... pandemi tedbirleri kapsamında ...Bakanlığına bağlı tüm okulların yılın çok önemli bir kısmında yüz yüze eğitime kapatıldığını, 31.05.2021 tarihine kadar bu durumun devam ettiğini, okulların yüz yüze eğitime kapatıldığı dönemlerde öğretmenler ve diğer eğitim öğretim elemanlarının kısmi çalışma yaptıklarını, bu nedenle davacının primlerin eksik ödendiği yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, resmî tatil günlerinde okullar kapalı olup çalışma yapılmadığını, usta öğreticilerin yaz tatili döneminde okulda öğrenci olmadığı için izin kullandıklarını, davalı işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanlarının alındığı ve dosyanın bilirkişiye gönderildiği, davacının davalı nezdinde 02.11.2006-13.06.2022 tarihleri arasında 15... ay 11 gün hizmet süresinin olduğu, yaptığı işin niteliği, emsal ücret araştırması ve tanık beyanları ile davacının kıdemi birlikte değerlendirildiğinde asgari ücretin 200,00 TL üzerinde ücret aldığı, dosya içeriğine göre iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği sonucuna ulaşıldığı, dosyaya sunulan şahsi sicil dosyalarının ve isticvap beyanlarının incelenmesine göre belirlenen yıllık iznini kullandığının veya ücretinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre haftada 4,5 saat fazla çalışma yaptığı, tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları dönem olan 01.01.2013-31.12.2019 tarihleri arasındaki dönemde davacının sadece 23 Nisan günlerinde çalıştığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yasal süresi içinde davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde okul öncesi öğretmeni olarak çalıştığı, iş sözleşmesini bir kısım ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı sebeple feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı talebinde bulunduğu, davacının tanık beyanlarına göre ulusal bayram ve genel tatil çalışması ile fazla çalışma yaptığının sabit olduğu, karşılığı ücretinin ise ödenmediği anlaşılmakla iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği değerlendirilerek kıdem tazminatının kabulünün yerinde olduğu, davacının yıllık izin kullandığına dair bir belge sunulmadığı ve davacı isticvabı da dikkate alınarak yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkeme kararının görünürde gerekçe içermekle birlikte, gerekçenin kanuna uygun olmayıp yeterli açıklama içermediğini,
2. ...Genel Müdürlüğünün verdiği açılış ruhsatı ve öğretim başlama izni ile faaliyet gösteren tüm özel öğretim kurumlarının, ...Bakanlığı tarafından çalışma takvimi çerçevesinde eğitim öğretim faaliyeti yaptıklarını, yaz dönemi okulun kapalı olduğunu ve davacının bu sürede yıllık izin kullandığını, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmayıp müvekkili ile arasında dava olan tanıkların beyanlarını dayanak göstererek davacının yıllık izinlerin kullandırtılmadığı yönünde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu,
3. Yine okulun tüm yıl faaliyet göstermemesi ve tatil günlerinde de kapalı olması nedeniyle fazla çalışma yapıldığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışıldığı iddiasının doğru olmadığını,
4. Davacının asgari ücretle çalıştığını ve dava dosyası kapsamına örneklerini sundukları ücret bordrolarının davacı tarafça hiçbir ihtirazı kayıt düşmeden imza edildiğini, ücret pusulalarında "yıllık izin" sütununun da yer aldığını, davacının ücret pusulasında yer alan ibra beyanının altına imzasını atarak ücret pusulasının bir örneğini teslim aldığını,
5. Davacının 2021-2022 eğitim öğretim yılı ders kesimi tarihinden itibaren işe gelmediğini, çalıştığı son yıla ait yıllık ücretli izin kullanma dönemi olan 01 Temmuz 2022- 31 Ağustos 2022 tarihleri arasında okula hiç gelmediğini ve 10 Haziran 2022 tarihinde okulların kapanmasını takiben iş sözleşmesini feshederek işten ayrıldığını,
6. Sadece davacı tanık beyanlarına göre ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesaplanmasının kabul edilemez olduğunu, kaldı ki davacı ile menfaat birliği içinde olan tanıkların doğru söylememe ihtimallerinin daha yüksek olduğunun emsal içtihatlarla da kabul edildiğini,
7. Davacının, ihtirazı kayıt düşmeden kabul ve imza ettiği tüm ücret pusulalarında fazla çalışma alacağının "..." olarak yer aldığını, bu durumun davacı tarafın fazla çalışma yaptığı yönündeki iddiasını boşa çıkarttığını, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerektiğini, kaldı ki eğitim kurumlarında/okullarda çalışan eğitim öğretim elemanlarının ücrete ilave fazla çalışma sistemiyle çalışmadıklarını, ücrete ilave olarak ek ders ücreti aldıklarını,
8. Davacının 2022 Yılı Haziran ayı içerisinde 2022-2023 eğitim öğretim yılı için sözleşme yenileme görüşmesi yapıldığını ancak davacının istekleri yerine gelmediği gerekçesi ile sözleşmeyi yenilemeyerek başka okul öncesi kurumunda çalışma arayışına girdiğini, bu arayışları sonucunda gelen tekliflerden birini tercih ederek ve kötüniyetli olarak ileri sürdüğü asılsız iddialarla fesih ihbarnamesini keşide ettiğini,
9. Davacının iş sözleşmesinin istifası ile değil, işe devamsızlığı sebebiyle haklı nedenle müvekkili Kurum tarafından feshedildiğinden kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, kaldı ki feshe ilişkin ihtarnamesinde ileri sürdüğü gerekçelerin temelsiz olduğunu, aksi kabulle hüküm tesisinin dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ilkesine aykırı olduğu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, ücretin miktarı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!