Anahtar kelimeler: Mallara Küçükçekmece Satılan Satım Ara Bakırköy Ödenmediğini Takibe Fatura İhtiyati

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2025 Tarihli ara karar
NUMARASI
: ████████ Esas
DAVA
: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davalı şirkete satılan mallara ilişkin ... no'lu 19.03.2025 tarihli fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, ihtar mektubunun tebliği ile birlikte satın alınan ürünlerin bir bölümünün, müvekkili şirketin danışma bölümüne bırakılarak sözde iade faturası düzenlendiğini, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunun bildirilerek iade faturasının Beykoz 2. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarı ile iade edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devasına ve sunulan delillerle yaklaşık ispat şartı yerine getirildiğinden davalıya ait taşınır, taşınmaz mallar ile banka hesaplarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 06.08.2025 tarihli ara kararla; "...Davacı tarafından fatura örneklerinin sunulduğu görülmüştür. İİK.'nın 258. Maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olacağına ilişkin hükmün değerlendirilmesinde, tacir olan taraflar arasında alacağın varlığı ile ilgili herhangi bir mutabakatname sunulmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispat koşuluyla ispatlanamadığı, İstanbul BAM 14. HD.nin █████████-1508 Esas-Karar sayılı ilamı gereğince ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Dava dilekçesindeki delillere göre ihtiyati haciz şartlarının ve yaklaşık ispat unsurunun kanıtlandığını, dilekçe ekindeki fatura ve diğer delillerle yaklaşık ispatı aşan ölçüde bir kanıt sağlandığını, fatura borcunun uyarı mektubuna rağmen ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldıktan sonra, davalı şirketin bir kısım ürünleri davacı şirketin danışma bölümüne bırakarak sözde iade faturası düzenlediğini, müvekkilinin bu fatura iade ettiğini, müvekkilince üretilerek davalıya satılan emtianın iade edilmez özel üretim olduğunu, başka firmaya satma imkanı bulunmadığını, emtianın satımı ve siparişe ilişkin WhatsApp yazışmalarının sunulduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satıma ilişkin faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf başvurusu ise dava içinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, davacının davalıya yaptığı satışlara istinaden davalı şirket adına bir adet fatura düzenlendiğini, fatura borcunun ödenmediğini, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe ve arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen davalının borçlarını ödemediğini ileri sürmüştür.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı vekili faturadan kaynaklanan bakiye alacağın olduğu iddia ederek ve borçlunun yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali olduğu iddiası ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Fatura tek başına alacak ve tutarını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı vekilince davalıya satılan ürünlere ilişkin fatura sunulmuş, ayrıca arasındaki sosyal medya yazışmasından ve davalıya gönderilen iadeli taahhütlü mektuptan söz edilmiştir. Bunun yanı sıra davacı vekili bir kısım emtianın iade edildiğine ilişkin iade faturası ve bu faturanın iadesinden söz etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın açıldığı tarih itibariyle ihtiyati haciz talebi değerlendirilmiştir. Ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında ihtiyati haciz talebinde bulunulması ve mahkemenin bu konuyu yenide değerlendirmesi mümkündür. Bu durumda, mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebine dair şartların oluşmadığı gerekçesiyle verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.10.2025
KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.f ve 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!