Anahtar kelimeler: Yılsonu Giydirilmiş Ücretten Ayrılma İşten Ortağı Protokol Payların Akdinin Uzun
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA
:Davacı vekili, davacı işçinin fark işten ayrılma tazminatı ve fark vergi kesinti alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
:
Davacı vekili, davacının uzun süre davalı yanında çalıştığını, davalının eski ortağı bulunan... ile davalı arasında payların devredilmesi sırasında bir protokol yapıldığını, bu protokol ile 4857 sayılı Kanunda sayılmayan hakların verildiğini, 2009 yılsonu itibariyle devir gerçekleştiğini ve iş akdinin davalı tarafından feshedildiğini, protokol gereği işten ayrılma tazminatının giydirilmiş ücretten ödenmesi gerekirken, normal ücret üzerinde kısmen ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin eksik olduğunu, ayrıca ödemelerde vergi kesintisinin fazladan yapıldığını belirterek, fark işten ayrılma tazminatı ve fark vergi kesinti alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti
:
Davalı vekili, ... Beton A.Ş.'deki Fransız ... grubuna ait hisselerin tamamının 2009 Ocak ayında ...grubunca satın alınarak şirket unvanının ...Beton A.Ş. olarak değiştirildiğini, buna paralel olarak organizasyon yapısının yeniden yapılandırılması için çeşitli kararlar alındığını, hisselerin devri süresinde çalışanların mağdur edilmemesi amacıyla bir protokol imzalandığını, bu protokol gereği şirketin yeniden yapılanma süresinin tamamlanmasına kadar olan sürede eski çalışanların istihdamına devam edildiğini, bu süreçte şirketteki bazı kadroların iptal edilerek aralarında davacının da bulunduğu bazı çalışanların istihdam edileceği kadro bulunmadığından, bu çalışanların iş akitlerinin protokol hükümlerine uygun olarak karşılıklı mutabakat ile fesholunduğunu, iddia edileninin aksine davacıya tüm haklarının eksiksiz olarak hesaplanıp ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan mali müşavir raporuna edilerek, davacının iş akdinin feshi sonucunda protokol ve devir sözleşmeleri nedeniyle davacıya sözleşme gereği ödenecek olan ücretlerinden davalı tarafından kesinlen gelir vergisinin haklı olduğu ve davalı tarafından vergi dairesine bu miktarların yatırıldığı ve davacının bu miktarlardan gelir vergisi kesilmemesini iddia ve ispat etmesi koşulu ile davalı şirket ile vergi daireleri aleyhine vergi mahkemesine dava açma hakkının bulunduğu, ancak işten ayrılma tazminatının eksik ödendiği gerekçesi ile vergi kesinti alacağının reddine, fark işten ayrılma tazminatının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz
:
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe
:
Uyuşmazlık devirden sonra gerçekleşen fesih neden ile devir alan davalı işveren ile devreden dava dışı ... şirketi arasında imzalanan protokole göre işten ayrılma tazminatının eksik ödenip ödenmediği, bu ödemenin gelir vergisi kesintisine tabii bulunup bulunmadığı ve vergi kesintisinden davalının sorumlu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı taraf protokolün işten çıkarma tazminatı başlığı altında düzenlenen hükümlerine göre özellikle yol yardımı ve yıl sonunda ödenmesi gereken primlerin dahil edilmeyerek eksik ödendiğini, ayrıca bu tazminatın damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye tabii olmadığını, eksik ödenenden de kesinti yapılmasının yasal olmadığını iddia etmiştir. Davalı ise davacıya protokol gereği son fesih tarihine göre yılın sonuna kadar ödenmesi gereken ücret, ikramiye, yemek yardımı, sağlık ve hayat gibi ödemelerin hesaplanarak giydirilmiş ücretten ödendiğini, bu ödemelerin vergiye tabi olduğunu ve vergi kesintisinin yapılarak davacı adına vergi dairesine ödendiğini savunmuştur.
Fark işten ayrılma tazminatının normatif dayanağı olan Protokolün işten çıkarma tazminatları başlığında "Eğer yeni hissedar kapanıştan itibaren 12 ay içinde karar vermesi üzerine şirket çalışanların istihdam sözleşmesini sona erdirirse, çalışanların yasal haklarına ek olarak, kapanıştan sonra çalışılan ay sayısı on iki rakamından çıkarılacağı ve çalışanların geri kalan ay sayısına karşılık gelen toplam maaşının (Şirketten ayrıldıkları tarih itibariyle geçerli maaş üzerinden hesaplanacaktır) Şirket tarafından çalışanlara istihdam sözleşmelerinin sona erdirildiği tarihte ödeneceği, işten çıkarma tazminatlarının ödenmesinin ya da diğer hakların kullanılmasının halihazırdaki düzenli ücret paketlerinin ve diğer sosyal yardımların çalışanlara ödenmesine halel getirmeyeceği” belirtilmiştir. Protokolün bu maddesi işten çıkarma gerçekleşse bile kalan sürenin ücret ve ödenen diğer tüm haklar güvence altına aldığı, dolayısıyla yol parası bizzat ödenmese bile araç tahsis edilmiş ise bunun karşılığı bedeli ve yılsonunda ödenen prim alacağını da kapsayacağı açıktır.
Açıklanan bu maddi olgulara göre;
1.Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.’un 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile 1.540,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK.’un 426/A, 432 maddeleri, uyarınca REDDİNE
2. Davacı vekilinin temyizine gelince;
a) İşçinin vergi kesilmesini gerektiren işçilik alacaklarında vergi yükümlüsü işçidir. Bu tazminat ve alacaklardan kesinti yaparak vergi dairesine işçi adına ödeme yükümlülüğü ise işverene aittir. Vergi Usul Kanunu bu konuda işvereni vergi sorumlusu olarak kabul etmiştir.
Diğer taraftan hangi tazminat ve alacaklardan vergi kesintisi yapılamayacağı, kanunlarda açıkça gösterilmiştir. Bunların tipik örneği kıdem ve işe başlatmama tazminatıdır. Bir tazminat veya alacağın vergi kesintisine tabii olup olmadığı, yasal düzenlemelerle bakılarak belirlenir.
Öncelikle davacının protokole göre 12 aylık süre içinde fesihten dolayı ücret ve diğer haklarını kapsayan işten ayrılma tazminatından vergi kesintisi yapılmayacağına dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Davalının vergi kesintisi yaparak ödenmesinde yasaya aykırı bir yön yoktur. Kaldı ki davalı ... sorumlusu olarak vergi yükümlüsü olan davacı adına kesinti yaptığını ve yatırdığını savunmuş ve belgesini ibraz etmiştir. Kesintiler Vergi Dairesine ödenmiş ise işverenin sorumluluğu ortadan kalkacaktır. Davacı kesinti yapılmaması iddiasında ise davasını işveren karşı değil, idari yargıda kesintiyi kabul eden Vergi Dairesine karşı dava açmalıdır. Mahkemenin bu yöndeki tespiti yerinde olmakla birlikte, vergi kesintisi yönünden açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmemesi hatalı olmuştur.
b) Protokolün açıklanan hükmüne göre yol ve prim alacağı da dikkate alınarak kalan süre için hesaplanan işten ayrılma tazminatının ödenmesi gerekir. İlk hukukçu bilirkişi hesap raporu bu tespitlere dayandığından bir değerlendirmeye tabi tutularak, davacının fark işten ayrılma tazminatı hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde bu isteğin prim ve yol yardımı içermeyen mali müşavir bilirkişi raporuna göre kısmen kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç
:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!